{"title":"Kalkedon","description":null,"products":[{"product_id":"bir-gun","title":"Bir Gün | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eBir Gün Kitap Açıklaması: \"Kimse kıpırdamasın!\"Kim kıpırdayacaktı? Benden ve ocakçıdan başka kimse yoktu ki içeride. Kafamısesin geldiği yöne, kapıya doğru kaldırdığımda başımda iki mavi bereli asker vardı.Kalemi bıraktım, askerlerin arasında dışarı çıktım. Dışarısı asker doluydu. Yoldangeçenler de durdurulmuş, kimlik kontrolü yapılıyordu. Üzerim arandı, kimliğimalındı. Askerlerin başında iki de polis vardı. Kimlikler polise verildi. Askerler masadakimektubumu getirip esmer sivil polise verdiler. Mektuba baktı, az okudu,askere baktı:\"Kimin bu mektup?\"\"Aha şunun,\" diyerek parmağıyla beni işaretledi.\"Bu senin mi?\" diye sorduğunda yanıma kadar gelmişti polis.\"Benim.\"\"İyi, alın bunu.\"(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 226Baskı Yılı: 2011Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003eKalkedon tarafından Muhittin Çoban  kaleminden çıkan bu eser şimdi Dünyada Kitap'ta. Muhittin Çoban  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Muhittin%20%C3%87oban%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":45972803617048,"sku":"book_dyk_9786054979288","price":5.22,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/ef5f1a46eaa8190c49098ac10f9f9b50.jpg?v=1785124028"},{"product_id":"karanligin-ardindan","title":"Karanlığın Ardından | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eKaranlığın Ardından Kitap Açıklaması: Arjantin'de darbe, devrimciler, işkenceler, kayıplar… Darbe ikliminde sevdiklerini arayan insanlar, aşklar ve karmaşık ilişkiler Betancourt'un romanın ana temasını oluşturuyor. Dostluk, nefret ve sevginin iç içe yaşandığı, acıların günlük hayatın bir parçası haline geldiği bir ülkede, devrimcilerin hayatları pahasına direnişleri, kayıplar ve geride kalanların sevdiklerini tükenmek bilmeyen bir inatla arayışları…\"Mükemmel bir yaz romanı.\" - Libération-\"Betancourt ilk macera romanını yazdı ve çok başarılı oldu… Kalemi yalın ve güçlü.\"?-Le Figaro Magazine-\"Aynı anda hem ciddi hem de eğlenceli olan Karanlığın Ötesinde, bu ikisinin arasında kusursuz dengeyi yakalamış. . . Geçmiş ile şimdinin arasında dikkatlice inşa edilmiş… Konunun özüne inmiş: sevmenin zorluğu, diğer yandan sevmemenin dehşeti and ve artık sevmemenin acısı. Ağır çekim bir yaprak dökümü kadar yoğun ve güzel…\" - Le Point -\"Isabel Allende'yi ya da Oriana Fallaci'nin Bir İnsan'ını andıran bir macera romanı. İşkence sahneleri is Dantevari. Yeni karakterlerin yüreklerinde yeniden ortaya çıkıyorlar, üstelik inanılırlıklarından bir şey kaybetmeden.\" - Paris Match-\"Güçlü ve etkili bir roman.\" - Elle-?\"Sürükleyiciliğini yalnızca esaretin yürek parçalayıcı tasvirinden değil, aynı zamanda kazandırdığı keskin ve psikolojik anlayışlardan alıyor. \"-The New York Times -\"Fevkalade.\"?- The Los Angeles Times -(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 358Baskı Yılı: 2015Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003eKalkedon tarafından Şahan Yatarkalkmaz  kaleminden çıkan bu eser şimdi Dünyada Kitap'ta. Ingrid Betancourt tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Ingrid%20Betancourt%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46503395623192,"sku":"book_dyk_9786054979455","price":13.67,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000654886-1.jpg?v=1703097431"},{"product_id":"toplumcu-belediyecilik","title":"Toplumcu Belediyecilik | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eToplumcu Belediyecilik Kitap Açıklaması: Kentlerimiz hızlı bir dönüşüm içersinde. Ancak, değişimi belirleyen temel politikalar, kentin kendi dinamikleri yerine, kenti getirim sağlama aracı olarak gören küresel sermaye uzantıları tarafından oluşturulmaktadır. Halbuki yerel yönetimler, yerel kamusal hizmet birimleridir. Yerel kamusal hizmetlerin en yüksek yurttaş katılımıyla ve en saydam yöntemlerle halka ulaştırılması gerekmektedir. Ama kentlerimiz, belediyelerdeki, neoliberal politikaların, yağma ve talan uygulamalarının sonucunda, sağlıksız yaşam alanlarına ve kitlesel nüfus yoğunluklarının buluştuğu ortamlara dönüşmektedir. Toplumsal alanda yaşanan sosyal ve kültürel yozlaşmanın, getirim ekonomisinin etkin olmasını sağlayan piyasacı bir anlayışın siyasete egemen olmasının, plansız sanayileşme ve çarpık kentleşmenin etkisi ile sağlıksız bir büyüme göstermektedir. Yolsuzluğun, yoksulluğun, işsizliğin derinleştiği kent ortamlarında, piyasacı güç ve dinamikler ile emekçi sınıfların karşı karşıya bulunduğu yeni bir süreç yaşanmaktadır.Sayfa Sayısı: 352Baskı Yılı: 2009Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003eKalkedon tarafından Şenol Adıgüzel, Ulaş Bayraktar  kaleminden çıkan bu eser şimdi Dünyada Kitap'ta. Şenol Adıgüzel tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C5%9Eenol%20Ad%C4%B1g%C3%BCzel%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46504146338072,"sku":"book_dyk_9786055679200","price":11.43,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0d50201b1477193f9f4d7d9a7797cff1.jpg?v=1784636881"},{"product_id":"iblis","title":"İblis | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eİblis Kitap Açıklaması: - Ah! Bütün cinler emrimde olsaydı, ruhumu koyu karanlıkların sultanı İblis'e verirdim.Dileği hemen kabul edildi. Kentin ışıkları birdenbire söndü. Yıldızlar ve ay ona yaklaştı; ay gümüşten köpüğüyle onu sardı, şefkatle kaldırdı, göklere taşıdı (...)İlk çemberdeki her askerde bin tane baş, her başta bin tane yüz, her yüzde bin tane ağız ve her ağızda bin tane dil vardı; her dil, İblis'e şükrediyordu.(...)Itoub, boğuk ve titrek bir sesle şöyle dedi:- Arapları savunmak için cin ordularınıza kumanda etmek isterdim...İblis, göklerde patlayan bir kahkaha savurdu; yeryüzünden kıvılcımlar fışkırttı; bu kıvılcımlar uçuşarak her yere saçıldı. Itoub içgüdüsel olarak elleriyle gözlerini kapattı. İblis konuştu, şöyle dedi:- Cesaretin hoşuma gitti! Şimdiye dek gördüklerimin içinde en iyi Arap liderinin sen olacağını hissediyorum! Bana her konuda boyun eğeceksin, şu andan başlayarak, elinden gelen bütün kötülükleri yapman için, adamlarımdan biri sen olacaksın.Sayfa Sayısı: 80Baskı Yılı: 2008Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003eKalkedon tarafından Moha Souag  kaleminden çıkan bu eser şimdi Dünyada Kitap'ta. Moha Souag  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Moha%20Souag%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46505776382232,"sku":"book_dyk_9789944115520","price":6.45,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/5e4270ee1f0c3404c90fc159db66c51a_b9692ad3-b1bb-4611-8021-426f023a3442.jpg?v=1785050988"},{"product_id":"serce","title":"Serçe | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eSerçe Kitap Açıklaması: 1974 Kıbrıs. \"Cam kemik hastalığından dolayı vücudu gelişmemiş, 132 cm boyunda Kliru köyünden, \"Serçe\" lakaplı Takis, babasının zoruyla askere alınır. Askerde mutfak görevine dahi adapte olamamışken, savaşın patlak vermesiyle kendisini Beşparmak Dağları'nda, Türk askerinden kaçarken buluverir. 12 yıl cezaevinde yatan eski bir suçlu olan Kosta ve Kıbrıs'a ilk kez tatil amaçlı gelen fakat babası Kıbrıslı olduğu için apar topar askere alınan Amerikalı Peter ile yolları kesişmiş ve komutanları onlara \"sırtınıza dağlara verip kaçacak, saklanacak ve yeniden kaçacaksınız. Güvenli bir bölgeye ulaşana kadar bu özgürlük koşusunu sürdüreceksiniz!\" emrini vermiştir. Matematik zekâsı ve sezgileri hayli gelişmiş olan Çavuş Serçe, sorumluluğuna verilen ekiple birlikte büyük bir kovalamacanın ortasında kalmıştır.Bir yanda doğal güzellikleri, taze havası, şırıl şırıl akan minik deresi ve birbirinden renkli insanlarıyla Kliru köyündeki huzur bir kaza sonucu bozulmakta öte yanda ise savaş tüm acımasızlığıyla devam etmektedir.\" (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003eKalkedon tarafından Zeki Erkut  kaleminden çıkan bu eser şimdi Dünyada Kitap'ta. Zeki Erkut  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Zeki%20Erkut%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46506087809304,"sku":"book_dyk_9786057942319","price":11.43,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/56efbd5a4af2a1143c7ee787d6077e02.jpg?v=1785105831"},{"product_id":"yarindan-sonra","title":"Yarından Sonra | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eYarından Sonra Kitap Açıklaması: Yayınlandığı yıl İspanya'da bütün ödülleri toplayan \"Yarından Sonra\", Franko İspanya'sından Franko sonrası İspanya'ya geçişin öyküsünü destansı bir dille aktarıyor. Günümüz İspanya'sının en popüler yazarlarından biri olan Ignacio Martínez de Pisón'un son romanı olan \"Yarından Sonra\", faşizm dönemindeki toplumun her kesiminden karakterlerin öykülerinden oluşan büyük bir dönem romanı.Faşizm döneminde çekilen acıları, yaşanan kabus dolu yılların İspanyol toplumu üzerindeki etkilerini tüm çıplaklığıyla ortaya koyan roman, güçlü karakterleri ve akıcı dili ile şimdiden İspanyol edebiyatının gözdelerinden biri haline geldi.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 370Baskı Yılı: 2014Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003eKalkedon tarafından Hakan Tanıttıran  kaleminden çıkan bu eser şimdi Dünyada Kitap'ta. İgnacio Martinez de Pison tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C4%B0gnacio%20Martinez%20de%20Pison%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46564793549080,"sku":"book_dyk_9786054979264","price":16.16,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000622793-1.jpg?v=1703106823"},{"product_id":"zor-yillar","title":"Zor Yıllar | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eZor Yıllar Kitap Açıklaması: “Zor Yıllar” bir dönem romanı. Yolu bir şekilde “gurbet”e düşen, Almanya’da kendine yeni bir yaşam kurmak zorunda kalan insanların yaşadıkları sancılı, zor yılların romanı…Roman, insanın kendi ruhuna denk düşmeyen bir ülkedeki çaresizliğini, yalnızlığını ve yabancılaşmasını ön plana çıkarırken, bunun birey üzerindeki yıkımlarını derinlemesine ele alarak aynı zamanda bir hesaplaşmaya da ışık tutuyor.“Burası bizim ortak taşramızdır. Taşra dendiğinde, memlekette gözden uzak yerler akla gelir. Mesela Trabzon da, Bandırma da taşradır memlekette. Ama Almanya memleketten ayrılanların taşrasıdır. Nereden gelirse gelsin, burada yaşayan herkesin ortak taşrasıdır Almanya. Çünkü gözden uzaktır. O yüzden ben Almanya’yı hep ortak taşramız olarak değerlendiririm. Bir duygu birliği vardır burada insanların. İstisnasız herkesin kafasında, memleket vardır. Yurdundan ayrıysan memleketin her tarafı taşra olmaktan çıkar. Çünkü ona bir bütün olarak bakarsın. Çünkü o hepimizin ortak rahmidir. Taşrasıdır.” (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Sinan Öztürk  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Sinan%20%C3%96zt%C3%BCrk%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46641914380568,"sku":"book_dyk_9786057942159","price":5.57,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/35714f9da1c9a43652c8b07decde1967.jpg?v=1785038829"},{"product_id":"hacli-seferleri","title":"Haçlı Seferleri | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eHaçlı Seferleri Kitap Açıklaması: 1291'de Akra'nın dışında yüz binden fazla adam belirdi. El-Eşref beraberinde başka silâhlar da getirmişti: Muzaffer ve Hiddetli adlı iki mancınık. İstihkâmcılar surları yıkmak için çalışıyorlardı ve içerdeki savunmacıların üzerine sürekli bir ok ve bomba yağmuru düşmekteydi. Neticede, kahramanca direnişe rağmen Memluklar yarıp içeri girdiler. Giderek daha fazla düşman içeriye akarken savunmacılar Tapınak Şövalyeleri, Hasta Bakıcılar ve Frenkler yan yana dövüşmekteydiler. İskelelere doğru itiliyorlardı fakat direnişleri denize açılıp kaçmaları için diğerlerine zaman veriyordu.Sayfa Sayısı: 120Baskı Yılı: 2011Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Mike Paine tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Mike%20Paine%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46641996562712,"sku":"book_dyk_9786055679910","price":9.56,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/ff0b53b27a755ef9576c5f390ebcd634.jpg?v=1784911735"},{"product_id":"kamu-diplomasisi","title":"Kamu Diplomasisi | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eKamu Diplomasisi Kitap Açıklaması: “Bu kitap, uluslararası kuruluşlar aracılığıyla ülkelerin kamu diplomasisi politikalarını ve yumuşak gücünü kendi kapsamında dikkat çekici bir çerçeveye oturtmaktadır. Sun Tzu’nun belirttiği gibi bir savaşın en büyük hedefi savaşmadan hâkim olmaktır. Ulusal varlığın sürdürülebilirliğini ve savaşmadan kazanmayı sağlayan yumuşak gücün diğer dış politika araçlarıyla uyum içinde anlaşılması ve kullanılmasında bu eser önemli bir başvuru kaynağıdır.”- Wilson P. Dizard III, Decalogue Group Başkanı, Washington, DC. -  “Pedagojik açıdan mükemmel, derli toplu bir mantık sistematiği, temiz, akıcı ve kolay anlaşılır bir Türkçe. Zengin örnekleme. Efradını Cami, ağyarını mani bir anlatım. Kamu diplomasisi ile ilgilenenler için ideal bir kitap.”- Aydın Nurhan, Emekli Büyükelçi -  “Elinizdeki bu eser, günümüz diplomatik gelişmelerine ışık tutan, yumuşak gücün önemini ve kamu diplomasisinin etkin kullanılması halinde ülkelerin kazanımlarının neler olabileceğini irdeleyen, zengin kaynakçasıyla dikkat çeken etkileyici bir kitap olmuştur. Bu kitabın kamuoyuna kazandırılmış olması bu konudaki literatür için büyük bir katkı niteliğindedir.”- Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, ODTÜ Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı -  “Hayli yoğun bir çalışma dönemi ve başarıyla tamamlanmış bir Doktora Tezi sonrasında, hiç ara vermeksizin alanında çok daha fazla derinleşmek için kaleme aldığı pek çok makalesinde Birleşmiş Milletler, NATO gibi birçok uluslararası organizasyonu, kuruluşu, ülke ve modeli inceleyen Aydemir, diğer çalışmalarının yanı sıra bu eseri ile Kamu Diplomasisi alanında çalışan akademisyenler için oldukça önemli bir kaynak eser üretmiş bulunuyor. Ancak bundan çok daha önemlisi, bu eser, Kamu Diplomasisi alanında mücadele veren Kamu Kuruluşları ve yöneticileri açısından da önemli birbaşvuru kaynağı olma özelliği taşıyor. Bu eser sahip olduğu kayda değer farklılığı ve değerinin yanısıra ayrıca bir gerçeği daha ortaya koyuyor. O da örneğin Kamu Diplomasisi alanında ülkemizde bilgi üretme konusunda bir sorunun olmadığı ama sorunun, hep olduğu gibi, üretilen bilginin hayata geçirilememesinde yattığıdır.”