{"title":"Kitabevi Yayınları","description":null,"products":[{"product_id":"odlu-yurt-cilt-1-kitabevi-yayinlari","title":"Odlu Yurt Cilt 1 | Kitabevi Yayınları","description":"\u003cp\u003eOdlu Yurt Cilt 1 Kitap Açıklaması: Odlu Yurt Cilt: 1\u003c\/p\u003e Kolektif tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47487061426456,"sku":"book_dyk_3990000051556","price":10.0,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001821244001-1.jpg?v=1704882488"},{"product_id":"kenanzadeler-kitabevi-yayinlari","title":"Kenanzadeler | Kitabevi Yayınları","description":"\u003cp\u003eKenanzadeler Kitap Açıklaması: A’yanlık müessesesinin teşekkülü ile taşra idaresinde yerel aileler ön plana çıkmış, güçlerini arttırdıkları ölçüde bulundukları bölgelerde hâkim duruma gelerek, yerel hanedanlara dönüşmüşlerdir. Merkezden aldıkları vezaret, kapıcıbaşılık, mütesellimlik gibi payeler bu yerel hanedanların nüfuz sahalarının genişliği üzerinde belirleyici bir faktör olarak gözükmektedir. “A’yanlar Devri” olarak adlandırılabilecek bu dönemde Çapanoğulları, Canikli Ali Paşa oğulları, Tepedelenli Ali Paşa oğulları gibi yerel hanedanlar vezaret rütbesiyle geniş sahalara hâkim olurken birçok a’yan ailesinin hâkimiyet alanı bulundukları bölge ile sınırlı kalmıştır.Bu çalışmada nüfuz alanı bulunduğu bölge ile sınırlı, Sivas’ın önemli a’yan ailelerinden Kenanzade a’yan ailesi örnek olarak seçilmiştir. Araştırmamızda ailenin tarihi aydınlatılmaya çalışılırken, bir taraftan Kenanzadelerin Sivas şehir hayatındaki rolleri, diğer taraftan nüfuz alanı bulunduğu bölge ile sınırlı olan bu yerel hanedanın geneldeki etkinliği ortaya konulmaya çalışılmıştır.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e E. Erhan Uygunuçarlar tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=E.%20Erhan%20Uygunu%C3%A7arlar%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47487069421848,"sku":"book_dyk_9786059506984","price":14.77,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001836115001-1.jpg?v=1704882577"},{"product_id":"istanbul-bogazi-kale-ve-tabyalari-kitabevi-yayinlari","title":"İstanbul Boğazı Kale ve Tabyaları | Kitabevi Yayınları","description":"\u003cp\u003eİstanbul Boğazı Kale ve Tabyaları Kitap Açıklaması: Kemâl Kutgün Eyüpgiller1962, Ankara. Galatasaray Lisesi'nin (1981) ardından Gazi Üniversitesi Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü'nden mezun oldu (1986). İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Restorasyon programından yüksek lisans derecesi aldı (1988). Aynı Üniversitede doktorasını (1995) tamamladı. İTÜ'de 1998'de yardımcı doçent, 1999'da doçent, 2009 yılında profesör unvanlarını aldı. 1997-98 eğitim yılında Hollanda'da, 2001 yılında İngiltere'de misafir araştırmacı olarak görev yaptı. Tek yapı restorasyonu (mimari koruma) ve kent koruma uzmanı olan Eyüpgiller, 5 kitap ve ulusal ve uluslararası 100'e yakın makale ve bildiri yayınladı. Prof. Eyüpgiller Mayıs 2018 tarihinden bu yana İ.Ü. Mimarlık Fakültesi'nde Dekan\" olarak görev yapmaktadır.Yeşim Yaşa1985, Aşkale. İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Bölümü'nden (2009) ve İç Mimarlık Bölümü'nden mezun oldu (2010). Yine aynı üniversitede Fen Bilimleri Enstitüsü Restorasyon programından yüksek lisans derecesi aldı (2012). 'Poyraz Kalesi' konusundaki tez çalışmasını Prof. Dr. Kutgün Eyüpgiller danışmanlığında hazırladı. Kurucu ortağı olduğu 'Restora Mimarlık Firması'nda 2013 yılından itibaren serbest mimar olarak çalışmaktadır.(Tanıtım Bülteninden)\"\u003c\/p\u003e Kemal Kutgün Eyüpgiller tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kemal%20Kutg%C3%BCn%20Ey%C3%BCpgiller%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531136581912,"sku":"book_dyk_9786059506892","price":36.83,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001821157001-1.jpg?v=1705474204"},{"product_id":"eskisehirde-bir-donemin-aynasi-hakikat-gazetesi-1911-1912-kitabevi-yayinlari","title":"Eskişehir'de Bir Dönemin Aynası Hakikat Gazetesi 1911-1912 | Kitabevi Yayınları","description":"\u003cp\u003eEskişehir'de Bir Dönemin Aynası Hakikat Gazetesi 1911-1912 Kitap Açıklaması: Eskişehir merkez olmak üzere Batı Anadolu’nun Meşrutiyet dönemindeki sosyal, siyasi ve iktisadi tarafları hakkında önemli bilgiler içeren bu yönüyle başta tarih olmak üzere pek çok çalışma sahası için kaynak durumunda olan Hakikat-Anadolu Sesleri-gazetesi bir ekip çalışması sonucunda ve altı ay gibi kısa bir sürede yeni yazıya aktarılmıştır.Sahibi ve yazı işleri müdürü Mestan İsmail tarafından Eskişehir’de ittihatçı bir gazete olarak yayınlanmıştır.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Kolektif tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47538273386776,"sku":"book_dyk_9786054907311","price":137.49,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001836102001-1.jpg?v=1705563967"},{"product_id":"istimlak-davasi-kitabevi-yayinlari","title":"İstimlak Davası | Kitabevi Yayınları","description":"\u003cp\u003eİstimlak Davası Kitap Açıklaması: Demokrat Parti’nin iktidarda iken gerçekleştirdiği en önemli icraatlardan birisi İstanbul’un yeniden imar edilmesi olmuştur. Bu konu Başbakan Adnan Menderes tarafından, 1956 yılının Eylül ayında Liman Lokantası’nda yapılan bir basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulmuş ve akabinde çalışmalara başlanmıştır. Neticede Eminönü Balıkpazarı, Millet Caddesi, Vatan Caddesi, Topkapı, Aksaray, Beyazıt, Yenikapı, Ataköy, Beşiktaş, Bebek, Boğaz, Yeniköy, İstinye, Üsküdar ve Kadıköy’de geniş çaplı imar faaliyetleri gerçekleştirilmiş, İstanbul’un atardamarı olan üç anayol bu girişim sayesinde ortaya çıkmıştır.Yassıada darbe mahkemesinde görülen İstimlâk Yolsuzluğu Davası, imar faaliyetleri sırasında İstanbul’da yapılan istimlâklerde istimlâk bedelinin peşin ödenmediği, yıkım öncesi gerekli tebligat süresinin verilmediği ve böylece Anayasanın 74. maddesinin ilhal edildiği gerekçesiyle açılmıştı. İstimlâk Yolsuzluğu Davasında Başbakan Adnan Menderes’in Anayasayı ihlal ettiği iddia edilmiş ve idamı istenmiştir.