{"title":"Büyüyenay Yayınları","description":null,"products":[{"product_id":"istanbul-kazan-ben-kepce-1938-1939","title":"İstanbul Kazan Ben Kepçe 1938 - 1939 | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eİstanbul Kazan Ben Kepçe 1938 - 1939 Kitap Açıklaması                                                                                    İstanbul Kazan Ben Kepçe (1938-1939), Sermet Muhtar Alus’un 1 Teşrînisânî 1938 – 7 Mart 1939 tarihleri arasında, Akşam gazetesinde kaleme aldığı “İstanbul Kazan Ben Kepçe” üst başlığına sahip, yaklaşık 85 yıl öncesine dair 32 yazısını bir araya getiriyor. İstanbul’un ilçeleri ve semtleri, isimlerinin nereden geldiği, tarihleri, oralarda yaşayan önemli kişiler, zaman içerisinde geçirdikleri değişimler gibi konuların ele alındığı eser, müellifin, okuyucuyu da beraberine alıp adeta şehrin pîri, üstadı olarak İstanbul’u gezdirdiği yazılardan meydana gelmekte. Bu gezide, uğranılan her bir sokak, her bir köşe, her bir semtte yazar bazen muzip edasıyla, bazen okurun keşfine bıraktığı mekân-insan ilişkisine dair ibret hislerini çağıran anlatımıyla gözlemlerini, hatıralarını ve duyduklarını anlatmaktadır. Bir zamanlar o mekân içinde hayatlarını sürdüren, o mekânların ruhu olan, az veya çok bu mekânlara kendi hususiyetlerini katan insan unsuru şehrin tarihinin hem yapıcısı hem de yıkıcısı. Bu yazılar bir bakıma bu yapıcı ve yıkıcı unsurları da –yazarın amacı sırf bize anlatmak ve hatıralarını kayda geçirmek olsa da ̶ görmemizi sağlıyor. Dil zevkine, edebiyat ruhuna, hayat görgüsüne sahip yazar, bir vakanüvis gibi şehrin hatıralarını zaptediyor, kayıt altına alıyor. Belli ki çok sevdiği şehrin tarihinin hafızalardan silinip gitmesine gönlü razı gelmiyor. Onları kendisinden sonra da kültür ve medeniyetin evrenine emanet ederek aydın bilincini, sorumluluğunu yerine getiriyor. Metinler kendine has lisan-ı halleri ile hep bunları dile getiriyorlar.  Bugün İstanbul, birçoğumuz için şimdiki zamana hapsolmuş bir halde yaşıyor. Belki eski fotoğrafları, kaydedilmiş görüntüleriyle hayal dünyamızı bir nebze kıpırdatabilse bile; mekânlarındaki hızlı değişim, insan unsurunun hızlı sirkülasyonu onu hikâyesizleştiriyor. Şehrin mekânları bizler için artık yaşanılan, kendimizi ifadeye kavuşturabileceğimiz yerler olmaktan çıkmış, hızlıca yanından geçip gidilen yollara, güzergâhlara indirgenmiş durumda. Yine de bu şehir, ruhunu âşikâr edecek tarih bilgisinden ve mekânlarına devir be devir sirayet eden hikâyelerinden habersiz büyük bir kalabalığa bütün cömertliğiyle ev sahipliği yapıyor. İstanbul Kazan Ben Kepçe, bir İstanbul üstadının kaleminden, semt semt, sokak sokak, bize bu tarih ruhunu ve bu ruhu âşikâr eden insan ve mekân hikâyelerini söylüyor. Muhtemel ki onun gördüklerini, biz de görelim istiyor ancak öyle bakarsak anlayabileceğimiz bir şehir anlatımı sunuyor. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Sermet Muhtar Alus tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Sermet%20Muhtar%20Alus%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118025490712,"sku":"book_dyk_9786256394483","price":17.47,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002081417001-1.jpg?v=1703115376"},{"product_id":"eski-istanbuldan-tipler-1931-1951","title":"Eski İstanbul'dan Tipler 1931 - 1951 | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eEski İstanbul'dan Tipler 1931 - 1951 Kitap Açıklaması                                                                                    Eski İstanbul’dan Tipler (1931-1951), Sermet Muhtar Alus’un 1931-1951 tarihleri arasında, kaleme aldığı eski İstanbul’un tipleri ile ilgili yazılarını bir araya getiriyor. Bu yazılar farklı tarihlerde; Akşam (30 Sene Evvel İstanbul, Masal Olanlar, Gördüklerim Duyduklarım, Dünden Bugünden, Bugünden Dünden üstbaşlıklarıyla) Yeni Sabah, Son Posta (Geçmiş Zaman Olur ki… üstbaşlığıyla) gazetelerinde ve Aydede (Bugünden, Dünden üstbaşlığıyla), Akbaba, Aydabir ve Tarih Hazinesi mecmualarında yayınlanmıştır. Bu yazılar, toplumda kendine has duygu, düşünce ve davranışları ile tanınan oldukça geniş bir insan tipi kadrosuna sahip.Bu yazıların ortak özelliği yazarın, hayatın içinde capcanlı, konuşan, davranan, tutumlar sergileyen kendine has duygu, düşünce ve davranışları ile tanınıp bilinen, ilgi çekici, değişik, tuhaf kişilere ya da karakterlere dair gözlemleridir. Bir bakıma bütün zamanlar boyunca insan toplukları arasında kendine has özellikleriyle hayat dokusunu işleyen, ona kendince tat, koku, lezzet ya da ruh veren tiplerin belli bir dönemdeki ̶ 1930’lu, 40’lı yıllardaki ̶ görünümleridir. Devir be devir görünümleri değişse bile, taşıdıkları o daima aynı kalan, o hiç değişmeyen özleriyle ve belli bir tutumu sabit hale getirmiş ve onda yoğunlaşmış bu kişilerle birlikte yaşıyoruz. Sermet Muhtar bunları gözlemlemiş, kimini yakından tanımış, bazılarının hikâyelerini dinlemiş ve her birini ayrı ayrı kaleme almış. Bazen güldüren, bazen istihza hissimizi, ibret idrakimizi uyandıran, bazen de insanoğlunun o sırlı tarafıyla bizleri başbaşa bırakan bu tiplerin her biri, geçmiş devirleri aşarak bugün çok başka şartlarda −kitapların dünyasında− yeniden doğuyorlar. Bir bütün olarak bu metinler yazının gücüne, dil zevkine ve edebiyatın daima yaşayacak dünyasına olan güvenimizi tazeliyorlar. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Sermet Muhtar Alus tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Sermet%20Muhtar%20Alus%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118025621784,"sku":"book_dyk_9786256394490","price":17.85,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002081418001-1.jpg?v=1703114047"},{"product_id":"eski-istanbuldan-hikayeler-1935-1950","title":"Eski İstanbul'dan Hikayeler 1935 - 1950 | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eEski İstanbul'dan Hikayeler 1935 - 1950 Kitap Açıklaması                                                                                    Eski İstanbul’dan Hikâyeler (1935-1950), Sermet Muhtar Alus’un 1935-1950 tarihleri arasında, kaleme aldığı eski İstanbul’a dair hikâyeleri bir araya getiriyor. Kitap, farklı tarihlerde Akşam, Yeni Sabah gazetelerinde ve Amcabey, Aydede, Akbaba, Aydabir ve Hafta mecmualarında yayımlanmış ve insana dair hikâyelerin yer aldığı yazılardan meydana geliyor. Yazarın Eski İstanbul’dan Hikâyeler'de anlattıkları bütünüyle –yaklaşık 75 yıl önceki– kendi hatıralarından, şahitliklerinden, gözlem ve izlenimlerinden; yakın çevresinden duyduklarından hasıl ettiği bilgi ve malûmatlardan meydana gelmekte. Bugün bizler içinse şehir tarihi-kültürü ve sosyolojisi hükmünde. Kitabı meydan getiren her bir yazı, enstantaneler halinde toplum içinde tutum ve davranışlarıyla capcanlı insanın anlatımı. Buradaki hikâyeler zihinde tasarlanmış birer kurgu örneği değil. Yazarın bizzat şahitlikleri ve duydukları neticesinde kaleme aldığı hikâyeler. Sermet Muhtar bu yazılarında, gelenekler ve kültürün şekillendirdiği insan ilişkilerini ve onların her birinin devrin şartları, ruhu ve idrakiyle bütünleşmiş kendine özgü hikâyelerini anlatmakta. Öyle ki o ele avuca gelmez, sürprizlerle dolu insanlık macerasını, hayat parıltılarını bazen ibret bazen de yavaş yavaş içimize dokunan kader ironisini hissettirerek dile getiryor. Yazar kendine has, o esprili üslûbu ve anlatımıyla aile yapısı, ilişkiler hiyerarşisi, gelenekler içinde gelişip ortaya çıkan insani özü işlediği bu hikâyeleriyle mekânı ve insanı içiçe bir bakıma kelimelerle zaptetmek ister. Sanki onların zaman içinde unutulup gitmesine gönlü razı değildir. Belli ki bizlerin de o hikâyelere dahil olup farklı zamanlar, ayrı devirler birleşip buluşsun, geçmişin hikâyeleri zaman ile kayıtlı olmasın, onun hükmüne boyun eğmesin dileğindedir. Bütün bunları, unutuşun gafletinden kurtarıp kalemiyle ebedileştiren yazar kıvrak üslûbu ve dil zevkiyle, artık yazı hayatımızdan neredeyse tamamen çekilen zarif ironisiyle, edebiyatın daima yaşayacak dünyasına ekliyor. Belki o yapmasaydı hiç yapılmayacak olanı bizlere sunuyor. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Sermet Muhtar Alus tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Sermet%20Muhtar%20Alus%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118025687320,"sku":"book_dyk_9786256394506","price":16.39,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002081419001-1.jpg?v=1703114047"},{"product_id":"kimya-yi-saadet-lalizade-abdulbaki-efendi-tercumesi","title":"Kimya-yı Sa'adet-La'lizade Abdülbaki Efendi Tercümesi | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eKimya-yı Sa'adet-La'lizade Abdülbaki Efendi Tercümesi Kitap Açıklaması                                                                                    Ahlâkî bir emirin aynı zamanda dinî bir emir olduğu İslâm’da dinî emirler ile ahlâkî görevler birbiriyle o derece kaynaşmıştır ki âdeta birbirlerinden ayrılmaz bir bütün meydana getirmişlerdir.  Bunun bir sonucu olarak İslâm toplumlarında İslâm ve ahlâk çoğunlukla eş anlamlı görülmüştür. Amacı gerek insanı gerek insanın mensubu olduğu toplumu iyi, güzel, doğru, akıllı ve mutlu kılmak olan ahlâk bu yönüyle İslâm’la aynı anlamları içermekte ve aynı amaçları hedeflemektedir.İslâm’ın özellikle hayatın ahlâkî boyutuna getirdiği; insanı ve toplumu iyiye, doğruya ve güzele ulaştıran kurallarından derinden etkilenen Türkler; Müslümanların iyi, güzel huylarla bezenmelerini sağlamak, onları hakikate sevk etmek, topluma ve devlete faydalı, İslâmiyet’in faziletlerini yaşayan ahlâklı bireyler yetiştirmek amacıyla güzel ahlâkı anlatan Türkçe pek çok eser kaleme almışlardır.Osmanlı'nın kurulmasıyla İslâm Ahlâkı bu toplumun hem düşünce hayatında, hem de bizzat yaşayışında yer etmiş ve bir hayat tarzı haline gelmiştir. Yaklaşık altı asır gibi bir zaman dilimi içinde birçok bilgin bu ahlâkın nazarî ve amelî zeminini belirlemeye çalışmış; ahlâkın ilmî zemine sahip olması noktasında ortaya çıkan meseleleri inceleyen ve irdeleyen bir çok eser kaleme almışlardır.  Klasik Türk edebiyatında tercüme edilmiş eserler kadar telif eserler de önemli bir yer tutmuş; İslâmî Türk edebiyatının ilk dönemlerinden itibaren Arapça ve Farsçadan yapılan tercümelerle nesir alanında önemli bir aşama sağlanmışken telif eserlerle beraber köklü bir ahlâkî metinler geleneği meydana getirilmiştir.Elinizdeki çalışma bu geleneği oluşturan geniş külliyatın cüz’i bir kısmını “Osmanlı Ahlâk Kitaplığı” başlığı altında okurlarımıza sunmak, erdemli bir toplumun inşasında ecdadımızın hangi referanslar ve âmillerle hareket ettiğini  anlamak arzusunun bir neticesi olarak hazırlanmıştır. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e İmam Gazzali tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C4%B0mam%20Gazzali%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118044397848,"sku":"book_dyk_9786256394476","price":12.0,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002082262001-1.jpg?v=1703115800"},{"product_id":"eski-fikirleryeni-sekiller-garip-ilimler-ve-ruh-cagirma","title":"Eski FikirlerYeni Şekiller: Garip İlimler ve Ruh Çağırma | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eEski FikirlerYeni Şekiller: Garip İlimler ve Ruh Çağırma Kitap Açıklaması                                                                                    Garip İlimler ve Ruh Çağırma, Filibeli Ahmed Hilmi’nin Şehbal mecmuasında 28 Haziran 1910 - 14 Şubat 1911 tarihleri arasında 10 sayı boyunca tefrika edilen “Eski Fikirler, Yeni Şekiller: Ulûm-ı Garîbe ve İspritizma” başlıklı yazılarını bir araya getiriyor. 1305 (1889\/1890) yılında Beyrut’ta (Lübnan) yaşadıklarını anlatan Filibeli’nin bahsi geçen yazıları bir yönüyle hatırat özelliği taşımaktadır. Ancak yazıların önemli ve dikkate değer tarafı, bu hatıraların Filibeli’nin düşünce dünyası ile olan ilgisidir. Müellif, Fizan’da yaşadığı spiritüel tecrübeler vasıtasıyla, sonraki yıllarda entelektüel birikiminin en vazgeçilmez kavramlarından biri haline gelecek olan “ruh”la tanışır. Elbette bu bir anda olmaz, Filibeli’nin şüphe ve tereddütlerini yenmesi gerekecektir.Filibeli’nin ruh üzerine düşünmeye başlaması, onun sonraki yıllarda kaleme alacağı eserlerinin muhtevasını belirlemiştir. Filibeli’nin Fizan’da yaşadıklarının tesirini, müellifin en bilinen eseri A‘mâk-ı Hayâl’de de görmek mümkündür. Öncelikle eserin konusu ve anlatım tarzının belirlenmesinde “ruh düşüncesi” tesirli olmuştur. Dahası eserdeki kişilerin “arketip”leri, bahsi geçen mecmua yazılarında görülmektedir. Bu yönüyle Eski Fikirler, Yeni Şekiller: Ulûm-ı Garîbe ve İspritizma, müstakil olarak Filibeli Ahmed Hilmi’nin hayatı ve düşünceleri üzerine bir rehber kabul edileceği gibi A‘mâk-ı Hayâl’in anlaşılması ve yorumlanmasında da önemli bir kaynaktır.“Ruhun mevcudiyeti hakkındaki fikir ve itikad, beşeriyet kadar kadîmdir. Şimdi pek mühim bir sualin sırası geldi. İnsanlar, yüz binlerce senedir, mevcudiyetini iddia ettikleri, vücuduna kâil oldukları ruhun mâhiyetini anlamışlar mıdır? Ruh nedir?”“Mesela nevm-i mıknatısî (bir uyku hali) denilen hâlette bulunan bir medyum, gözleri kapalı iken duvarlar arkasında, uzak mesafelerde olan eşyayı görüyordu, böyle bir rü’yet, rü’yet hakkındaki fenni nazariyeyi hiçe çıkarıyordu. Bir adam, görüş sahasının hâricinde, ışınlara ve ışıklara engeller olduğu vakit göremez. Halbuki medyum görüyor. Şu hâlde gören kimdir? Ceset, göz değil. O hâlde kim? Bu suale ‘ruh’ cevabını vermekten başka çare yok...” (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C5%9Eehbenderzade%20Filibeli%20Ahmed%20Hilmi%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118044430616,"sku":"book_dyk_9786256394469","price":9.05,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002082263001-1.jpg?v=1703114042"},{"product_id":"turkcenin-rumeli-yakasi-rumelide-insan-dil-ve-edebiyat","title":"Türkçenin Rumeli Yakası - Rumeli'de İnsan Dil ve Edebiyat | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eTürkçenin Rumeli Yakası - Rumeli'de İnsan Dil ve Edebiyat Kitap Açıklaması                                                                                    Leyla Şerif Emin, Türkçenin Rumeli Yakası isimli bu eserini üç ana bölümde kompoze etmiş. Zaten kitabın başlığı, bu üç alt başlığı fısıldıyor peşinen: İnsan, dil, edebiyat. Ki bu üç temel kavram, zaten bir kültürü, bir coğrafyayı, bir coğrafyanın hayat şeklini en iyi aksettiren ayna... Dil ise belki de bunların en mühimidir, zira “insan”ı belirleyen, şekillendiren bir aygıttır dil. İnsan, birbiriyle uyumlu çalıştığında asıl ve anlamlı semeresini veren akıl ve dille insandır. Çünkü insan olmanın mazhariyeti ve mesuliyeti, akıl ve dilin müşterek mesaisiyle ikrar ve idrak edilir.  