- Prof. Dr. Ali Murat Vural, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi  -    “Pek çok yazımda vurgulamıştım: Kamu diplomasisinin birinci kuralıdır; eğer sen kamuoyunu en hızlı ve doğru şekilde bilgilendirmezsen kamuoyu kendi kendine bilgi kaynaklarını yaratır. Bu da senin kontrolünün dışında gerçekleşir… Yani ev ödevini doğru yapmadığın için ortaya çıkan çarpık durumlardan dolayı başkalarını eleştirmeden önce bir kendine bak! Kamu diplomasisi illegal bir iş değildir. Gizli kapaklı yürütülmez. Tam tersine. Apaçık yürütülür. İşte Emrah Aydemir’in bu kitabı bu gerçeği tüm açıklığı ile hem de pek çok ülkeyi tek tek inceleyerek ortaya koyuyor. Aydemir, hayli derinlikli ve önemli bir çalışmaya imza atmış bulunuyor.”- Ali Saydam, Bersay İletişim Grubu Onursal Başkanı - (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Emrah Aydemir tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Emrah%20Aydemir%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46721052606744,"sku":"book_dyk_9786057942012","price":16.16,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/16ba1a2536cfd0efd5a6876b2486727e.jpg?v=1784896092"},{"product_id":"mucize-kedi-koket","title":"Mucize Kedi Koket | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eMucize Kedi Koket Kitap Açıklaması: (…) Nankörlüğün, insandan başka hiçbir canlıya yakışmadığını bir kez daha anlamıştım. Çünkü insanlığın halk oluşunda nankörlük vardı. Ve bizler, kendimize yakıştıramadığımız tüm vasıf ve sıfatları, diğer canlılara yüklemiştik. Oysa hepsi bizdik. Yılandan daha fazla zehir var dilimizde ve tilkiden daha fazla kurnazız. Bir kediden daha çok nankör bir martıdan daha fazla doyumsuz. Ne köpekten kadar sadakat var içimizde ne de kumru kadar bağlılık.Angut kadar sonsuz değil hiçbir insanın sevgisi! Hiçliğin piçliğinde kaybolmuş ruhlarımıza kılıf aramaktan başka hiçbir marifet sergileyemeyen biz, aciz insanlar(!) gerek bilinç düzeyinde tasarlanmış gerekse bilinçaltında saklı kalmış tüm kötülüklerimize veya bu bağlamdaki niyetlerimize kendimizce gerekçeler bulup, vicdanımızı yastığa rahat koyduğumuzu varsaymıştık. Eşref-i mahlûkat olmanın kibri ile diğer tüm canlılar üzerinde tahakküm kurma gayretimiz, yüreğimizi kör etti. Gözlerimiz açıktı ama kördük. Kulaklarımız duyuyordu ama işitmiyorduk.Tükettiğimiz her şey ama her şey bizden uzakta olan diğer şeylermiş gibi gelse de aslında en derinimizde kendimizi tüketiyorduk. Yaratılışı sorguya çektiğim o an, varlığımızın zerreliğine bir kez daha tanık oldum.Düşündüm…Düşündükçe,Utandım… (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Erdal Barış Yıldırım  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Erdal%20Bar%C4%B1%C5%9F%20Y%C4%B1ld%C4%B1r%C4%B1m%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884639539480,"sku":"book_dyk_9786057942586","price":5.33,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/13c12c86b0e99b2fb16248e0fc5df30d.jpg?v=1784917900"},{"product_id":"sermaye-ve-emperyalizm-kuram-tarih-ve-gunumuz","title":"Sermaye ve Emperyalizm: Kuram Tarih ve Günümüz | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eSermaye ve Emperyalizm: Kuram Tarih ve Günümüz Kitap Açıklaması: Ekonomi teorisini uygulamaya koyanlar yaygın olarak kapitalizmi kapalı, bağımsız bir sistem olarak analiz etme eğilimindedir. Bu, mantık çerçevesinde savunulabilecek bir eğilim değildir ve ayrıca, kapitalizmin tarihine dair de yanıltıcı bir resim çizer. Elinizdeki kitabın amacı, bu kuramsal bakış açısına karşı çıkmaktır. Burada şu savı savunuyoruz: Kapitalizm, kendi tarihsel kaynağı olan, etkileşime girdiği ve amaçları çerçevesinde değiştirdiği kapitalizm öncesi bağlama her daim yerleşik kalmış ve bilfiil varoluşu ve yayılışı da bu etkileşime bağlı olmuştur.Kitabın ilk beş bölümü, kabul gören bu teoriye odaklanıp ona yönelik eleştirileri sunarak metropolde bağımsız ve kapalı bir kapitalizmin mantıken imkânsız olduğunu ileri sürüyor. Daha sonraki bölümlerdeyse kapitalizmin kendinden önceki bağlamı ihtiyaçlarına göre şekillendirirken kullandığı ve kullanmaya hâlâ devam ettiği bazı yöntemleri tartışıyoruz. Bu, kapitalizmin tarihine yönelik alışılmış okumadan çok daha farklı bir okuma sağlıyor. Tarihi bu şekilde okumayı mümkün kılan özgün kuramsal bakış açımızdır, ama bunun kapitalist sistemin her bir meselesini içeren kapsamlı bir açıklama girişimi anlamına gelmesini de istemiyoruz.İnsanlığı özgürleştirmek için kapitalizmin yıkılması ancak teorik olarak kapitalizmin işleyişinin ölümcül mantığı açığa çıkarılırsa ve insan özgürlü­ğünün elde edilmesi için kapitalizmin yıkılması gerektiği gözler önüne se­rilirse söz konusu olur. Elbette bazı dönemler bu amaç için diğerlerinden daha uygundur, ancak bu, ilerici ve gerici aşamalar arasında ayrım olduğunu önermekle aynı şey değildir. Bizim argümanımız, şu anki dönemin sosyalizm için uygun olduğudur, çünkü kapitalizm henüz şu anki çıkmazından kur­tulmanın yolunu bulamamış gibi görünmektedir. Aynı zamanda bu çıkmaza yakalandığı için dünyanın dört bir yanında faşist güçleri harekete geçirmek­tedir. Bu faşizm, 1930’ların ve 1940’lar başının tekerrürü olmayacaktır, ama tekinsiz olduğu kesindir, çünkü kalıcıdır. Başka bir deyişle, savaşlara ve ölüm kamplarına tanıklık etmeyecek olsak da toplum uzun süreli bir faşistleşme dönemine girecektir ve insanlığı bir tek sosyalizm kurtarabilir.Eğer sol, günümüz küreselleşmesi karşısındaki kararsızlığının üstesin­den gelmezse ve neoliberal düzenden kopmaya, neoliberalizmi aşmaya ve sosyalizme giden yolu yürümeye yönelik gündemiyle emekçi halkı harekete geçirmezse, insanlık kriz ve faşizmin batağından uzun bir süre daha çıka­mayacaktır.Utsa Patnaik - Prabhat Patnaik (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Prabhat Patnaik tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Prabhat%20Patnaik%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884639605016,"sku":"book_dyk_9786057942593","price":18.65,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/4c842b9ef74d6e6c9e8848b3c962978b.jpg?v=1785047749"},{"product_id":"kibris-cumhuriyetinin-kader-ani-krizden-yikima-giden-yol-1963-1964","title":"Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Kader Anı Krizden Yıkıma Giden Yol: 1963 - 1964 | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eKıbrıs Cumhuriyeti'nin Kader Anı Krizden Yıkıma Giden Yol: 1963 - 1964 Kitap Açıklaması: Bu kitapta, Kıbrıs Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs Rum kanadı tarafından önceden belirlenmiş hedefler doğrultusunda girişilen askeri ve diplomatik hamleler irdelenmektedir. Buna paralel olarak, savunma pozisyonunda kalan Kıbrıslı Türkler ve diğer aktörlerin (Türkiye, Yunanistan, İngiltere, ABD, SSCB ve BM örgütü) bu hamleler karşısındaki tutum ve tepkileri anlatılmaktadır. Sömürge dönemi sonrası Kıbrıs tarihinin dönüm noktalarından birini teşkil eden 1963 ve 1964 olayları karşısında Kıbrıslı Türklerin içine düştüğü durum, karanlıkta kalmış yönleriyle, tasvir edilmeye çalışılmıştır.Gerçekten de 1963-64 yıllarında yaşanan travma binlerce kişinin hayatını derinden etkilemişti. Saldırılar yüzlerce ölüme neden olmuş, masum sivillerin yaralanmasına yol açmıştı. Kıbrıs Türk nüfusunun önemli bir kısmı evlerinden ve topraklarından sökülüp atılmıştı. Dahası, terör ve vahşet dalgası, 1960 yılında kurulan iki toplumlu ortaklık devletinin de ortadan kalkmasına neden olmuştu. Devletin Kıbrıs Rum kanadı silah zoruyla hükümet idaresini gasp etmişti.1963-64 dönemindeki kaosun en çarpıcı sonucu, iki toplumun siyasi eşitliği ve etkin katılımı üzerine kurulmuş olan anayasal düzenin birden lağvedilmesi ve yerini münhasıran Kıbrıslı Rumların kontrolündeki bir idareye bırakmasıydı. Aytuğ F. Plümer (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Aytuğ F. Plümer  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Aytu%C4%9F%20F.%20Pl%C3%BCmer%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884639637784,"sku":"book_dyk_9786057942654","price":11.43,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/218240e87c582a70505520c8ea06c707.jpg?v=1785035613"},{"product_id":"yeni-medyada-gorsel-kuresel-politikalar","title":"Yeni Medyada Görsel Küresel Politikalar | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eYeni Medyada Görsel Küresel Politikalar Kitap Açıklaması: Dijital ağların zamanı ve mekânı aşan yapısı sayesinde yeni medyadaki içerikler anlık olarak dolaşıma girmekte ve dünyanın farklı yerlerinde yaşayan yeni medya kullanıcıları tükettikleri ve\/veya ürettikleri içerikler ile ortak bir paydada buluşabilmektedirler. Hareketli ve durağan görüntülerin kolayca üretilebilmesi ve tüketilebilmesiyle, söz konusu içeriklerin kullanıcıların olay, kişi ve olgulara bakış açısını şekillendirme gücü bizleri, yeni medya kullanıcılarının görsel küresel politikalar alanında bir özne mi yoksa nesne mi olduğu sorusuna götürmektedir. “Yeni Medyada Görsel Küresel Politikalar” başlıklı çalışmamızın çıkış noktası da tam olarak, yeni medyanın bu alanda yarattığı değişim ve bu değişimin mimarı olan kullanıcılardır. Etkileşimli yapısı ve multimedya özelliği ile ön plana çıkan yeni medya, durağan ve hareketli görüntüleri anlık ve hızlı bir biçimde yerel ve küresel ölçekteki kitleler ile buluşturarak küresel çapta yeni aidiyet ve ifade biçimleri yaratmakta ve görsel küresel politikaları etkilemektedir. Söz konusu aidiyet ve ifade biçimlerinin farklı alanlardaki yansımaları kitaptaki on bir yazıda detaylı şekilde ele alınmış ve güncel örnekler üzerinden tartışılmıştır.Gözde Kurt ve İrem Çoban (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Kolektif tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884639670552,"sku":"book_dyk_9786057942487","price":11.18,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/b10a653b6a8f212c3a36b863ea1fdca7.jpg?v=1784932510"},{"product_id":"kafkaslarda-uc-firari-gulsenemliler","title":"Kafkaslar'da Üç Firari - Gülsenemliler | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eKafkaslar'da Üç Firari - Gülsenemliler Kitap Açıklaması: “Dedem diyor ki atalarının adlarını, kim olduklarını unutanlar, kötülük yapmaktan utanmazlarmış. Çünkü o zaman insanın nasıl biri olduğunu ne çocukları bilirmiş ne de çocuklarının çocukları…”Cengiz Aytmatovİnsanların kadim köklerinin peşinden gitmesi bize aristokrasinin bıraktığı bir gelenek. Gerçi artık soyağaçlarının parşömenlerde yazılarak saklandığı dönemler geçti. Ayrıca insanlar soylu bir kana sahip olup olmadıklarını merak etmiyorlar pek. O dönemler tarihin uçsuz bucaksız geçmişinde yerini aldı.Atadan gelen kültür, gelenek örf ve adetlerimiz hâlâ yaşamımızın içinde önemli bir yer tutuyor coğrafyamızda. Çoğunlukla da atalarımızın, nenelerimizin yaşadığı dönemleri, ailemizin bize öğrettiği davranış kalıpları sözlü bir anlatım geleneğinden besleniyor. Kuşaktan kuşağa anlatılarak bizlere gelen soy hikâyelerimiz bazen efsanelerle ve mistik ögelerle karışsa da bugün bizi biz yapan bir temel de oluşturuyor.Gürsel Şamiloğlu da babasının anlatımlarından öğrendiği tarihi bizlere edebiyatın o güçlü diliyle aktarıyor. Hem de ne tarih! Kitapta anlatılan 1820-1920 dönemi, Çarlık Rusya’sının en hareketli yılları. Kafkasya da 150 yıl aralıksız süren bağımsızlık savaşları, Kafkas dağlarında Şeyh Şamil, ‘93 Harbi, 1. Dünya Savaşı, Allahuekber dağlarında 90 bin askerin kırdırılması, Güney Kafkasya ve Anadolu’da yaşanan göç, savaş, sürgün ve kıyımlar hep bu süreçte. Şamiloğlu bize Karabağ’da başlayan ve tüm bu olayların arasında yolunu bulmaya çalışan ailesinin göçlerle, savaşlarla, hapishanelerle bezeli öyküsünü gerçek karakterler üzerinden şiirsel bir anlatımla sunuyor.Üç çocuğu, karısı ve babası bir anda yok edilen Ermeni Hagop’un acısıyla, canından çok sevdiği bebeği Albine ve genç karısı Dina’yı Karadeniz’in karanlık sularına gömen Çerkez Abrek’in trajedisiyle, on beş yoldaşı ve karısı Maria ile ülkesini işgal edenlere karşı savaşmak için gelen ve pusuya düşürülen Mustafa Suphi’nin hayatlarıyla kesişen Gülsenemlilerin öyküsü bu!Hakan Tanıttıran (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Gürsel Şamiloğlu  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=G%C3%BCrsel%20%C5%9Eamilo%C4%9Flu%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884640719128,"sku":"book_dyk_9786057942524","price":15.16,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/459e65f1c5be7a3374c50a6a62d9be1a.jpg?v=1785131716"},{"product_id":"abolisyonist-sosyalist-feminizm-gelecek-devrime-bakis","title":"Abolisyonist Sosyalist Feminizm - Gelecek Devrime Bakış | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eAbolisyonist Sosyalist Feminizm - Gelecek Devrime Bakış Kitap Açıklaması: Neden Sosyalizm?Her insan açlık, evsizlik, hastalık, işsizlik ve engellilik kaygısı olmaksızın yaşamayı hak eder. Kâr amacı gütmek insanlığı yok eder. Sosyalizme bir başlangıç yapmak, herkesin evrensel olarak yaşanabilir bir gelire ve sağlık hizmetlerine kavuşması demektir.Neden Feminizm?