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Emine Gürsoy Naskali tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Emine%20G%C3%BCrsoy%20Naskali%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47570997117208,"sku":"book_dyk_9786055397265","price":28.0,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000400089-1.jpg?v=1706009062"},{"product_id":"evkaf-i-humayun-nezareti-kitabevi-yayinlari","title":"Evkaf-ı Hümayun Nezareti | Kitabevi Yayınları","description":"\u003cp\u003eEvkaf-ı Hümayun Nezareti Kitap Açıklaması: Seyit Ali Kahraman`ın bu çalışması, Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti`nin kuruluşunu gerektiren sebeplerle, bu müessesenin kuruluşundan itibaren sahip olduğu idarî yapı ve bu yapının geçirdiği değişikliklerin ortaya çıkarılmasına yardımcı olacaktır.Birinci bölümde, Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti için hazırlanan 1880, 1912, 1913 ve 1914 tarihli nizamnâmelerle, 1911 tarihli bütçe kitabına göre nezâretin sahip olduğu idarî teşkilât hakkında bilgiler yer almaktadır.İkinci bölümde1847-1918 yılları arası sâlnâmelere göre Evkâf-ı Hümâyûn Nezâreti hakkında bilgiler, nezâretin kurulmasından önce vakıflardan sorumlu olan Bâbüssaâde ve Dârüssaâde ağalarının ve nezâretin kurulmasıyla nâzır olarak görev yapanların tam bir listesi yer almaktadır.Üçüncü bölümde de Vakıf Terminolojisi\"ne yer verilmiştir.(Tanıtım Bülteninden)\"\u003c\/p\u003e Hülya Aşkın tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=H%C3%BClya%20A%C5%9Fk%C4%B1n%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47570997248280,"sku":"book_dyk_9789759173272","price":14.77,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000516064-1.jpg?v=1706009063"},{"product_id":"suleymaniye-darulhadisi-kitabevi-yayinlari","title":"Süleymaniye Darulhadisi | Kitabevi Yayınları","description":"\u003cp\u003eSüleymaniye Darulhadisi Kitap Açıklaması: Süleymaniye Darulhadisi\u003c\/p\u003e Kolektif tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47639990436120,"sku":"book_dyk_9786055397968","price":7.7,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000572053-1.jpg?v=1707116932"},{"product_id":"tanzimat-doneminde-bir-anadolu-sehri-bilecik-kitabevi-yayinlari","title":"Tanzimat Döneminde Bir Anadolu Şehri Bilecik | Kitabevi Yayınları","description":"\u003cp\u003eTanzimat Döneminde Bir Anadolu Şehri Bilecik Kitap Açıklaması: Bilecik, 19. yüzyılda pekçok özellikleri itibariyle vasat bir Anadolu kenti hususiyetlerini taşımakla birlikte, dönemin hakim anlayışı içerisinde sanayileşme sürecinde önemli yeri olan ve özellikle imparatorluk coğrafyası içinde önemli ipek üretim merkezlerinden birini oluşturmasıyla diğer pek çok Anadolu kentinden ayrılan bir Osmanlı şehridir.Elinizdeki çalışma, özellikle zirai ekonominin tüm varyantlarını yansıtacak bir kapasite ve muhteva zenginliğine sahip olan ve fertlerin iktisadi imkanlarını tesbit etmek suretiyle, kişinin ekonomik gücüne tarh edilecek verginin tesviyesi amacına yönelik olarak, 19. yüzyılda ve Tanzimatın cari olduğu yerlerde Emlak ve Arazi ve Hayvanat ve Temettuat sayımları sonucu oluşan ve kısaca adına Temettuat Defterleri adı verilen defter koleksiyonları kullanılarak yapılmıştır.Bilecik şehir merkezi ve merkeze bağlı köyler üzerinde yapılan bu tahlili ve karşılaştırmalı araştırma, geniş imparatorluk coğrafyasının küçük bir yerleşim ağındaki sosyo-ekonomik kompozisyonun kazandığı muhteva şekilleri ve alt yapıları ile açıklamayı amaçlamıştır.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Said Öztürk Öztürk tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Said%20%C3%96zt%C3%BCrk%20%C3%96zt%C3%BCrk%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47639997153560,"sku":"book_dyk_3990000012339","price":14.61,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001882363001-1.jpg?v=1707117090"},{"product_id":"bir-mutlak-avcisi-a-turan-oflazoglu-kitabevi-yayinlari","title":"Bir Mutlak Avcısı A.Turan Oflazoğlu | Kitabevi Yayınları","description":"\u003cp\u003eBir Mutlak Avcısı A.Turan Oflazoğlu Kitap Açıklaması: 1960 sonrası Türk edebiyatında şair, oyun yazarı, çevirmen ve denemeci kimliğiyle kendi edebî dilini ve dünyasını kurmayı başaran A. Turan Oflazoğlu, edebiyat dünyamızda evrenseli yerelin içinde inşa eden sanatıyla öne çıkar. Aktüalitenin gelip geçiciliğine kapılmaktan öte, insanın evrensel gerçekliğine eğilmesi, bunu kurgulamayı başarması, onun hakkında gelecekte de Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olacağı yargısında bulunmayı mümkün kılmaktadır. Daha ilkokul yıllarında başlayan tiyatro tecrübesi, Amerika’da profesyonel yazarlık eğitimiyle sürer ve devamında Türk edebiyatının şaheseri sayılabilecek birçok eser kaleme alınır. Oflazoğlu’nun şahsiyetini, fikir dünyasını ve eserlerini tahlilî bir tarzda ele alan ve onun ‘mutlak’ peşinde inşa ettiği sanat dünyasını anlamaya çalışan bu kitapta, otobiyografinin sanatkârı besleyen bir kaynak olarak tuttuğu yer üzerinde durulmakta\u003c\/p\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47774756208920,"sku":"book_dyk_9786054208913","price":30.67,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000510893-1.jpg?v=1709196519"},{"product_id":"cumhuriyet-donemi-turk-siirinde-din-duygusu-kitabevi-yayinlari","title":"Cumhuriyet Dönemi Türk Şiirinde Din Duygusu | Kitabevi Yayınları","description":"\u003cp\u003eCumhuriyet Dönemi Türk Şiirinde Din Duygusu Kitap Açıklaması: Cumhuriyet devrinde din duygusunun varlığı, dinin sanata ve edebiyata etkisi daima bir merak konusu olmuştur. Bunun en önemli nedeni ise Osmanlı toplumunda insanın iç nizamını yapan ve hayatın merkezinde yer alan dini ve bilhassa şiirde o kadar tesirli olan tasavvufun, Tanzimat’tan sonra hız kazanan modernleşme\" hareketleriyle beraber adeta sorgulanır hale gelmesidir. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın adeta bir vecize sayılabilecek olan \"Modern Türk edebiyatı bir medeniyet krizi ile başlar\" sözü aslında her şeyi özetlemektedir. Buradan hareketle aslında Tanzimat sonrası edebiyat tarihimizin \"modernleşme\" veya bir başka deyişle Batılılaşma hareketi olarak da okunmaya müsait olduğu ve edebiyatın da söz konusu hareketin sözcülüğü görevini üstlendiği rahatlıkla söylenebilir. Burada hemen şu soru akla gelmektedir: Batılılaşma en uç noktasını temsil eden Cumhuriyet dönemine gelindiğinde şairlerimiz dini duygu, kavram ve temaları nasıl ve hangi yoğunlukla işlemiş, sözü geçen medeniyet değişiminin yol açtığı kırılmalar şiirimize nasıl yansımıştır? Şüphe ve tereddütten imana, kutsal kitap ve peygamberlerden dini mekan ve günlere, tasavvufun ölüm ve ahirete kadar geniş bir çerçeve içinde konuyu ele alarak söz konusu soruya cevap arayan bu kitabın satır aralarında ayrıca şairlerin gelenek karşısındaki tutumlarının işaretlerini de görmek mümkündür.