Türkçe hâlâ suyun iki tarafını kopmaz bağlarla bağlamakta; kelimeler ve kelimelerin arkasına gizlenmiş gelenekler, örfler, hayat biçimleri yani kısaca kültürümüz ve medeniyetimiz, Türkçe sayesinde tamlığını ve insicamını sürdürmektedir. Bugün bütün engellere, bütün güçlüklere rağmen Balkan topraklarında, özellikle Bulgaristan’da, Batı Trakya’da, Makedonya ve Kosova’da şair ve yazarların birer dil nöbetçisi, birer dil işçisi sıfatıyla yazmaları ve üretmeleri, dergiler çıkartmaları, sanal ortamlar kurmaları, radyo programları düzenlemeleri hatta televizyonlarda Türk- çenin ve Türk kültürünün varlığını yaşatmaları çok büyük bir mânâ ifade etmektedir. Esasen Balkanlara gitmemiş, Balkanları görmemiş, bir Rumeli Türk’ünün varlık kavgasını dil üzerinden yapışını gözlemlememiş insanların bu gerçeği anlaması çok kolay değildir.  Merhum Mimar Dr. Ekrem Hakkı Ayverdi, Türkiye’de dil tasfiyesi zamanlarında her gün Arapça ve Farsça kökenli olması yüzünden Türkçeden atılan kelimelerin ardından şöyle söylermiş: “Türkçeden her gün bir kelime atıldığında bir çocuğumu kaybetmiş kadar üzülüyorum.” Biz de bugün bir Balkanlı Türk şairin\/yazarın yeni bir şiirini okuduğumuzda veya yeni bir kitabını elimize aldığımızda bir çocuğumuz olmuş gibi seviniyor; dilimiz, edebiyatımız ve medeniyetimiz namına övünüyor ve şükrediyoruz. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Leyla Şerif Emin tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Leyla%20%C5%9Eerif%20Emin%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118044463384,"sku":"book_dyk_9786256394445","price":15.17,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002082264001-1.jpg?v=1703118492"},{"product_id":"huzur-i-akl-u-fende-maddiyyun-meslek-i-dalaleti-akil-ve-bilim-huzurunda-materyalizm-dalaletinin-me","title":"Huzur-ı Akl ü Fende Maddiyyun Meslek-i Dalaleti - Akıl ve Bilim Huzurunda Materyalizm Dalaletinin Me | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eHuzur-ı Akl ü Fende Maddiyyun Meslek-i Dalaleti - Akıl ve Bilim Huzurunda Materyalizm Dalaletinin Me Kitap Açıklaması                                                                                    Bu eser, Şehbenderzâde Ahmed Hilmi tarafından Celâl Nuri (İleri) Bey’in üç ciltlik Târîh-i İstikbâl isimli eserinin Hicrî 1331 tarihinde neşredilen ilk cildinin yani Mesâ’il-i Fikriyye’nin umûmî ve kapsamlı bir tenkidi olarak kaleme alınmıştır ve bilhassa bu eserdeki felsefî, dinî, itikadî, tarihî ve fennî hususlardaki tenkitleri içermektedir ki Filibeli’nin bilgi birikimini de gözler önüne sermesi bakımından oldukça önemlidir. Ahmed Hilmi Efendi’nin tenkit usulü şu şekildedir: İlk olarak ilgili paragrafı veya cümleyi Mesâ’il-i Fikriyye’den iktibas etmiş, ardından umûmî ve kapsamlı bir şekilde bunlara tenkitlerini sıralamış ve sadece tenkitle kalmamış bu fikirlerin doğrularını da yazmıştır. Neticede müellifimizin Celâl Nuri Bey ve eseri Mesâ’il-i Fikriyye hakkında vardığı kanaat de şudur: Muharrir, seri okumalarla karmakarışık fikirler edinebilmiş, bunları tetkik edip derinleştirmeye vakit bulamamış ve bu suretle edindiği efkâr (fikirler) yığınını hiç olmazsa yerinde kullanmanın yolunu bulamamıştır. Muharrir, bir mesele hakkındaki muhtelif ve rakip fikirlere vâkıf olamadığını her satırda gösteriyor. Kazara veyahut alelacele alınmış bir kitapta gördüğü ve hedefini okşayan bir fikir, bir faraziye, bir zanna çocuklara mahsus bir saffetle inanıyor ve onu ebedî bir hakikat gibi ortaya atıyor. Bu sebepten dolayı diyorum ki eserinin hiçbir fennî ve felsefî kıymeti yoktur. Bundan dolayı eserin “doğrudan doğruya” hiçbir fayda temin etmeyeceğine ve hatta -yazım şeklindeki soğukluk ve nefret ettirme özelliği sebebiyle- bütün fen ve münazara yabancılarını dalâlete düşürme gibi umûmî bir zararlı tesir bile yapamayacağına hükmediyorum. Lâkin dolayısıyla mühim bir fayda temin edecektir. O da “alâkadar mütefekkirleri çalışmaya ve yazmaya sevk edeceğidir.” (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C5%9Eehbenderzade%20Filibeli%20Ahmed%20Hilmi%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118044496152,"sku":"book_dyk_9786256394452","price":15.76,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002082265001-1.jpg?v=1703095903"},{"product_id":"cok-ayakta-duruyoruz","title":"Çok Ayakta Duruyoruz | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eÇok Ayakta Duruyoruz Kitap Açıklaması “İnsan bulunduğu çevre, içine doğduğu dil tarafından zihniyeti etkilenerek dünya hayatını devam ettiren bir varlık. Etkilenen bir varlık olarak bu iki unsur tarafından tahayyül gücü, hatta tahayyül istidadı payını alıyor. Tahayyülümüzün neye veya nerelere yöneleceğinin de bu etkilenmeden payını aldığını söylemek gerekir mi bilmiyorum. İçine doğulan dil her şeyden fazla olarak insanın düşünme faaliyetinin nasıl ve ne şekilde işleyeceğini etkilediği gibi aynı zamanda kelimelerle çizdiği veya çizeceği resimlerin de neye benzeyeceğinin en azından hududuna işaret ediyor. Hayale hudut çizdiğimiz sanılmasın. Hani “insan hayalinin sınırlarının enginliği ve hayal edebildiği müddetçe kendidir” dense yeridir! Topluluk içinde hayatını devam ettirebilen bir varlık olarak dıştan gelebilecek her neviden etkiye açık olmamız hayatın tabii seyrine uygun bir durum. İçinde bulunduğumuz muhitin de üzerimizde en fazla etki eden unsur olması kadar tabii bir şey yok. Edebiyat meraklısı bir muhitte bulunan kişi ile ticaretle meşgul ve ticaret meraklısı bir muhitte hayatını devam ettiren kişinin hayallerinin yöneleceği şeylerin haliyle farklı olacağını düşünüyorum… Türkçe içine doğduk. Meramımızı Türkçe izah ediyoruz. Edebiyat eserlerimizi Türkçe ile kaleme alıyoruz. Şiirimizi Türkçe kaleme alıyoruz ve Türkçe okuyup yazan bir kesimi muhatap alarak neşrediyoruz. Yazdığımız şiirlerle Türkçeyi kuruyoruz, Türkçeyi zenginleştiriyor veya fakirleştiriyoruz. Mesele Türkçe olduğu için tahayyülün tezyin eden ve zenginleştiren bir tahayyül olup olmadığı, tıkız ve kısırlaştırıcı, üstelik fakirleştirici bir tahayyül olup olmadığı da yine lisan anlamında dil olarak içinde bulunduğumuz muhitin diliyle bağlantılı olduğunu söylemek mümkün herhalde. Mesele Türkçe olunca dedik, çünkü Türkçe ne yazık ki 70-80 yıldır aramızda bir tefrika unsuru olarak iş görüyor. Özellikle de 27 Mayıs darbesinin ardından meydana gelen edebiyat muhitindeki ayrışmadan bu tarafa tam bir tefrika ve kavga unsuru hâlinde iş gördü. 27 Mayıs darbesinden sonra o güne kadar aynı dergilerde eserlerini yayımlayabilen şairler, hikâyeciler artık neredeyse aynı dergilerde bir araya gelemez oldular. Ayrışma dediğim bu…”  (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e  Ali Sali  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%20Ali%20Sali%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118122811672,"sku":"book_dyk_9786256394421","price":14.23,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002065445001-1.jpg?v=1698409188"},{"product_id":"hazret-i-alinin-yuz-veciz-sozu-sad-kelime-i-hazret-i-ali","title":"Hazret-i Ali'nin Yüz Veciz Sözü - Sad Kelime-i Hazret-i Ali | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eHazret-i Ali'nin Yüz Veciz Sözü - Sad Kelime-i Hazret-i Ali Kitap Açıklaması Bu kitap, Hz. Ali’nin, ünlü Arap dili ve edebiyatı bilgini Câhiz (ö. 869) tarafından derlenen 100 hikmetli sözünün, Selçuklular (1038-1194) ve Harezmşahlar (1097-1231) devri meşhur Fars şair ve yazarı Reşîdüddîn Vatvât (ö. 1177) tarafından ikişer beyitlik kıt’alar hâlinde yapılan Farsça çevirisi ile, Vatvât’ın bu çevirilerinin Mustafa İzzet Efendi ile Hâcezâde Ahmed Cevdet tarafından yapılmış Türkçe manzum çevirilerinden oluşmaktadır. Kitabın hazırlanmasında, Sad Kelime-i Hazret-i Alî (Farsçaya nazmen çeviren: Câmî, Türkçeye nazmen çeviren: Mustafa İzzet Efendi, İstanbul 1869) ile Tercüme-i Sad Kelime-i Hazret-i Alî (Farsçaya çeviren ve nazmeden: Abdullâh-ı Herevî  (ö. 1089), Türkçeye çeviren ve nazmeden: Hâcezâde A. Cevdet, İstanbul 1893) adlı eserler esas alınmıştır. “Bir hatadan bir defa özür dile. Çünkü iki kez özür dilemek senin değerini düşürür. Özür dilemeyi tekrar etmen o hatayı tazelemektir.” “Eğer nasihat edeceksen tenha yerde et. Çünkü bundan daha iyi bir nasihat şekli yoktur. Orta yerde yapılan nasihat onur kırmaktan başka bir şey değildir.” “Ey hüneri olup malı olmayan kişi! Yaratanından şikâyette bulunma. Cehaletle birlikte nimet isteme. Çünkü cahilin nimeti mezbelelikteki yeşillik gibidir.” “Eğer insanlardan ümidini kesersen bedenin özgür, gönlün de şad olur. Ve eğer onlara ümit bağlarsan vakarını ve özgürlüğünü kaybedersin.” “Herkesi tasdik etmekte aşırıya kaçmayın. Çünkü bundan riyakârlık ortaya çıkar. Sürekli muhalif olmaktan uzak durun. Çünkü bundan da düşmanlık artar.\" “İnsanın kalbinde gizlediği şeyin ne olduğunu, bazen sözlerinin arasında bazen de yüzünün şeklinde ara.” (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e  Kolektif  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%20Kolektif%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118122844440,"sku":"book_dyk_9786256394414","price":11.5,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002065446001-1.jpg?v=1698409189"},{"product_id":"fizyonomi-ilm-i-sima-tipler-tiplere-ve-mahkumlara-dair-gozlemler-ve-hikayeler","title":"Fizyonomi - İlm-i Sima Tipler Tiplere ve Mahkumlara Dair Gözlemler ve Hikayeler | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eFizyonomi - İlm-i Sima Tipler Tiplere ve Mahkumlara Dair Gözlemler ve Hikayeler Kitap Açıklaması “Hile ve desisenin medeniyetle beraber ilerlediği bu asırda yaşayanlar, hayatta tanışıp görüştükleri kimselerin mizaç ve şahsiyetlerini kolaylıkla anlayabilmeleri için mutlaka bir ilm-i sima kitabını gözden geçirmelidirler. Bu ilim −yüzde elli nispetinde isabetle dahi olsa− insana, muhatabının maskesini indirmesine yardım eder.”Prof. Dr. Reiss“İnsanların eşkâlinden kişiliklerini okuyabilmek için evvela o insanların eşkâlini tespit etmenin usullerini bilmek lazımdır. İnsanların eşkâlini tespit etmek, tıp ilminde hastalığı teşhis etmeye benzer.”Prof. Braytonİnsanların suretlerinden siretlerini anlamak çok müşküldür… İnsan, hayatta öyle kimselerle karşılaşır ki zahiren fena gördüğünüz halde insaniyet ve fazilet sahibi, vefalı, samimi, fedakâr ve çevresine faydalıdır. Keza gene zahirde çok iyi, uysal, mütevazı ve sevimli gördüğünüz bir kimsenin de cinayet, hile, oyun, fitne, hırsızlık gibi fiilleri görülür. İyilik ve fenalık açığa çıkma vesilesi bulmadıkça sahibi hakkında bir fikir ve değerlendirme beyan etmek doğru değildir.  (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e İskender Fahreddin tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C4%B0skender%20Fahreddin%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118122877208,"sku":"book_dyk_9786256394391","price":16.78,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002065447001-1.jpg?v=1703114272"},{"product_id":"tecelliler-levayih","title":"Tecelliler - Levayih | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eTecelliler - Levayih Kitap Açıklaması Abdurrahman Câmî, bir dönem İslâm irfanının en nadide eserlerini vermiş, Farsça konuşan dünyada Ekberî tasavvuf okulunun tercümanı olmuştur. Horasan ve Maverâünnehr gibi ilim ve irfan ocakları uyandıran, ilim ve irfan otoriteleri yetiştiren bir coğrafyada bu âlî ilimlerin tahkimatına mühim hizmetlerde bulunmuştur. Dil, tefsir, hadis, fıkıh, akâid ve ahlâk alanında onlarca eser vermiş olmakla beraber, en çok tasavvuf ve edebiyat alanında kaleme aldıklarıyla şöhret bulmuştur. Tasavvuf sahasındaki her biri pek mühim eserlerinden biri, hacmi itibarıyla küçük ancak içeriği bakımından fevkalade bir niteliğe sahip olan Levâyih’tir. Farsça yazılmış bu eser tasavvufun amelî ve nazarî meselelerini öz bir halde muhtevasında toplamıştır. Nüsha farklılıkları göz önünde bulundurulduğunda muhtelif olmakla birlikte, otuz üç veya otuz altı lâyihadan, yani bölümden oluşan eserin her bölümünde rubâîlere yer verilmiştir. Birçok eserinde olduğu gibi Câmî, Levâyih’te de nesire nazım zevkini derç etmekten imtinâ etmemiştir. Câmî’nin Osmanlı edebiyat ve tasavvuf hayatına etkisi izahtan vârestedir. Tasavvuf alanında Nefehâtü’l-Üns başta olmak üzere birçok eseri Osmanlı sûfîleri tarafından okunmuş ve tercüme edilerek maârif âlemine kazandırılmıştır. Levâyih birçok defa tercüme edilmiştir. Zeyniyye’den Abdülmecid Amâsî, Halvetiyye-Şemsiyye piri Şemseddin Sivâsî, Nakşibendiyye’den İsmail Müfid İstanbûlî ve Halvetiyye-Şâbâniyye’den Yakub Han Kaşgârî bunlardandır. Meşrepler ve tarihler değerlendirildiğinde, eserin muhtelif tarikatlara mensup kimseler tarafından, farklı dönemlerde ilgiye mazhar olduğu anlaşılmaktadır. Tecelliler ismiyle yayına hazırlanan Tercüme-i Levâyih isimli eser, 18. yüzyılın sonlarında, İstanbullu bir âlim ve Nakşibendî dervişi olan İsmail Müfid İstanbûlî tarafından kaleme alınmıştır. Serbest bir üslupla tercüme edilmiş olan eser, Câmî’nin vefatından ortalama üç yüz yıl sonra kendisi gibi dini ilimlerin muhtelif alanlarında eserler vermiş, edebî zevke sahip bir âlim-derviş tarafından bu sefer İstanbul’da tekrar ihya edilmiştir. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Molla Cami tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Molla%20Cami%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118122942744,"sku":"book_dyk_9786256394407","price":12.61,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002065449001-1.jpg?v=1703118227"},{"product_id":"yar-bana-bir-eglence-teoriden-pratige-karagozden-sinemaya","title":"Yar Bana Bir Eğlence - Teoriden Pratiğe Karagöz'den Sinemaya | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eYar Bana Bir Eğlence - Teoriden Pratiğe Karagöz'den Sinemaya Kitap Açıklaması Bu kitap, gelenekle yüzleşen modern insan tekinin, burada yönetmenin, tuttuğu iş sırasında, meselâ film yaparken, zihninde beliren onlarca soruya cevap arama girişimi… Yeni doğan onlarca soruyu da okuyucuyla birlikte düşünme çabası…Bir yanda gölgeyi hareketlendiren Karagöz bir yanda gerçeğe hareket kazandıran günümüzün kitle sanatı sinema… Bugün ancak nostaljik bir unsur şeklinde hayatlarımızda yer bulan Karagöz’ün içerik ve biçim konusunda ulaştığı zenginlik, derinlik, yirminci yüzyılda coğrafyamıza giren sinemaya aktarılabilmiş midir?Yüzeyselliği ve derinliği aynı anda ihtiva eden girift yapısıyla Yeşilçam sineması, övgü ya da yergi esaretinden kurtarıldığında Karagöz’ün mirasının izlerinin sürülebileceği ilham verici bir deneyim sahası açabilir mi?Karagöz’ün oyun içinde oyun mantığından mülhem seyircinin mutlak hâkim bir anlatıya mahkûm edilmeden bütün yan anlatıların benzer oranda ehemmiyet taşıdığı bir yapıyı tanımlayan dramatik adacıklar kurulumu, sinemada da bir yöntem olarak tartışmaya açılabilir mi?Nihayet bu kitap, “Gölge Oyunu Karagöz ve Sinema” başlıklı yüksek lisans teziyle edinilen birikimin, kurmaca ve belgesel filmlerle kazanılan deneyimlerin bir verimi… Bir başka ifadeyle Karagöz’ün nidasının yönetmenin kendi gök kubbesindeki yankısının okuyucuyla\/seyirciyle buluşması… (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Murat Pay tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Murat%20Pay%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118122975512,"sku":"book_dyk_9786256394384","price":12.07,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002065448001-1.jpg?v=1703118789"},{"product_id":"yedikule-hisari-istanbulun-kara-tarafi-surlari-ve-altinkapi-resim-cizim-ve-gravurlerle","title":"Yedikule Hisarı - İstanbul'un Kara Tarafı Surları ve Altınkapı Resim Çizim ve Gravürlerle | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eYedikule Hisarı - İstanbul'un Kara Tarafı Surları ve Altınkapı Resim Çizim ve Gravürlerle Kitap Açıklaması Halil Ethem Eldem Bey’in yayına hazırladığımız bu eserinde, İstanbul’un iç kalesi olan ve Türk tarihinde önemli olaylara sahne olan Yedikule Hisarı’nın tarihi, inşa süreci ayrıntılarıyla ele alınmakta ve planlamasından bahsedilmektedir. İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından, Bizans döneminden kalan kulelerin onarıldığı ve üç yeni kule daha eklenerek ‘Yedikule’ olarak adlandırıldığı bilinmektedir. Bunlar; Bayrak Kulesi, Genç Osman Kulesi, Cephanelik Kulesi, Hazine Kulesi, Top Kulesi, Zindan Kulesi ve III. Ahmed Kulesi’dir. Bu kulelerden bazıları metin içinde tarihi olaylarla ilişkilendirilerek anlatılmaktadır. Nitekim birçok tarihi olaya tanıklık eden yedi adet kulesi olan bu hisarda Osmanlı zamanında çok sayıda kıymetli eser, mücevher, harp aletleri, madalya, kıyafet ve resmi evrak muhafaza edilmiştir. Fakat zamanla muhafazası zorlaşınca bahsi geçen devlet hazineleri saraya aktarılmış, hisar ise hapishane ve sürgün yeri haline gelmiştir. Kuleler uzun bir süre zindan olarak kullanılmış ve bu zindanlarda idam edilmek istenmeyen devlet adamları, hanedan üyeleri ve yabancı suçlular tutulmuştur. Yedikule, Avrupalı seyyah, tarihçi ve sanatçıların ilgisini çekmiş, bu mekâna dair geriye birçok çizim ve gravür kalmıştır. Çok sayıda görsel ile zenginleştirilen bu kitabın da ilk baskısında; Makridi Bey, Mamboury, Melling, Piri Reis, Seyyid Lokman, Wilhelm Delich, Vavassore, G. Ferrarıo, A. Joanne, Thomas Allom, Fyodor Uspenski gibi isimlerin harita, minyatür ve gravürlerine yer verilmiştir. Bu yeni baskıda ise zikredilen çalışmalar baskı kalitesi dikkate alınarak kaynaklardan derlenmiş konu ile ilgili Albert Gabriel, Mary A. Walker, W. H. Bartlett, Choiseul Gouffier, Guillaume Cavelier, Krischen, Jacob von Sandrart’ın çizim ve gravürleri de ayrıca ilave edilmiştir. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Halil Ethem Eldem tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Halil%20Ethem%20Eldem%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118123073816,"sku":"book_dyk_9786256394377","price":11.53,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002065450001-1.jpg?v=1703118873"},{"product_id":"tasavvuf-felsefe-ve-edebiyata-dair-yazilar-butun-eserler-18","title":"Tasavvuf Felsefe ve Edebiyata Dair Yazılar - Bütün Eserler: 18 | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eTasavvuf Felsefe ve Edebiyata Dair Yazılar - Bütün Eserler: 18 Kitap Açıklaması Geçen asrın ilk çeyreği, Osmanlı Devleti’nden Cumhuriyet’e geçişin gerçekleştiği, Balkan ve iki Dünya Savaşı`nın yaşandığı, zaman olarak kısa, ancak tezahür eden olaylar ve neticeleri açısından geleceğe şamil uzun bir dönemin başlangıcıdır. Bu dönemde Türk fikir ve siyasi hayatına yön veren önemli isimler yetişmiştir. Fikir hayatımızı şekillendiren siyasî fikir akımlarının da kendi kalıpları içerisinde kendini göstermeye başladığı bu yıllarda, yerli kültür ve değerlere bağlı kalarak Osmanlı Devleti’nin ayakta kalmasının çaresini “İttihad-ı İslâm” düşüncesi etrafında toplanmada gören ve bunu savunan önemli isimler vardır. Bunların başında Mehmed  kif, Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi, Aksekili Ahmed Hamdi, Babanzâde Ahmed Naim, Süleyman Nazif gibi devrin önemli şahsiyetleri yer almaktadır. Bunların içerisinde Filibeli Ahmed Hilmi, çıkardığı gazete ve dergilerle, kırka yakın müstakil telif eserle ayrıcalıklı bir yere sahiptir. 1901-1908 yılları arasında Fizan’da sürgünde kalan Filibeli Ahmed Hilmi, İkinci Meşrutiyet’in ilanından sonra İstanbul’da döner ve vefatına kadar geçen altı yıllık kısa bir zaman içerisinde çıkardığı süreli yayınlarla, kaleme aldığı telif eserlerle ve kurduğu Hikmet matbaasıyla fikir hayatımızda kalıcı bir iz bırakır.Filibeli Ahmed Hilmi’nin süreli yayınları içerisinde 1910-1912 yılları arasında yayımlanan Hikmet dergisi, yayın politikası, yazar kadrosu ve çeşitli türde yaptığı tefrikalarla  dönemin en önemli yayın organlarından birisi haline gelir. Kaleme aldığı edebiyat, felsefe, tasavvuf, eleştiri, biyografi gibi birçok alanı içine alan yazılarında, Osmanlı coğrafyası en uç noktalarına kadar yakından takip edilmiştir. Nitekim Uzak Doğu’dan, Afrika’ya, Orta Asya’dan Bakanlara kadar çok uzak yerlerden de yakından takip edildiği dergiye gelen mektuplardan anlaşılmaktadır.Büyüyenay’ın Filibeli külliyatının 18. olan bu eserde müellifin Hikmet dergisindeki Tasavvuf, Felsefe ve Edebiyata Dair Yazıları bir araya getirilmiştir.  (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C5%9Eehbenderzade%20Filibeli%20Ahmed%20Hilmi%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47118172553496,"sku":"book_dyk_9786256394438","price":12.61,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002068978001-1.jpg?v=1703104774"},{"product_id":"guzelin-serzenisi-buyuyenay-yayinlari","title":"Güzelin Serzenişi | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eGüzelin Serzenişi Kitap Açıklaması: “Yol, istikâmet üzere olmalıdır. İstikâmet yolcunun yönelişi, merakı, niyeti, iyilik üzere sebatı, güzeli aramadaki ısrarıdır. Güzergâh yola aittir, onu çizemeyiz. İstikametse bize aittir, onu geliştirdiğimiz ölçüde hayatımıza biçim verir. Bazen çizgimiz ve yürüyüşümüz gayet seyrinde de olsa bazı üzücü durumlarla sınanırız. Her ne yaşıyorsak karakterimizin kuvvet bulması içindir. Güzel, yaşadığı hiçbir şeyin tevekkeli, boşuna ve öylesine olmadığının farkındadır.”“Yolun sınırları vardır. Yürümenin sınırları yoktur. İnsan yürümeyi bıraktığı anda yolun sınırlarına gelmiş olur. Okur, kitabı okumayı ve anlamayı bıraktığı yerde sınıra gelir, yürüyüşünü durdurur. Arayan yoldadır. Okuyan yürür, yürüyen okur. Kendini dar bir alana mahkûm eden, kendine yeten insan ne kitaba ihtiyaç duyar ne yola.”“Güzeli anlamayan insana, gül bahçesi verilse onu tarumar eder. Bülbül emanet edilse onu perişan eder. Kabahat Yusuf ’un güzelliğinde değil, güzelliği sebebiyle ona zulmedenlerdedir. İnsanın değer yargısı, anlama ve algılama kabiliyeti, iyiyi kötüden tefrik etme marifeti hangi seviyedeyse güzelliğe bakışı ve fikri de o nispette isabetlidir.”(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Hatice Ebrar Akbulut tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Hatice%20Ebrar%20Akbulut%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47389204513048,"sku":"book_dyk_9786257608961","price":13.6,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002025114001-1.jpg?v=1703052670"},{"product_id":"kanun-i-esasi-serh-ve-kaynaklari-osmanli-devletinin-ilk-anayasasi-buyuyenay-yayinlari","title":"Kanun-ı Esasi Şerh ve Kaynakları-Osmanlı Devleti'nin İlk Anayasası | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eKanun-ı Esasi Şerh ve Kaynakları-Osmanlı Devleti'nin İlk Anayasası Kitap Açıklaması: 19. asırda Batı'da başlayan köklü reform hareketleri Osmanlı Devleti'nde Tanzimat'tan itibaren idarî, askerî, iktisadî ve hukukî alanlarda etkisini göstermiş, birtakım reform ve kanunların yapılmasına zemin hazırlamıştır. Değişim ve dönüşümün birlikte yaşandığı bu süreçte reform, ıslahat, batılılaşma, modernleşme, tanzimat, kanunlaştırma gibi kavramlar Osmanlı Devleti'nin gündemine girmeye başlamıştır.Osmanlı Devleti kanunlaştırma hareketiyle birlikte hukukî düzenlemelerinde üç farklı yaklaşım uygulamıştır. Birincisi Fransız Ceza ve Ticaret Hukuku gibi dışarıdan Türkçe'ye çeviri yaparak yabancı kanunları benimsemesi, ikincisi Medenî hukuk cephesinde Mecelle, Arazi Kanunnamesi ve Hukûk-ı Aile Kararnamesi'nde olduğu gibi geleneksel hukukun yeniden kanun formunda düzenlenmesi, üçüncüsü ise Anayasa hukuku alanında Kânûn-ı Esâsî gibi iç ve dış etkenlerin birlikte ele alınması şeklindedir.Hukukî, idarî ve sosyal değişimin hızla yaşandığı bu dönemde toplum zihnen geleneksel yapıdan moderne geçişte ciddi zorluklar yaşanmıştır. Topluma yön veren ilim, fikir ve devlet adamları bu sürece eser ve fikirleriyle müspet katkılar sunmuştur. Meşrutî sistemin meşruiyetine kani olan bu zümre, gazete ve dergilerde Kânûn-ı Esâsî'nin Osmanlı tebasının lehine olduğunu\u003c\/p\u003e Kolektif tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47477944942872,"sku":"book_dyk_9786257608923","price":20.08,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002020080001-1.jpg?v=1704801492"},{"product_id":"muhalefetin-iflasi-metin-ve-sadelestirilmis-metin-buyuyenay-yayinlari","title":"Muhalefetin İflası - Metin ve Sadeleştirilmiş Metin | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eMuhalefetin İflası - Metin ve Sadeleştirilmiş Metin Kitap Açıklaması: Bu eser, Şehbenderzâde Filibeli Ahmed Hilmi’nin siyasete dair yazdığı tek eserdir ve kısaca Osmanlı Devleti’nin içinden geçtiği en nazik dönemlerden sayılan II. Meşrutiyet ile başlayıp 23 Ocak 1913 Bâb-ı  lî Baskını ile nihayete ermektir.Bununla birlikte bu eser, devrin şartları yani II. Meşrutiyet’in ilânı, 31 Mart Vak‘ası, İttihâd ve Terakkî egemenliği, fırka içi muhalefet ve yeni fırka oluşumları, iktidar-muhalefet çekişmeleri, Halâskârân Hareketi, 1912 Arnavutluk İsyanı, I. Balkan Harbi, Bâb-ı  lî Baskını gibi olaylar çerçevesinde değerlendirildiği zaman fevkalâde öneme hâizdir. Filibeli, eserinin başındaki ihtar ve rica bölümünde “Şu esercikte hakikatin hilafında tek bir kelime yoktur. Vukuatı aynen hikâye eden bir tarihçedir. Eseri yazarken milleti ikazdan ve zavallı vatana naçiz bir hizmet ifa etmekten başka bir şey düşünmedik.” demektedir ki bu, hakikaten doğru bir ifadedir. Çünkü Ahmed Hilmi Efendi, bizzat bu devreye şahit olup bahsi geçen vak‘aların en yakından tanığı olmuş ve bunları çok geçmeden de kaleme alıp yayınlamıştır. Vak‘alardan sonra değerlendirmelerde bulunan müellif,  bu hükümleriyle bugüne kadar ki siyasî tarihimize dahi ışık tutacak derecede isabetli ve faydalı neticeler çıkarmıştır.Ancak eserin en çarpıcı noktası, şayet İttihâdcılar Bâb-ı  lî Baskını’nı yapmasalardı, Hürriyet ve İtilâf Fırkası erkânından bâzılarının böyle bir hükûmet darbesi yapacak olmalarının son derece açık bir biçimde anlatılmasıdır.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Şehbenderzade Filibeli Ahmet H tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C5%9Eehbenderzade%20Filibeli%20Ahmet%20H%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47477948350744,"sku":"book_dyk_9786257608831","price":14.23,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002010959001-1.jpg?v=1704801507"},{"product_id":"istanbulda-bir-sene-buyuyenay-yayinlari","title":"İstanbul'da Bir Sene | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eİstanbul'da Bir Sene Kitap Açıklaması: “At meydanında Cerrah  rif ustanın idaresi altında bulunan mahalle kahvesi o zamanlarca mahalle kahvesi değil, gerçekten bir zarifler meclisi idi. rif usta cerrahlıkta meşhur olup şöhreti münasebetiyle sünnet düğünlerinin ekserisine o gider ve ricâl-i kibarla görüşürdü. Kahvesi ise eski zaman usulü dört yanı minderli pike, dükkânın içi müdevver, kebîr tuğla ile döşeli olup ortada bir sehpa üzerinde bir büyük mangal, her taraf temiz, parıl parıl yanar. Kahvehâne duvarlarındaki ufak dolaplarda envâ-ı alât-ı cerrahiye ve ustura ve havlu peşkir tertip üzere durur. Kehrüba takımlı limon, yasemin, gül, kiraz, silme çubuklar, elmas traş nargileler yerli yerinde, sarı beyaz birkaç nev likenler duvarda asılı ve hatt-ı nefîs ile bir levha olup onda da şu beyit yazılıydı:Gönül ne kahve ister ne kahvehâneGönül ahbâb ister kahve bahaneKahvenin ocağı ise nefis çinilerle süslü olup bir mükemmel salonun çiçekliği denecek kadar kahvehâneyi tezyin etmişti. Geceleri yakmalık üzere o vakit kullanılan kandillerden büyük bir kandil üç kol sarı tel ile kahvehanenin tavanına asılı idi.  rif ustanın kendi yetiştirdiği bir kalfasıyla bir de çırağı olup kendisi cerrahlık ve satıcılık ile meşgul olduğundan kahvenin idâresini münhasıran kalfaya terk eylemişti.