Çünkü bireyin yaşam tercihlerini, ne biyolojik ne de toplumsal cinsiyeti belirlemelidir. Çünkü mizojini (kadın düşmanlığı) ve kadınların yaşadığı eşitsizliğe yapısal destek sağlayan hetero-ataerki, kadınların bedenleri üzerinde egemenlik kurma ve onları denetim altına almanın peşindedir. Benim “kadınlar” tabirini kullanışım her zaman trans, geleneksel cinsiyet normlarına uyum göstermeyen ve non-binary kimlikleri de kapsamaktadır. Bu belirlenmiş ve evrensel bir kabuldür.Neden Abolisyonizm?Kölelik sadece şekil değiştirmiş durumda; bireylik ile uygarlık ve insanlığın doğurduğu haklar ancak sözde kalmaya devam ediyor. Beyazların üstünlüğü, hukukun yapılandırılmasından, hapishanelerden ve ırka dayalı iş bölümü düzenlemelerinden bütünüyle sökülüp atılmalıdır... Abolisyonizm, günümüzde genellikle mevcut hapishane sistemini sona erdirmek üzere sürdürülen dirençli harekete atıfta bulunmak için kullanılmaktadır. Benim kullanımım ise, her nerede büyüyüp gelişirse gelişsin, mizojinist (kadın düşmanı) ırkçılığın yapısal bütünlüğünü kapsamaktadır.Neden yıllardır kapitalist ırkçı hetero-ataerkiye ırkçılık ve mizojini karşıtı eleştirilerde bulunmamın ardından, hala bu açıklamaları yapmak zorunda kalıyorum? Neden bu hala mesele olmayı sürdürüyor? Neden ilerici düşünenler ve her çizgiden aktivistler biraz dahadeğişemediler? Neden sol cenah, kişisel olanın politik olduğunu, cinsiyetin de bir politikası olduğunu, cinselleştirilmiş ırkçılığın sınıf meselesinin temelini attığını bir türlü anlayamadı?Neden hiçbir zaman başarılı bir sosyalist devrimin gerçekleşmediğini açıklayan şey, radikal ve devrimci tarihin bu ayrıcalıklı olma hali midir? Devrimlerin salt erk, zulüm ve sömürü arasındaki bağlantının parçalarını düzenlemeyi seçmiş olmalarının sebebi bu mudur? Sebep sosyalizmin daha fazla kalbe ve bedene, daha fazla abolisyonist sosyalist feministe ihtiyaç duyması mıdır? (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Zerin Dirihan  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Zerin%20Dirihan%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884640751896,"sku":"book_dyk_9786057942449","price":9.93,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/4f89e45278b94d450498a82abcef5359.jpg?v=1785070968"},{"product_id":"hapishane-oncesi-yazilar","title":"Hapishane Öncesi Yazılar | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eHapishane Öncesi Yazılar Kitap Açıklaması: 22 Ocak 1891’de İtalya’nın Cagliari şehrinde doğan Antonio Gramsci, on bir yaşından itibaren zor durumdaki ailesine destek olmak için vergi dairesinde çalışmaya başlamıştır. Liseye kayıt olduktan sonra ağabeyi Gennaro ile kalmaya başlamış ve işçi sınıfının örgütlü kesimleri ile radikal ve sosyalist siyasete ilk kez burada tanık olmuştur.1911 yılında Torino Üniversitesi’nden burs kazanmış ve burada edebiyat fakültesine kaydolmuştur. 1915’te İtalyan Sosyalist Partisi’nin aktif bir üyesi olmuş ve kendisini dönemin en korkulan eleştirmenleri arasına sokacak bir gazetecilik kariyerine adım atmıştır. Bu dönemde Avanti! Gazetesi’ndeki köşe yazıları ve tiyatro eleştirileri geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır. Birtakım işçi eğitim çevrelerinde Romain Rolland’ın romanları, Paris Komünü, Fransız ve İtalyan devrimleri veKarl Marx’ın yazıları gibi çeşitli konularda düzenli konuşmalar yapmıştır.Yine 1917 ve 1918 yıllarında siyasal ve iktisadi eylemlerle kültürel çalışmaları bir arada yürütmek gerektiği tespitini yaparak Torino’da bir proleter kültür derneğin kurulmasına ön ayak olmuştur.Ekim 1917 Devrimi’yle birlikte Rus Devrimi liderliğinin yöntemleri ve hedeflerini desteklemiş, ayrıca ileri kapitalist ülkelerin sosyalist dönüşümü konusuna eğilmiştir.1919 baharında Angelo Tasca, Umberto Terracini ve Togliatti ile birlikte sonraki beş yıl boyunca İtalyan radikal ve devrimci sol çevrelerinde etkin olacak L’Ordine Nuovo (Yeni Düzen) dergisini kurmuştur.Sonraki beş yıl boyunca Gramsci zamanının çoğunu fabrika konseyi hareketine ve Ocak 1921’de Livorno Kongresi’nde İtalyan Sosyalist Partisi içindeki komünist azınlığın saflarına katılmasına neden olacak militan gazeteciliğe adamıştır. Daha sonra İtalyan Komünist Partisi üyesi olmuştur. Faşist hareketin filizlenmeye başladığı dönemde İtalyan solunun önde gelen temsilcileri arasında yer almış ve 8 Kasım 1926’da faşist hükümet tarafından çıkarılan “Olağanüstü Hal Yasası”na dayanarak tutuklanmış ve Regina Coeli Hapishanesi’nde hücreye kapatılmıştır. Bu kitap onun cezaevine girmeden önceki yazılarının tamamından oluşmaktadır. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e İdem Erman  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C4%B0dem%20Erman%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884640784664,"sku":"book_dyk_9786057942425","price":15.91,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/9fa48617d1686aba8c83f1f1cbb27e7c.jpg?v=1784655618"},{"product_id":"antik-avrupa-cilt-4","title":"Antik Avrupa - Cilt 4 | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eAntik Avrupa - Cilt 4 Kitap Açıklaması: Barbar Avrupa Tarihi tamamlandı! Elinizdeki 4 ciltle beraber 9 yıllık Avrupa tarihi yolculuğumuzun bu son durağında sahneye Roma İmparatorluğu, Vikingler ve çağdaşı uygarlıklarçıkıyor.Barbar Avrupa tanımımız M.Ö 8000 ile M.S. 1000 arasındaki dokuz bin yılı içermektedir. Bu başlangıç ve bitiş tarihleri rastgele değil, bilinçli bir şekilde karar kılınmış tercihlerdir. Başlangıç tarihi olarak, Avrupa'nın buzullardan kurtulması ve modern iklim koşullarının oluşumu alınırken, bitiş tarihi olarak da Hristiyanlığın Kuzey ve Doğu Avrupa geneline yayılması ve günümüzde de varlığını devam ettirmekte olan pek çok Avrupa devletinin kuruluşu tercih edilmiştir. Bu dokuz bin yıl içinde Avrupa toplum ve toplulukları son derece çarpıcı dönüşümler geçirmiştir.Bu ansiklopedide Atlantik'ten Ural Dağları'na, Kuzey Cape'den Akdeniz adalarına kadar geniş bir coğrafi alanı mercek altına aldık. Dahası, tarımın yayılması gibi Avrupa'da görülen kimi gelişmelerin kaynağını Yakın Doğu'dan alması itibarıyla, bugün Türkiye olarak bilinen Anadolu coğrafyasını da belli bölümlerinin kapsamına dâhil ettik. Bunun yanı sıra, M.S. 1000 dolaylarında Vikingler, Avrupa'nın ötesine geçerek sınırlarını Grönland ve Kuzey Amerika'ya kadar genişletirken, bundan birkaç yüzyıl öncesinde Vandallar Afrika'nın kuzey kıyısı boyunca göç etmiştir. Özetle Avrupa, tarih öncesi birkaç kıta ile temas halindedir.Dahası, Avrupa'nın arkeolojik kaydının on bin yıl öncesinin de hayli gerisine uzandığını bilmek gerekmektedir. İlk insansılar ilk kez yaklaşık 1.7 milyon yıl önce Avrupa'nın hemen yakınlarında, Gürcistan'ın Dmanisi bölgesinde görülmüşlerdir. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Kolektif  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884640817432,"sku":"book_dyk_9786057942272","price":18.89,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/755400027312277d7e3ad181af02a513.jpg?v=1784655612"},{"product_id":"safir-ikinci-kitap-yegane-ask","title":"Safir İkinci Kitap - Yegane Aşk | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eSafir İkinci Kitap - Yegane Aşk Kitap Açıklaması: Aziz Hilarion Kalesi’nden Notre Dame Katedrali’ne uzanan fantastik bir macera...Aşk acısı, ihanet ve kara büyü... Serinin ikinci kitabında işler iyice sarpa sarıyor. Karanlık giderek yükseliyor ve kötüler güçleniyor. Düşmüş bir Krallığın yeniden doğması için uğraş verirken Seçkin’in kalbi iki parçaya bölünecek ve arkadaşlarıyla birlikte ergenlik sancıları çeken bir yeniyetmeyken her geçen gün biraz daha olgunlaşacaktır…\"Binlerce yıllık bir büyüYeniden uyandığındaBelli olmaz nelerin çıkageldiğiBin bir türlü dalavere başlarGençlerin gözyaşları akarGerçek Aşk kazanabilecek mi?Yoksa her şey bir aldanmaca mı?'' (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Kemal B. Caymaz  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kemal%20B.%20Caymaz%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884641767704,"sku":"book_dyk_9786057942265","price":8.94,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/7f90086dae0615ecec5a13049fcddfcc.jpg?v=1785157030"},{"product_id":"kucuk-asyada-orta-cag-helenizminin-cokusu-ve-11-yuzyildan-baslayarak-15-yuzyila-kadar-islamlasma","title":"Küçük Asyada Orta Çağ Helenizminin Çöküşü ve 11. Yüzyıldan Başlayarak 15. Yüzyıla Kadar İslamlaşma | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eKüçük Asyada Orta Çağ Helenizminin Çöküşü ve 11. Yüzyıldan Başlayarak 15. Yüzyıla Kadar İslamlaşma Kitap Açıklaması: 11. yüzyıl 15. yüzyıl arası, Anadolu’da yaşanan pek çok toplumsal ve siyasi olay açısından karanlıkta kalmış bir dönem. Bunun pek çok nedeni var. Ancak en önde gelenler Bizans İmparatorluğu’nun dağılması nedeniyle imparatorluk kayıtlarının düzenini kaybetmesi ve Anadolu’nun yeni sakini olan Türk boylarının göçer karakterinden dolayı kayıt tutma diye bir özelliğinin olmamasıdır. Hal böyle olunca herkesin bir tarafından tuttuğu, hurafelerin, efsanelerin ve gerçeklerin iç içe geçtiği bir tarih anlatımı ile karşı karşıya kaldık. Özellikle Türkiyeli tarihçilerin birbirinden çok farklı tezleri işleri iyice karıştırmış durumda. Buna Bizans kayıtlarının farklı alfabesi ve antik Yunanca bilmeme sorunu yüzünden pek çok Türk tarihçi açısından ulaşılamaz olması da eklenince durum iyice karanlık bir hal almış. İşte tam bu noktada Speros Vryonis, Jr.’ın  kitabı büyük önem kazanıyor. Hem Yunan hem Türkçe kaynakların birlikte kullanıldığı, ilginç tezleri barındıran bu öncü çalışmanın Türkçeye çevrilmesi gecikmiş de olsa çok önemlidir.“Antik Çağ’da Doğu Akdeniz’in (Levant) Helenleşmesi ve yarı-Helenleşmiş Doğu Akdeniz’in ortak mirasçıları olan Bizans ve İslam toplumlarının asırlar süren çatışmaları. Bizans Helenizminin çöküşü ve 11. yüzyıldan 15. yüzyıla kadar Anadolu’nun İslamlaşma fenomeni o bölgede ve o dönem içinde son kez kesişmişti. Çok geniş coğrafi ve kronolojik bir alana yayıldığı ve üç disiplinle kesiştiği için ( Bizans, İslam ve Türkoloji disiplinleri) fazlasıyla iddialı bir çaba bu belki de. Bu çalışma, Helmut Ritter’in 1959’da İstanbul’da bir lokantada, o dönemde bana başka bir anlamda söylemiş olsa da bir meydan okuma gibi görünen sözlerini bitirmiş oluyor artık. Bu ünlü oryantalist bana, gayet sakin ve yalın bir şekilde bu büyük kültürel dönüşümünün tarihini yazmanın imkânsız olduğunu söylemişti. Benim kendi çabalarım ister istemez bu büyük sorunun belli başlı alanları yüzünden kısıtlanmıştı. Araştırma için Selçuk, İznik, Trabzon devletlerinin ve Türk beyliklerinin çoğunun yeni ve ayrıntılı tarihlerine gerçekten çok ihtiyaç vardı. Gordlevski (1941)’den beri Anadolu Selçukluları, 1898 ve 1912’de Meliarakes ve Gardener’den beri İznik ve 1926’da Miller’dan beri Trabzon hakkında kapsamlı bir tarih yok. Bizans ve Anadolu Selçuklu arkeolojisi hala emekleme döneminde, bu dört yüzyıl içindeki önemli olayların ve bu olayların tarihlerinin tespitleri dahi henüz yapılmış değil. İslamlaşmanın Ermenistan, Gürcistan ve Doğu Anadolu’daki Suriye toplumlarında yol açtığı çöküşün öyküsü gerçekten işin özünü oluşturduğu halde, henüz yazılmadı.” (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e İdem Erman  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C4%B0dem%20Erman%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884641734936,"sku":"book_dyk_9786057942197","price":34.47,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/620737878bbe2fbb164da424de326832.jpg?v=1785104415"},{"product_id":"paulikanlilarin-tarihi","title":"Paulikanlıların Tarihi | Kalkedon","description":"\u003cp\u003ePaulikanlıların Tarihi Kitap Açıklaması: Paulikan Tarihi hakkındaki genel kabul gören yorumu yeniden değerlendirme düşüncesi bana ilk kez Profesör Austin P. Evans tarafından Columbia Üniversitesi’nde ortaçağ heretikleri üzerine yapılan bir seminerde bizzat kendisi tarafından dile getirilmişti.Konu hakkında çalışan diğer araştırmacıların da karşı karşıya kaldığı temel problemle kısa sürede ben de yüzleşmek zorunda kalmıştım. Bu problem Yunan ve Ermeni kaynaklarının yarattığı çelişkili ikili yapı ve Ermeni kaynaklarının önerdiği şekliyle Paulikanizm’in gnostik-düalist bir tarikat görüntüsüyle uyum içinde olmayışı yüzünden ortaya çıkmaktadır. Elinizdeki çalışmada ana hedef Paulikanizm’in kökenleri, doğası ve tarihçesi üzerine mevcut kaynakların tümünün yeniden değerlendirilmesi olarak belirlenmiştir. Doğası gereği böylesi bir çalışmanın kesinlik içermeyen ve parçalar halinde bir yapıda olması ve kuşkusuz eldeki kanıtların da yetersizliği değerlendirildiğinde mevcut problemlerin bazıları için kesin kenarları olan bir çözüm üretilememiş olması normal karşılanmalıdır. Bu çalışmadaki temel amaç Paulikanizm’in Ermenistan, Fırat havzası ve (Constantinople) İstanbul’daki erken dönem gelişimi hakkındaki mevcut bilgiyi bir araya getirmektir. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Nina G. Garsoian tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Nina%20G.%20Garsoian%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884641866008,"sku":"book_dyk_9786057942081","price":18.89,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/f5fb830463b0e98adace086443afca8a.jpg?v=1784918210"},{"product_id":"antik-avrupa-3-cilt-mo-80000-ms1000","title":"Antik Avrupa 3.Cilt MÖ 80000-MS1000 | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eAntik Avrupa 3.Cilt MÖ 80000-MS1000 Kitap Açıklaması: “Barbar Avrupa” tanımımız M.Ö. 8000 ile M.S. 1000 arasındaki dokuz bin yılı içermektedir. Bu başlangıç ve bitiş tarihleri rastgele değil, bilinçli bir şekilde karar kılınmış tercihlerdir. Başlangıç tarihi olarak, Avrupa’nın buzullardan kurtulması ve modern iklim koşullarının oluşumu alınırken, bitiş tarihi olarak da Hristiyanlığın Kuzey ve Doğu Avrupa geneline yayılması ve günümüzde de varlığını devam ettirmekte olan pek çok Avrupa devletinin kuruluşu tercih edilmiştir. Bu dokuz bin yıl içinde Avrupa toplum ve toplulukları son derece çarpıcı dönüşümler geçirmiştir.Bu eserde Atlantik’ten Ural Dağları’na, Kuzey Cape’den Akdeniz adalarına kadar geniş bir coğrafi alanı mercek altına aldık. Dahası, tarımın yayılması gibi Avrupa’da görülen kimi gelişmelerin kaynağını Yakın Doğu’dan alması itibarıyla, bugün Türkiye olarak bilinen Anadolu coğrafyasını da belli bölümlerinin kapsamına dâhil ettik. Bunun yanı sıra, M.S. 1000 dolaylarında Vikingler, Avrupa’nın ötesine geçerek sınırlarını Grönland ve Kuzey Amerika’ya kadar genişletirken, bundan birkaç yüzyıl öncesinde Vandallar Afrika’nın kuzey kıyısı boyunca göç etmiştir. Özetle Avrupa, tarih öncesi birkaç kıta ile temas halindedir.Dahası, Avrupa’nın arkeolojik kaydının on bin yıl öncesinin de hayli gerisine uzandığını bilmek gerekmektedir. İlk insansılar ilk kez yaklaşık 1.7 milyon yıl önce Avrupa’nın hemen yakınlarında, Gürcistan’ın Dmanisi bölgesinde görülmüşlerdir. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Pam J. Crabtree tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Pam%20J.