(Tanıtım Bülteninden)\"\u003c\/p\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47774759321880,"sku":"book_dyk_9789757321941","price":30.67,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000155658-1.jpg?v=1709196587"},{"product_id":"gulsen-i-tevhid-kitabevi-yayinlari","title":"Gülşen-i Tevhid | Kitabevi Yayınları","description":"","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48660878459160,"sku":"book_dyk_3990000015664","price":12.48,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/gulsen-i-tevhid-643733760d356.jpg?v=1718091828"},{"product_id":"tuz-kitabi-kitabevi-yayinlari","title":"Tuz Kitabı | Kitabevi Yayınları","description":"","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":48668176679192,"sku":"book_dyk_9789756403211","price":20.18,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/tuz-kitabi-647c14209b782.jpg?v=1718200908"},{"product_id":"osmanlida-arafta-kalmak-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Osmanlı'da Arafta Kalmak | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003e\u003cspan lang=\"EN-US\"\u003eAlpaslan Demir’in “Osmanlı’da Yaşamak” ve “Osmanlı’da Ölmek” adlı kitap serisinin son çalışması “Osmanlı’da Arafta Kalmak”. Yazar, ilk iki kitabında daha ziyade Osmanlı Devleti’nde yaşayan halkın, pek değinilmeyen gündelik hayatına dokunmaktaydı. Üçleme olarak niteleyebileceğimiz bu çalışmada ise halkın hayatın her aşamasında karşılaştığı, aciz kaldığı durumlarda son çare olarak devletine\/hükümdarına başvurmak zorunda kalması hikaye tadında anlatılmakta. \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cspan lang=\"EN-US\"\u003eOsmanlı’da, insanların doğumdan ölüme uzayan hayat köprüsündeki akıbetinin nihai kararını verecek olan sultanın iradesidir. İki arada bir derede kalanların, Arafta bekleyenlerin son umududur O. Kadıdan, ayandan, vergi tahsildarından, alacaklıdan, kocasından şikayet edenler için bir sığınak (Penah); Allah yoluna hacı olmak isteyen, esaretten kurtulmak için fidye-i necat bekleyen ve adl ü adalet içinde yaşamayı uman için Tanrı gölgesidir (Zillullah). Padişahtan medet umanlar sadece kendi reayası değildir. Perokare Ranyeri adlı bir İtalyan Trablusgarp Savaşı’nda oğlunu kaybettiğini ve güç durumda kaldığını söyleyerek padişahtan yardım talep etmektedir. Kaşgarlı, Buharalı hacılar yol paralarını, iaşe ve ibadelerini padişahtan beklerler. Gayrimüslim tüccarlar hatta tefeci simsarlar dahi sultanın adaletine sığınırlar. Çünkü Osmanlı padişahları, tıpkı diğer Türk kağanları, hakanları gibi Tanrı tarafından kut almış, Cihan hükümdarıdır. Nizam-ı Alem onlara emanettir. Bu büyük bir sorumluluktur ve bu düzeni korumanın bedeli daha da büyüktür. Nitekim, Alpaslan Demir’in “ ölümün nefesiyle doğanlar” olarak tanımladığı hanedan mensupları ve özellikle şehzadeler, Arafta bekleyenlerin en çaresizleridirler. Kimsesizlerin kimsesi olan padişah, devlet-i ebed müddet için kardeşinden, oğlundan vaz geçmekten başka bir “hal” ve “siyaset” iradesine sahip değildir. \u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cspan lang=\"EN-US\"\u003eYazar Alpaslan Demir, alışık olduğumuz akıcı üslubuyla bir kez daha arşiv belgeleri ışığında, Allahın gölgesine sığınan Araf’dakileri bize tanıtmakta, anlatmakta… Bize düşen ise keyifle okumak.\u003c\/span\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51336857682200,"sku":"book_dyk_9786258055245","price":10.04,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/BWoTJvjvSDndtJlVMJzbm33oLO5nBDkKQLZYCAI8.jpg?v=1765537457"},{"product_id":"osmanli-sarayina-kar-ve-buz-temini-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Osmanlı Sarayına Kar ve Buz Temini | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp style=\"text-align: justify;\"\u003eSıcak yaz günlerinde Osmanlı saraylarını serinleten şerbetler, bozulmadan saklanan yiyecekler ve İstanbul halkına sunulan ferahlık… Peki, bu serinliği sağlayan kar ve buz nasıl temin ediliyordu?\u003cbr\u003eOsmanlı arşiv vesikalarına dayanarak hazırlanan bu eser, başta Topkapı Sarayı olmak üzere Osmanlı saraylarına kar ve buz tedarikinin tüm aşamalarını ayrıntılarıyla ele alıyor. Bursa Uludağ (Keşiş Dağı), İstanbul Eyüp’ün yüksek zirveleri ve Gemlik Katırlı Dağı’ndan toplanan kar ve buzun, zorlu yollar aşılarak Gemlik ve Mudanya iskelelerinden İstanbul’a taşınması, karlıklarda ve buzluklarda muhafaza edilmesi, saray mutfaklarında ve halk arasında nasıl kullanıldığı gözler önüne seriliyor.\u003cbr\u003eSaray mutfağının inceliklerinden şerbetçi esnafına, vakıflar aracılığıyla yapılan dağıtımlardan yazın vefat eden padişahların defin işlemlerinde buz kullanımına kadar Osmanlı gündelik hayatının ilginç detayları bu kitapta sizleri bekliyor.\u003cbr\u003eO halde, asırlar boyunca Osmanlı sarayını serinleten ve İstanbul’un sosyal hayatında önemli bir rol üstlenen kar ve buzun, dikkat çekici yolculuğunu keşfetmeye hazır mısınız?.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51336900772120,"sku":"book_dyk_9786258055856","price":17.47,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/fSdTfW3H7b0cQSp5ES6AXqz82dNMMJMsDmRUiJIq.jpg?v=1765537656"},{"product_id":"timar-sisteminde-yasanan-degisim-ve-donusumun-bir-pasa-sancaginda-takibi-sivas-sancagi-nda-timar-sistemi-1573-1651-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Timar Sisteminde Yaşanan Değişim ve Dönüşümün Bir Paşa Sancağında Takibi Sivas Sancağı’nda Timar Sistemi (1573-1651) | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eOsmanlı Devleti’nin klasik dönemdeki siyasî, askerî ve iktisadî tarihinde önemli rol oynayan timar sistemi, işleyişini büyük bir disiplin içinde uzun yıllar devam ettirmiş, ancak bu rejim 16. yüzyılın sonlarına doğru değişim ve dönüşüm olarak tabir edilen ve çeşitli sebeplere dayanan nedenlerle bozulmaya başlamıştır. \u003cbr\u003eOsmanlı Devleti’nin 1578-1606 yılları arasında doğuda İranlılara,1593-1606 yılları arasında batıda Habsburglara karşı yürüttüğü uzun, yıpratıcı ve sonuç itibariyle kazançsız savaşlar, büyük ölçüde malî kaynak kaybıyla sonuçlanmıştır. Öte yandan İstanbul’da yaşanan yeniçeri ve sipahi ayaklanmaları, Anadolu’yu kasıp kavuran Celâli eşkıyasının faaliyetleri, nüfus artışı, batıdan gelen ucuz gümüş istilası, paranın değerinin düşürülmesi ve buna bağlı olarak yaşanan fiyat artışları, ekonomik krizin ve sosyal