“Gönül ahbap ister kahve bahane” demiştik, kahveye müdâvemet eden ahbaplara gelince çoğu hâli vaktini uydurmuş, işten güçten el çekmiş zevât olup gündüzleri orada birleşir yalnız letâif ü hikâyât ve tuhaf tuhaf musâhabetle vakit geçirirlerdi…Kahvehane kapısından girildiği vakit karşıya gelen üst peykenin köşesi sinnine, ilmine, haysiyetine hürmeten Süleyman Râkımî Efendi’ye münhasır idi. Efendi o gün kahvehanede istediği ahbaplarını mevcut görünce neşesi bir kat daha arttı. Hususen çırağın fağfûrî fincan ve kafası zarfla âlâ döğülmüş Yemen kahvesinden pişirip getirdiği kahve, efendinin keyfini yelpâzeledi. Letâif kapısını açmak için efendi kahveyi alırken şu beyiti okudu:Ehl-i keyfe kahve verse tâzelerEhl-i keyfin keyfini yelpâzeler…”(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Mehmed Tevfik tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Mehmed%20Tevfik%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531096998168,"sku":"book_dyk_9786256394223","price":12.61,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002047736001-1.jpg?v=1705473683"},{"product_id":"hiveden-altin-semerkanta-rus-isgali-altindaki-orta-asya-buyuyenay-yayinlari","title":"Hive'den Altın Semerkant'a - Rus İşgali Altındaki Orta Asya | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eHive'den Altın Semerkant'a - Rus İşgali Altındaki Orta Asya Kitap Açıklaması: Tek başına bir İngiliz bayan, Ella Christie, 1910 yılında Hazar’ın doğusunda ne olup bittiğini tam olarak görüp anlayabilmek için kalkar Moskova üzerinden Hîve’ye gider ve oradan da, Merv, Buhara, Semerkant, Taşkent ve Hokand’ın ana nirengi noktalarını oluşturduğu Türkistan bölgesi –ya da Maveraünnehir ve yakın çevresi diyelim– içerisinde seyahat eder. O sırada uygulamada olan İngiliz-Rus ittifakı bu seyahati mümkün kılan zemini sağlamıştır. Seyyahımız, 1873 yılında başlayıp 1895 yılında tamamlanmış Çarlık Rusyası işgaliyle Rus egemenliği altına girmiş olan bu medeniyet havzasının ve bu havzada yaşayan toplumların ne tür etkilere maruz kaldığı merakı içerisindedir. İki yıl kadar süren gözlemleriyle bunu tespit etmeye çalışır. Rus işgaline kadar varlıklarını sürdürmüş olan Hîve, Buhara ve Hokand hanlıkları artık Rus askerî güçlerinin kontrolü altındadır. Bilindiği gibi gelişmeler bununla kalmaz. 1917 Bolşevik (Ekim) Devrimi’yle Rus kontrolü altındaki bu Türkistan bölgesi yeni bir sarsıntıyı ve akabinde de ağır bir baskı ve tahribatı yaşar. Kitap 1924 yılında yayınlanmış olduğundan, seyyah yazarımız yeri düştükçe, Komünist ideolojiyi bayraklaştırmış olan Sovyet sisteminin bölgede gerçekleştirdiği ya da yol açtığı ana kırılmalara ve gelişmelere işaret etmekten de geri durmaz.Timur – Yıldırım Bayezit karşılaşması (Ankara Savaşı -1402-) bizi Orta Asya’ya uzak düşürmüş gibidir. Kitap her ne kadar Yirminci Yüzyıl başlarında gerçekleştirilmiş olan seyahatlere ilişkin gözlem ve değerlendirmelere dayanıyorsa da belli bir tarihsel arkaplânı sunmayı ihmal etmiyor. Bu tarihsel arkaplânda parlayan yıldızların önde geleniyse kaçınılmaz bir şekilde Emîr Timur’dur. Ve Orta Asya aynı zamanda, Emîr Timur’un da sıcak ilgisine muhatap olmuş olan Hâcegân pîr ve erenlerinin zuhur etmiş olduğu bölgedir ve dolayısıyla Anadolu insanında kalbî bir yakınlık doğuran bir niteliğin de sahibidir. Bu kitabın Orta Asya ilgisinin canlanışına ve bölgeye olan yakınlık duygusunun güçlenişine katkı yapmasını umut ediyoruz(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Ella R. Christie tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Ella%20R.%20Christie%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531100799256,"sku":"book_dyk_9786256394346","price":17.47,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002062098001-1.jpg?v=1705473738"},{"product_id":"ilhaniler-devri-idari-teskilatina-dair-bir-risale-ve-imamet-risalesi-risale-der-resm-u-ayin-i-padi-buyuyenay-yayinlari","title":"İlhaniler Devri İdari Teşkilatına Dair Bir Risale ve İmamet Risalesi - Risale der Resm ü Ayin-i Padi | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eİlhaniler Devri İdari Teşkilatına Dair Bir Risale ve İmamet Risalesi - Risale der Resm ü Ayin-i Padi Kitap Açıklaması: Bu eser Nasîrüddin Tûsî’nin iki risalesini biraraya getiriyor. İlki Risâle der Resm ü  yîn-i Pâdişâh-ı Kadîm-i İranzemîn. Bu risale Farsçadan İlhanîler Devri İdarî Teşkilâtına Dair Bir Risale başlığı ile Şerafeddin Yaltkaya tarından tercüme edilip Türk Hukuk ve İktisat Tarihi Mecmuası'nda 1939 tarihinde mütercim tarafından kısa bir değerlendirme yazısından sonra metin olarak yayımlanmıştır. Bu kitabı tamamlayan ikinci risale ise İmamet Risalesi. Bu risale Nasîrüddin Tûsî'ye ait olan Telhisü'l-Muhassal isimli eserinde yer alan 1985 tarihinde Lübnan'da yayımlaman Arapça metnin çevirisidir. Tûsî risaleyi kaleme alma sebebini şöyle dile getirmektedir:Zamanının teki, akranlarının en faziletlisi, samimi ve vefalı dostum benden usûl-i dinden üçüncü rükün, yani temiz imamların imamlıkları hakkında, rivayet şeklinde bize ulaşan nakillere başvurmadan aklın onaylayacağı ve zihnin kabul edebileceği şekilde kısa ve öz bir risale yazmamı istedi. O benim hakkımda iyi duygular beslediği ve benim buna layık olduğumu düşündüğü için böyle bir şey istedi benden. Ama düşünce de bazen hata eder…Ben de onun rızasını almak ve arzusunu yerine getirmek maksadıyla, her ne kadar bu işi yapmak için gerekli olan vasıflara hâiz değilsem ve bir eser ortaya koymakta maharetim olmasa da isteğine icabet ettim. Yolculukta olmam, zihnimin dağınık olması ve vakit darlığı gibi araştırmacı ile araştırdığı şey arasına giren engeller var. Olması gerektiği üzere, yalnızca gerekli olan şeyleri ve konunun aslını teşkil eden noktaları ifade etmek kaydıyla sözü kısa tuttum. Cidâl ve itirazı meslek edinmiş kimselerin yaptığı gibi çokça soru ve cevaplarla uzatmadım...\"(Tanıtım Bülteninden)\"\u003c\/p\u003e Nasirüddin Tusi tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Nasir%C3%BCddin%20Tusi%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531103519000,"sku":"book_dyk_9786256394599","price":9.1,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002088473001-1.jpg?v=1705473790"},{"product_id":"kirim-ve-kafkas-tarihcesi-buyuyenay-yayinlari","title":"Kırım ve Kafkas Tarihçesi | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eKırım ve Kafkas Tarihçesi Kitap Açıklaması: Ahmed Cevdet Paşa, gerek tarihçiliği gerek hukukçuluğu gerek devlet adamlığı gerek de allameliği bakımından hem zamanının Türk-İslâm dünyasında hem de Osmanlı Devleti içerisinde yetişmiş âlimler arasında mümtaz bir simadır ki bunun en iyi örneği geride bıraktığı eserleridir.Okurlarımıza sunduğumuz Cevdet Paşa’nın Kırım ve Kafkas Tarihçesi unvanlı bu eseri de tarihçiliğinin, devlet adamlığının ve ilminin bir semeresi olup kitabın ilk nüvesi 1856 Paris Konferansı’ndan evvel İngiltere Büyükelçisi Lord Stratford Canning’in isteği ve Mustafa Reşîd Paşa’nın vasıtasıyla Kafkasya’nın ahvâlini anlatan bir risale yazmasını istemesiyle atılmıştır. Cevdet Paşa, -Tanpınar’ın ifadesiyle- “kalemi mürekkebe batırdığı andan itibaren kendisini ölümüne kadar o işe bağlanmış sananlardan” olduğu için bu risalesini zaman içinde muhtasar hâlden daha mufassal hâle getirerek ikmâli için çalışmış ve nihayetinde de bu kitap meydana gelmiştir. Eser iki kısım olup evvelâ Kırım Hanlığı’nın tarihçesi ile bâzı Kırım Hanları’nın terceme-i hâlleri açıklanıp incelenmiş sonrasında da Kafkasya coğrafyasının çerçevesi çizilip muhtasar bir şekilde Paşa’nın zamanına kadar tarihi aktarılmıştır. Neticede hem Osmanlı tarihi hem de İslâm tarihi açısından fevkalâde stratejik noktalarda bulunan Kırım ve Kafkasya’yı ilmi kadar kalemi de kuvvetli olan Ahmed Cevdet Paşa’dan okumak  bu kitabı daha anlamlı kılmaktadır.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Ahmed Cevdet Paşa tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Ahmed%20Cevdet%20Pa%C5%9Fa%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47584309018904,"sku":"book_dyk_9786257608749","price":10.9,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002003724001-1.jpg?v=1706165978"},{"product_id":"ahlak-i-hamide-osmanli-ahlak-kitapligi-2-buyuyenay-yayinlari","title":"Ahlak-ı Hamide - Osmanlı Ahlak Kitaplığı 2 | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eAhlak-ı Hamide - Osmanlı Ahlak Kitaplığı 2 Kitap Açıklaması: Ahlâkî bir emirin aynı zamanda dinî bir emir olduğu İslâm’da dinî emirler ile ahlâkî görevler birbiriyle o derece kaynaşmıştır ki âdeta birbirlerinden ayrılmaz bir bütün meydana getirmişlerdir.  Bunun bir sonucu olarak İslâm toplumlarında İslâm ve ahlâk çoğunlukla eş anlamlı görülmüştür. Amacı gerek insanı gerek insanın mensubu olduğu toplumu iyi, güzel, doğru, akıllı ve mutlu kılmak olan ahlâk bu yönüyle İslâm’la aynı anlamları içermekte ve aynı amaçları hedeflemektedir.İslâm’ın özellikle hayatın ahlâkî boyutuna getirdiği\u003c\/p\u003e Mehmed Sa'id Efendi tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Mehmed%20Sa'id%20Efendi%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47584343130392,"sku":"book_dyk_9786256394315","price":12.07,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002053040001-1.jpg?v=1706166328"},{"product_id":"ahlak-i-hamide-buyuyenay-yayinlari","title":"Ahlak-ı Hamide | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eAhlak-ı Hamide Kitap Açıklaması: Ahlâkî bir emirin aynı zamanda dinî bir emir olduğu İslâm’da dinî emirler ile ahlâkî görevler birbiriyle o derece kaynaşmıştır ki âdeta birbirlerinden ayrılmaz bir bütün meydana getirmişlerdir.  Bunun bir sonucu olarak İslâm toplumlarında İslâm ve ahlâk çoğunlukla eş anlamlı görülmüştür. Amacı gerek insanı gerek insanın mensubu olduğu toplumu iyi, güzel, doğru, akıllı ve mutlu kılmak olan ahlâk bu yönüyle İslâm’la aynı anlamları içermekte ve aynı amaçları hedeflemektedir.İslâm’ın özellikle hayatın ahlâkî boyutuna getirdiği\u003c\/p\u003e Osmanzade Ahmed Taib tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Osmanzade%20Ahmed%20Taib%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47584343261464,"sku":"book_dyk_9786256394308","price":12.61,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002053042001-1.jpg?v=1706166331"},{"product_id":"25-yasinda-olsaydiniz-istanbul-soylesileri-eski-defterdekiler-1932-buyuyenay-yayinlari","title":"25 Yaşında Olsaydınız: İstanbul Söyleşileri - Eski Defterdekiler 1932 | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003e25 Yaşında Olsaydınız: İstanbul Söyleşileri - Eski Defterdekiler 1932 Kitap Açıklaması: İstanbul'un her halini ve anını, konak ve köşklerinden, mesire yerlerine, semtlerinden, okullarına, yiyecek-içeceğinden sosyal hayatına kadar kaleme aldığı romanları ve gazete yazılarıyla adeta zapteden Sermet Muhtar Alus (1887-1952), 65 yıllık ömrünü İstanbul'a hasretmiş, durmadan onu kaleme almıştır. Alus’u Taha Toros'un kaleminden okuyalım:Küçük yaştan beri İstanbul'un her semtine âşık olan bu konuda değişik kitaplarla ve yaşlı insanlarla haşır neşir olan, İstanbul'un bütün semtlerini titiz bir tecessüsle inceleyen ve bütün bunları bilgisayar niteliğindeki hafızasına depo eden bir kişiydi. Her semtin tarihini, ünlülerini, olaylarını, en ince detayına kadar, bir film seyrettirir gibi okurlarına aktarırdı. İstanbul'a dair bilgi dağarcığımızı zenginleştiren bu orijinal yazılar, o günlerin gazete sütunlarında kaldı. Sermet Muhtar Alus'un bütün yazıları İstanbullular tarafından büyük bir tutkuyla okunurdu. Çünkü bunların hepsinde İstanbul'u seyretmek, İstanbul'u yaşamak olanağı vardı. Romanlarının da hepsinde, eski İstanbul bütün ihtişamı ile güzelliği ve geleneğiyle yaşamaktaydı. Belki onun içindir ki -mizah alanında güçlü bir kalem arkadaşı olan- Refik Halit Karay, Sermet Muhtar'a çok güzel deyim bulmuştu. Ona göre Sermet Muhtar, büyük bir ‘İstanbulist’ti. İstanbulluların gönüllerinde orijinal yazılarıyla, taht kuran bir kişiydi... İstanbul'un canlı rehberiydi... Romanlarının hepsinde İstanbul'un silueti görünür. Aslında Sermet Muhtar Alus'un ‘İstanbul’suz hiçbir yazısı yoktur. Kalbi İstanbul için çarpan, kalemi İstanbul'u konuşturan, beyni İstanbul'la dopdolu bir kişiydi...\"Sermet Muhtar Alus’un “Eski Defterdekiler” başlığını taşıyan on sekiz röportajı Akşam gazetesinde 3 Mart 1932 – 26 Nisan 1932 tarihleri arasında tefrika edilmiştir. Devrin ileri gelen İstanbullularıyla yapılan bu söyleşilerde Sermet Muhtar, her birine aynı soruları sormuştur. Her söyleşi \"Bugün 25 yaşında olsaydınız?\" sorusuyla bitmektedir. Biz de bu 18 söyleşinin son sorusundan hareketle eseri bu üst başlıkla yayımlamak istedik. Belki de yaşı ilerlemiş herkesin kendisine sorması gereken bir soru olduğu için... Röportajlar resimli olarak tefrika edildiğinden biz de aynı şekilde resimlere metne dahil ederek yayımladık.