%20Crabtree%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884641898776,"sku":"book_dyk_9786057942111","price":18.89,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/9bd7e34e7b3c058edf2173f10cd92b5c.jpg?v=1784655596"},{"product_id":"hazirandan-hazirana","title":"Hazirandan Hazirana | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eHazirandan Hazirana Kitap Açıklaması: Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyetimizi “kimsesizle­rin kimsesi” olarak tanımlar. Cumhuriyet Halk Partisi, Cumhuriye­timizin Atatürk tarafından tanımı yapılan bu temel ilkesine inançla bağlıdır.Bu inançla, demokrasinin ve adaletin ışığında aydınlanacak bir Türkiye yaratmanın mücadelesini veriyoruz. Kibre bulanmadan, kimseyi ötekileştirmeden, herkesi anlamaya çalışarak ve tüm vatan daşlarımıza kendimizi anlatmaktan vazgeçmeden, yeni bir yolda yü­rüyoruz.Herkes bizim seçmenimiz olmak zorunda değil ama herkese sesi­mizi ulaştırmak zorundayız. Herkes, Cumhuriyet Halk Partisi’ne oy vermeyebilir ama herkesin bir güzel selamını hak etmek için çaba harcamak zorundayız. Çünkü bizler, bize oy vermeyen vatandaşla­rımızın mutluluğu için de mücadele etmenin erdemine inanıyoruz.Ankara Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sayın Yıldırım Kaya, bu erdemli mücadelenin önemli aktörlerinden biridir. Sayın Kaya’ya ülkemizin sosyolojik, siyasal ve kültürel farklılıklarıyla buluşmamızda üstlendiği sorumluluk nedeniyle teşekkür ediyorum.Sayın Kaya’nın, TBMM ve Genel Merkez çalışmalarının önemli bir bölümünü içeren kitabı, demokrasi ve adalet mücadelemizin gelecek kuşaklara aktarılması açısından önemlidir. Bu kitap aynı zamanda Sayın Kaya’nın, vatandaşlarımızın onayına sunduğu şeffaf bir “Siyasi Hesap Verme” metnidir.Bu duygularla Sayın Kaya’yı çalışmaları nedeniyle kutluyor, siyasi yaşamında başarılar diliyorum.- Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı -(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Yıldırım Kaya tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Y%C4%B1ld%C4%B1r%C4%B1m%20Kaya%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884642455832,"sku":"book_dyk_9786057942067","price":4.83,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001835792001-1.jpg?v=1703095496"},{"product_id":"tarih-ve-tarihci-kibrisli-mi-kibrisli-turk-mu","title":"Tarih ve Tarihçi-Kıbrıslı mı Kıbrıslı Türk mü? | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eTarih ve Tarihçi-Kıbrıslı mı Kıbrıslı Türk mü? Kitap Açıklaması: Modern feylezof Sakallı Celal’in “Bu kadar cahil olmak için de bir rahle-i tedristen geçmek gerekir.” tespitine inat Afrodit’in Lanetliler Adası Kıbrıs’ta aydın sorumluluğundan kaçmadan yazmaya, ışık olmaya ve aydınlatmaya biteviye çabalayan bir insandır Nazım Beratlı ve iyi ki vardır ve iyi ki Don Kişot gibi yel değirmenlerine saldırmaktan da vazgeçmemektedir. Zor zanaattır bilim yapmak, bizim yaşadığımız topraklarda ise daha da zordur. O yüzden Beratlı ayrı bir takdiri çoktan hak etmektedir. Şairin “Akdeniz’in fettan kızı” dediği sevip hiç sevilmeyen bu Akdeniz adası uygarlıkların da tam orta yerindedir ve bizler başkalarına anlatmadan önce kendimiz maalesef hakkını vererek adayı, adalıları, buralarda neler olup bittiğini, çatışmaları, keşmekeşi, kültürel zenginlikleri ne öğrenebildik ne de anlayabildik. İşte tam da bu noktada Beratlı “çizmeyi aşıp” tarihin derinliklerine kulaç atmaktadır Kıbrıs tarihini bilinmezlikleriyle önümüze sunarken ve iyi ki de çizmeyi aşmaktadır engin bilgisi, muazzam altyapısı, hafızası ve kıvrak kalemiyle. Nazım Beratlı gibi entelektüellere ihtiyacımız var önümüzü görebilmek için, ağaçla değil ormanla uğraşabilmek için, ufkun ötesine göz atabilmek için. Velhasıl kendimizi anlayabilmek, kafamızı kurcalayan “Acaba?” sorularına cevap verebilmek için Beratlı gibi akil adamlara ihtiyacımız var.- Prof. Dr. Ulvi Keser(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Nazım Beratlı tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Naz%C4%B1m%20Beratl%C4%B1%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884642521368,"sku":"book_dyk_9786057942036","price":9.19,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/f7efc61c38f70bd4d3e3817dc397e531.jpg?v=1784953932"},{"product_id":"senaryo-yazimi-sekans-yontemi","title":"Senaryo Yazımı-Sekans Yöntemi | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eSenaryo Yazımı-Sekans Yöntemi Kitap Açıklaması: Arka Kapak Yazısı (Tanıtım Bülteninden)  Eğer işe yeni başlamış bir senaristseniz, “Bu 120 sayfayı nasıl dolduracağım?” diye sorarsınız. Profesyonel bir senaristseniz, “Bu hikayeyi 120 sayfaya nasıl sığdıracağım?” diye düşünürsünüz. Ama ne olursa olsun her zaman “Nasıl daha iyisini yapabilirim?” diye düşünürsünüz. Ana hatlarıyla baktığımızda sekans yöntemi sadece bir formül ya da sayılarla senaryonun yapılandırılması gibi görünebilir. Ama aslında durum hiç de böyle değil. Sekans yöntemi aslında yazarların ölü bir metin değil, dinamik, dramatik, sürükleyici bir öykü anlatmasını sağlıyor. Diğer popüler senaryo yazımı yöntemlerinden farklı olarak sekans yöntemi seyircilerin hikayeyi içselleştirmesine ve yazarın bu içselleştirme deneyimini daha iyi hale getirmesine yardımcı oluyor. Sekans yöntemi sayesinde yazarlar dramatik gerilimi yönetebiliyor ve maksimum etkiyi alacakları şekilde düzenleyip seyircinin umutlarını ve korkularını kontrol ederek beklentilerini arttırıyorlar. Sekans yöntemi sadece bir senaryonun daha iyi hale gelmesini sağlamıyor, yazılmasını da kolaylaştırıyor. Sekans yöntemi karakterlerin motivasyonlarının ve hikayelerinin daha net anlatılmasına, alakasız sahnelerin dramatik düzene uygun hale gelmesine yardımcı oluyor. Böylece 120 sayfa sorunu yönetilebilir hale gelirken yazarlar dramatik bir yol haritası izleyerek klasik sahne düzeni karmaşasını yaşamıyor.\u003c\/p\u003e Paul Joseph Gulino tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Paul%20Joseph%20Gulino%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884642554136,"sku":"book_dyk_9786054979943","price":18.65,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/40deeb48377efa581807bfb31fee20eb.jpg?v=1784624103"},{"product_id":"anisi-bizdik-bu-kentin","title":"Anısı Bizdik Bu Kentin | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eAnısı Bizdik Bu Kentin Kitap Açıklaması: Edip Cansever, bir şiirinde ‘‘İnsan yaşadığı yere benzer’’ der. Yaşadığı şehre benzeyen insanlar, şehir değiştikçe ne kadar değişmektedirler? İnsanlar mı yaşadıkları şehirleri kendilerine benzetirler, yoksa şehirler mi insanları kendisine benzetir? Doğup büyüdüğü şehrin geçirdiği travmaları içinde hissederek yaşayan insanların hikâyesini göreceksiniz bu kitapta.Romanın kurgusu, bilinen en eski yerleşim merkezlerinden olan Trabzon’un, 80’lerin başına kadar yaşadığı değişimin biraz köklerine inmek, orada gezinirken bugünle köprü kurmak, şehrin yaşadığı acıları bir keskin bıçak gibi kalbinde taşıyan yazarın, bu şehirle hesaplaşması üzerine kurulmuş. Yüzyıllar içerisinde oluşmuş kimliğini hızla kaybeden şehir, başkalaşarak kendinden uzaklaşıp, rengini, çok kültürlülüğünü ve giderek de doğal tipolojisini terk ederken, korku dolu günlerin ve ümitsiz aşkların arasından süzülüp gelen hayatlara dairkalıntılar arasında şehrin nostaljik semtleri olan Soğuksu’ya, Kemeraltı’na, Pazarkapı’ya, Mumhaneönü’ne, Boztepe’ye düşüyor yolu yazarın. Eskinin sadece yıkılıp yok edildiği, yenininse kendisine benzemediği şehrinsokaklarını adımlarken, geçmişin gölgesinde bugünü yaşamanın buruk hüznünü süren sokakların, terkedilmiş, yıkılmış evlerin, kurumuş ağaçların, odun ve kömür deposuna dönmüş bahçelerin yalnızlığıyla daha dayalnızlaşıyor. Ama esas yalnızlaşmak, kendi şehrine uzaklaşmakla başlıyor. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Sinan Öztürk  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Sinan%20%C3%96zt%C3%BCrk%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884642586904,"sku":"book_dyk_9786054979950","price":17.19,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/9f80a12423a302ab4ec07e8b9d151628.jpg?v=1785039078"},{"product_id":"kibrisin-mucahit-hemsireleri","title":"Kıbrıs'ın Mücahit Hemşireleri | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eKıbrıs'ın Mücahit Hemşireleri Kitap Açıklaması: Savaşın gölgesinde bir avuç sihirli elin dokunuşuyla yeniden canlanan hayatlar. Umut aşılayan, yüreğini ortaya koyan vatan sevdalıları…Yitip giden gençlik, yarım kalan hayaller…Esaretin gölgesinde yaşamaya çalışmak…Vatansız kalma korkusu….Avuçlarının arasından kayıp giden hayatlar…Kuruyan göz pınarları, ıslanan duvar dipleri…Yüreklere kazınmış, deşildilçe kanayan derin yaralar…Kendi yaralarını unutup başkalarının yaralarına merhem olan, şifa dağıtan hemşireler…Karanlığı aydınlatan ateş böceklerinin hikayesi…(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Şahan Yatarkalkmaz  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C5%9Eahan%20Yatarkalkmaz%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884643275032,"sku":"book_dyk_9786054979806","price":12.67,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/85d7c907fbe49e31e9d3a18983a8f26d.jpg?v=1785041178"},{"product_id":"bizansli-heretiklerin-tarihi","title":"Bizanslı Heretiklerin Tarihi | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eBizanslı Heretiklerin Tarihi Kitap Açıklaması: Son yıllarda, Bizans dünyasındaki “düalist” inanç ve örgütlenme, tarihçilerin ve ilahiyatçıların giderek artan bir ilgisine mazhar olmaktadır. Hıristiyan dünyasında ana akım inanç çizgisinden oldukça farklı bir görünüm arz eden bu topluluklar ve inançlarla ilgili belge ve metinler zengin bir içerikte olsalar da genellikle parça parça ortaya çıkmaktadır. Özelikle Anadolu’da yaşayan ve giderek batıya yönelen Paulikanlar ana akım Hıristiyanlık tarafından heretiklikle suçlanmış ve batıya yolculukları zorunlu iskan sebebiyle başlamıştır. Bulgaristan’da Bogomil adını alan ve batıya yayılmaları sırasında Katharlar vb. isimlerle anılan Paulikanlar hakkında hemen hemen tüm bilgiler, kendilerini onları yok etmekle görevli sayan Ortodoks ve Katolik kiliselerinin belgelerinden, çokça da lanet metinlerinden boy vermektedir.Tarihe sadece kendi paradigmasından ve inanç sisteminden bakan ve hatta tarihi bugünden bakarak belli bir inanç sisteminin prizmasından geçirme çabası içinde olanlar bu toprakları köksüzleştirmektedir. Bu kitabın içinde yer alan tarihi metinler bu toprakların çok da uzak olmayan dönemlerini anlatmaktadır. Bu metinler dikkatli okunduğunda bugün Anadolu’da varlığını sürdüren kimi inanışların kaynağının çok daha eskilerde olduğu görülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tarihin üstüne çöken egemen ideoloji tarihi çarpıtmakta, insanları ve inanışları köksüzleştirmektedir. Giderek tarihi eklektik bir biçimde anlatmaya dönüşen tarih yazımı gelişmekte, insanlar kendi geçmişleriyle ilgili hurafelere inanmak zorunda bırakılmaktadır. Son on yıllarda ortaya çıkan gerçeklik Anadolu’da binlerce yıl süren, kesintisiz ama farklılaşan bir inanç sisteminin, etnik bir devamlılığın olduğu yönündedir. Bu bağlamda Janet ve Bernard Hamilton’un bu öncü çalışması, iyi bir seçki sunmaktadır. Hamilton’lar doğu ile batı heretikleri arasındaki bağların sıkı olduğunu ve batıdaki Katharlar’ın Balkanlar’dan fazlasıyla etkilendiklerini Balkanlardaki Bogomiller’in köklerinin de bugün Sivas, Tunceli vb. illere dayandığını göstermektedirler. Bu kitap, Ortaçağ Hıristiyan dünyasındaki, özellikle de Anadolu’daki dinsel geleneklerin hem içiçeliğini hem de farklılıklarını ortaya koyarak bu konudaki algılarımızı dönüştürmektedir. Şimdi yapılması gereken bu konularda daha da derinleşmek ve Anadolu’nun daha sonraki dönemlerinde bu inanışların nerelere evrildiğini ortaya çıkarmaktır. -Hakan Tanıttıran- (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Kolektif tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884643307800,"sku":"book_dyk_9786055679392","price":22.63,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0fdc170a475a4cb7c23d1da2ba41bdc0.jpg?v=1785120067"},{"product_id":"alternatif-sanayilesme","title":"Alternatif Sanayileşme | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eAlternatif Sanayileşme Kitap Açıklaması: Dünya krizi karşısında Türkiye ekonomisinin olası hasarının büyüklüğünü belirleyecek en önemli unsur, en zayıf halka durumuna gelen cari açık. Hızla büyüyen dış ticaret açığının, diğer döviz kazandırıcı faaliyet gelirleri ile kapatılamayan kısmı cari açığı 2007 sonunda 38 milyar dolara ulaştırırken, açığın 2007 milli gelirine oranı da yüzde 7'e yaklaşıyordu.2006'da büyüme yüzde 6,5, cari açık\/milli gelir oranı yüzde 8,4'tü. 2007'de büyüme oranı yüzde 4,5 dolayına düşmesine karşın cari açığın milli gelire oranının yüzde 7'de kalması dikkat çekici. Bu, daha düşük büyümeye karşın döviz ihtiyacı azalmamış anlamına gelmektedir. Cari açığın finansmanının kriz koşullarında nasıl mümkün olacağı ve maliyeti ise endişe verici bir durumdur. (Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Aziz Konukman  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Aziz%20Konukman%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884643438872,"sku":"book_dyk_9786055679071","price":4.6,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/2e3cde92630ef58bf968736a7402c471.jpg?v=1784946322"},{"product_id":"anglo-amerikan-eglence-endustrisinde-televizyon-program-formatlari","title":"Anglo-Amerikan Eğlence Endüstrisinde Televizyon Program Formatları | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eAnglo-Amerikan Eğlence Endüstrisinde Televizyon Program Formatları Kitap Açıklaması: Türkiye, 1990'lı yıllarla birlikte, daha çok tecimsel bir paradigmada şekillenmiş olan ticari yayıncılık girişimleri ile tanışmış, ticari televizyon kanalları, izleyicilerin pek alışık olmadığı yeni televizyon program formatlarını ekranlara taşımaya başlamıştır. Türkiye'de, ticari televizyon yayıncılık sektörü, küresel medya pazarı için oldukça çekici bir sektör haline gelmiştir. Küreselleşme eğilimleri ile iç içe geçmiş bir yapıda gelişen ticari yayıncılıkta, bazı televizyon program formatları televizyon izleyicisinden büyük ilgi görmüştür. 