yapıdaki huzursuzluğun daha da büyümesine yol açmıştır. Savaş ekonomisinin ciddi bir şekilde kendini hissettirdiği bu dönemde, mevcut kaynakların yetersizliği reayaya daha ağır vergi yükü getirirken, savaş için gerekli parayı bulmak Osmanlı yönetiminin karşı karşıya kaldığı en önemli idarî görev olmuştur. Toplum ve yönetim düzeninde en önemli değişiklik, yaşanan ekonomik krizler nedeniyle gelirleri düşen, bu nedenle hizmetlerini yerine getiremeyen ve askerî olarak önemleri azalan timar teşkilatında ortaya çıkmıştır. \u003cbr\u003eElinizdeki kitapta fethedildiği günden beri Rum eyaletinin önemli sancaklarından olan, 1520 yılından itibaren ise Eyalet-i Rum denilen büyük bir eyaletin paşa sancağı olan ve mirî arazinin büyük kısmı timara tahsis olunan Sivas sancağında, yaklaşık seksen yıllık bir süreçte (1573-1651) timar sisteminin işleyişi, sistemde meydana gelen değişim ve dönüşümün nedenleri birinci elden kaynaklara dayalı olarak ele alınmaktadır. Öte yandan kitapta, arşiv belgelerinin tekabül ettiği dönemin siyasî, iktisadî ve sosyal yapısı ele alınmakta, Osmanlı timar nizamının bozulmasının nedenleri ve çözüm arayışları dönemin devlet adamları ve aydınlarının kaleme aldıkları risaleler ve çağdaş Türk ve batılı tarihçilerin görüşleri üzerinden değerlendirilmektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51336903328024,"sku":"book_dyk_9786258055627","price":28.0,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/NChrPDXiGK8To9xICYvEYJzk0Fk1aYHDIIdRXseR.jpg?v=1765537671"},{"product_id":"mehmed-emin-rauf-pasa-hayati-i̇dari-ve-siyasi-faaliyetleri-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Mehmed Emin Rauf Paşa Hayatı, İdarî ve Siyasî Faaliyetleri | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eBu kitap, II. Mahmud ve Sultan Abdülmecid zamanlarında toplam beş kez sadrazamlık ile Erzurum, Diyarbakır, Halep, Şam ve Anadolu valiliklerinin yanında Teke ve Hamid, Bolu-Viranşehir-Kastamonu, Karahisar-Menteşe mutasarrıflıkları görevini icra eden Mehmed Emin Rauf Paşa’nın hayatını ve siyasî-idarî faaliyetlerini konu almaktadır. Osmanlı Devleti’nin toprak kayıpları, isyanlar ve malî sıkıntılarla uğraştığı bir zamanda sadaret görevlerinde bulunan Rauf Paşa, Mısır meselesi ve Rum isyanı gibi olaylarda diplomatik yetenekleri sayesinde denge unsurudur. Siyasî meselelerin yön verdiği ıslahat girişimlerinde II. Mahmud ve Abdülmecid’in destekçisidir. Osmanlı yöneticileri arasında hizipleşmenin yaygın olduğu zamanlarda siyasî rekabetten üzerine düşen payı alan Rauf Paşa, önce Halet Efendi’nin, sonrasında Hüsrev Paşa’nın hışmına uğramıştır. İlk sadareti sırasında meşhur kallâvisi sayesinde ölümden kurtulan Rauf Paşa’nın yaşadığı bu deneyimler, sonraki görevlerinde kendini belirgin bir şekilde hissettirecektir. Nitekim Rauf Paşa, bu sebeple dönemin devlet adamları tarafından sıklıkla eleştirilir. Yaklaşık 15 yıl süren taşra görevleri sırasında halkın nabzını iyi tutmuş, merkezle bölge arasında denge kurmaya çalışmıştır. Bu özelliğiyle bürokrat bir kimliği olmasına karşın Erzurum Valisi ve Serasker tayin edilmiş böylece Osmanlı-İran Savaşı’nda ve daha sonra Mısır meselesinde askerî bir kimliğe bürünerek uyguladığı stratejilerle Osmanlı ordusunun büyük kayıplar vermesini engellemiştir. Bu kitap ile 19.  yüzyılın ilk yarısında Osmanlı Devleti’nin içinde bulunduğu siyasî durum, Mehmed Emin Rauf Paşa’nın hayatı ve faaliyetleri özelinde anlatılmaya çalışılmıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51336913846552,"sku":"book_dyk_9786258055801","price":25.31,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/gFeEEiFadr9B5KJ5Xwh7B0zqUBLnq5vi6D7T7HDk.jpg?v=1765537819"},{"product_id":"osmanli-diplomasisinde-modernlesme-ve-tesrifatin-yeniden-i̇nsasi-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Osmanlı Diplomasisinde Modernleşme ve Teşrifatın Yeniden İnşası | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eTürk siyasetinin kökenlerini ve evrimini anlamak, sadece mevcut siyasi yapının anlaşılması için değil, aynı zamanda gelecekteki devlet ve toplum anlayışlarını şekillendirmek için de kritik bir öneme sahiptir. Türk siyasetinin köklerini ve değişimini anlamlandırmanın ilk adımı Türk siyaset düşüncesi ve kültürünün çok kapsamlı bir tetkike tabi tutulmasıdır. Tetkik edilecek süreç, Türkiye Cumhuriyeti’nin öncesine, Osmanlı dönemine kadar gitmektedir. Cumhuriyet rejimi ile yeni temeller üzerinde yeni bir devlet inşa eden kadroların, Osmanlı Dünyası’ndan gelen tarihi şahsiyetler olduğunu göz önüne aldığımız vakit, aslında ifade etmek istediğimiz husus manasını bulmaktadır. Türk Siyaset düşüncesini ve felsefesini tarihsel olarak anlamlandırabilmek adına, geçmişten günümüze gelen siyasi ve idari anlayışların, toplumsal kimlik ile birikim üzerinde oluşturduğu etkinin, millet olarak devlet ve siyaset kültürünün (ve kavramlarının) zihinlerimizde ne ifade ettiğini kavramak, devletin varlığının sorgulanma sebepleri ve argümanlarını tespit etmek son derece mühimdir. Kavrayışı sağlamak adına ise geçmiş ile gelecek arasındaki köprüyü kurmayı hedeşediğimiz bu çalışmanın amacı; bugün gelinen noktada Türk siyasetinde, Türk Milli siyasi algısının ve tarihi siyasi düşünce mirasını ortaya koyarak bir nevi ortak hafıza oluşturmak olacaktır. 1845 tarihinde kaleme alınmış Türkçe bir siyasetname olan “Teşrifatü’d-Düvel” isimli eser, bu ortak hafızanın önemli bir halkasıdır. bir nevi ortak hafıza oluşturmak olacaktır. 1845 tarihinde kaleme alınmış Türkçe bir siyasetname olan “Teşrifatü’d-Düvel” isimli eser, bu ortak hafızanın önemli bir halkasıdır. \u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51336924070168,"sku":"book_dyk_9786258055757","price":24.12,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/QavXMLcesjR46HoqC2kmWnDnBELfypYh83tQ4ACI.jpg?v=1765537917"},{"product_id":"radyo-kitabi-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Radyo Kitabı | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eHarika bir icat olan radyo bizde heyecanla karşılanmış, radyo dinlemek, radyoya sahip olmak için büyük zahmetlere girilmişti. Radyonun tekniğine akıl sır erdiremeyenler radyoya “cin fırıldağı” gibi isimler takılmıştı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eRadyo iktidarın sesiydi: Mareşal Fevzi Çakmak öldüğünde radyo gereken saygıyı göstermemiş, gün boyu radyoda oyun havaları çalmış, halkın kızgınlığı cenazeyi tam bir mitinge dönüştürmüş, “Milli Şef” İnönü’ye karşı tepkiler büyümüştü.