(Tanıtım Bülteninden)\"\u003c\/p\u003e Sermet Muhtar Alus tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Sermet%20Muhtar%20Alus%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47639982833944,"sku":"book_dyk_9786256394087","price":10.99,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002030708001-1.jpg?v=1707116765"},{"product_id":"milletlerin-ihtiyarligi-ve-olumu-buyuyenay-yayinlari","title":"Milletlerin İhtiyarlığı ve Ölümü | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eMilletlerin İhtiyarlığı ve Ölümü Kitap Açıklaması İtalyan siyaset adamı ve şarkiyatçı Michele Amari (1806-1889) Sicilya’nın İslâm hakimiyeti dönemine dair araştırmaları ve eserleriyle bilinen bir düşünür. Milletlerin İhtiyarlığı ve Ölümü Mülkiye Mektebi Mecmuası’nın 1934 tarihli iki sayısında (41-42) tefrika edilmiş bir tercüme olup mütercimi Kızılay-Hilâl-i Ahmer’in kurucuları arasında yer almış, 1930’ların Türkiye’sinde tıbbın yanı sıra, dil ve edebiyat sahalarındaki derin bilgisiyle tanınan Dr. Kilisli Rifat (1877-1936)’tır. Tercüme “Prof. Amar’ın en son eserlerinden alınmıştır” notuyla yayımlanmıştır. “İhtiyarlanmış ve aşınmış olan ırklarda her şeyin fevkinde abes ve manasız bir ruh hali var; bu ruh hali, onları yapmacık sevdası dediğimiz şeye sevk eder. Bu hal, yalnız hakikat ile eğlenir gibi görünen mürâî bir naziklikten değil, daha ziyade yalana karşı korkunç bir tahammülden ibarettir; o kavimlerde yalan; tabii bir hal gibi görülür ve artık kimseyi müteessir etmez; hatta halk yalandan dolandan, tezvirden lezzet alır; şarlatanlıkları, ağız kalabalıklarını beğenir ve takdir eder…”“Hiçbir devirde ahlâkî gevşekliğin ve esaretin bugünkü kadar olduğu görülmemiştir. “Arkadaşlar” ve ağız kavaflığı yapanlar bahtsız demokrasilere tahakküm ediyorlar. Nutuklar söyleniyor ve halk soluk soluğa aldatılıyor. Mevkiinden düşmüş cemiyetlerin biricik gıdası: boş, fakat süslü laflardır…” (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Michele Amari tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Michele%20Amari%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47729883382040,"sku":"dyk_yenicik_9786256394780","price":9.37,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002104046001-1.jpg?v=1708605236"},{"product_id":"leyla-ile-mecnun-buyuyenay-yayinlari","title":"Leyla İle Mecnun | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eLeyla İle Mecnun Kitap Açıklaması Veled Çelebi tarafından 1311 [1893\/1894]`de Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınan ve ilk defa günümüz Türkçesine aktarılan bu eser medeniyet dünyamızda hakkında çok sayıda eser kaleme alınmış Leylâ ile Mecnûn hikâyesinin ortaya çıkışını ve kaynağını kadim kaynaklar yoluyla araştıran ve ortaya çıkaran bir eser. Veled Çelebi bu hikâyeye atası Mevlâna`nın bir beytiyle başlıyor:  \"Dostları anmak kutludur dosta\/Bilhassa biri Leylâ, öbürü Mecnûn olursa.\" Eseri kaleme alma sebebini Veled Çelebi`den okuyalım:\"Leylâ ve Mecnûn namları edebiyat âlemimizde en meşhur namlardan olduğu hâlde bizde bu iki muhabbet çılgınının hayat hikâyeleri, işin hakikatine bütün bütün aykırı bir şekilde bilinmiştir. Acem şairleri, Leylâ ve Mecnûn’u kendilerine hikâye kahramanları kabul edip hayal güçlerinin genişliğine göre onlara istinaden birçok maceralar kurgulayarak ve çeşit çeşit edebî sanatlarla süsleyerek Dâstân-ı Leylâ vü Mecnûn diye bir de isim vermişlerdir.Ebû’l-Ferec el-İsfahânî’nin Agânî namındaki eşsiz eserinin, Tabîb-i Antâkî Dâvud-ı Darîr’in Tezyînü’l-Esvâk ünvanlı nefis eserinin, Nüzhetü’l-Müştâk’ın, İmam Ebû Bekir el-Vâlibî’nin yalnız Dâstân-ı Leylâ vü Mecnûn’u içine alan kıymetli kitabının, daha başka bu yoldaki itibarlı eserlerin rivayetleri, Acem şairlerinin Leylâ ve Mecnûn hikâyeleriyle karşılaştırıldığında bir, iki kısmı ile namlarından başka birbiriyle katiyen örtüşmez. O derece ki “Arap’ın Leylâ ve Mecnûn’u başka, Acem’inki başka.” demek gerekir...Hele Türkçe olarak halkın elinde dönüp dolaşan Leylâ ve Mecnûn hikâyesinin yazılma şekli büsbütün başkadır. Kısmen Acem hayalinin mahsulüne benzese bile Arap’ın rivayetleriyle hiç münasebeti yok. Bilmem hangi yadigâr kaleme almış. Bununla birlikte o zamanda açık bir dil ile öyle bir hikâye kitabı kaleme almak yine hüner sayılır... İçlerinden çıkması yönüyle hayat hikâyelerini daha doğru bilmeleri gereken Arap ediplerinin inceleme eserlerine müracaat ederek Leylâ ve Mecnûn hikâyesini yazmak istedim. Başlıca kaynağım Tezyînü ’l-Esvâk’tır.\" (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Veled Çelebi İzbudak tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Veled%20%C3%87elebi%20%C4%B0zbudak%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47729883742488,"sku":"dyk_yenicik_9786256394827","price":10.99,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002104077001-1.jpg?v=1708605237"},{"product_id":"ben-o-pervaneyim-ed-durrul-masun-sems-i-tebrizinin-bir-manzumesinin-serhi-buyuyenay-yayinlari","title":"Ben O Pervaneyim: Ed-Dürrü'l-Masun - Şems-i Tebrizi'nin Bir Manzumesinin Şerhi | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eBen O Pervaneyim: Ed-Dürrü'l-Masun - Şems-i Tebrizi'nin Bir Manzumesinin Şerhi Kitap Açıklaması “Pervane kelebek demektir. Kelebek, mumun ışığını görüp gündüz zannederek gecenin karanlığından kurtulmak için kendini ışık üzerine atar ve zayıf bir varlık olması sebebiyle derhal yanıp düşer. Bu garibin hâli gibi âşık ve zayıf olan insan da; âlem-i emrin ve mukaddes âlemin sevgisinden ayrıldığı için, bu süfli âlemde âlem-i aslisine olan ünsiyet ve iştiyakı ile tıpkı kelebek gibi öyle vartalara düştü ve öyle mükellefiyetler yüklendi ki yerler, gökler, dağlar ve melekler ondan korkmuş ve kaçınmışlardır.… Malum olsun ki gönül, Arapça kalp ve fuâd demektir. Cenâb-ı Hak, mükemmel hikmeti ve sanatı gereği nasıl ki şehadet âleminde gözü suretleri idrak etmek, kulağı ses ve harfleri işitip manalarını anlamak, dili yiyeceklerin acı mı tatlı mı olduğunu idrak etmek ve el ayasını maddelerin yumuşak mı katı mı sıcak mı soğuk mu olduklarını anlamak, burnu kokuları almak için vaz edip yarattıysa, gönlü de manalar âlemi ile ruhanî olan misal âleminin aynası kılmıştır. Öyle ki bu duyular ve idrak edici kuvvetler olmasa insan şehadet âlemindeki birçok bilgiden mahrum kalırdı. Nitekim ârifler şöyle demiştir: Bir hissini kaybeden bir ilmi kaybetmiştir. Bu zikredilen kuvvetlerin tamamı, şehadet âleminin bilgilerini tahsil etme konusunda kalbin hizmetçileridir…Ben O Pervâneyim (ed-Dürrü’l-Masûn) isimli bu eser, büyük âriflerin hakikatlerini tercüme eder, vasıl olanların marifetlerinin özünü açıklar. Kim bu kitaba itina ile bakarsa onda kendisini ve Rabbini bilmekte kendisine yardımcı; ruhuna, sırrına ve latifelerine nur; ilmine, kalbine ve imanına kuvvet olacak hakikat ve marifetler bulacaktır.” (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Hüseyin Hamdi Efendi tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=H%C3%BCseyin%20Hamdi%20Efendi%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47729883971864,"sku":"dyk_yenicik_9786256394810","price":9.3,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002104080001-1.jpg?v=1708605238"},{"product_id":"canli-tarihler-3-kitap-gectim-hevesat-i-dunyeviden-veled-celebi-izbudakin-hatiralari-buyuyenay-yayinlari","title":"Canlı Tarihler 3. Kitap - Geçtim Hevesat-ı Dünyeviden Veled Çelebi İzbudak'ın Hatıraları | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eCanlı Tarihler 3. Kitap - Geçtim Hevesat-ı Dünyeviden Veled Çelebi İzbudak'ın Hatıraları Kitap Açıklaması İlk olarak Türkiye Yayınevi tarafından yayımlanan ve Tahsin Demiray'ın gayretleri neticesinde hayata geçirilmiş bir tarih yazımı projesi olan Canlı Tarihler serisi neşredileli 80 yıl oldu. Son yüzyılın kültür, sanat, düşünce ve siyasi hayatına damga vurmuş portrelere dair hatıraların fasiküller halinde yayımladığı bu seri; yakın tarihimize, kültürümüze ve memleket meselelerimize dair önemli bir kaynak olma vasfını daima korumuştur. Hem araştırmacılara hem de pek çok okura ilham verecek ve ufuk açacak mahiyette bilgiler ve tecrübeler nakleden Canlı Tarihler serisi, onlarca değerli isme fasiküller dahilinde yer vermiştir. Bu fasiküllerin her biri vesikalar ile desteklenmiş birer hatırat hüviyetindedir. Canlı Tarihler'in Büyüyenay kitaplığına katılacak üçüncü eseri Veled Çelebi İzbudak’ın (1869-1953) Hatıraları. Esere Mevlevî âyinlerinde 1909'dan itibaren niyaz âyini olarak okunması âdet haline gelen, müellifin mezar taşına da alınan şiirinin ilk mısraı olan Geçtim Hevesât-ı Dünyevîden üst başlığını verdik.Son dönem Mevlevî şeyhlerinden, Mevlânâ soyundan dil âlimi, Veled Çelebi İzbudak'ın Konya'da başlayan hayatı altı yıllık medrese tahsilinden sonra Vilâyet Mektûbî Kalemi, başmuharrirlik, Mekteb-i Rüşdiyye muallimliği, Tahkīk-ı İhtiyâc Komisyonu’nda başkâtiplik, ardından İstanbul'da Matbûât-ı Dâhiliyye Kalemi'ndeki göreviyle devam etmiştir. Bir yandan da Tercümân-ı Hakîkat, İkdam gibi gazetelerde, Mekteb, Hazîne-i Fünûn, Resimli Gazete gibi mecmualarda makaleler ve Bahâî mahlasıyla şiirler kaleme almıştır. Türk Derneği adlı bir cemiyetin kuruluşuna öncülük etmiştir. Sultan Reşad tarafından çelebilik makamına tayin edilen Veled Çelebi, I. Dünya Savaşı sırasında hükümetin emriyle gönüllü Mevlevî dervişlerinden oluşturduğu Mücâhidîn-i Mevleviyye alaylarının kumandanı olarak Kanal Harekâtı’nda Şam’a gitmiş, burada üç yıl kalmıştır. Devrin değişmesi, Vahdeddin’in iradesiyle 1919’da çelebilik makamından azledilmiştir. 1923-1939 yılları arasında Kastamonu, 1939-1943 yıllarında Yozgat milletvekili olan Veled Çelebi hayatının sonuna kadar Türk Dil Kurumu’nda ilmî çalışmalarını sürdürmüştür. Yakın tarihimizin şahitlerinden Veled Çelebi’nin Hatıralar’ı yaklaşık 80 yıl sonra dipnotlar ile zenginleştirilmiş olarak okurlarımızla yeniden buluşuyor. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Kolektif tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47729884004632,"sku":"dyk_yenicik_9786256394834","price":12.54,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002104079001-1.jpg?v=1708605239"},{"product_id":"irak-iran-cephesi-ve-istiklal-harbi-hatiralari-buyuyenay-yayinlari","title":"Irak-İran Cephesi ve İstiklal Harbi Hatıraları | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eIrak-İran Cephesi ve İstiklal Harbi Hatıraları Kitap Açıklaması: 1914’te başlayan 1. Dünya Savaşı insanlık tarihinin gördüğü en büyük savaşlardan biridir. Avrupa’da başlayan bu savaş kısa zamanda yayılmış ve Osmanlı Devleti bu savaşta tarafsız kalamayıp İngiltere, Fransa, Rusya gibi güçlü İtilaf Devletleri'ne karşı Almanya’nın başını çektiği Üçlü İttifak'a katılmak zorunda kalmıştır. Osmanlı’nın bu savaşta savaştığı cephelerden biri Irak ve İran Cepheleridir. İngiltere, henüz Osmanlı Devleti savaşa dahil değilken, Ekim ayında Basra’ya asker çıkarmıştır. Osmanlı Devleti savaşa dahil olunca Irak Cephesi’nde Britanya’ya karşı savaşmış, Kutülamare gibi mühim zaferler de elde etmiştir. Osmanlı Devleti ayrıca İran’ın kuzeyinden güneye Irak sınırına yayılan Rusya’yı durdurmak için İran’a sınır ötesi operasyon gerçekleştirmiş ve Osmanlı birlikleri Hemedan’a kadar İran’ı işgal edip orada Ruslarla harp etmiştir. İran Harekatı’na katılan askerlerden biri de hatıratını yayına hazırladığımız Şevki Baslo Bey’dir. İBB Atatürk Kitaplığı koleksiyonunda yer alan ve yayına hazırladığımız bu hatıratı Şevki Bey kaleme alırken asıl kaynağını tuttuğu cerideler askerî raporlar, günlükler teşkil etmektedir. Şevki Bey hatıratında ifade ettiği gibi ceride tutmaya çok ehemmiyet vermiş ve hatta bazen arkadaşlarının kendi ceridelerine müracaat ettiğini söylemiştir. Şevki Bey’in hatıratından çok iyi bir gözlem yeteneğine sahip olduğu, gördüğü insanları ve çevreyi çok iyi bir şekilde tasvir ettiği rahatlıkla anlaşılmaktadır.Döneme ait resimlerle desteklenen eser yakın tarihimize dair önemli bir kaynak değerindedir\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47762894225688,"sku":"book_dyk_9786256394247","price":19.1,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002048980001-1.jpg?v=1709109555"},{"product_id":"abalar-giyinmek-buyuyenay-yayinlari","title":"Abalar Giyinmek | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eAbalar Giyinmek Kitap Açıklaması: Belh’te yaşayan varlıklı bir ailenin oğlu İbrahim, bir gün avda yaşadığı olağanüstü bir olay üzerine yaratılış amacını sorgular. Sorgulamalarının sonunda dünyadan elini ayağını çeker. Ailesini, tüm mal varlığını bırakarak yollara düşer. Abalar Giyinmek, miladi yediyüzlü yıllarda yaşamış olan İbrahim b. Ethem’in Belh kentinden başlayıp Nişabur, Mekke, Basra ve Kudüs gibi kentlere uzanan yolculuğunun ve yol boyunca karşılaştığı benzer bir yaşam süren çağdaşlarının anlatısıdır. Yunus Emre’nin söyleyişiyle İbrahim b. Ethem ve çağdaşları Abdullah b. Mübarek, Fudayl b. İyad, Malik b. Dinar, Süfyan es Sevri, Bişr el Hafi ve Şakik el Belhi atlastan, ipekten yapılmış kuşantılarını bırakıp abalar giyinmiştir. Dünyanın kendilerini dışarı çıkartmasını beklemeden onlar dünyadan çıkmıştır. Değişmeleri, bir kenara çekilip çileli bir yaşama talip olmaları bir hakikat arayışıdır. Seçtikleri yolda dilenciliğe, tembelliğe, başkalarına yük olmaya yer yoktur. Aba giyinenlerin ilki olan bu insanlar, denebilir ki yeni yaşamlarında önceki yaşamlarından daha fazla alın teri dökmüştür. Çünkü inanç sahibi olmanın, ermişliğin göstergesi defalarca hacca gitmek, çokça namaz kılmak, günlerce oruçlu kalmak değildir. İnanç sahibi olmanın, ermişliğin göstergesi işini hakkıyla yapmak, helâl lokma kazanmak, dürüstlük, diğerkâmlık gibi amellerdir.“Allah’a yakın bir insan olabilmek için ne yapmalıyım\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47844086808856,"sku":"book_dyk_9786057683557","price":9.37,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001928038001-1.jpg?v=1709902975"},{"product_id":"kalbin-devalari-edviye-i-kalbiye-ve-hindiba-risalesi-buyuyenay-yayinlari","title":"Kalbin Devaları: Edviye-i Kalbiye ve Hindiba Risalesi | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eKalbin Devaları: Edviye-i Kalbiye ve Hindiba Risalesi Kitap Açıklaması: \"Bana bu risalenin hem Arapçasını hazırlamak hem de Türkçeye çevirmek teklif edildi. Bu iki işten birincisi nispetle kolay, ikincisi ağır idi. Mamafih ben bu teklifi sevine sevine kabul ettim. Çünkü İbn Sînâ için ben de halimce uğraşacak, o büyük üstada hürmetimi gösterecek idim. Tabir-i diğerle İbn Sînâ için yapılan büyük, muhteşem sarayda mimar değil, kalfa değil rençber olarak ben de çalışacak idim. Bana bu kadarı da kâfidir. Elverir ki ilminden, eserlerinden bütün cihanın istifade ettiği gibi benim de müstefit olduğum o hocalar hocasına, o ilim membaına ben de hizmet etmiş oluyorum.\" Kilisli Rifat Bilge \"İbn Sînâ’nın Edviye-i Kalbiye kitabı Kânûn, Şifâ veya Necat kitapları gibi meşhur olmamakla beraber sırf tıbbi olan mahiyetinden dolayı Kânûn eseri ile birlikte Avrupalılarca tanınmış ve o da Kânûn gibi Latinceye tercüme edilmiştir… [Edviye-i Kalbiye’nin] heyet-i umumiyesinde, İbn Sînâ’nın büyüklüğünü her eserinde gösteren insicam ve intizam göze çarpmaktadır. Bu kitap büyük üstadın Kânûn’u gibi geniş, felsefi eserleri gibi derin değildir. Fakat her faslında filozofun bir mesele üzerinde mahsur kalmaya razı olmayan, daima umumileştirmeye meyyal olan zihniyeti meydana çıkmaktadır.\" Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp Hindiba Makalesi’nin İstanbul kütüphanelerinde on bir nüshası vardır. İşte bu nüshaları karşılaştırarak tam doğru bir metin elde eden Edebiyat Fakültesi Lektörü Bay Kilisli Rıfat Rifat tarafından bu metin dilimize çevrilmiştir. Dikkat ve emek sarf ederek bunu tercüme eden Bay Kilisli Rifat’a Tıp Tarihi Enstitüsü sonsuz şükranlarını sunar. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47854114013464,"sku":"dyk_sub24yeni_9786256394759","price":14.64,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002101393001-1.jpg?v=1710096760"},{"product_id":"en-dogruyu-tercih-hususunda-hakkin-olcusu-mizanul-hakk-fi-ihtiyaril-ehakk-buyuyenay-yayinlari","title":"En Doğruyu Tercih Hususunda Hakk'ın Ölçüsü - Mizanü'l-Hakk fi İhtiyari'l-Ehakk | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eEn Doğruyu Tercih Hususunda Hakk'ın Ölçüsü - Mizanü'l-Hakk fi İhtiyari'l-Ehakk Kitap Açıklaması: Kâtib Çelebi, (1609-1657), XVII. yüzyıl Osmanlı ilim ve kültür hayatına damgasını vurmuş medeniyet tarihimizin en önemli simalardandır. Adeta kaynak bir kütüphane hükmündeki birçok eseriyle, kendine has düşünce dünyasıyla hem ülkemizde, hem de Batı’da adını altın harflerle yazdırmış bir mütefekkirdir. Bilhassa Keşfü’z-zunûn isimli eseri İslâm araştırmaları yapan hemen herkesin müracaat ettiği temel başvuru kaynağıdır. En Doğruyu Tercih Hususunda Hakk’ın Ölçüsü (Mîzânü’l-Hakk fî İhtiyâri’l-Ehakk) Kâtib Çelebi’nin vefatından evvel (v. 6 Ekim 1657) son telif ettiği eseridir ki 1067’nin Safer ayı içerisinde (19 Kasım-17 Aralık 1656 arası) tahrir edilmiş olup asrında ifrât ve tefrîtden dolayı toplumun iki hizbe ayrılmasından ötürü kaleme alınmıştır. Bu iki grubun başında bulunan Halvetî tarikatının Şemsiyye kolunun Şeyhi Sivasî Efendi ile Kādîzâde Efendi fikrî açıdan öyle sertçe çarpışmıştır ki halk da bu çekişme marazına müptelâ olmuş ve neredeyse bu husus, birbirleriyle kanlı bıçaklı çatışmalarına sebep olacak duruma gelmiştir. Böyle bir zamanda, bu iki ismin de vefatından sonra aralarında ihtilâf meselesi olan ve halkı hâlâ meşgul eden mevzular hakkında Kâtib Çelebi, ihtilâf ve münakaşaya sebep olan meseleleri bildirmek, halka nasihatle itidal semtini belirtmek ve orta yolu tavsiye etmek için işbu risalesini bir mukaddeme, yirmi bir bahis ve bir hâtimeden mürekkep olmak üzere yazmıştır. Ayrıca bu eserin diğer bir fevkalâde önem arz eden noktası ise Kâtib Çelebi’nin eserin hâtime bölümünde bizzat kendisinin yazdığı ve vefatından bir sene öncesine kadar uzanan hâl tercümesi ile toplumun bir daha böyle bir ihtilâf ve münakaşa cenderesine düşmemesi için dört farklı kesime (sultanlara, vaizlere, sıradan halka, hususî olarak kendisinden istifade eden talebelere ve umumî olarak da bütün talebelere) yaptığı vasiyetlerini\/tavsiyelerini ihtiva etmesidir. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47854114046232,"sku":"dyk_sub24yeni_9786256394766","price":18.01,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002101394001-1.jpg?v=1710096757"},{"product_id":"hakikat-cicekleri-ezhar-i-hakikat-buyuyenay-yayinlari","title":"Hakikat Çiçekleri - Ezhar-ı Hakikat | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eHakikat Çiçekleri - Ezhar-ı Hakikat Kitap Açıklaması: “Her şeyin bir tecelli zamanı vardır. Tecrübelerime dayanarak biliyorum. İnsan istediği şeyi, her zaman, istediği gibi yazamaz. İnsan, canı istemediği ve gönlü hoş olmadığı bir zamanda kendini zorlayarak bazı şeyler yazabilir. Ama bunlar sun’i aletler ve zorlama imkânlarla mevsimsiz yetiştirilen sebze ve çiçeklere benzer. Tadı, lezzeti ve kokusu mevsiminde yetişenlerle aynı değildir. “Hakikat Çiçekleri” ismi ile böyle kısa cümlelerden oluşan bir eser yazmak aklımdan bile geçmezdi. Gariptir ki zaman bir vesile ile bunu bana yazdırıverdi. Dersaadet’ten aldığım bir emirle (Makedonya) Berat Sancağı’na bağlı Loşna Kazası’na tahkikat için gitmiştim. Mevsim bahardı. Üzerime aldığım göreve az-çok engel teşkil eder düşüncesiyle bu defa okumak için yanıma kitap almamıştım... Akşamları kasabanın dışına çıkar etrafımdaki eşsiz manzaraya hayran hayran bakardım... Ben, bana dedim ki: Yanıma kitap almayışım isabet olmuş… Bak şimdi tabiat bana kâinat kitabını okutturuyor... Ay gökte ışıklarla yoluna devam ediyordu. Dönüşte ay’ı düşünerek ona seslenircesine şöyle dedim: Şu baş döndürücü yükseklikte tek başına yürümekten gururlanma, dolunayın (bedrin) hilâle, kemâlin zevâle dönüşüyor. Şu varlıklar âleminde kimin büyüklük, zenginlik ve makamı devamlı kalmıştır ki, seninki kalsın. Otuz gün gibi bir zaman içinde hilâlden dolunaya, dolunaydan hilâle ne kadar şekilden şekle girip çıktığını düşün de ibret al. Ebedî kalıcı olan ne sensin, ne de senin ışık kaynağın…” (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47854114079000,"sku":"dyk_sub24yeni_9786256394773","price":7.46,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002101395001-1.jpg?v=1710096758"},{"product_id":"gulzar-i-savab-hattatlar-kagit-ve-murekkep-yapim-usulleri-hat-malzemeleri-hakkinda-en-dogru-bilgi-buyuyenay-yayinlari","title":"Gülzar-ı Savab: Hattatlar Kağıt ve Mürekkep Yapım Usulleri Hat Malzemeleri Hakkında En Doğru Bilgi | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eGülzar-ı Savab: Hattatlar Kağıt ve Mürekkep Yapım Usulleri Hat Malzemeleri Hakkında En Doğru Bilgi Kitap Açıklaması: İslâm hat sanatının en güzel örneklerinin verildiği Osmanlı devrinden günümüze bu sanatın üstatları hakkında yazılmış muhtelif eserler mevcuttur. Gelibolulu Mustafa  lî’nin (v. 1008\/1600) Menâkıb-ı Hünerverân’ı, Suyolcuzâde Mehmed Necîb’in (v. 1758) Devhatü’l-Küttâb’ı, Müstakimzâde Süleyman Sâdeddin Efendi’nin (v. 1788) Tuhfe-i Hattâtîn’i, Mirza Habîb’in (v. 1894) Hat ve Hattâtân’ı ve nihayet İbnülemin Mahmud Kemal’in (v. 1957) Son Hattatlar isimli eseri klasik haline gelmiş kaynaklarımızdandır. Vaz edilişinden bu yana hat sanatının üstatlarını kesintisiz bir silsileyle ele alıp bize tanıtan bu eserler içinde Nefeszâde İbrahim Efendi’nin (v. 1650) Gülzâr-ı Savab’ı seçkin bir yer tutmaktadır. Gülzâr-ı Savab’ı değerli kılan özellik hat, tezhip ve minyatür gibi sanatların ana malzemesi olan kâğıt ve mürekkebin imal tekniklerini konu alması ve bu ayrıcalığıyla sanat tarihimizin en önemli çalışması olmasıdır. Bu durumu eserin neşre hazırlanmasında katkısı bulunan şahıslardan Burhan Toprak şöyle açıklıyor: “Müellif... aharlardan, bunların imalinden, mürekkeplerden ve mürekkeplerin imalinden, kalem, kalem açmak ve kalemtıraş gibi şeylerden bahsediyor ki böyle toplu bir halde bu malumata hemen şimdiye kadar Türkçe hiçbir kaynakta rast gelinmemiştir… Kullanıldığı kitaplarda, üzerinden asırlar geçtiği halde rengini atmayan, güzelliğini, parlaklığını kaybetmeyen, yazma kitaplarda sahifelerin yapışmasına meydan vermeyen, hatta rutubetten bile müteessir olmayan Türk mürekkebinin nasıl yapıldığını bilen Türkiye’de bugün belki birkaç kişi kalmıştır. Eğer bu kitap da olmasaydı bir müddet sonra Türk mürekkebi denilen şey hepimiz için unutulmuş bir sır olacaktı.” Eser bildiğimiz kadarıyla bu alanda derli toplu ve sistematik bilgi verilerek yazılmış, günümüze kadar ulaşmış tek kaynaktır. Bu sebepten klasik Türk-İslâm sanatlarının son temsilcilerinin dünyayı terk etmeye başladığı geçtiğimiz yüzyılın ortalarında hamiyet sahibi birkaç kişinin gayretiyle neşre hazırlanmıştır. Kilisli Rifat Bilge’nin 1938’de yayımlanan bu çalışması kaynak olma vasfını korumasına rağmen, sonraki yıllarda hatırdan uzak kalmış, 85 yıl aradan sonra yeniden Büyüyenay Kitaplığı’nda yerini bulmuştur. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47854114242840,"sku":"dyk_sub24yeni_9786256394742","price":14.23,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002101396001-1.jpg?v=1710096760"},{"product_id":"ankara-yazilari-sehir-kitaplari-buyuyenay-yayinlari","title":"Ankara Yazıları - Şehir Kitapları | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eAnkara Yazıları - Şehir Kitapları Kitap Açıklaması: “Ankara, uzun tarihinin şaşırtıcı terkipleriyle dolu¬dur. Asırlar içinde uğradığı istilâlar, üst üste yangınlar ve yağmalar, şehirde geçmiş zamanların pek az eserini bırakmıştır. Acayip bir karışıklık içinde bu tarih daima insanın gözü önündedir. Türk kültürünün kendinden evvel gelmiş medeniyetlerden kalan şeylerle bu kadar canlı surette rastgele karıştığı, haşır neşir olduğu pek az yer vardır.” (Ahmet Hamdi Tanpınar, Beş Şehir)Ankara, tarih boyunca çeşitli devletler tarafından yönetilen, işgal edilen, muhasara altında tutulan, bazen yakılan-yıkılan ama her zaman stratejik konumunu koruyan önemli bir şehirdir. Ne var ki Ankara üzerine kalem oynatıp kelam üreten insanlar, böylesi uzun ve zengin tarihe sahip bir şehri çeşitli cepheleriyle incelemeye kalkıştıklarında elde bulunan kaynakların azlığını görerek şaşırırlar. Çünkü birkaç şiir parçası, bazı hatıra kırıntıları ve Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinin Ankara bölümü istisna tutulursa; şehrin siyasi, kültürel ve ekonomik panoramasını izleyebileceğimiz kaynak yok denecek kadar azdır. Bu eser, Ankara tarihi hususundaki eksikliği gidermek gayesiyle hazırlanmıştır.Ahmet İhsan Tokgöz, edebiyat tarihimize damgasını vuran Servet-i Fünûn dergisinin sahibi olmasının yanı sıra, edip kimliğiyle de dikkat çeken bir şahsiyettir ve kaleme aldığı gezi yazılarıyla edebiyatımızda önemli bir boşluğu doldurmuştur. Yazarın 1893’te bir seri halinde yayımladığı “Ankara Müşahedatı”, 1890’ların başındaki Ankara hayatına dair önemli veriler içermektedir. Cumhuriyet’in ilanından önce Ankara’ya iki seyahat düzenleyen yazar, 1927’de kaleme aldığı “Ankara’da Ne Gördüm?” başlıklı yazısında Ankara’nın başkent olduktan sonra yaşadığı değişimi gözler önüne serer. Ahmet İhsan, 1929’da “Ankara’da Dört Gün” ve milletvekili olduktan sonra 1931’de de “Ankara Postası” üst başlığıyla yayımladığı gezi yazılarında şehri değerlendirmeyi sürdürür. Ahmet İhsan’ın Ankara Yazıları, başkentin tarih içindeki değişimini, vermesinin yanı sıra, bu değişimi kronolojik olarak ve ilk defa yayımlanan fotoğraflar eşliğinde sunması bakımından önemlidir. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47861164933400,"sku":"dyk_sub24yeni_9786256394629","price":10.95,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002094652001-1.jpg?v=1710226679"},{"product_id":"bahriye-mektebinde-bir-jon-turk-muhiddin-atayigit-ve-2-abdulhamid-donemi-bahriye-mektebi-hatiral-buyuyenay-yayinlari","title":"Bahriye Mektebi'nde Bir Jön Türk - Muhiddin Atayiğit ve 2. Abdülhamid Dönemi Bahriye Mektebi Hatıral | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eBahriye Mektebi'nde Bir Jön Türk - Muhiddin Atayiğit ve 2. Abdülhamid Dönemi Bahriye Mektebi Hatıral Kitap Açıklaması: Muhiddin Atayiğit, 1892-1898 yılları arasında Heybeliada Bahriye Mektebi’nde altı yıl eğitim gördükten sonra bahriye zabiti olarak donanmaya katıldı. Mektepte Jön Türk hareketi içinde yer alan öğrencilerle birlikte hareket etmesi onun mesleki hayatını tümüyle etkiledi. Donanmada göreve başladıktan sonra Trablusgarp, Balkan, I. Dünya savaşları ile Milli Mücadele dönemi gibi birbirini takip eden savaş yıllarında cephede görev aldı. Trablusgarp Harbi sırasında Derne’de Binbaşı Enver ve Binbaşı Mustafa Kemal ile birlikte, onların emrinde İtalyan işgaline karşı muharebelere katıldı. I. Dünya Harbi döneminde Cemal Paşa’nın maiyetinde Suriye’ye gitti. Milli Mücadele döneminde ise Kuva-yı Milliye hareketini İstanbul’dan destekleyen heyet içinde bulundu. Hatta Muavenet-i Bahriye teşkilâtının önde gelen isimlerinden biri oldu. Bütün bunlar onun mücadeleci yönünü ortaya koyması açısından dikkat çekici hususiyetleri arasında yer aldı. Cumhuriyet’in ilanından sonra Ankara’da yeni şekillenen hükûmetin Bahriye teşkilâtının kurulmasında da tecrübelerinden istifade edildi.Bu eser Muhiddin Atayiğit’in Bahriye Mektebi dönemine dair hatıralarını içermekle birlikte II. Abdülhamid döneminin bahriye politikaları ile padişahın yönetim anlayışına dair bazı kesitler de sunmaktadır. Osmanlı bahriyesine yönelik çalışmaların az olduğu göz önüne alındığında eserin literatüre önemli bir katkı yapacağı aşikârdır. Hatıratta anlatılan olaylar yanında mektebin tarihçesine, eğitim-öğretim metodolojisine, müfredatına, mektepteki sosyal ve siyasal faaliyetler ile öğrenciler arası ilişkilere dair anlatılanlardan da askerî eğitim tarihimize ilişkin genel bir kanaat meydana gelmektedir. Yazarın mektepteki arkadaşları, askerî ve sivil muallimler ile mektep müdürleriyle ilgili paylaştığı bilgiler biyografi çalışmalarına kaynaklık edecek özelliktedir. Mektepte İttihad ve Terakki Cemiyeti örgütlenmesi, buna karşı idare tarafından alınan tedbirler ve hafiyelik gibi dönemin siyasi tarihine ışık tutacak bilgiler birinci ağızdan ifade edilmektedir. 1894’de vuku bulan büyük İstanbul depreminin Heybeliada’yı ve mektebi hatta İstanbul’u nasıl etkilediği, ayrıca İstanbul’da Ermenilerin yaptıkları ayaklanmalar ve bunun Heybeliada’daki yansımaları da hatıratta detaylı olarak anlatılmaktadır. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47861164966168,"sku":"dyk_sub24yeni_9786256394612","price":15.85,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002094654001-1.jpg?v=1710226681"},{"product_id":"balkan-ittifaki-balkanlarin-kaderi-ittifakin-yukselisi-ve-cokusu-bulgaristan-basbakani-ivan-geso-buyuyenay-yayinlari","title":"Balkan İttifakı: Balkanlar'ın Kaderi-İttifakın Yükselişi ve Çöküşü - Bulgaristan Başbakanı İvan Geşo | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eBalkan İttifakı: Balkanlar'ın Kaderi-İttifakın Yükselişi ve Çöküşü - Bulgaristan Başbakanı İvan Geşo Kitap Açıklaması: “30 Eylül 1912’de Avrupa, tarihî bir güne uyandı. Balkan Yarımadası’ndaki o zamana kadar parçalanmış olan Hristiyan Devletler ilk kez müttefikler olarak ortaya çıktılar ve eskimiş bir sorunu çözmek amacıyla ordularına genel seferberlik emri verdiler.” Balkan devletlerinin oluşturduğu bu gizli ittifak sonucu meydana gelen Balkan Harbi, yalnızca Osmanlı Devleti’nin kaderini değiştirmekle kalmamış, aynı zamanda Balkan Yarımadası’nı hiç bitmeyecek bir şekilde kaos dönemi içine atmıştı. Bu süreçte; Balkan devletleri, Osmanlı Devleti’ne karşı beklenmedik bir hızla kazandıkları askeri başarıyla birlikte işgal ettikleri topraklar konusunda anlaşmazlığa düştüler ve Bulgarlar, Osmanlı Devleti’ne karşı mücadeleleri karşılığında elde ettikleri toprak miktarının beklentilerini karşılamadığını fark ettiler. Özellikle Makedonya konusunda anlaşmazlık yaşayan Balkan devletleri, kendi aralarında kanlı bir savaşa girdiler. Balkan İttifakı’nın kurucu mimarlarından biri ve Balkan Harbi sırasında Bulgaristan Başbakanı olan İvan E. Geşof, Sırbistan ve Yunanistan’a karşı aşırı tavizler verdiği iddiası nedeniyle Başbakanlık görevinden ayrıldı. Balkan devletleri arasında çıkan bu anlaşmazlık ve savaştan dolayı İvan E. Geşof, “Balkan İttifakı’nın böyle korkunç sonuçlara sebep olacak bir yola girmesinde bana öyle geliyor ki yazarların hem kendi ülkelerine hem de genel olarak insanlığa gerçeği anlatmak gibi bir borçları vardır” demişti. O, Balkan İttifakının dayandığı antlaşmaların zaten kamuya açık olduğunu dolayısıyla bu antlaşmalara ilham veren saiklerin, antlaşmaların imzalanmalarından önce yapılan müzakerelerin ve bunların bozulmasına neden olan sebeplerin gizliliğini devam ettirecek herhangi bir nedeninin olmadığını söylüyordu. Söz konusu antlaşmaların Sofya’da yapıldığını, Bulgaristan’ın, Balkan İttifakı’nın başında bulunduğunu ve Türkiye’ye karşı yapılan savaşta diğer tüm müttefiklerin toplamından daha büyük fedakârlıklar gösterdiği ve müzakereleri yürütenlerden biri olmasından dolayı sessizliği ilk bozan taraf olmayı tercih ettiğini ifade etmişti. Geşof, Balkan İttifakı’nın nasıl kurulduğu, neler yaptığı, onu yıkımdan kurtarmak için ne kadar çaba harcadığını ve Bulgar milletinin bu ittifakın bozulmasından pek de sorumlu olmadığını ayrıntılı bir şekilde ‘Balkan İttifakı’ adlı eserinde anlatmıştır. Bu nedenle eser, Türk tarih yazımında Balkan Tarihi ve Balkan Harbi’ne dair önemli kaynaklardan biri olma özelliğine sahiptir.  (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47875855745304,"sku":"dyk_sub24yeni_9786256394674","price":12.88,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002093822001-1.jpg?v=1710415085"},{"product_id":"iran-edebiyati-tarihi-900den-1300e-kadar-buyuyenay-yayinlari","title":"İran Edebiyatı Tarihi - 900'den 1300'e Kadar | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eİran Edebiyatı Tarihi - 900'den 1300'e Kadar Kitap Açıklaması: Türk ve İran şairlerinin etkileşimleri ve ilgileri uzun bir tarihe sahiptir. Bu etkileşimleri anlamak ve büyük şairlerin eserlerine derinlemesine nüfuz etmek isteyenler için kaleme alınmış olan \"İran Edebiyatı Tarihi\", Osmanlı İmparatorluğu`nun son döneminde yetişmiş çok yönlü bir şahsiyet olan şair ve düşünür Ömer Ferid Kam`ın, Darü`l-Fünûn`da İran Edebiyatı Profesörü olarak verdiği \"İran Edebiyatı Tarihi\" ders notlarından meydana gelmektedir.Ömer Ferid Kam`ın bu eseri, Samaniler devrinden başlayıp Sadi-i Şirazî`ye kadar gelen dönemde hükümdarların ve İranlı şairlerin biyografik bilgilerini ve döneme ait tarihî olayları akıcı bir üslupla sunmaktadır. Eser, geleneksel tezkire türünü yeni bir bakış açısıyla bir araya getiren ilk Türkçe İran edebiyatı tarihi kitabı olması yanında, bahsi geçen zamanlara dair yaşanan tarihi hadiseleri, hükümdarları ve şairleri ve dönemlerini aydınlatıcı öykülerle anlatmaktadır. İran Edebiyatı Tarihi bir araya getirdiği şairlerin şiirlerinden örnekler sunmakta, onların şiir anlayışları üzerinde durmakta; bu yönüyle İran edebiyatındaki tarihî gelişimi ve değişimi daha yakından gözlemlememize yardımcı olmaktadır.“Bir gün bir taşın üzerinden bir kartal havalandı. Tamahla kendi kanadını ve tüyünü süsledi. Kanadının düzgünlüğünden gururlandı ve şöyle dedi: Bugün bütün yeryüzü bizim kanadımızın altındadır. Bütün dünyada benim gibi uçabilecek kim vardır ki? Akbaba mı? Kaknüs mü? Anka ya da Simurg mu? Zirvelerde uçtuğunda keskin bakışımla denizin altında bile olsa bir tel saçının başını bile görürüm. Toprak üzerinde bir sivrisinek bile kımıldarsa o sivrisineğin kanat çırpması bizim gözümüzdedir. Çok gururlandı. Kaderden korkmadı. Bak, gör ki bu cefakâr felekten neler çıktı? Aniden bir köşeden güçlü bir yaydan kötü kader gibi bir ok ona doğru açıldı. O ciğer delici ok kartalın kanadına geldi ve onu bulutların arasından yere indirdi. Yere düştü ve balık gibi kıvrıldı. Sonra sağına soluna baktı. Bu ona tuhaf geldi ki bir tahta ve demirden bu keskinlik, hız ve sıçrama neredendir? Oka doğru baktı ve kendi tüyünü orada gördü. Dedi ki kimden yakınıyoruz ki? Bizim başımıza gelen bizdendir…” (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47875855810840,"sku":"dyk_sub24yeni_9786256394643","price":18.01,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002093823001-1.jpg?v=1710415087"},{"product_id":"hz-peygamberin-amcasi-ebu-talib-divani-buyuyenay-yayinlari","title":"Hz. Peygamber'in Amcası: Ebu Talib Divanı | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eHz. Peygamber'in Amcası: Ebu Talib Divanı Kitap Açıklaması: Ebû Talib, Hz. Peygamber’in amcası müminlerin emiri Hz. Ali’nin babasıdır. Hz. Peygamber’den 35 yıl önce doğmuş, Peygamberliğinin 10. yılında, Hicret’ten üç yıl önce, yaşı 80’in üzerinde iken de vefat etmiştir. Mekke Vadisi (Bahtâ)’nin efendisi, Kureyş’in şeyhi ve Mekke’nin lideriydi. Babası Abdü’l Muttalib ölürken, sekiz yaşlarında bir çocuk olan Muhammed’i Ebû Talib’e emanet etmiş o da bu vasiyet ve emanete sahip çıkarak O’nun hamiliğini üstlenmişti. Ebû Talib, tek başına Allah’ın Resülü’ne destek olmuş ve bu uğurda Kureyş’ten gördüğü eziyetlere katlanmış ve O yaşadığı sürece kimse Hz. Peygambere zarar verememiştir. Onun vefatından sonra, Kureyş’in Müslümanlara verdiği eziyet ve yaptığı işkenceler sonucu Hz. Peygamber’in; “Amca! Yokluğunu ne kadar da çabuk anladık” buyurması onun konumunu net bir biçimde ortaya koymaktadır.Ebû Talib, meşhur şairlerden ve ilk tabaka sahiplerinden değilse de O, bir konuya canı sıkıldığında bazen şiirle bazen de nesirle duygularını ifade eder; sınırlı anlamda ve hemen hemen sadece yüce, seçkin temaları ifade için şiire başvururdu. Şiirlerinde de geçtiği gibi Hz. Peygamber’i savunması, Kureyş’e yönelik O’na saldırmama, O’nunla savaşmama ve O’nun yanında olma çağrısı Ebû Talib’in en belirgin vasıflarındandır. Ayrıca o, kabile ve boyları birleşmeye, savaşa değil barışa davet etmekte, kendi gücü ve Haşimoğulları ile övünmektedir.Ebû Talib`in şiirleri sözlükler, dilbilgisi kitapları, edebi eserler ve tarihi kaynaklar arasında dizeler, beyitler, ağıt ve kasideler halinde yer almaktadır. Okurlarımıza sunduğumuz bu nüsha birçok eserden Muhammed Altuncu tarafından derlenerek bir bütünlüğe kavuştu. Veysel Akdoğan tercüme etti. Divan`daki Ebû Talib şiirlerinin çoğu Hz. Peygamber’in hayatının bir yönünü, bazı kabilelerin ona karşı bir araya gelişini, müşriklerin Müslümanlara baskılarını, ilişkileri kesmek üzere kaleme aldıkları “sayfa” konusunu ayrıntılı bir biçimde bize anlatmakta aynı zamanda davetin başlangıç döneminde toplumda öncü rolü olan bazı kimselerin takındıkları tavırları açıkça kınamaktadır.  (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47875856498968,"sku":"dyk_sub24yeni_9786256394605","price":14.23,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002093824001-1.jpg?v=1710415091"},{"product_id":"islam-hat-sanatinin-dogusu-ve-gelismesi-yakut-devrinin-sonuna-kadar-buyuyenay-yayinlari","title":"İslam Hat San'atının Doğuşu ve Gelişmesi - Yakut Devrinin Sonuna Kadar | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eİslam Hat San'atının Doğuşu ve Gelişmesi - Yakut Devrinin Sonuna Kadar Kitap Açıklaması: “Güzel yazı, hocanın öğretişinde gizlidir; kemâle ermesi çok yazmakla, devamı da İslâm dini üzere bulunmakla olur.”“Hat sanatı, İslâm medeniyeti çerçevesinde Arap yazısına bağlı olarak doğmuş ve gelişmiş güzel sanatlardan biridir. Arap yazısı İslâm’ın zuhuru ile süratli bir inkişaf devresine girmiş ve hicreti tâkip eden iki asır içerisinde bir taraftan bağlı bulunduğu Arap dilini ifâde edebilen bir yazı sistemi, diğer taraftan hâlâ canlılığını muhafaza eden bir sanat şûbesinin ana unsuru olmuştur...Böylece İslâm medeniyetinin en orijinal ve en canlı sanat şûbelerinden biri olan hat sanatı, Bağdad bu sâhada beş asırlık merkezî hüviyetini kaybettikten ve VIII. (XIV.) asırda, muhtelif muhîtlerde bir müddet işlendikten sonra fetihle birlikte, günümüze kadar mütemâdî bir tekâmül devresini bütün ihtişâm ve zerâfetiyle yaşadığı bir başka merkeze, İstanbul’a kavuşmuştur.” (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47875856564504,"sku":"dyk_sub24yeni_9786256394650","price":9.32,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002093825001-1.jpg?v=1710415092"},{"product_id":"sen-de-rivayet-etsen-buyuyenay-yayinlari","title":"Sen de Rivayet Etsen.. | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eSen de Rivayet Etsen.. Kitap Açıklaması: ... Diyelim ki yazdığım sayfaları kırıklayayım diye biriktirmişim. Bana kadar muhafaza olmuş varlık da, ben ona anlamlı bir şekil verememişim. Bir yerden bir yere aktarıldığımda, sen fışkıranım\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47941375099160,"sku":"book_dyk_9786055166335","price":5.0,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000572203-1.jpg?v=1711220446"},{"product_id":"allahi-inkar-mumkun-mudur-buyuyenay-yayinlari","title":"Allah'ı İnkar Mümkün müdür? | Büyüyenay Yayınları","description":"","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48620090720536,"sku":"book_dyk_9786052071984","price":15.85,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/allahi-inkar-mumkun-mudur-643798dd89ded.jpg?v=1717500849"},{"product_id":"yeniceriler-ve-eski-turk-ordusu-sermet-muhtar-istanbul-kitapligi-10-buyuyenay-yayinlari","title":"Yeniçeriler ve Eski Türk Ordusu - Sermet Muhtar İstanbul Kitaplığı 10 | Büyüyenay Yayınları","description":"","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48629991375128,"sku":"book_dyk_9786256394582","price":9.03,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/yeniceriler-ve-eski-turk-ordusu-sermet-muhtar-istanbul-kitapligi-10-655cc09801f11.jpg?v=1717590368"},{"product_id":"sinirlari-asan-yolculuklar-edebiyat-i̇nsan-ve-i̇slam-buyuyenay-yayinlari","title":"Sınırları Aşan Yolculuklar - Edebiyat İnsan ve İslam | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eSınırları Aşan Yolculuklar - Edebiyat İnsan ve İslam Kitap Açıklaması: Bu dünyada bir yolcudur insan. Her yolculuk bir keşiftir. Göz artık ezberlediği görüntülerden kurtulur. Her an yeniden biçimlenen, bu haliyle insanı sürekli şaşırtan, iç âleminde tazelenmeler ve açılımlar yaşatan görünümler içine girer. Şimdi “sanal” diye bir kelime var dilimizde; hayalî bir âlemde geziyoruz artık, oraya yerleşmişiz adeta. Eskiden bu yoktu, hayalî yolculuklara daha çok kitapların dünyasında çıkılırdı. İnsanlar, oturdukları yerde, uzun keşif yolculuklarına çıkarlardı. Roman, öykü kahramanlarıyla tanışırlardı. Onların içinde, gerçek dünyadakilerden daha sıcak duygularla bağlandıkları arkadaşları olurdu. Bu kitabın içindeki yazılar da benim yazı yoluyla yaptığım bazı yolculukları içeriyor. Rusya’da bir hayli gezmişim mesela: Daha çok klasik Rus edebiyatının yazarlarına ait eserler sayesinde! Goethe dolayısıyla Alman edebiyatına açıldım. Puşkin ve Goethe’nin İslâm inancı ve medeniyetine duydukları ilgi benim derinleşmeye çalıştığım, iğneyle kuyu kazarcasına üzerinde ısrar ettiğim meseleler olmuştu. Sonra Cezayir’e düştü yolum; Ahmet bin Bella’nın ana dilini otuz yaşından sonra öğrenmek durumunda kaldığını öğrendim. Malezya’ya kadar gittim, pirinç tarlalarında çalışanlarla beraber oldum suların içinde. Hasat zamanı tiakları kovaladım, rızıklarından olmasın o insanlar diye. Yakın bir zaman önce, şairler ve seyyahlarla beraber bir Kudüs yolculuğuna çıktım. Dar hatlı eski bir tren yolundan yüzyılın başındaki Kudüs’e vardım. Orada yaşadım bir süre. Geçmişte bu kentte bulunan Osmanlı idarecilerinin yaşadıklarına tanıklık ettim. Zeytindağı’na çıkıp oradan Kubbetüssahra’yı, Mescid-i Aksa’yı, topluca göz önünde duran Harem-i Şerif’i seyrettim. Hepsi ayrı bir “yolculuk” olan bu yazıları bir araya getiriyor bu kitap. Sizleri de, hayalen bile olsa, sınırları aşan o yolculuklara davet ediyor. Ufuklara doğru yürümeye... (Tanıtım Bülteninden)Yazar: Alim Kahraman\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48921998197016,"sku":"book_dyk_9786256299085","price":14.23,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002126790001-1.jpg?v=1723037993"},{"product_id":"asya-turkiyesi-yukseklerinde-daglari-ovalari-ve-yaylalariyla-bir-bastan-obur-uca-anadolu-1899-buyuyenay-yayinlari","title":"Asya Türkiye'si Yükseklerinde - Dağları Ovaları ve Yaylalarıyla Bir Baştan Öbür Uca Anadolu 1899 - | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eAsya Türkiye'si Yükseklerinde - Dağları Ovaları ve Yaylalarıyla Bir Baştan Öbür Uca Anadolu 1899 - Kitap Açıklaması: 1699 Osmanlı Devleti için bir gündönümü gibi değerlendirilir genellikle. Osmanlı Devleti’nin dünya kamuoyunda olduğu kadar iç kamuoyunda da var olan imajı değişmiş, hâkim göstergeler tepetaklak olmuş, askerî alanda genel kuralmış gibi görünen galibiyetler nâdir hâle gelmiş, ayaklar baş olmasa da başa yön verir bir tehdit kaynağı hâline gelmiş, Osmanlı idarî aklı çareyi, Batıdan mülhem ve Batılıların empoze ettiği reformlarda görür olmuştur; ilerleyen yıllar ise bu reformların da Osmanlı için çalan çanların tercümanı olmaktan başka bir işlevi olmadığını görünür kılacaktır. 1768-74 Türk-Rus Savaşı sonrası imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile 1877-78 Türk-Rus Savaşı sonrası imzalanan Berlin Antlaşması'nın, Rus İmparatorluğu’na Osmanlı coğrafyasındaki Ortodoks Hristiyanların hâmisi olma hak ve sıfatını kazandırmıştı. Bu gelişme Balkanlar’da olduğu kadar Anadolu’da da gayri-Müslim topluluklarda bağımsızlıkçı ve ayrılıkçı eğilimleri besleyip hareketlendirmiş ve o vakte kadar millet-i sâdıka olarak görülen Ortodoks Ermeni toplumunu olduğu kadar, nüfus olarak daha küçük bir topluluk olan Nestûrîleri de Rusya’nın destek ve teşviki ile isyan noktasına getirmişti. 