1998 yılında, Who Wants to Be a Millionaire? adlı formatla başlayan süreçte, uluslararası televizyon endüstrisi, televizyon program formatlarının başarısına tanıklık etmiştir. Aslında, ticari bir süreç olarak medya ürünle-rinin ve markalarının isim hakkının kullanılması ya da kiralanması pratiği yeni bir pratik değildir, ancak, bu pratiğin medya sektöründe yaygınlık kazanması görece yenidir. Bu kitap, Anglo-Amerikan eğlence endüstrisinin vazgeçilmez bir unsuru haline gelen uluslararası televizyon pro-gram formatlarının küresel pazardaki başarısını garantileyen prodüksiyon aşamasına odaklanmış ve bu görece yeni pratiği, prodüksiyon aşamasının detaylarıyla birlikte, gözler önüne sermeyi amaçlamıştır. (Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 186Baskı Yılı: 2016Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e İlker Erdoğan tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C4%B0lker%20Erdo%C4%9Fan%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884643471640,"sku":"book_dyk_9786054979738","price":10.29,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/4a0eb889107fc3b223c8b360c15cb9fe.jpg?v=1784922300"},{"product_id":"eski-venus","title":"Eski Venüs | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eEski Venüs Kitap Açıklaması: \"Eski Venüs'le ilgili yeni hikayeler\" hayalimizin meyvelerini bu antolojide bulabilirsiniz. Okuyacağınız hikayeler, sizi daha önce hiç gitmediğiniz yerlere götürecektir, orada bulunmaktan asla pişman olmayacağınız yerlere... -Gardner Dozois-Uzay mekiği, bulutları aşağıya doğru yararak ilerlerken uzun zaman geçmiş gibiydi; ta ki pencerelerdeki görüntü netleşip de Venüs'ün o uçsuz bucaksız okyanusu aşikar olana dek. - -Allen m. Steele-Venüs'teydi. Antik gezegen Venüs... Kör şairin dediği gibi, insanoğlu hiç şüphesiz uzayı çok önceden ele geçirmişti. ‹nsankızı da tabi! - -Lavie Tidhar-Sek'ool, Forrest'e yolda birçok şey anlatmıştı. Kendi şehirlerinin ismi Lacertan'dı. Lacertan, başka şehirlerle müttefiklik antlaşması imzalamış ve Band isimli liberal, bağımsız şehirlerden meydana gelen bir birlik oluşturmuşlardı. ‹kinci bir oluşum daha vardı, bir imparatorluk...-Gwyneth Jones-Belki de hep Mars'ta kalmalıydım. Venüs'teyken birçok kimsenin aklına gelen budur.-Joe Haldeman-Nasıl ki Eskimolar kar çeşitleri için yüz farklı kelime kullanırlar, Venüslüler de bir o kadar kelimeyi yağmur çeşitlerini tanımlamak için kullanırlardı.-Stephen Leigh-\"Duydum ki siz lepralılar Roar'a giden yolu biliyormuşsunuz,\" dedi Vinnie. Kağıttan bir harita çıkarıp -burada harita tabletleri kağıtlardan daha çabuk bozuluyorlardı- açtı ve enkazın muhtemel yerini Theodore'a gösterdi.-Garth Nix-(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 582Baskı Yılı: 2016Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Şahan Yatarkalkmaz  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C5%9Eahan%20Yatarkalkmaz%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884643897624,"sku":"book_dyk_9786054979639","price":17.65,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/a1aca33fa82415e3761a5b304e945ede.jpg?v=1785034157"},{"product_id":"2-dunya-savasinda-kibris-dogu-akdenizde-siyaset-ve-catisma","title":"2. Dünya Savaşı'nda Kıbrıs - Doğu Akdeniz'de Siyaset ve Çatışma | Kalkedon","description":"\u003cp\u003e2. Dünya Savaşı'nda Kıbrıs - Doğu Akdeniz'de Siyaset ve Çatışma Kitap Açıklaması: II. Dünya Savaşı'nda Kıbrıs, Kıbrıs'taki siyasi yaşamın İkinci Dünya Savaşı'nda yeniden şekil alışını ele almaktadır. Büyük Ekim 1931 ayaklanmalarından (Oktovriana) sonra, İngilizler dayanıklı ve kalıcı bir otoriter rejim kurma girişiminde bulunmuşlardı, ancak artan iç ve dış savaş baskıları bu girişimin başarılı olmasına engel olmuştu. Savaşın başlamasıyla birlikte sömürge yönetimi 1930'larda uygulamaya koyduğu baskıcı yasaların çoğundan feragat etmek zorunda kalmış ve Kıbrıs'ta savaş dönemi sırasında oluşan daha liberal atmosfer yeni siyasi partilerin ortaya çıkmasına yol açmıştı. Savaş sırasında Kıbrıs'ta ortaya çıkan en önemli siyasi parti solcu AKEL'di ve partinin Kıbrıs sağı ve İngiliz sömürge idaresiyle içinde olduğu ilişki üçgeni adanın 1945 sonrası siyasetinde hayati bir rol oynayacaktı.Bu kitap, sendika hareketi ve AKEL'in birlikte adada sağın bölünmez kuvvetine meydan okuduğu bir ortamda Kıbrıs solunun savaş döneminde kendini buluşunu ve Başpiskopos Vekili Leontios'un kişiliği ve diğer figürlerle bu dönemdeki ilişkilerinin adanın çalkantılı savaş siyaseti üzerinde yarattığı etkiyi ortaya koymaktadır. Enosis hareketi özellikle mercek altına alınmış, bu ulusal gayenin sömürge idaresi ile Enosis'in en ateşli destekçileri (Ortodoks Kilisesi ve Kıbrıs solu) arasında yarattığı sürtüşme aktarılmıştır.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 292Baskı Yılı: 2016Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Anastasia Yiangou tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Anastasia%20Yiangou%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884643930392,"sku":"book_dyk_9786054979646","price":15.16,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/f7002833358f49916108695f497fd771.jpg?v=1785043446"},{"product_id":"elestirel-egitim-ve-marksizm","title":"Eleştirel Eğitim ve Marksizm | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eEleştirel Eğitim ve Marksizm Kitap Açıklaması: Bu Marksist bir kitaptır. Kemer sıkma kapitalizmi ve sefilleştirici kapitalizmin ilk saldırısıyla ve toplumun ve eğitimin gittikçe artan metalaştırılması, piyasalaştırılması, özelleştirilmesi ve ticarileştirilmesi ile Marksist teori ve analiz ve Marksist eğitim teorisi yeni bir öncelik kazanmıştır.Hangi toplumsal sınıftansınız? Okula birlikte gittiğiniz, birlikte çalıştığınız ya da eğitim aldığınız insanlar hangi toplumsal sınıftandılar? Tüm insanlar -örneğin din, etnisite, cinsiyet, cinsellik, boy, yaş, okuma becerisi gibi farklı yollarla- sınıflandırılabilir ya da kategorize edilebilirler. Bu sınıflandırmalardan birinin, toplumsal sınıfın, genellikle özel bir öneme sahip olduğu kabul edilir. Toplumsal sınıfın genellikle örneğin gelir, zenginlik ve statü, eğitim ve yaşam biçimi gibi alanlarda hem belli başlı toplumsal, ekonomik ve kültürel farklılıklara neden olduğu hem de bu farklılıkları yansıttığı kabul edilmektedir Gelir ve zenginliğimiz toplumsal sınıf konumumuzu yansıtır. Ancak toplumsal sınıf bu tür toplumsal farklılıkları yalnızca yansıtmakla kalmaz aynı zamanda bu farklılıklara yol açar.Dave Hill en ateşli ve korkusuz kamusal eğitim savunucularından biri olarak öne çıkmaktadır. Onun, üniversite profesörlük salonlarında olduğu kadar işçi sınıfı mücadelesinin potasında da dövülmüş bilimsel çalışmaları ve aktivizmi, eleştirel eğitim çalışmaları alanında ortaya çıksa da, Marksist teori alanını ve devrimci sosyalist praksisi de içeren başka yerlerde de uygulamaları vardır. Eleştirel bir bilge olan Dave Hill, işçilik yaparak, sendika temsilcisi olarak hizmet vererek, mahpuslara, yetişkin eğitimi eğiticilerine ve göçmen kamplarındaki Vietnamlı mültecilere eğitim vererek, İşçi Partisi'nin seçilmiş meclis üyesi olarak işçi sınıfı bileşenlerine korkusuz bir azimle hizmet ederek, ideolojik açıdan çelikleşmiş bir eğitimci olduğunu göstermektedir.-Peter McLaren-(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 366Baskı Yılı: 2016Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Dave Hill tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Dave%20Hill%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884644258072,"sku":"book_dyk_9786054979585","price":12.67,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/c6de3408f46b41bd57ba439ed7631555.jpg?v=1785067852"},{"product_id":"dis-politikada-yumusak-guc-ve-medya","title":"Dış Politikada Yumuşak Güç ve Medya | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eDış Politikada Yumuşak Güç ve Medya Kitap Açıklaması: Dr. Emrah Aydemir'in \"Dış Politikada Yumuşak Güç ve Medya\" çalışması; uluslararası ilişkiler terminolojisine yumuşak güç kavramını kazandıran, Clinton yönetiminde Ulusal İstihbarat Konseyi Başkanlığı ve Savunma Bakan Yardımcılığı görevinde bulunarak Amerikan dış politikasında etkili bir isim olan ve alanında dünyanın duayeni olarak kabul edilen Harvard Üniversitesi profesörü Joseph S. Nye, konuya ilişkin dünyanın saygın isimleri arasında yer alan Decalogue Group Başkanı Wilson P. DIZARD III (Washington, DC), Nicholas J. CULL, Philip SEIB, John KRIGE, Rhonda ZAHARNA, Mohammed el-NAWAWY'in katkılarıyla Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşımakta ve kamu diplomasisi ve yumuşak güce bakış açısına yeni bir nitelik kazandırmaktadır.Bu kitap, dış politikada stratejik bir değer olarak yumuşak güç unsurunun medyada kullanımını geçmişten günümüze uluslararası somut örneklerle Amerika Birleşik Devletleri ve Türkiye'yi karşılaştırarak gözler önüne sermektedir. Moğolların yumuşak güç kullanan askeri operasyonları, 1956 Macar Ayaklanması, Dallas'ın Sovyet Bloku'na etkisi, The Cosby Show'un Amerikan değerlerini güçlendirmesi, Titanic filminin söylemleri ve Vietnam Savaşı gibi olayların yer aldığı bu eser, yumuşak gücün medyada kullanımını davranışlar, temel araçlar ve politikalar temelinde gün ışığına çıkarıyor...(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 477Baskı Yılı: 2016Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Emrah Aydemir  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Emrah%20Aydemir%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884644323608,"sku":"book_dyk_9786054979561","price":28.05,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/d22864c5fed46965f5b1130bc93c0601.jpg?v=1785039953"},{"product_id":"aleviligin-kokleri","title":"Aleviliğin Kökleri | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eAleviliğin Kökleri Kitap Açıklaması: Helenler, Latinler ve Bizanslılar bu coğrafyayı binlerce yıl boyunca işgalleri altında tuttular. Bu topraklar üzerinde, su kemerleri, köprüler, tiyatrolar, kamu binaları ve mabetler inşa ettiler. Şehirler, saraylar kurdular, saltanatlar sürdüler. At bindiler, kılıç kuşandılar, ordular düzdüler. Geçmişin istilacıları bu topraklar üzerine doğal olarak kendi hayat tarzlarını, kültürlerini ve inançlarını da yaymaya çalıştılar. Ne var ki Anadolu halkı kendisine dışarıdan dayatılan ithal inanç ve kültürleri asla benimsemedi. Binlerce yıl sürmüş istilalarının sonunda Anadolu'nun kültür hayatında onlara ait ne varsa onlarla beraber, geride hiçbir iz bırakmadan ortadan kayboldu. Anadolu'nun birçok yerinde uzun sürmüş işgallerin fiziki kalıntıları bulunmakla beraber, bugün Anadolu insanının yaşayışında, inancında ve kültüründe Helen, Latin ve Bizans etkisine rastlamak hemen hemen imkânsız gibidir. Şairin dediği gibi, bu toprakların 'nazlı, seher-sabah uykularını' parçalayan istilacılar, bir gölge bile bırakmadan geçip gittiler. Sel gitti kum kaldı. Luvi kültürü bu coğrafyada on bin yıldır varlığını sürdürüyor. Luviler, bu toprakların sesiz sahipleri ve en eski yerlileri aramızda yaşamaya devam ediyorlar. Luviler'in (Kelimeyi özgün hali ile önündeki 'A'yı düşürmeden telaffuz edecek olursak Aluvilerin) bugün adına Aleviler dediğimiz inanç topluluğunun ataları oldukları, yadsınamaz ve inkâr edilemez bir doğru olarak geleneksel bilgilerimizi alt-üst ediyor, ezberlerimizi zorluyor. Hiçbirimiz doğruları ihmal ederek entelektüel dünyanın içinde yer almaya devam etme ayrıcalığına sahip değiliz. Hiç kimse cebindeki bir avuç çöl kumu ile bu muazzam geçmişin, bu görkemli mirasın üzerini ebediyen örtme becerisini gösteremez. Tarih 'gayri kabil-i rücu' olarak yaşandı ve çok gerilerde kaldı. Zaman tünelinde geçmişe yolculuk yapıp, tarihi olayları geleneksel bilgilerimize uygun olarak yeniden biçimlendirmemiz de mümkün değil. Bütün yalınlığı ile birer birer ortaya çıkan gerçekler karşısında 'işte sizin geçmişiniz budur' diyerek önümüze konan hayali ve hamasi safsatalara inanmaya devam etmemiz tarihi değiştirmeyecektir.Sayfa Sayısı: 264Baskı Yılı: 2008Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Erdoğan Çınar tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Erdo%C4%9Fan%20%C3%87%C4%B1nar%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884645339416,"sku":"book_dyk_9786055679095","price":18.65,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/ead00efd433de87388e90843677e2ffe.jpg?v=1784636872"},{"product_id":"charles-darwin-ve-evrim-tartismalari","title":"Charles Darwin ve Evrim Tartışmaları | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eCharles Darwin ve Evrim Tartışmaları Kitap Açıklaması: Gezegenimizde yaşam çeşitliliğinin nasıl geliştiğini tarif eden bir teorinin etkisi konusu abartılıyor gibi görünse de, hiç kimse bu teorinin sürmekte olan önemini inkâr edemez. Çevremiz üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir etkiye sahip olduğumuz bir dönemde, Darwin’in doğal dünyanın tamamının onun deyimiyle bir “hayat ağacı”na ait olduğu şeklindeki fikri -her bir dal bir diğeriyle bağlantılıdır ve insanlık bütünün bir parçasıdır, asla ondan ayrı ya da üstün değildir- bugün en az dün olduğu kadar önemlidir. Darwin bize, Yeryüzü’nün yalnızca kendi çıkarımıza sömürülmesi için var olmadığını, onun kendi hayatımız da dâhil olmak üzere tüm hayatın bağımlı olduğu bir sistemin merkezinde olduğunu göstermiştir. Bill PriceSayfa Sayısı: 136Baskı Yılı: 2010Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Bill Price tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Bill%20Price%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884645667096,"sku":"book_dyk_9786055679620","price":9.93,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/2a9c3b441cb4bbbb72b660fdf06ebc59.jpg?v=1784636899"},{"product_id":"stalinin-bas-celladi-halk-komiseri-nikolay-yezhov","title":"Stalin'in Baş Celladı Halk Komiseri Nikolay Yezhov | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eStalin'in Baş Celladı Halk Komiseri Nikolay Yezhov Kitap Açıklaması: Bu operasyon sırasında fazladan bin kişi kurşuna dizilecek olursa, bu mesele edilecek bir şey değildir.-N. I. Yezhov, Temmuz 1937-Yezhov'dan daha ideal bir görevli (fonksiyonar) tanımıyorum. Kendisine bir görev verdikten sonra, onu kontrol etmenize gerek yoktur: Görevi başarıyla tamamlayacaktır. Sadece bir, gerçekten de önemli, bir kusur var; nerde duracağını bilmez.-I. M. Moskvin, 1936-1937-1937-1938 yıllarında \"Büyük Temizlik\" olarak adlandırılan ve on beş ay süren tasfiye operasyonunda yaklaşık 1,5 milyon insan tutuklandı ve bunun neredeyse yarısı idam edildi. Bu dev operasyonun baş icracısı Stalin'in o yıllardaki devlet güvenlik şefi Nikolay Yezhov'du. Oldukça kısa bir süre öncesine kadar bu kişi hakkında çok az şey biliniyordu ve bilinenler de büyük ölçüde uydurma şeylerdi. 1937-1938 yıllarında çok kısa ömürlü olan \"Yezhov kültü\", gerçekten de daha önce görülmüş bir şey değildi. Bu dönem içerisinde Stalin, Yezhov'a karşı oldukça \"yakın\" davranmıştı ve Kruşçev, Stalin'in ona Yezheviçka (\"küçük böğürtlen\") adını taktığını söylüyor. Yezhov'a \"etnik operasyon\" adı verilen operasyonlarda şahsen ölüm cezası verme izni verilmişti. 1918-1921 yıllarındaki Kızıl Temizlik'ten bu yana Sovyet tarihinin ne öncesinde ne de sonrasında bu dönemde yaşananlara benzer örnekler görülmemiştir. Ancak Yezhov çok kısa zamanda gözden düştü. 