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHitler’in propaganda bakanı Joseph Goebbles radyonun önemini hemen kavramış, ucuz radyo imal edecek fabrikalar kurmuş, eğlenceli müzik programlarının arasına propaganda sözleri yerleştirmişti. Televizyon öncesi bizdeki darbe dönemleri de bundan ilam alarak darbe meşruiyetini ve darbe propagandasını radyo üzerinden yapmıştır. Hatta darbe anonsu bile radyodan yapılmıştır. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBizim Radyo, TKP’nin Sesi radyosu gibi radyo yayınları yerli yabancı propaganda kanalları olmuş, yerel radyolar yerelin sesine yer vermiş, Köln radyosu Almanya’da yaşayan yurttaşlarımızın sesi olmuştu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eEdebiyat radyoda ses bulmuş ve çok sevilmişti. Ses sanatkarları vatandaşa radyodan sesini duyurmuştu. Radyo programları, radyo ayarı, radyo tamiri gibi dergiler yayımlanmıştı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu kitap Türkiye Radyolarının kurulmasını sağlayan Celal Bayar’ın anısına ithaf edilmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51336945205528,"sku":"book_dyk_9786057073051","price":25.31,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/AW3mnMQqHn5Kx1iYa7ngq1gfVMNrdVGbfThBh6pO.jpg?v=1765538080"},{"product_id":"kizildeniz-de-i̇nsan-ve-silah-kacakciligi-1890-1910-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Kızıldeniz’'de İnsan ve Silah Kaçakçılığı 1890 - 1910 | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003e19. yüzyılın son çeyreğinde İngiltere, Fransa ve İtalya’nın, Kızıldeniz’in batı sahillerinde sömürge idarelerini kurmaları, bölgedeki siyasi dengeleri tamamıyla değiştirdi. Kızıldeniz coğrafyasında meydana gelen bu değişim, Osmanlı İmparatorluğu’nun Hicaz ve Yemen Vilâyetlerindeki konumunu etkilemişti. Tüm bunların yanında bölgede bir zamanlar meşru bir ticaret olan köle ticareti, 1890 yılında imzalanan Brüksel Senedi ile uluslararası alanda yasaklanmıştı. Kızıldeniz’deki köle ticaretinin yasaklanmasıyla birlikte zaman içerisinde “insan kaçakçılığına” dönüşmüş ve faaliyet peyderpey azalarak tükenme noktasına gelmişti. Bu duruma müteakiben Avrupalı devletlerin bölgede sömürge idarelerini kurmasıyla birlikte Avrupa’da üretilen modern silahlar, Kızıldeniz’in batı sahillerindeki sömürge topraklarına hızla ihraç edilmişti. Bu durumun doğal bir sonucu olarak Kızıldeniz’de yeni bir kaçakçılık sahası olan “silah kaçakçılığı” faaliyetleri giderek hız kazanmıştı. \u003cbr\u003eBu çalışma, 1890 yılında imzalanan Brüksel Senedi’nin etkilerini inceleyerek başlamış ve Osmanlı İmparatorluğu için son barış yılı olan 1910 yılına kadar olan periyot içerisinde Kızıldeniz üzerinden Hicaz ve Yemen Vilâyetlerine yapılan insan ve silah kaçakçılığı meselelerini ele alıp, arşiv vesikaları ışığında ayrıntılı olarak inceliyor. Kaçakçılık konusu ele alınırken Osmanlı İmparatorluğu’nun kaçakçılıkla mücadele konusunda karşı yaşadığı zafiyetler ve akabinde kaçakçılığa yönelik aldığı önlemlere değinmesinin dışında, kaçakçılık vakalarının iç ve dış dinamiklerine de dikkatleri çekerek, son dönem Osmanlı Arap Vilâyetlerini farklı bir açıdan mercek altına alıyor.\u003cbr\u003eSinan Çakar Marmara Üniversitesi, Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde Yakın Çağ Tarihi alanında doktora yapmaktadır. Son dönem Osmanlı Arap Vilâyetleri ve silah kaçakçılığı üzerine çalışmalarını sürdürmekte ve bu alanlar üzerine yazdığı makaleleri bulunmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51336955953432,"sku":"book_dyk_9786258055191","price":14.77,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/7tWmryGC5SW02LhM8SafxRuJuiIpQGsyLTeWoGxW.jpg?v=1765538176"},{"product_id":"lafiz-i̇pliginde-mana-i̇ncisi-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Lafız İpliğinde Mana İncisi | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eŞark edebiyatı, şiirin egemen olduğu bir edebiyattır. Sözü belirli kalıplar içinde söylemek durumunda olan şuarâ, izahı sayfalar tutabilecek manayı bir manzumeye hatta bir beyite sığdırmaya çalışmış ve bu yüzden teksifi söyleyişi tercih etmiştir. Şiirini semboller, mecazlar, telmihler ve edebî sanatlarla kurmuş; daima sıradan okuyucunun anladığından daha fazlasını söylemiştir. Birden fazla anlam içeren bu şiirin anlaşılabilmesi ve şairi yetiştiren muhitin estetik zevkinin kavranabilmesi için metin şerhine ihtiyaç duyulmuştur.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eEdebiyatımızda hemen her türden eserler şerh edilmekle birlikte dinî, edebî ve tasavvufî ürünler öne çıkmıştır. Bir eserin tam şerhleri bulunduğu gibi muhtasar şerhi veya sadece bir bölümünün şerhleri de vardır. Bir şahsın, başkasının eserini şerh etmesine rastlandığı gibi, örneği az olmakla birlikte, kendi eserini şerh ettiği de görülmektedir. Elinizdeki bu eser, bir şahsın kendi eserini kısmen şerh etmesine güzel bir örnektir. İstifade edilmesi dileğiyle…\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51336960573720,"sku":"book_dyk_9786258055221","price":14.1,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/5HYwg8ImPeEh8e6iESZZQ1U1BPVtdO9bpPCKAhMd.jpg?v=1765538239"},{"product_id":"gec-donem-osmanli-i̇mparatorlugu-ve-balkanlar-1800-1913-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Geç Dönem Osmanlı İmparatorluğu ve Balkanlar (1800-1913) | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eEditörlüğü Ceren Uçan tarafından yapılan Geç Dönem Osmanlı İmparatorluğu ve Balkanlar (1800-1913) adlı çalışmada, Osmanlı İmparatorluğu için büyük bir öneme sahip olan Rumeli topraklarında 1800-1913 tarihleri arasında yaşanan sosyal, ekonomik ve siyasi gelişmeler ve bu gelişmelerin Osmanlı İmparatorluğu’nu nasıl etkilediği tarihçiler tarafından ele alınmıştır. Çalışmada şu özgün yazılar yer almaktadır: “19. Yüzyıl Osmanlı Sosyo-Ekonomik Tarihinin Bir Parçası Olarak Selanik Bölgesi”, “Orman Mülkiyetini Devlet için Okumak: İşkodra’da Orman Memurları, Tüccarlar ve Çiftlik Sahipleri”, “Makedonya’da Kadının Sesini Duymak: Rumeli Genel Müfettişliği’ne Kadınlardan Gelen Arzuhâller Üzerine (1902-1909)”, “Balkan Savaşlarında Propaganda Kitapları Aracılığıyla Yapılan Osmanlı Propagandası”, “Balkan Hezimetlerinin Arap Kamuoyundaki Yankıları: El-Menâr Mecmuası Bağlamında Bir İnceleme”.