1894-96 Ermeni Ayaklanmalarının vuku bulduğu günlerin akabinde başka birçokları gibi İngiliz siyasetçi Earl Percy de bu ayaklanmalarda Ermeni toplulukların, Rusların Osmanlı topraklarından parçalar koparıp ilhak ya da kendi nüfuz alanlarına katma politikası çerçevesinde provoke edilmelerinden endişelidir. Büyük ölçüde bu endişe ile yerinde gözlem amacıyla Percy, Anadolu topraklarında 1897 ve 1899 yıllarında farklı iki ayrı güzergâh üzerinden uzun süren iki seyahat gerçekleştirir. Seyahatleri sonrasında gözlemlerini ve ilgili yorumlarını bir seyahatname yazarak ilgililerle ve kamuoyuyla paylaşır. Bu kitap, Percy’nin 1899-1900 yılında yola çıkıp aylarca sürmüş olan, Ermeni ve Nestûrî toplulukların bulunduğu yerlere uğramaya özen gösterdiği seyahati sırasındaki gözlemlerine ve söz konusu topluluklara dair düşünce ve önerilerine yer vermiş olduğu seyahatnamenin çevirisidir. Bu çalışmanın, Birinci Dünya Savaşı öncesi bizim kendi onulmaz durumumuzu anlamamıza olduğu kadar, Ermeni ve Nestûrî entelektüellerin de o dönemde kendilerinin, Batılı güçler (özellikle Ruslar) tarafından kendi siyasî menfaatleri için nasıl yanlış, haksız ve kaçınılmaz olarak da zor bir konuma yönlendirilmiş ve düşürülmüş olduklarının bilincine varmalarına da katkı yapacağına inanıyoruz. (Tanıtım Bülteninden)Yazar: Earl Percy\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48921998328088,"sku":"book_dyk_9786256299078","price":18.9,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002126791001-1.jpg?v=1723037997"},{"product_id":"cenab-sahabeddin-buyuyenay-yayinlari","title":"Cenab Şahabeddin | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eCenab Şahabeddin Kitap Açıklaması: Yılmaz Öztuna tarafından “Fuad Köprülü’den sonra Türk Edebiyat Tarihi sahasında yetişen en büyük âlim olarak” görülen Sadeddin Nüzhet Ergun’un kaleme aldığı bu çalışma, gerek şiirleri gerekse de nesir alanındaki eserleriyle Türk Edebiyatı’nın önemli kalemlerinden biri olan Cenab Şahabeddin’in hem hayatının bütün cepheleriyle tenkidî bir nazarla ele alınarak yazıldığı hem de şiirlerinin bir kısmının derlendiği ilk eser olma özelliği taşımaktadır. Cenab Şahabeddin, Servet-i Fünûn topluluğuna sonradan katılmış olmakla birlikte bu topluluğun zaman içerisinde netlik kazanacak ilkelerinin ve estetik anlayışının belirlenmesinde en büyük katkıyı sağlayanlardan biri olmuştur. Ancak bugün için hem nesrinin hem de nazmının dili ağır, eskimiş ve hatta unutulmuş olsa da Abdülhak Hâmid ve Recaizâde Ekrem’den sonra Türk şiirinde en büyük yeniliği yapmanın yanında Süleyman Nazif’le beraber nesir lisanına kuvvetli bir âhenk verebilmiş ve Osmanlı Türkçesinin en mütekâmil nesrini vücuda getirmiştir. Her iki türde de böylesine kuvvetli kalem sahibi bir simanın hayatını ciddî şekilde tetkik ve tenkit eden Sadeddin Nüzhet Bey’in şu cümleleri Cenab’ı tarif için kâfîdir: \"...bütün bu menfî ve zayıf taraflarına rağmen kelime ve zekâ oyunlarıyla, hatta tablolarıyla muhakkak ki Cenab, Türk Edebiyatı’nın en kuvvetli bir şahsiyetidir. Okuduğunu kavramış ve bunun neticesi olarak terkipler, tahliller yapabilmiştir. Nesrinde bir fevkalâdelik vardır. Cenab, ne Garp nâsirlerinin ne de Şark münşîlerinin doğrudan doğruya mukallidi olarak kalmamış, yazılarında mümtaz bir şahsiyet göstermeye muvaffak olmuştur... Cenab nazım sahasında da muvaffakiyet gösteren bir sanatkârdır. Her yeni manzumesinde daima olgunlaşan bir üslup göze çarpar. Aruz veznini hakkıyla şiire tatbik edememekle beraber derunî âhenk itibarıyla pürüzsüz manzumeler vücuda getirebilmiştir. Cenab’taki hayal kudreti ise inkâr edilemeyecek kadar meydandadır. Yalnız şiirlerinin her mısraına aynı güzelliği verememiştir. Onun kuvvetli bir beyti yanında sönük birtakım hayalleri ihtiva eden mısralarına da tesadüf edilir...\" (Tanıtım Bülteninden)Yazar: Sadeddin Nüzhet Ergun\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48921998557464,"sku":"book_dyk_9786256299092","price":16.39,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002126792001-1.jpg?v=1723038001"},{"product_id":"karnak-mabedinde-bir-gece-tarih-i̇cerisinde-i̇lmin-seyri-buyuyenay-yayinlari","title":"Karnak Mabedi'nde Bir Gece - Tarih İçerisinde İlmin Seyri | Büyüyenay Yayınları","description":"\u003cp\u003eKarnak Mabedi'nde Bir Gece - Tarih İçerisinde İlmin Seyri Kitap Açıklaması: Tahir Harîmî’nin yıllar sonra savaş esiri olarak döneceği Mısır’a ilk ziyareti 1912’de öğrencilik yıllarına rastlar. Elmalılı Hamdi Yazır’ın tavsiyesiyle 1912 yılında Mısır’a gitmiş ve Câmiü’l-Ezher’de iki sene müddetince yüksek İslâm ilimleri eğitimi görmüştür. Karnak Mabedi’nde Bir Gece, Tahir Harîmî’nin Mısır’daki öğrencilik zamanlarının bir mahsulüdür. Müellifimiz, 1912 yılında bazı dostlarının vesilesiyle Kahire Ruhiyun Cemiyeti’ne girmiş ve yine o cemiyetin üyelerinden biriyle Karnak Mabedi’ni ziyaret etmiştir. Bu ziyareti üzerine, Karnak’ın tarihini, yapısını, dönemin inanç özelliklerini, bu tapınaktaki ritüellerin neler olduğunu, bu ritüellere âdeta şahit olmuş bir üslupla anlatarak Karnak Mabedi’nde Bir Gece’yi kaleme almıştır. Eserde; Karnak Mabedi’nde bir araya gelen geçmişin büyük âlim ve filozofları ilmin tarihî seyrini ve tekâmülünü tartışırlar, fikirlerini ileri sürerler. Karnak Mabedi’nde Bir Gece, bu açıdan ilme teolojik ve felsefî yaklaşımın bir örneği olarak bir nevi ilimler tarihidir. Kitabın diğer bir önemli özelliği ise modern spiritüalizmin kurucusu Allan Kardec’in düşüncelerinden belirgin izler taşıması ve Türk edebiyatında spiritüalizmin tesirlerini taşıyan metinlerden biri olmasıdır. Eser 1938'de ilk defa “Karnak Mabedi’nde Bir Gece” başlığı ile Balıkesir'de yayınlanmıştır. Eserin biri matbu ve üçü yazma olmak üzere dört nüshası bulunmaktadır. İlk üç nüsha Tahir Harîmî’nin kendi el yazısı ve Osmanlı Türkçesi ile kaleme alınmıştır. Bu nüshalar, asıl eseri zaman içerisinde meydana getiren müsveddeler halindedir. Nüshalardan ikisi 1933 ve 1937 tarihli iken bir nüshada ise tarih bulunmamaktadır. Çalışma yayına hazırlanırken üç yazma ve bir matbu nüsha karşılaştırıldı, aralarındaki ifade farkları metne yansıtılarak tek bir metin oluşturuldu ve metnin diline müdahale edilmedi. (Tanıtım Bülteninden)Yazar: Tahir Harimi Balcıoğlu\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48921998754072,"sku":"book_dyk_9786256299108","price":9.1,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002126793001-1.jpg?v=1723038005"},{"product_id":"abdulhamid-han-devrinde-yadigar-i-macaristan-sadelestirilmis-metin-buyuyenay-yayinlari-i̇nce-kapak","title":"Abdülhamid Han Devrinde Yadigar-ı Macaristan - Sadeleştirilmiş Metin | Büyüyenay Yayınları (İnce Kapak)","description":"\u003cp\u003eAbdülhamid Han Devrinde Yadigar-ı Macaristan - Sadeleştirilmiş Metin | Büyüyenay Yayınları Kitap Açıklaması: Çıkardığı mizah gazetesinden dolayı daha çok Çaylak Tevfik olarak bilinen Mehmed Tevfik Bey’in bu eseri, hem II. Abdülhamid Han’ın saltanatının başlangıcında vuku bulan Osmanlı-Sırp Harbi’ndeki Aleksinaç Zaferini tebrik hem de 1848 Macar İhtilâli sonrası meydana gelen Osmanlı-Macar dostluğunu pekiştirmek için Dersaadet’e gelen Macar heyetinin ziyaretine karşılık verilmek üzere Meclis-i Mebusan tarafından intihap olunan heyetin resmî bir şekilde Macaristan’a gerçekleştirdiği iade-i ziyaretin anlatıldığı bir seyahatnamedir.Heyetteki tek gazeteci olmasından dolayı ziyareti neredeyse gün gün anlatan Tevfik Bey, başta seyahatnamesini Basîret’te imzasız olarak tefrikaya başlamış, ancak ne yazık ki tefrika yarım kalmıştır. Ardından seyahatnamesini daha da mufassal hâle getirerek ziyaretten yaklaşık dört ay sonra neşretmiştir. İade-i ziyaret her iki taraf için de güzel geçmiş olup heyetimiz Macaristan’dan gayet memnun ayrılmıştır. Daha ziyaret esnasındaki memnuniyeti göstermesi açısından heyet âzâları her durakta, her kasabada ve her şehirde Macarların hüsn-i teveccühlerine, kabullerine, ikramlarına ve izhar ettikleri kalbî sevgiyle muhabbete o kadar şaşırıp sevinmişlerdir ki bazen şaşkınlıklarından konuşamamışlar bazen de sevinçlerinden gözyaşı dökmüşlerdir.    (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":49311632228632,"sku":"book_dyk_9786256299153","price":10.18,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002131968001-1.jpg?v=1730882760"},{"product_id":"i̇slam-tarihinde-i̇lk-melamet-ve-melamilige-ait-en-eski-vesikanin-tercumesi-ebu-abdurrahman-es-sulem-buyuyenay-yayinlari-i̇nce-kapak","title":"İslam Tarihinde İlk Melamet ve Melamiliğe Ait En Eski Vesikanın Tercümesi - Ebu Abdurrahman es-Sülem | Büyüyenay Yayınları (İnce Kapak)","description":"\u003cp\u003eİslam Tarihinde İlk Melamet ve Melamiliğe Ait En Eski Vesikanın Tercümesi - Ebu Abdurrahman es-Sülem | Büyüyenay Yayınları Kitap Açıklaması: Ünlü şairimiz Yahya Kemal’in: “Melâmet bitti\/Şarkın her yerinde.” diyerek ölümüne hayıflandığı melâmet, kim bilir belki yeni bir doğuşa layık olan bir irfan mesleğidir. “Melâmi” kime derlerdi, bilir misiniz? İyiliğini değil fakat kusurunu ve kötülüğünü açığa vurmak cesaretini gösteren yiğit insanlara!..Bütün ömrünü iyilik ve güzellik içinde yaşadığı halde bütün iyiliklerini, bütün meziyetlerini, bütün başarılarını unutarak ve hiçe sayarak en küçük kusurunu en büyük hazla teşhir eden ve o kusuru, herkesin gözüne sokarak, herkes tarafından kınanmayı cana minnet bilen adam, melâmidir. Bütün iyiliklerini unutturmak, kendini de âlemi de kusurları ile meşgul etmeye muvaffak olmak onun için en büyük bahtiyarlıktır…Nazarlarında en büyük kabahat, iyilikle övünmekti. Çünkü hüner iyilik yapmak değil, kötülükle savaşmaktır. İyilik az çok herkesin elinden gelebilir. Fakat kötülüğü ezmek en büyük başarıdır. Yoksa iyilik, bir riya ağından ibaret kalır ve insanlığın bütün haysiyet ve şerefi, bu ağın içinde boğulur. İyilik, gönül isteği ve alçakgönüllülükle başarılan bir ödevdir ki insana yaraşan hal, yalnız onu başarmak ve yalnız onu yaşatmaktır. Fakat kötülüğün kökünü kırmayan iyiliğin mânası mı olur? Onun için kötülüğün kökünü kırmalı ki iyilik ferah ferah yetişerek gelişsin. Yani asıl dava, kötülükle mücadeledir ve bu mücadeleyi başarmak için kötülüğün gizli açık her rengini, her zerresini en mübalağalı tiksinti ile ortaya atmak, onu hem de herkese belirtmek ve temizlenmek için çalışmak gerektir…Melâmi bunlara derler, bu yiğit adamlara… İçyüzlerinin bütün kusurlarını açığa vurmak cesaretini gösterip bunlara karşı en büyük savaşı açan ve kazanan kahramanlara… Melâmetin hırkası, abası, postu veya tekkesi yoktur. Çünkü melâmet bir teşkilat değil bir zevktir, bir meşreptir, bir hidayettir, bir inşirahtır. İnsanın içinde doğan bir feyz ve bir kahramanlıktır. Onu yaşayanlar, yol bulmuş kimselerdir. Dünyada en büyük sıhhat iç yüzün temizliği, en büyük istirahat vicdanın huzuru, en büyük başarı ruhu kemiren mikropların imhasıdır. Melâminin yaşatmak ve gerçekleştirmek için uğraştığı en büyük hedef budur. (Ömer Rıza Doğrul)    (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":49311632294168,"sku":"book_dyk_9786256299160","price":12.61,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002131967001-1.jpg?v=1730882764"},{"product_id":"masalin-sesi-egitimde-masalin-yeri-buyuyenay-yayinlari-i̇nce-kapak","title":"Masalın Sesi - Eğitimde Masalın Yeri | Büyüyenay Yayınları (İnce Kapak)","description":"\u003cp\u003eMasalın Sesi - Eğitimde Masalın Yeri | Büyüyenay Yayınları Kitap Açıklaması: Ahmet Hamdi Tanpınar, “Mazi daima mevcuttur; kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz.” der. Tanpınar’ın fert hayatı için ifade ettiği bu tespitler, millet hayatında masallarla temayüz etmiştir. Fertler için zaman zaman iç hesaplaşmalara da sebep olan bu metinler, her millet için ortak tecrübe ve hayallerin toplandığı anlaşma belgeleri olmuştur.İnsanoğlu geçmişten beri kendi gerçeklerini, çözüm önerilerini, beklentilerini masal olaylarına ve masal kahramanlarına yükleyerek anlatmış ve gelecek kuşakları uyarmaya, eğitmeye, yaşamın zorluklarına karşı onları dirençli kılmaya çalışmıştır. Çünkü masal kahramanlarının sorunlarıyla yaşamın gerçekleri arasında benzerlikler vardır. Ayrıca masallardan ait oldukları toplumun varlığına dair hakikatlere de ulaşılabilir. Bu yönüyle masallar, toplumu eğiten ve şekillendiren temel unsurlardan biri halindedir. Masallardan bahsedilirken genelde geçmişten dem vurulur, eskiye ait ne varsa ortaya konulur ama bir türlü bugüne gelinmez. Buna tanıklık edenler de masalların geçmişte kaldığını düşünürler. Tarihsel olarak bakıldığında bu doğrudur. Evet, masallar sözlü edebiyat geleneğinin ilk türlerindendir ve insanlık tarihinde önemli bir yere sahip olmuştur. Ancak işlevsel olarak değerlendirildiğinde masalların bugün de önemini sürdürdüğü, hatta bazen toplumsal şuurda bazen şuuraltında varlıklarını yaşattıkları görülmektedir. Bunun için masalları, “hem geçmişimiz hem de geleceğimiz” olarak görebiliriz.Elinizdeki çalışmayı masalları okuyup dinleyerek anlama ve onlardan istifade etme ya da başka bir ifadeyle “masalın sesine kulak verip bu sese iştirak etme” çabası olarak görmek mümkündür. Bu bakımdan başlarda masala dair gerekli bilgiler sunulmaya çalışılmış, devamında ise günümüzde ister okulda ister ailede olsun masalların eğitimde nasıl kullanılabileceğine dair irdelemeler yapılmıştır. Çalışmalarını eğitim, Türkçe ve dil alanında yoğunlaştırmış, özellikle çocuk edebiyatı ve çocuğun dünyasına dair akademik makaleleriyle tanıdığımız Ali Fuat Arıcı Masalın Sesi’nde masalların dünyasından eğitime yeni yollar açıyor ve teklifler getiriyor.     (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Büyüyenay Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":49311632621848,"sku":"book_dyk_9786256299146","price":14.23,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002131956001-1.jpg?v=1730882772"}],"url":"https:\/\/dunyadakitap.com\/collections\/buyuyenay-yayinlari.oembed?page=3","provider":"Dünyada Kitap","version":"1.0","type":"link"}