1938 Eylül'ünde Stalin'in Pravda'da bölümler halinde yayınlanmaya başlayan ünlü Sovyetler Birliği Komünist Partisi Tarihi adlı kitabında İç Savaş'taki ve bir de 1930'lu yıların ortalarında Parti kimlik kartlarının kontrolü kampanyasındaki rolü olmak üzere Yezhov'dan sadece iki kez söz edilir. İkinci baskısında ise hiç söz edilmez. 1930 yılların sonlarından itibaren Parti sansürü eserlerini yasakladı. O zamandan beri kendisinden genellikle olumsuz ifadelerle söz ediliyor. 1950'li yıllardaki antistalinizasyon kampanyası sırasında sanki tüm bu olanlar Yezhov'un eseriymiş gibi, 1936-1938 yıllarındaki kanlı temizlikle eş anlamlı olmak üzere hatta Yezhovşina terimi icad edildi. 1990'lı yıllarda eski Sovyet arşivlerinin kapıları biraz olsun aralandı. Yezhov'un yaşamı ve uğraşlarıyla ilgili yeni bilgiler ortaya çıkmaya başladı. Bu kitap Sovyet arşivlerindeki bu yeni belgeler araştırılarak yazılmıştır ve Yezhov hakkındaki tek kapsamlı biyografidir. (Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 336Baskı Yılı: 2014Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Marc Jansen, Nikita Petrov  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Marc%20Jansen,%20Nikita%20Petrov%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884645699864,"sku":"book_dyk_9786054979172","price":15.16,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/102d10ed18ddcbcd3e409c5186a452e2.jpg?v=1785048094"},{"product_id":"monthly-review-sayi-2","title":"Monthly Review Sayı: 2 | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eMonthly Review Sayı: 2 Kitap Açıklaması: Sayfa Sayısı: 100Baskı Yılı: 2006Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Çiğdem Çidamlı, Ali Ergin Demirhan  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C3%87i%C4%9Fdem%20%C3%87idaml%C4%B1,%20Ali%20Ergin%20Demirhan%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884645732632,"sku":"book_dyk_2789009992322","price":4.44,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/4e261b7f59d338a975dbd40b0cb0d325.jpg?v=1785110143"},{"product_id":"yitik-zaman-saticisi","title":"Yitik Zaman Satıcısı | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eYitik Zaman Satıcısı Kitap Açıklaması: Yurdaer Erkoca'nın bir kuşağın inançlarına, aşklarına, yanılsamalarına, hayalkırıklıklarına, yenilgilerine ve arayışlarına ilişkin felsefe ile içe içe geçirdiği öyküleri yeniden okurlarla buluştu. \"Yurdaer Erkoca'nın hikayelerini yıllar önce okumuştum. Tekrar oturdum başına. Durdukça güzelleşmişler. Ince bir sızı gibi\"-Murat Uyurkulak-\"Bunlar öyküler okuyanlar üzerinde iz bırakacak öyküler, özellikle aramaya devam edenler, ya da devam edenleri anlamak isteyenler için…\"-Ergin Yıldızoğlu-\"Yurdaer Erkoca anlatmaz, kulağınıza fısıldar. Ondan bir hikaye'duyduğunuzda' ilkin unutur, ihtiyac anında hatırlarsınız. Lezzetlidir.Yurdaer'in yazısı. Abur cubur arasında kendisini ezdirmez. İhtiyacı olanın ihtiyacıdır.\"-Orhan Alkaya-(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 128Baskı Yılı: 2014Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Şahan Yatarkalkmaz  tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C5%9Eahan%20Yatarkalkmaz%20%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884646322456,"sku":"book_dyk_9786054979073","price":8.81,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/921d59a334b163272a523405852318a5.jpg?v=1784955169"},{"product_id":"keynesin-genel-teorisi-uzerine","title":"Keynes'in Genel Teori'si Üzerine | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eKeynes'in Genel Teori'si Üzerine Kitap Açıklaması: J. M. Keynes'in Şubat 1936 yılında İstihdam, Faiz ve Paranın Genel Teorisi adı altında yayınlamış olduğu kitap, kapitalizmin 20. yüzyılın ikinci çeyreğinden itibaren yaşamaya başladığı iktisadî kriz ortamının bir ürünü olarak değerlendirilebilir. Genel Teori'nin iktisadî istikrarın sağlanmasına ilişkin devletin ekonomiye müdahale etme gerekliliği, belirsizlik altında alınacak iktisadî kararlar ve en nihayetinde de, dünya ekonomisine ilişkin kurumsal yapıların oluşturulmasına yönelik kaygıları içinde barındırdığını belirtmek mümkündür. Bunun ötesinde, Genel Teori, günümüz makroiktisadının da gelişmesi açısından ortaya konan ilk çalışma olma niteliğine sahiptir.Genel Teori, ister yayınlandığı tarihte yaşanmakta olan iktisadî krizin aşılmasına ilişkin çözüm yollarını sunması açısından önemsensin, isterse de dönemde söz konusu krizin çözümüne ilişkin elde başkaca kaynak olmaması temelinde değerlendirilerek hafife alınsın, kapitalizmin 20 yüzyıldaki iktisadî krizine çözüm sağladığı bir vakıadır. Bunun ötesinde, Genel Teori'de sunulan iktisadî politika çözümlemelerinin 1960'lı yılların sonuna kadar kapitalizmin uzun genişleme dönemini yani Altın Çağı'nı yaşamasını mümkün kıldığı da görmezlikten gelinemez. Ancak, bu tarihten sonra Keynes İktisadı'nın değil ama Keynesyen iktisadın işlevini yitirmesinin yanı sıra yenidünya düzeni düşüncesi çerçevesinde devreye sokulan monetarist iktisat politikası ve uygulamalarının beslediği neoliberal iktisat politikaları dünya ekonomisinde hâkimiyet kurmuştur. Bu noktadan hareketle, 21. yüzyılın başında yani 2007 yılı sonundan itibaren kapitalist dünya sisteminin yeni, derin ve büyük bir iktisadî kriz yaşamaya başlaması, genelde kapitalizmin iç dinamiklerinin kaçınılmaz bir sonucu olsa da, özelde, 1970'li yıllardan itibaren uygulanagelen neoliberal iktisat politikalarının bir ürünü olduğu söylenebilir. Elan yaşanmakta olan dünya iktisadî krizini çözmeye yönelik şu ana kadar devreye sokulan ve ağırlıklı olarak monetarist iktisadî politikalar niteliğine sahip uygulamaların pek de işe yaramamış olduğu görüntüsünü vermesi, Keynesyen iktisat politikalarının da bir iktisadî politika bileşeni olarak devreye sokulup sokulmaması tartışmalarını gündeme oturtmuştur. Tam da bu aşamada yani 2007 yılından bu yana sürmekte olan iktisadî krize çözüm bulma arayışında Keynesyen iktisat politikalarının yararlılığının söz konusu edilebilmesi, bu politika uygulamasının devreye sokulduğu dünya iktisadî konjonktürünün hatırlanmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Bir başka deyişle, Keynesyen iktisat politikalarının uygulandığı dönemde elde ettiği bir başarıdan söz edilecekse, bu başarı, söz konusu iktisadî politika uygulamalarının, ilgili dönemde yaşanan sorunlar ve münhasıran bu sorunlara yönelik politika uygulamaları olması nedeniyledir. Bunun yanı sıra 1939-1945 yılları arasında yaşanan II. Savaş'ın da, Keynesyen iktisadî politikaların başarı elde etmesinde hiç tereddütsüz katkıda bulunduğu da ayrıca unutulmamalıdır. Bu nedenle, 1929 ve 2007 yılı iktisadî krizlerini yaratan dünya iktisadî koşullarının, beraberinde getirdiği sorunların ve gelişmelerin farklılığı veri iken, şu günlerde yaşanmakta olan iktisadî sorunlara yönelik uygulamaların pek de etkin olmaması karşısında Keynesyen iktisadî politikaların tereddütsüz devreye sokulması biçimindeki tartışmaların çok da rasyonel olduğu söylenemez. Yapılan bu derlemede, hâlihazırda yaşanmakta olan iktisadî krize ilişkin Keynes çözümlemelerini ön plâna çıkaran metinlerin ortaya konması hedefi güdülmemiştir. Hedeflenen, Genel Teori'de yer alıp da yaygın olarak üzerinde fazlaca durulmamış konuların günümüzdeki iktisadî gelişmeler veri iken bir kez daha ele alınması ve değerlendirilmesine yöneliktir. Hâl bu olduğunda, derlemede yer alan çalışmaların, sürmekte olan iktisadî krizin çözümüne yönelik Keynes İktisadı'na başvurulup vurulmaması gereği tartışmalarına da ışık tutacağına inanılmaktadır.Sayfa Sayısı: 272Baskı Yılı: 2012Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Ahmet İncekara tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Ahmet%20%C4%B0ncekara%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884646420760,"sku":"book_dyk_9786054511518","price":8.26,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/8cc1c2effe12fa16ddeff1f5c154194c.jpg?v=1785016743"},{"product_id":"cinlilerin-gozunden-turklerin-tarihi","title":"Çinlilerin Gözünden Türklerin Tarihi | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eÇinlilerin Gözünden Türklerin Tarihi Kitap Açıklaması: Türkler, MS 6. yüzyılın ortalarında yükselişe geçen antik bir kavimdir. Çin'in kuzeyinde ve Kuzeydoğu Çin'deki kırsal alanda daima güçlü Türk rejimleri kurmuşlardır. Tarihsel çerçevede bakıldığında Kuzeybatı Çin, Rusya, Türkiye ve Orta Asya devletleri üzerinde büyük etkileri olduğu görülmektedir. Antik çağlarda kullanılan Türk halkları ifadesiyle, modern zamanlardaki Türk dil grubu ya da Türkçe konuşan halklar ifadeleri birbirinden farklı anlamlara gelmektedir. Çince kayda geçmiş tarihsel belgelerde Türk etnik grubu ya da Türkçe konuşan halklar gibi terimler bulunmamaktadır. Ön Türkler Antik Çin'de yaşamakta olan bir kavim olarak karşımıza çıkar. Kökenleri Kuzey Çin'de bulunan ve orada yaşamış olan Türkler, Çin toprak sahasında gelişmiş ve zenginleşerek güçlenmeye başlamıştır. Türk halkları, Çin'deki kuzey mera alanlarında daima etnik azınlık rejimi kurmuşlar ve Orta Çin ovalarındaki krallık ve Han halkıyla iyi ilişkiler içinde olmuşlardır. Bu iyi ilişkiler sayesinde her iki topluluk da birbirilerinden bir şeyler öğrenip birbirilerini etkilemişlerdir. Tang ve Song hanedanlıkları zamanından itibaren bazı Türk kabileleri Çin'in içlerine doğru gidip Han halkıyla kaynaşmış; bazıları ise Orta Asya ve Batı Asya'ya göçerek bölge halklarıyla karışmıştır.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 204Baskı Yılı: 2015Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Guo Hongzhen tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Guo%20Hongzhen%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884646813976,"sku":"book_dyk_9786054979240","price":15.41,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/9ef31909f1508006e18302af282bbce4.jpg?v=1785050095"},{"product_id":"sinif-siyaseti-ve-kadin","title":"Sınıf Siyaseti ve Kadın | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eSınıf Siyaseti ve Kadın Kitap Açıklaması: Bu kitaptaki makaleler politik bir aktivist, sosyalist ve feminist bir düşünür ve öğretmen olarak yaşadığım deneyimlerden doğru yazıldı. Tümü, Marksist-feminist soruları irdeleyen ve fakat bunu daima siyaset yapmaya dönük bir gözle eyleyen teorik ve pratik yazılardır. Bu yüzyılda, feminizm, endüstriyel kapitalist toplumlardaki erkek egemenliğinin sınırlarını geri iterek sıradışı kazançlar elde etmiştir. Yine de, bugün kadınların özgürleşme hareketi siyasi bir çıkmaz sokak ile karşı karşıyadır. Ben burada feminizmin kazanç ve sınırlarına açıklama getirmenin ve eski örgütlenme biçimlerinin yeni sorunlarla ilgilenecek bir şekle dönüştürülmesinin gerekliliğine değiniyorum. Salt anti-kapitalist düşünce ve bakış açılarının feminizm ile yüzleşmesine değil, yanı sıra feminizmin sosyalist siyasetle yüzleşmesine değiniyor, kapitalist sınıf ilişkilerinin ırk\/etnisite ve toplumsal cinsiyet ile ilişkisini irdeliyorum. Ekonomik hayat ve siyasetin aile hayatı ve cinsellik ile nasıl ilişkilendiğini inceliyorum. Yaratıcı kolektif, demokratik ve ötekileştirmeyen aile ve toplum hayatı formlarını emek ve siyasette kökten bir değişiklik anlamı taşıyan sosyalizmin merkezi olarak tartışıyor, erişilemez görülseler dahi, bu alternatiflerin tahayyül edilmesinin ve tartışılmasının önemini vurguluyorum. Ben her pazar günü toplanan Solidarity adlı sosyalist bir örgüttenim. Arada örgütümün bir kilise olduğu yönünde espriler yapıyorum. Ne ki bağlı olduğum siyaset kaçınılmaz bir zafer, nihai bir çatışkı ya da tarih inancına yaslanmıyor. Yine de, pes etmeyip sosyalist düşünce ve idealleri canlı tutmanın, olabildiğince işçi sınıfından yana, özgürlükçü ve demokratik bir siyaset üretmenin ve eşitlikçi ve demokratik bir dünyaya dönük bu köklü mücadele geleneğinin bir parçası olmanın gerekliliğine inanıyorum.Bu kitaptaki makaleleri bir bütün yapan şey, entelektüel ve siyasi taahhütlerimin çekirdeği olagelen temalardır. Ben de, tıpkı Marx gibi, kapitalist üretim modelleri ve bunların belirleyici sosyal düzenlemeleri ile başlıyorum. İşlevselci argümanları, yani, kapitalist toplumların birbirinden farklı kurumlarının tümünü kapitalist sınıfın çıkarlarını destekleme işlevi görmelerinden doğru açıklamaya çalışan argümanları reddediyorum. Marx'ın toplumsal üretim ilişkileri dediği şeyin, yani sınıf ilişkilerinin siyaset, toplumsal hayat, kültür, özel hayat ve dahasını sınırladığına ve şekillendirdiğine inanıyorum.Sayfa Sayısı: 368Baskı Yılı: 2012Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Johanna Brenner tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Johanna%20Brenner%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884647338264,"sku":"book_dyk_9786054511501","price":11.93,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0b6ca555d4e50ff441c50bb6992965ea.jpg?v=1784618520"},{"product_id":"escinsel-sinemasi-tarihi-sinemada-gorunur-olmak","title":"Eşcinsel Sineması Tarihi - Sinemada Görünür Olmak | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eEşcinsel Sineması Tarihi - Sinemada Görünür Olmak Kitap Açıklaması: Steven Paul Davies'in elinizdeki bu büyüleyici kitapta işaret ettiği gibi, eşcinselliğin sinemadaki varlığı açısından oldukça ilgi çekici dönemler yaşıyoruz. Yazara göre, Brokeback Mountain [Brokeback Dağı] anaakımda bir dönüm noktasıdır ve hepimizin bu yoruma katıldığı söylenemese de, filmin temsil ettiği sıçrayışın büyüklüğü noktasında en ufak bir şüphe yoktur. Film, eşcinselliğin bir sorun olarak işlendiği uzun ve rezil bir sinema geleneği içinde kendine yer açmıştır; aslında, hiç tartışmasız biseksüel olmanın zorluklarına ilişkin bir filmdir. Öte yandan, son derece güvenilir ve bütünüyle eril iki aktör arasındaki tutkulu aşkı anlatan bir anaakım filmin çekilebilmesi, filme yönelik hiçbir ahlâki eleştirinin yapılmaması ve filmin aktörlerin kariyerlerine oldukça büyük katkı sağlaması (ki bunlardan birinin kariyeri trajik biçimde kısa sürmüştür) son derece dikkate değer gelişmelerdir; oyunculuğa başladığım dönem olan 35 yıl öncesi şöyle dursun, bundan 15 yıl önce, filmlerde yer almaya başladığım dönemde bu hayal dahi edilemezdi. O günlerde her eşcinsel, Bletchley Park'ta bulunanlar denli yetenekli, uzman birer şifre çözücüydü. Bize mesaj gönderilirdi ve bizler de bu işaretleri okumayı, üstü kapalı imayı çözmeyi, ikinci bir anlamı çıkarsamayı bilirdik. Bunun heyecan veren bir yanı da yok değildi; ancak yetişkin erkek ve kadınlar açısından, yaşamlarında bunu deneyimleyebilmenin yolu yoktu. Sonra yavaş yavaş bir şeyler değişmeye başladı. Bu değişim, yasadışı öpüşmelerin değiş tokuş edildiği, işkence gören psişelerin irdelendiği ve şimdileri eşcinsel mizahı olarak bilinen şeyin sergilendiği tiyatroda hâlihazırda başlamıştı bile. Filmler, Davies'in belgelendirdiği üzere, sorunlu bir mesele olan eş cinsiyete duyulan cinsel ilgi meselesine artan bir ustalık ve samimiyetle eğilmeye başladı: Schlesinger'in muhteşem Sunday Bloody Sunday ve Midnight Cowboy [Geceyarısı Kovboyu] gibi filmlerin eşcinsel topluluk üzerinde ne denli güçlü etki yarattığını tarif etmek oldukça güçtür. Bununla birlikte, hâkim hava Mart Crowley'in ufuk açan bir cümlesiyle özetlenebilirdi -ben kendimi böyle ifade ediyorsam...