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51336973877528,"sku":"book_dyk_9786258055436","price":8.82,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/7HiPyroMsrEO7WM9cJcpWDqikim4IOFPTLz2yQla.jpg?v=1765538440"},{"product_id":"i̇ki-medeniyet-arasinda-bizans-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"İki Medeniyet Arasında Bizans | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eBizans İmparatorluğu, kavranması çok da kolay olmayan pek çok dönüşüm ve değişim geçirmiştir. Hatta bizzat “Bizans” tanımlamasının da bir dönüşümü vurgulamak için sunî bir biçimde oluşturulduğunu unutmamalıyız. Batılı Bizantologlar, Roma İmparatorluğu’nun Hıristiyanlıkla birlikte çok kesin bir değişim geçirmiş kısmına veya dönemine “Bizans” demeyi tercih etmişlerdi. Yani en yalın ifadesiyle Bizans bir devletin değil aksine Roma İmparatorluğu’nun bir döneminin adıydı. Buradaki esas meselenin bir devlet olarak Bizans İmparatorluğu’nun kuruluşundan ziyade Roma İmparatorluğu’nun bir dönemi olarak Bizans’ın başlangıcıyla ilgili olduğu ortada. Bizans ve Roma arasındaki bu reddedilemez bağlantıysa Batılı Bizantologların Bizans’a dair oluşturup kabul ettirdikleri büyük resim ile adeta silikleştirilmiştir. Ne var ki Bizans’ın Batı için ifade ettiği anlamla Doğu için ifade ettiği anlam arasında muazzam bir fark da bulunur. Doğal olarak bizlerin Batılıların gördüğü gibi bir Bizans görmemiz veya onların tasavvur ettikleri gibi bir Bizans tasavvur etmemiz neredeyse imkânsızdır. Bundan dolayı çalışma Bizans’a dair olarak Doğulu ve Batılı yaklaşım farkları üzerine inşa edilmiştir. Bu da Doğuluların ve Batılıların Ortaçağ’da Bizans için kullandıkları iki temel tanımlama üzerinden takip edilmiştir: Graeci ve Rûm.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51337014706456,"sku":"book_dyk_9786258055658","price":13.42,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/JyO9nV4mCem3w90qwROaE7LGmP6pKAzCRknJTce9.jpg?v=1765538672"},{"product_id":"tereddut-kitabi-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Tereddüt Kitabı | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eModern edebiyatımız aşkı itiraf etmenin zorluğunu; namus, hayat tarzı seçimi gibi konularda yaşanan kaygıları, tereddütleri, arafta kalma hallerini, kararsızlıkları, ikilemleri işlemiştir. Orhan Seyfi Orhon’un “Tereddüt” veya “Sarahaten acaba söylesem darılmaz mı?” şiirine Ali Rifat Çağatay’ın yazdığı beste Türk müziğinin en sevilen parçalarından biri olmuştur. Divan edebiyatı şairi Şeyhî aşkın tereddüt kabul etmediğini anlatan bir gazel yazmıştır. Tereddüt anlamına gelen en eski kelimemiz Eski Uygur Türkçesindeki ekirçgü kelimesidir. Arapça kökenli tereddüt kelimesi ise 12. yüzyıldan beri Türkçede kullanılmaktadır. Tarihte yaşanmış olaylara bakılırsa tereddüt insanın hayatına mal olabilmektedir. Anket sorularına cevap verirken “bana bir zarar gelir mi?” veya “rencide eder miyim?” gibi kaygılarla insanlar görüşlerini açıkça beyan etmekten çekinmekte ve cevap verme konusunda tereddüt göstermektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51337024930072,"sku":"book_dyk_9786258055078","price":20.18,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/5FKJbvvICcgrUOlMvsBnfgXwpBM9WqtgsGAKTgmU.jpg?v=1765538846"},{"product_id":"darbeye-gerekce-uretmek-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Darbeye Gerekçe Üretmek | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp style=\"text-align: justify;\"\u003eBu çalışma Osmanlı Devleti’nde XVII. yüzyıldan sonra meydana gelen hal’ vakalarını ve bu hadiselere şer’î-hukukî meşruiyet kazandıran hal’ fetvalarını ele almaktadır. Konumuz özelinde hal’ etmek, Osmanlı padişahını, ihtilal yoluyla, saltanattan uzaklaştırmayı tanımlarken, normal olmayan bu hal’ süreci ise, şer’î-hukukî olarak bir fetva ile meşrulaştırılmaktadır. Osmanlı Devleti’nde, 17. yy’dan sonra, pek çok hal’ vakası meydana gelmiş ve birçok padişah bu fetvalara istinaden, hal’ ve hatta katledilerek saltanattan uzaklaştırılmışlardır.\u003cbr\u003eSiyasi kriz sarmalının aşılabilmesinde ihtiyaç duyulan meşruluk arayışının bir sonucu olan ve şeyhülislamın verdiği, adına hal’ fetvası denilen dinî\/siyasî bir belge ile ve şeyhülislamın zımnen kabul edilmiş hakemliğinde, şer’î-siyasî akıl devreye sokularak, ihtilal süreci meşrulaştırılmakta ve mesele, suhuletle neticelendirilmektedir. Böylece muhtevasındaki şer’î sebeplere istinaden itham edilerek, vazifesinden el çektirilen padişahın, hal’, -bazen de katledilmesi, bir fetva suretiyle, şeriata ve hukuka uygun hale getirilmiş ve şeklen de olsa, İslam hukukuna riayet edilmiş olmaktadır.\u003cbr\u003eOsmanlı’da şeriatın bağlayıcılığı ilkesi, merkezî bir konumda bulunduğundan, hal’ vakalarında, gerekçeler farklı olmakla beraber, sürecin dini zeminde takdim edilmesi ve şeriata müracaat edilerek, meşruiyet aranması dikkat çekicidir. Dolayısıyla çalışmamız, hal’ fetvaları üzerinden, tarihi hadiseyi yeni bir analize tabi tutarak, Osmanlı’daki hal’ vakalarını, ihtilal sürecinin bir ürünü olan hal’ fetvalarını, bu fetvalardaki hukukî tabirlerin şer’î olup olmadıklarını, hal’in ve akabinde oluşan yeni dönemin meşruiyetini sorgulamaktır. Bu çalışmada, “hangi saikalar sebebiyle hal’ vakaları meydana gelmektedir?”, “hal’ süreçlerinde kamuoyu algısı nasıl yönetilmektedir?”, “şeyhülislamlar tarafından verilen ve padişahların, saltanatlarının da, hayatlarının da fetvaya bağlı olduğu izlenimini veren hal’ fetvalarındaki gerekçeler, şer’î bir temele sahip midir?”, “hal’ vakalarındaki aktörlerin kimlikleri ve beklentileri nelerdir?”, “Osmanlı’da mukaddes sayılan padişah algısının, hal’i ve hatta katli de dâhil, dokunulabilir bir imgeye dönüşmesine neden olan iktidar-muhalefet çatışmasının mahiyeti nedir?” gibi birçok sorunun cevabı aranmaktadır. Yine menfaat temelli bir muhalefet olgusundan, dinin siyasete alet edilmesine kadar bir dizi tartışma, bu araştırmada kilit öneme sahip olmuştur..\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51337033023768,"sku":"book_dyk_9786258055894","price":29.31,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/WeRo0g2j2meQkMMLILmlOkOatjBd5zBRlRx6vmWL.jpg?v=1765538978"},{"product_id":"asim-us-un-yazilari-ile-turk-i̇nkilabi-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Asım Us’un Yazıları ile Türk İnkılabı | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eTürk inkılabı, Atatürk başta olmak üzere erken Cumhuriyet devri siyasi kişiliklerin eseridir. Ancak bu inkılabın topluma benimsetilmesi, kamuoyuna mâl edilmesi için başka kişi ve araçlara ihtiyaç vardır. Gazeteci Mehmet Asım Us, hem kendisi ve hem de gazeteleri Vakit ve Kurun ile bu misyonun yılmaz savunucuları olmuştur. Ayrıca, 1927-1950 yılları arasında milletvekilliği yapmıştır. Böylece Asım Us, gazeteciliğinin yanı sıra siyasi kişiliğiyle rejim yanında “etkin” bir konum elde etmiş ve hatta, “rejimin sözcüsü” haline gelmiştir. Öyle ki, Haziran 1928’de dini ıslah beyannamesi metnini ilk kez gazetesi Vakit de yayımlayarak da rejim açısından öncü bir rol oynamış; kamuoyu haberdar edilmiştir. Bununla yetinmeyen Asım Us, Cumhuriyet’in ilanı ve ilana karşı tepkilerden başlamak üzere çok partili siyasi hayat denemeleri (Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ile Serbest Cumhuriyet Fırkası gibi) hilafetin ilgası, Şeyh Said isyanı, Türkçe ibadet ve Türkçe ezan tartışmaları, Menemen olayı gibi inkılap sürecinde yaşanan siyasi ve sosyal gelişmelere ilişkin görüşlerini dile getirmiş ve bunu yaparken de Cumhuriyet yönetimini desteklemiştir.\u003cbr\u003eProf. Dr. Mustafa BUDAK \u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51337035055384,"sku":"book_dyk_9786258055450","price":16.12,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/wQw5WyrbWnGLBFkf7uGDkypEysYZjUOrLaO6rH0M.jpg?v=1765539007"},{"product_id":"susehri-depremleri-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Suşehri Depremleri | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp style=\"text-align: justify;\"\u003eMedeniyetler beşiği olan Türkiye, depremlerin de zaman zaman beşik gibi salladığı bir coğrafyadır. Bu beşik, uyuttuklarını deprem haberi ile acılı günlere uyandırmakta, kendine has üslûbuyla üzüntülerle, yıkımlarla tanıştırmaktadır. Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda yer alan Suşehri Bölgesi toprağındaki deprem kırıklarını jeoloji tarihine acılı bir hediye olarak taşırken bölge insanı da bu üzüntülü gerçekliği bir öykü gibi anlatarak tarihten etnografyaya, anılara ve elimizdeki bu Suşehri Depremleri kitabına taşımıştır.  Yazar İlyas Ege, sade bir üslupla; “Depremi yaşıyoruz; hakkında bilgi, bilinç sahibi olmalıyız.” ilkesinden hareketle jeolojiden okuyucuya bir yol açmaktadır. \u003cbr\u003eBu genel ifadenin depremler tarihindeki yerini bölgesel somut bilgilerle  destekleyen ve bazılarını ilk defa okuyucuya taşıyan İlyas Ege, Suşehri’nde yaşanmış kayıtlı depremleri dile getirmektedir: Yaklaşık iki bin yıllık eski depremlere ait bilgileri, belgeleri, uzman görüşlerini, gazete haberlerini, hatıraları, ozan deyişlerini özetleyici ifadelerle okuyucuya ulaştırırken 1939 Erzincan depreminde Suşehri’nin insan kayıplarını daha ayrıntılı olarak serimlemektedir.\u003cbr\u003eBölgede yaşlılardan çok duyulan; “Anam Hareket’te evlenmiş, bacım Hareket’te vefat etmiş, babam askerden gelmiş.”Hareket” diye ifade edilen olay, bölge için bir milat niteliği taşıyan 1939 Erzincan depremidir. İlyas Ege bu eserinde 86 yıldır üzeri örtülü kalan bazı bilgiler gün ışığına çıkarmış, bugünkü Suşehri merkezi ve köylerinde hayatını kaybeden 1549 kişinin isimlerini, yaş ve cinsiyet olarak demografik dağılımlarını sistemli bir şekilde vermiştir. \u003cbr\u003eBu yönüyle kaynak niteliği taşıyan eserinde İlyas Ege, “Bilgi, tedbire giden yolun ilk adımıdır; ama uygulanmayan bilginin faydası yoktur.” diyerek deprem acılarının önlenmesini hümaniterist bir dille ifade etmektedir. \u003cbr\u003eDepremlerden en az zararla çıkmayı başaran ülkeler arasında yer almak bir zorunluluktur. Bölgesel acıları hissetmek modern bilim kadar tarihsel bilgiyi de bir tedbir olarak dikkate almayı gerektiriyor. Suşehri Depremleri adlı eserinde İlyas Ege de deprem bilinci için mütevazı ama önemli bir katkı yapma isteğini satırlara taşımış görünmektedir.\u003cbr\u003eDursun AYAN\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51353523978520,"sku":"book_dyk_9786258055900","price":10.72,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/Yr2gyxf1XULMOED9Xq0mDjfyL5khJSGV7bN3arFd.jpg?v=1765871130"},{"product_id":"kanini-i̇cecegim-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Kanını İçeceğim | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp lang=\"en-US\"\u003e“Biz, hani şu sözüm ona barışçıl insanlar, imgelemimizde şiddeti ve can almayı habis bir davranış olarak değerlendiririz. Kimi zaman da ona hoşgörülebilir, gerekçelendirilebilir, merhametgiriz, hatta takdir edilesi bir şeymiş gibi bakarız. Şiddetin ve cinayetin köklerinde hem kişisel hem de toplumsal ilişkilerin yattığının farkındayızdır. Bunların açgözlülük, öfke, sadizm ya da çarpık adalet algısı türünden saiklerce körüklendiğini bildiğimiz gibi kültürlerin\/toplumların kendilerine has öldürme metotları icat ettiklerini de gözlemleriz. Cinayetin toplumda zincirlerinden boşalan bir paranoyaya zemin hazırladığının bilincindeyizdir; çünkü öldürmek bir kez yaşamlarımıza kazınmıştır ve hepimiz ister istemez ondan etkileniriz. Bir bakıma, cinayet hem hastalığımızdır hem de terapimiz”.\u003c\/p\u003e\n\u003cp lang=\"en-US\"\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51353525354776,"sku":"book_dyk_9786258055405","price":24.23,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/cAbADY5WhGNg1fNcX1k1oCZpEEYafPNighq0DHnk.jpg?v=1765871201"},{"product_id":"osmanli-donemi-nde-seyh-abdusselam-barzani-ve-i̇syanlari-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Osmanlı Dönemi’nde Şeyh Abdüsselam Barzani ve İsyanları | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp style=\"text-align: justify;\"\u003eII. Meşrutiyet Dönemi, Osmanlı tarihi açısından son derece kritik bir zaman dilimidir. Bu dönemde yaşanan gelişmeler, Osmanlı Arap vilayetlerini ve buralarda yaşayan toplumları da doğrudan etkilemiştir. Bu süreçte meydana gelen hadiselerin etkileri, siyasi ve sosyo-kültürel yönleriyle günümüze kadar devam etmiştir. Buradan hareketle çalışmada; son yıllarda Türkiye ve dünya kamuoyunda dikkatleri üzerine çeken Barzaniler ve bu aşiretin önemli liderlerinden olan Şeyh Abdüsselam Barzani’nin II. Meşrutiyet dönemindeki isyanları\/faaliyetleri incelenmiştir.