- o halde, The Boys in the Band filmini izle: 'Bana mutlu bir eşcinsel göster, sana bir eşcinsel cesedi göstereyim.' Olağan eşcinsel erkek ya da kadını betimleme düşüncesi (tanımı gereği, eşcinsel erkek ve kadınların geneli anlamında) halen son derece radikal bir düşünce olarak görülmektedir. Olasılık eşcinsellerin kendilerinin de bu düşünceye katkıda bulunduğu belirtilmelidir: eşcinsel olmak durumu çoğu eşcinsel bireyin kişiliğinin temelidir. Ve gerçek hayatta eşcinsel yaşamlar bir şekilde olağan olarak tanımlanmazdan önce, pek çok toplumsal değişiklik yaratmıştır. Simon CallowSayfa Sayısı: 310Baskı Yılı: 2010Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Steven Paul Davies tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Steven%20Paul%20Davies%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884647567640,"sku":"book_dyk_9786055679606","price":15.16,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/942f3e7634a098b5496e56e87c040b86.jpg?v=1784636896"},{"product_id":"sinemada-yaratici-yonetmen","title":"Sinemada Yaratıcı Yönetmen | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eSinemada Yaratıcı Yönetmen Kitap Açıklaması: Tüm ülke sinemaları varlıklarını iki nedene borçludur. Bu nedenlerin ilki kimi filmlerin salt bir ticari ürün olmasıdır. Onlar birer ticari üründür, çünkü artık-değer (kâr) bırakması amacıyla yapılırlar. Sinemanın varlığını borçlu olduğu ikinci nedense, kimi filmlerin sanat yapıtı olmasıdır. Sanat yapıtı diye ortaya çıkartılan filmler, varedilişlerinin doğası gereği, salt bir filmden ibaret olamazlar. Onlar yapılarının derinliklerinde hayatın tüm kurallarını taşırlar. Böylece yeni bir hayat kurabilen bir yönetmenin, Freud tarafından 'şahlanmış atın üzerindeki bir şövalye' olarak tanımlanan egodan yoksun olması düşünülemez. Gemi azıya almış ego da daha önce bir başkası tarafından yapılmamışın, söylenmemişin, denenmemişin, dolaysıyla da yeniliklerin peşinden koşacaktır. Doğru film kavramı tartışmaya açık olsa bile, yönetmenlerin yenilikçi doğru filmler kurabilmeleri için egolarını akılla dizginlemeleri gerekir. Zira yerleşik kuralları hiçe sayarak, mesnetsiz bir yenilikçilik hırsına kapılmak, büyük hayal kırıklıklarını beraberinde getirir. Bu sözlerle deneysel sinemaya ya da yenilikçiliğe karşı çıkılmış olunmaz. Kaldı ki sinema en yetkin biçimde yenilikçilikle tanımlanabilir. Yenilikçi tavırın da tutarlı bir mantığa dayanması gerekir. Sinema diline yenilik getirecek bir yönetmen, kaçınılmaz olarak yüksek ego taşıyacaktır, ama bu ego disiplinle, okumayla, bilimde düzenli bir görüş oluşturan ilkeleri gösteren öğretilerle, kuramsal bilgi donanımıyla, akılla, gözlemle kontrol edilmelidir. Sanatsal kaygıyla film çeken yönetmen bir hikâyeyi görüntü diliyle aktarmakla kalmaz, izleyicilerin kendilerini içinde hissedecekleri bir dünya yaratır. Böyle bir yönetmenlik uzun vadeli düşünebilmeyi, ama yeri geldiğinde anlık kararlar da verebilmeyi, oyuncuları, müziği, hikâyeyi, ışığı, atmosferi, kurguyu layığınca yönetebilme becerisini; duyguyla ve akılla kabul edilebilir filmsel evreni kurabilme bilgisini, kahramanlar arasından bazen o, bazen bu, bazen şu olabilme yetisini gerektirir. Yaratıcı yönetmenlik böyle bir yetiye bağlı olmakla da kalmaz yazınsal türlerle (roman, hikâye, şiirle) sıkı ilişki kurmayı zorunlu kılar. Bu tarz yönetmenlik; kapasitesi, bir senaryoyu bilinen yollarla filme alma bilgisiyle sınırlı uzman yönetmenlikten son kertede ayrışır. Böyle bir yönetmen, evrensel sinema dilini özgün bir tarzda kullanabilme beceri ve arzusuna sahiptir. Bu yaratıcı yönetmen tavrının sorgulanabileceği tek alansa ortaya konulan film-yapıdır.Önemli bir uzam-zaman değişimi yaratılırken, kahramanın geçmiş yaşantısında kalmış bir kesite, anılara (flashback), rüyalara ve gelecek düşüncesine geçişte (giderek yaygınlaşan) klip kurgusunun bilgilendirici tarzı rahatsızlık vermeseydi, \"Sinema, bir hikâyeyi görüntüyle anlatma sanatı\" diyebilirdik. Anlam yaratmaktan yoksun bir kesme yöntemiyle; gerçeklikten düşe, gerçeklikten zihne, gerçeklikten geçmişe, düş yoluyla gerçeklikten geleceğe; bu filmsel uzamdan şu filmsel uzama ve bu filmsel zamandan şu filmsel zamana geçilebilir. Film izleme deneyimiyle donanmış, yani görüntü dilini öğrenmiş izleyici için bu bir sorun yaratmaz, ama böyle yapılırsa; sinema, \"görüntülerle bilgi aktarma aracı\" konumuna indirgenmiş olur. Oysa sinema, kurulu bir hikâyeyi izleyiciye görüntüyle yaşatma, izleyiciyi kurulan duygu evrenine sokma sanatıdır. Sanatta kural olur mu? Her sanatın kendine özgü bir dili vardır. Meğer ki dil söz konusudur, kuralsızlıktan söz edilemez. İnsan düşüncesinin sistemli işlediği anımsanırsa, başta dil (insan dili) olmak üzere, insanın ortaya çıkardığı hiçbir şeyin kuralsız olamayacağı da kendiliğinden görülür. Öyleyse dil nedir? Dil kurallar bütünüdür, çünkü düşünce sistematiktir.Konuşurken kullanılınca sözlü dil, yazarken kullanılınca yazılı dil adını alan doğal dille düşünce arasına bir koşutluk kurulmadan ne dil ne de düşünce anlaşılabilir. Hem düşüncenin hem dilin bir işleyiş düzeneği vardır. Sinema filmleri de, düşünceyle eşzamanlı ortaya çıktığı ve düşünce olmadan kendisi olamayacağı bilinen insan dilinin sistemine benzer bir sistemle işleyen görüntü diliyle yaratılır. Bu nedenle film-yapı kurulurken (anlatma, duygu oluşturma, ifade etme, açıklama, yönlendirme, gösterme, yaşatma, iletişim kurma, değiştirme amacıyla) kullanılan dilin işleyiş düzeneğinin, dolayısıyla kurallarının olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Bir şey \"söylemek\" amacıyla kullanılan sanat dili niçin kuralsız olsun? Dil toplumsal, söz bireyseldir. Kişi bireysel yoldan bir söz üretmek için toplumsal dili kullanır; yönetmen de görsel söylemini, uluslararası ortak sinema dilini kendine özgü biçimde kullanarak üretir.Yaratıcı sanatçının sistemli düşünme becerileri gelişmiştir. Sistemli düşünce becerisinin gelişmesinde matematik, felsefe, insan dili en etkili araçlardır. Bir sanatçı ister doğal dille bir roman yaratsın, ister doğal dil içinden çıkan üstdil\/içdil olan şiir dilini kullanarak şiir yaratsın ve isterse başka bir sanatın dilini kullansın, düşüncesini sistem içinde aktarır. Düzenlenişin, kurgunun veya sistemin olduğu yerde kuralsızlık olamaz. Kurallar sorgulanamaz mı? Sanatın dilsel kuralları sorgulamaya her zaman açıktır. O halde soru kuralların değişip değişmeyeceği yönünde olmalıdır. Sanatın kurallarının, yıkılmak için konulmuş kurallar olduğu görüşü çoğu zaman abartılır, çünkü böylesi bir yıkma girişimi, varlığını rastgele bir amaca borçlu olamaz. Öyleyse bir sanatçının amacı, sanatsal anlatıma yeni boyutlar kazandırmak ve kabul edilebilir yöntemler geliştirmek olabilir. O sırada önceki anlatım dönüşebilir, kurallar yıkılabilir.İnsanın olduğu yerde tanımlama ve adlandırmalardan kaçınılamaz. Bilgiyi, görünenleri, var olanı, işitileni yolundan saptırarak karmaşıklaştırmak, müphem ve anlaşılmaz kılmak, hiç değilse genel geçer bir boyutta doğru ile yanlışın, iyi ile kötünün, estetik ile bayağının farkını gözetmemek, anlatım kurallarına körü körüne karşı çıkmaktır. Tanımlama yaparak bir sistem oluşturmadan bilginin, hikâyenin, duygunun, tepkinin karşıya aktarılamayacağı gerçeğinden habersiz yaşamak isteyen birisi için genelde dilin, özelde sinema dilinin kuralları olmayabilir. Örneğin bir yönetmenin kadrajdaki nesnelerin, oyuncuların, hayvanların yönünü belirleyerek, kurgu ve eylemi rastgele yapılmaktan kurtaran, ona düzen veren, anlaşılabilirlik kazandıran aks kuralını gözardı etme lüksü olabilir mi? Aks kuralı basit bir kuraldır: İkili çekimde A oyuncunun eylemi\/yönü sola B oyuncunun eylemi\/yönü sağaysa, A oyuncunun tekli çekimine geçildiğinde oyuncunun eylemi\/yönü sağa doğru yaptırılamaz. Bu, zihnin kabul edeceği bir durum olmadığı gibi, hareketli bir nesnenin doğasına da aykırıdır. İnsan sağa doğru giderken, bir dönüş yapmadan sola gidemez. Bunun bir istisnası olarak, aks (Hitchcockvari) kasıtlı atlanarak korku yaratılabilir, ancak bu noktada üzerinde durulan işin bu boyutu değildir. Amaç salt izleyiciyi korkutmaksa, güldürmekse her şey mübahtır(!). Ayrıca planın çekimi sürecinde, altlık üzerindeki kameranın hareketiyle aks değiştirilmesi izleyiciye aşama aşama gösterilirse, aks atlanmış değil değiştirilmiş olur.Adlandırılmamış ve tanımlanmamış bir bilginin aracını tanımak mümkün olmadığından şeylerin tanımının (tanımların zamanla değişmesi pahasına) olup bitenler gözlenerek bilimsel bir yöntemle yapılması gerekiyor. Olgunun neliğini saptamakta işe yarayan adlandırmalardan ve tanımlamalardan bu nedenle kaçınılamaz. Zira hareketli görüntü sanatının ürünleri filmler, gözlemle algılanır. Bundan kaçınılmazsa, André Bazin'in sorduğu gibi; sinema nedir?Sinema, sayısız tanımı yapılabilir olsa da, son kertede evrensel doğru olarak, görüntüler yoluyla bir hikâyeyi izleyiciye yaşatma sanatıdır. İzleyicilerin, anlatılan hâyeyi yaşamasını sağlayan en önemli öge, tüm sanatların ortak paydası olan kurgudur. Kurgu, sanatların ortak paydası olsa da; herhangi bir parçanın başka bir parçayla birleştirilmesi yöntemi somut olarak (bir görüntü göstergesinin başka bir görüntü göstergesiyle yan yana getirilerek, kesilerek, eklenerek birleştirilmesi) film-yapının kuruluşunda gözlenebilir. Bu nedenle, heykeltıraşlar, ressamlar, şairler, romacılar da parçaları yan yana getiriyor olsalar da, kurgu kavramı yaygın olarak sinemada kullanılır.Öyleyse kurgu nedir? Kurgu, en basit tanımla, görüntü göstergelerinin (çekim paraçası) bir hikâye düzleminin tamamlanması (aktarılması) amacıyla, başka görüntü göstergelerine eklenmesidir. Bu da, filmin biçimsel düzleminin en önemli ögesidir. Diyalektik kurgu nedir?Diyalektik (yaratıcı) kurgu, karmaşık bir yapıdadır. Bu karmaşıklığın nedeni, birbiriyle çarpıştırılarak kendilerinden yeni bir anlam üretilen iki görüntü göstergesinin içerik açısından farklı olmasıdır. Öyküsel düzlemde birbirlerinin devamı olmayan bu iki çekim birleştirildiği zaman, diyalektik\/eytişimsel bir sıçramayla (bu iki çekimin bir toplamı olmayan), üçüncül bir anlam yaratılabilmektedir. Bir filmin uzmanlarca \"Griffith + 10 yıl\" biçiminde eleştirilmesinde (o filmin böylesine gerilerde bulunmasında) senaryosu, oyuncu yönetimi, ışığı, sanat yönetimi, mekânları, rengi, kostümleri ve kamera kullanımı kadar anlatımının yani dilinin (kurgunun) rolü vardır. Burada kastedilen, kurgu biçimlerinin, Eisenstein tarafından çıkarılan formüllere göre kullanılması değil; kurgunun ruhunun ne olduğunun kavranamamış olmasıdır...Doğal dilin, yazarlara ve şairlere sunduğu sonsuz dil olanaklarını sinema dili de yaratıcı yönetmenlere sunmaktadır. Sözcükler Türkçe, Japonca, Fransızca, Çince sözlüklerinde sınırlı sayıdadır. Sınırsız olan, tümce kurma olanağıdır. Sinema sanatında da kamera açıları, kamera hareketleri ve çekim ölçekleri sınırlı sayıdadır. Bu dille anlatmanın (deyim yerindeyse tümce kurmanın) ise sınırı yoktur. Varmış gibi görünen sınırları ortadan kaldırmak, Peter Wollen'ın da vurguladığı gibi, Eisensteinvari yaratıcı (diyalektik) kurguyu kavramakla mümkündür. Kamera altlıkları alanındaki gelişmeler kamera rejisi tekniğinin gelişmesine büyük katkılar sağlamıştır. Böylece sık yapılan kesmelerle elde edilen çekimlerin kurgu anında birbirine eklenmesiyle elde edilen kurgusal sahnelerin yerini, kesintisiz çekimlerle elde edilen bütünlüklü sahneler almaya başlamıştır. Böylece kamera rejisi tekniği sinema dili olanaklarını genişletmiştir. Tüm bunlara karşın, kamera rejisi tekniği kurgudan bağımsız değildir. En azından çerçeve içi düzenleme, hikâye düzlemi, senaryo düzlemi, dekupajın izinde yapılan basit ekleme açısından sinema sonsuza kadar kurguya bağlı kalacaktır.Yenilikçi düşünceleri, hikâye kurgusuna ve anlatım biçimine sezgiyle yaklaşabilen yönetmenler filmlere uygulayabilir. Bu konuda gösterilen cesaret kadar tutarlı olmak da önemlidir; yenilik hangi temele dayandırılacaktır? Böyle bir kişiliğin ayırt edici özelliği görme yeteneğidir. Nesneler karşısında nasıl duracağını insanın kendisi seçese de, neler göreceğini (tıpkı film kamerası gibi) seçtiği yer belirler, çünkü bakılan nesneler durulan yere göre biçimlenir. Yaratıcı bir yönetmen doğası gereği görüntü evrenindeki varlıkları zihninde yeni ilkeler doğrultusunda anlamlandırma eğilimindedir.-Dr.Cengis T. Asiltürk-(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 428Baskı Yılı: 2014Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Cengiz T. Asiltürk tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Cengiz%20T.%20Asilt%C3%BCrk%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884647633176,"sku":"book_dyk_9786054979141","price":18.4,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/60e2b587f1f5d799e4f4d1f2ce843f09.jpg?v=1784624021"},{"product_id":"yetiskin-egitimi-ve-esitlik","title":"Yetişkin Eğitimi ve Eşitlik | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eYetişkin Eğitimi ve Eşitlik Kitap Açıklaması: Eşitlik, Türkiye'de ve dünyada eğitimin en yakıcı sorunlarından biri durumunda. Modern eğitimin eşitlik vaadi aslen hiçbir dönemde gerçekleşmemiş olmakla birlikte, içinden geçtiğimiz neoliberal dönemde Türkiye'de yaşanan yeni sağ dönüşümün eğitim ve eşitlik ilişkisinde keskin bir kırılma yarattığı ve daha önceden söz konusu olan kısmi eşitlikçi uygulamaların bile gündem dışında kaldığı söylenebilir. Bu gelişme, eğitim bilimlerinin eşitlik sorunları ile belki de eskisinden daha fazla ilgilenmesini gerektiren bir durum yaratıyor.Diğer pek çok araştırma gibi bu kitaba konu olan araştırma da gösteriyor ki eğitim, toplumsal eşitsizliklerin çözüldüğü değil yeniden üretildiği bir alandır. Toplumsal eşitsizliklerin çözümünü eğitimde aramak bir yanılsama olsa da eğitimin eşitlik mücadelelerinin canlı bir alanı olduğu da göz ardı edilemez. Bu alandaki eşitlik mücadeleleri, her zaman, daha genel kapsamlı eşitlik mücadelelerinin birer yansıması olarak yaşanır ve bu geniş bağlamın güç dengeleri ile etkileşir. Nihayetinde salt eğitim alanında gerçekleştirilebilecek bir eşitlik durumu mümkün değildir; çünkü eğitim yasaları ve uygulamaları kesin bir eşitlik sağlasa bile, toplumsal yapı ne kadar eşitse eğitimin sonuçları da o kadar eşit olabilir. Toplumda \"güçlüler\" varsa eğitimde de \"güçlüler\" olacaktır.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 310Baskı Yılı: 2014Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Ş. Erhan Bağcı tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C5%9E.%20Erhan%20Ba%C4%9Fc%C4%B1%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884647665944,"sku":"book_dyk_9786054979226","price":11.18,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/34fe88513f207585ec1c811ef47ce186.jpg?v=1785114817"},{"product_id":"yeni-toplum-sosyal-demokrat-dunyadan-dusunceler","title":"Yeni Toplum - Sosyal Demokrat Dünyadan Düşünceler | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eYeni Toplum - Sosyal Demokrat Dünyadan Düşünceler Kitap Açıklaması: Gero Maass, Fedor Ruhos, Hans-Jörg Schmedes, Björn Hacker, Steffen Mau, Stephan Schmauke, Thomas Meyer, Heinz Bude, Wolfgang Streeck, Sigmar Gabriel, Joseph Vogl, Ania Skrzypek, Rainer Häusler, Martin Häusler, Thomas Pogge, Anetta Kahane, Frank Decker, Carlos Gabetta, Michael Bröning, Robert Hoffert, Ned Brown.Küresel dünyada meydana gelen sosyal, ekonomik, siyasal ve kültürel sorunların önemli bir kesimi tüm toplumların ortak sorunları. Hele Avrupa'da olan bitenler, bizim ülkemizde de ya aynı anda gözlemlenmekte olup Avrupa'dakilerle ilinti halinde ya da kısa süre sonra gerçekleşmeye aday. Öte yandan, tüm dünya sosyal demokratları da, aynı anda veya kısa süre aralıklarıyla benzer sorunlarla karşılaşıyor, benzer sorumluluklarla yüzleşiyorlar.Neue Gesellschaft-Frankfurter Hefte dergisinden Türkiye'nin yapısı ve konjonktürü açısından anlamlı olacağını düşündüğümüz 19 makalenin çevirisinden \"Yeni Toplum - Sosyal Demokrat Dünyadan Düşünceler\" başlıklı bir kitap oluşturduk. Okurun beğenisini sağladığı takdirde, bu diziyi her yıl \"yinelemek\"; bir başka deyişle, \"yenilemek\" niyetindeyiz. -Aydın Cıngı-(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 146Baskı Yılı: 2014Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Kolektif tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884648321304,"sku":"book_dyk_9786054511990","price":5.83,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/b4c29311baacbe272d55a5047f2c16f8.jpg?v=1785066411"},{"product_id":"islamin-ikinci-mesaji-1","title":"İslam'ın İkinci Mesajı | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eİslam'ın İkinci Mesajı Kitap Açıklaması: Mahmoud Mohamed Taha'nın çalışması bir İslami özgürleşme teolojisinin doğuşunu mu müjdelemektedir? Bu sorunun yanıtı ne olursa olsun Sudanlı bir şeyh tarafından ortaya konan bu çalışmaya (İslam'ın İkinci Mesajı, Al Risala Al Tania Min El Islam, Hartum 1971) kayıtsız kalmak imkansızdır. Bu samimi Müslüman'ın derin itikatları, teolojiye olan hakimiyeti ve inancının radikal biçimde yeniden yorumlanması yönündeki güçlü çizgisi egemen köktenci inançla açıkça çelişerek bir çok yönüyle Latin Amerika'daki özgürleşme teolojisini andıran İslami yenileşmeye önemli bir katkı sağladığını ispatlamaktadır. Taha'ya göre İslam'da Allah'tan gelen iki mesaj vardır: birincisi ilk mesaj, ikincisi ise nihai mesajdır. İkinci mesajı anlamak, birinciyi anlamamızı kolaylaştıracak ve niçin baskın İslam'ın bu mesaja daha sıkı bağlandığını görmemizi sağlayacaktır.Sayfa Sayısı: 170Baskı Yılı: 2008Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Mahmoud Mohamed Taha tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Mahmoud%20Mohamed%20Taha%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884648354072,"sku":"book_dyk_9789944115377","price":10.18,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000265342-1.jpg?v=1703115351"},{"product_id":"yari-baskanlik-sistemi-ve-turkiye","title":"(Yarı) Başkanlık Sistemi ve Türkiye | Kalkedon","description":"\u003cp\u003e(Yarı) Başkanlık Sistemi ve Türkiye Kitap Açıklaması: Hükümet sistemi tartışmaları on yıllardır Türkiye'nin önemli gündem maddeleri arasında yer almaktadır. 2007 yılında Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi yönetimini halk oylamasına götürerek değişikliğin hayata geçirilmesini sağlamıştır. Cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi yöntemine geçişle tartışma başkanlık sistemi üzerine dönmüştür. Yarı-başkanlık ve başkanlık sistemi tartışmalarının Türkiye gündemi açısından önemli olmasının diğer bir nedeni de, mevcut parlamenter sistemin bütün sorunlu özelliklerine rağmen, hem yarı başkanlık hem de başkanlık sisteminin mevcut sorunlardan daha ciddi sorunlar yaratma gizilgücünü taşımalarıdır.Başkanlık sistemi Türkiye'de dile getirilirken, toplumsal düzeyde istikrar değil, ekonomik istikrar, koalisyon hükümetlerinden kaçınmak ile parlamenter sistemin yumuşak güçler ayrılığının neden olduğu sorunlara vurgu yapılmaktadır. Başkanlık sisteminin demokrasiye, teorik olarak daha uygun olduğu ileri sürülmektedir, çünkü siyasal yürütme, başkan, doğrudan halk tarafından seçilmektedir. Diğer bir ifade ile başkanlık sistemlerinde siyasal yürütme\/başkan, doğrudan halka hesap vermektedir. Parlamenter hükümet sistemlerinde ise, özellikle koalisyon hükümetlerinde, siyasal yürütme bağlamında hesap sorulması gerekeni muğlâk hale getirdiği ileri sürülmektedir. Bu yüzden de, parlamenter sistem ile karşılaştırmalı olarak başkanlık sisteminin demokrasiye daha uygun olduğu ileri sürülmektedir. Bu bağlamda ayrıca, katı güçler ayrılığı olarak da tanımlanan başkanlık sistemlerinde yasama organı kendi yetki alanına yoğunlaşmakta ve siyasal yürütmenin kontrolünden kurtulmaktadır. Ancak hükümet sistemleri ile demokrasi arasındaki ilişki daha geniş açıdan ve ülkelerin demokrasilerinin gelişmişlik düzeyleri ve siyasal ve toplumsal yapıları da göz önüne alınarak değerlendirilmelidir.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 446Baskı Yılı: 2014Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Ali Murat Özdemir tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Ali%20Murat%20%C3%96zdemir%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884648386840,"sku":"book_dyk_9786054511952","price":7.49,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/2e6b3a551650b0864f9a87b9ab76d71a.jpg?v=1784945897"},{"product_id":"geziyi-soldan-kavramak-18-brumaireden-taksim-direnisine","title":"Gezi'yi Soldan Kavramak 18 Brumaire'den Taksim Direnişi'ne | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eGezi'yi Soldan Kavramak 18 Brumaire'den Taksim Direnişi'ne Kitap Açıklaması: Okuyacağınız bu kitap, direniş günleri içinde, bizzat o direnişin içerisinde fikriyle, bedeniyle, direnciyle, umuduyla, dayanışmasıyla, sevgisiyle, emeğiyle yer alan insanların sözlerinden ve direnişin sıcaklığı içinde tartışmalara gelemeyenlerin yazılarından süzülerek sizlere ulaştı...Metinlerde o günün havası ve ruh hali büyük oranda hissediliyor......etkili bir mücadele geliştirmenin\" yolu, ancak yeni rejimin sınıfsal karakterini anlamaktan, yeni rejime karşı biriken öfkenin hangi mücadele kanallarından nasıl gelişebileceğine dair asgari bir fikir sahibi olmaktan ve gelişen bu yeni mücadele kanallarının örgütlenmesinin tam kalbinde yer almaya çalışmaktan geçiyor.\"Eskiden söz içeriği aşıyordu, şimdi ise içerik sözü\".\"Gitmekte ve gelmekte olanı\" anlama çabasını, dünyayı değiştirme mücadelesinin olmazsa olmaz bir parçası olarak görenlere, başta etkinliğimizi ithaf ettiğimiz değerli Hocamız Nail Satlıgan ve Direniş esnasında yitirdiğimiz Ethem Sarısülük'e, Mehmet Ayvalıtaş'a Abdullah Cömert'e, Medeni Yıldırım'a, Ali İsmail Korkmaz'a, Ahmet Atakan'a ve çetelerin katlettiği Hasan Ferit Gedik'e saygıyla, Berkin'in ise artık uyanması dileğiyle...Devlet ve Sınıflar \"18 Brumaire Üzerine\"-Taner Timur- \"Toplumsal Sınıf Perspektifinden Çapulculara Bakmak\"-Ahmet Haşim Köse-Türkiye'de Kapitalizmin Küreselleşmesi ve Neoliberal Otoriter Devletin İnşası-Şebnem Oğuz-Gezi Süreci - Haziran Ayaklanması Önleyici Bonapartist AKP Rejimine Halkın Yanıtıdır-Deniz Yıldırım-Yeni Rejim ve Gezi Direnişi \"Gezi Direnişi\" -Can Atalay-Yeni Bir Rejim Kurulurken 18 Brumaire'yi Hatırlamak-Metin Özugurlu- \"Yeni Rejim\"-Mustafa Sönmez-Sömürge Tipi Faşizmin Neoliberal Yeniden Yapılanması Bağlamında -AKP İktidarının İnşaası-Ferda Koç- \"Sınıfı Tasnif ve Terbiye Etmek VEYA Gezi Terbiyesizligi\"-Aslı Odman-Burjuva Bireyi Kamusal Hakikati Kendi Parçalanmışlıgında Keşfetti-Kurtul Gülenç- \"15-16 Haziran\"-Alpay Biber- \"Asker Gözüyle 15-16 Haziran\" -Atilla Özsever-15-16 Haziran ve Sendikalar -Hakan Koçak-Yeni Rejim Tartışmalarına Bakış-Akif Kara-(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı: 306Baskı Yılı: 2014Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Mustafa Sönmez tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Mustafa%20S%C3%B6nmez%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884648681752,"sku":"book_dyk_9786054511945","price":5.2,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0f873736c2f0e9789e865e2b2a53207c.jpg?v=1784963885"},{"product_id":"insan-toplumunun-kokenleri","title":"İnsan Toplumunun Kökenleri | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eİnsan Toplumunun Kökenleri Kitap Açıklaması: İnsan olmanın anlamının çok muhafazakâr bir tarifiyle bile, insan türünün bugüne kadarki varlığının yüzde 99'dan fazlası yazılı kayıtların gelişiminden önce olmuştur. Bu oranın yüzde bir bile düşmesi için binlerce yıl geçecektir. Bugün varlığımızı yöneten insan davranış biçimleri bu sisli geçmişin derinlerinde kurulmuştur. İlk önder, ilk savaş, ilk antlaşma, ilk suç hakkında kimse yazmamıştır. İlk anıtsal mimari ya da ilk artistik başarılar hakkında hiçbir eleştirmen yorum yapmamıştır. Aile ve toplumsal farklılaşma gibi kurumlar bu kaydedilmemiş geçmişte başlamıştır. İnsanın tarihöncesinin kapsamı yıllar, onyıllar ve yüzyıllarla düşünmeye alışkın olan bizler için çok zordur. Yazılı kayıtların gelişmesinden bu yana ancak elli yüzyıl, en fazla 250 nesil geçmiştir. Okuryazarlıktan önceki binlerce yüzyıllık insan varlığı, olaylar daha sıradan olsa da hiç de az olaylı değildi. İnsanlar hem bireysel, hem de toplu olarak yüzsüz ve isimsizdirler. Tarihçiler tarihsel dönemlerin yüzü ve ismi olmayan insanlarını incelemeye ancak yeni yeni başlamıştır, ama tarihöncesini inceleyen arkeologlar hep kendileriyle konuları arasındaki bu büyük mesafeyle uğraşmak zorunda kalmışlardır. Kişi tarihöncesi araştırmacısı olunca, kişiler hakkında ve okuryazar komşuları onlara isim takmadıkça inceledikleri insanların toplu kimlikleri hakkında bilgisiz kalacağı gerçeğini kabullenir. Arkeologlar onlara isim takarlar - \"Lucy,\" Jaguar Kral, Willendorf Venüsü, Gömüt 3- ama elbette bunlar kuru kalıntılara biraz insanlık verilmesine ya da katalog kartına yazılmasına yardım eden uyduruk etiketlerdir. Fakat insan oldukları hakkında herhangi bir soru işareti yoktur ve onları açık bir şekilde atalarımız olarak tanımlayabiliriz. Başarısız evrim yollarından geçmiş en eski primatlar bile bizlerle ortak bir geçmişi paylaşmaktadırlar. Anatomik bakımdan modern insanlar son 100,000 yılda ortaya çıktığına göre, genetik kodumuzun doğrudan onlardan geldiğini artık inkâr edemeyiz. Bu kitabın amacı, bu insan geçmişini tarihten ayrı olarak değil, ona giriş olarak araştırmaktır. Arkeologlar tarafından bu geçmişi incelemek için kullanılan teknikler tarihçilerinkilerden farklı olsa bile, onlar daha az entelektüel ya da özenli değillerdir. Arkeologların birincil verileri, metinler ve belgeler yerine imal edilmiş objeler ve yapımcılarının fiziksel kalıntılarıdır, ama bilimsel amaçlar aynıdır. Bu ciltteki ana bir tema, okuyucuya uzak geçmişle ilgili yaptıklarımızı neden ve nasıl anlattığımız hissini vermek için arkeolojik geçmiş bilgisinin ardındaki bilginlik olacaktır.Sayfa Sayısı: 576Baskı Yılı: 2013Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Peter Bogucki tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Peter%20Bogucki%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884649304344,"sku":"book_dyk_9786054511631","price":34.47,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/398575df80442fa8c4000c378eebcc11.jpg?v=1784618532"},{"product_id":"iyi-saatler-olsun","title":"İyi Saatler Olsun | Kalkedon","description":"\u003cp\u003eİyi Saatler Olsun Kitap Açıklaması: Nedim Saban;Bu oyunu mutlaka okuyun, okumak için değil, oynamak için okuyun!Değerli tiyatro insanı Cenk Sözeri, oynanınca son derece keyifli olabilecek bir oyun yazmış. Gerçek bir tiyatro yazarının yapması gerekeni yapmış: Çok basit birçatışmadan çok katmanlı bir oyun çıkartmış. Oyuncuların oynamaktan keyif alacağı bir yaşam önermesi bu, ezberlenerek oynanacak bir oyun değil. İş mi, eş mi paradoksunu beyaz yakalıların dünyasında sorgulamış. Sevgilerini yaşayamayan, duygularını bastırarak hayatta başarı elde edebileceğini sanan hijyenik beyaz yakalıların, bir iş yemeği karşısında yaşayabilecekleri tüm kafa karışıklıklarını çok eğlenceli bir dille yansıtırken , oyundaki tüm karakterlerin yakasını silkelemiş.Evlilik konusunda biraz iyimser, aşk konusunda biraz naif, ama gerçekleri kurcalama konusunda epey sarsıcı bir oyun çıkmış ortaya!Prof. Zeliha Berksoy;Cenk Sözeri oyununda hızlı bir tempo içinde, iyi bir örgü ile kotarılmış biçimde, genç evli çiftlerin arasındaki ilişki boyutunu gerçekçi, sıcak ve akıcı bir dille anlatmış. Özellikle günümüzde; eşleri ve işleri arasında sıkışmış olan ve bu çağın çevirdiği hızlı zaman çarkı içinde öğütülmemek için mücadele veren yeni kuşakların yaşamını, yalın, gündelik bir dille anlatmış.Sayfa Sayısı: 88Baskı Yılı: 2013Dili: TürkçeYayınevi: Kalkedon\u003c\/p\u003e Cenk Sözeri tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Cenk%20S%C3%B6zeri%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kalkedon","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":46884649435416,"sku":"book_dyk_9786054511808","price":7.69,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/bb3bf742c4929e3ef8ee4a506896a32d.jpg?v=1784903698"}],"url":"https:\/\/dunyadakitap.com\/collections\/kalkedon.oembed?page=5","provider":"Dünyada Kitap","version":"1.0","type":"link"}