\u003cbr\u003eÇalışmanın temel amacı; bir aşiret olarak Barzanilerin tarihi niteliklerini, aşiret ve liderlerinin güçlenmesini, Şeyh Abdüsselam Barzani’nin 1908-1914 yılları arasındaki faaliyetleri çerçevesinde ortaya koymaktır. Bu yapılırken de, çoğunlukla siyasi ve ideolojik tartışmalara malzeme olan böyle bir konunun, bilimsel ölçütler içinde aydınlatılması ve ortaya çıkan sorulara da cevap aranması hedeflenmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51353532432664,"sku":"book_dyk_9786258055818","price":17.47,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/t5OOjucGirwGz0mNj44AWqfJMCnWTLdGyL1xg008.jpg?v=1765871547"},{"product_id":"sultan-ii-abdulhamid-doneminde-kastamonu-vilayeti-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Sultan II. Abdülhamid Döneminde Kastamonu Vilayeti | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eBu kitapta Kastamonu özelinde, II. Abdülhamid’in otuz üç yıllık saltanatı süresince (1876-1909) Osmanlı taşrasında yaşayan bir devlet görevlisinin yahut sıradan bir vatandaşın; yönetiliş biçimi, sahip olduğu ulaşım ve iletişim imkanları, geçim kaynakları, yeme-içme alışkanlıkları, sağlık hizmetlerine erişimi, salgın hastalıklar ve doğal afetlerde yaşadıkları, eğitim-öğretim imkanları, dini ve tasavvufi hayatı, sosyal ve kültürel aktiviteleri gibi insanı ilgilendiren çok çeşitli konular üzerinde tafsilatlı bir biçimde durulmuştur. Ayrıca incelenen dönemde Kastamonu vilayetine bağlı olup, bugün müstakil birer il haline gelen; Kastamonu, Bolu, Çankırı, Sinop, Karabük, Bartın, Zonguldak ve Düzce’de II. Abdülhamid döneminin yansımalarının bugün nasıl hissedildiği, şehirlerin bugünkü sosyo-ekonomik yapılarının temelinde ne gibi izler bıraktığı yine bu şehirlerin siluetlerinin II. Abdülhamid devrinde inşa edilen kamu binalarıyla nasıl belirlenmeye devam ettiği ortaya konmuştur.\u003cbr\u003eDr. Fırat Küskü’nün uzun yıllardır üzerinde çalıştığı, II. Abdülhamid döneminde Kastamonu Vilayeti’nin idari yapısı ve sosyal hayatı konusunu tüm boyutlarıyla ele alan bu kitap, belirlenen tarih aralığındaki ilk derli toplu akademik çalışmadır. Kitapta yoğunluklu olarak; arşiv vesikaları, gazete haberleri, devlet salnameleri, seyahatname, hatırat gibi birinci elden kaynaklardan yararlanılmış, daha önce ortaya konmamış çok sayıda orijinal belge ve bilgiye ulaşılmış ayrıca Kastamonu ve sancakları ile ilgili literatüre de geniş olarak yer verilmiştir. Tüm bunların neticesinde 1876’dan 1909’a kadar Kastamonu Vilayeti’nin geçirdiği idari, iktisadi ve sosyal dönüşüm, diğer vilayetlerle yapılan kıyaslamalar ile ortaya konmuştur. Bu yönüyle kitap yalnızca Kastamonu’ya değil, Osmanlı Anadolu’sunun tamamına projeksiyon tutmakta, Osmanlı’nın merkez-taşra ilişkisini hem devlet hem de vatandaş nezdinde inceleyerek canlı bir dönem portresi çizmektedir..\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51353533251864,"sku":"book_dyk_9786258055672","price":36.01,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/qEuOSKiyxqYnFxFZ01AMjGxxiSZGlQeMuwd4dgTj.jpg?v=1765871594"},{"product_id":"osmanlilar-zamaninda-basciftlik-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Osmanlılar Zamanında Başçiftlik | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp align=\"justify\" lang=\"en-US\"\u003eYazılı belgelere göre Başçiftlik beldesi, altı asırlık bir geçmişe sahiptir. Osmanlılar zamanında Sivas eyaletinin Niksar kazasına bağlı bir köyken 1880 yılında Sivas vilayetinde Tokat sancağına tabi Niksar kazasına bağlı 8 köyden oluşan bir nahiye oldu. 1908’de nahiyelik statüsü kaldırılarak İskefsir (Reşadiye) kazasına bağlandı. Mayıs 1951 tarihinde Reşadiye’den alınarak Niksar İlçesi’ne dâhil edildi. 1992 yılında ise müstakil ilçe olan Başçiftlik, bir merkez, 2 belde ve 8 köyden oluşmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp align=\"justify\" lang=\"en-US\"\u003eOsmanlı döneminde Başçiftlik, Anadolu’dan geçip Gürcistan ve İran’a giden kuzey yolunun sol kol güzergâhında Niksar-İskefsir kesimi üzerinde yer almaktaydı. Devlet burada bir askerî menzil teşkil etmişti. Sinan Bey’in 1485’te köyde inşa ettirdiği zaviye, yolcuların dinlenme ve konaklama mekânı olmuştu. Tahmini nüfusu 1514’te 265, 1574’te 385 ve 1844’de 436 kişi civarında idi. Köy statüsündeyken kethüda ve muhtarlar, nahiye olduğunda müdürler tarafından idare edildi. 1840’a kadar köyün güvenliğini timarlı sipahiler sağladı. Başçiftlik, Osmanlı askerî birimlerine her daim asker desteği sağladı. Halkının ekonomisi genel olarak tarım ve hayvancılığa dayanmaktaydı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp align=\"justify\" lang=\"en-US\"\u003eCumhuriyet öncesi dönemde Başçiftlik’te zaviye, cami, medrese, hamam ve çeşme gibi dinî ve sosyal tesisler vücuda getirildi. Sinan Bey, Redif Yüzbaşı Yusuf Ağa, Nahiye Müdürü Yusuf Ağa, Müderris Hasan ve Osman Efendiler Başçiftlik’in önemli şahsiyetleri olarak öne çıktılar. 1923 yılına gelindiğinde, Başçiftlik halkı, çevredeki yerleşim yerlerine göre, her bakımdan ileri durumda olup Cumhuriyet dönemine donanımlı bir şekilde girdi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp align=\"justify\" lang=\"en-US\"\u003eElinizdeki kitapta, birinci elden kaynaklara dayalı olarak, akademik düzeyde Başçiftlik’in Cumhuriyet devrine kadar tarihi, sosyal ve ekonomik yapısı ele alındı. Beldenin Cumhuriyet dönemi tarihi, sosyal ve ekonomik durumu başka bir kitap çalışmamızın konusu olacaktır.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51353538003224,"sku":"book_dyk_9786258055375","price":16.12,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/eTGHlpgoPgcmx2PM79D1q7u1SmpmTm0N9QYK2vl0.jpg?v=1765871827"},{"product_id":"karnus-koyu-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Karnus Köyü | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eBazı mekânlar yaşadığımız için, bazıları bize anlatıldığı için kalır aklımızın bir köşesinde; böylece oluşur anılar ve hafıza mekânları. Karnus’ta (Çukuryurt) yaşlananlar ve onların şehirli çocukları için de durum böyle; tarihten akıp gelir kuşaklar boyu içimize işlemiş mekânlar ve anılar. Bu kitapta kendi anılarımdan yola çıksam da daha çok Karnusluların ve atalarının tarih-sosyoloji bezemeli tecrübelerini kaydetmek istedim. Böylelikle bazı okuyucular anılarını tazelerken gençler zihinlerinde bir mekân canlandırabilecek. Birkaç akademik okuyucu için belki socio-historique bir mekân olarak satırlarda kalacak.\u003cbr\u003eDün ile bugünü, insan ile toplumu, toprakla tarihi bağlayan şeyler olmasaydı, onların izini sürmeseydik nasıl anlam verirdik kendi hayatımıza? Nasıl okurduk halimizi kendi dilimizden, kendi gurbetimizden?\u003cbr\u003eKarnus köyü için anı ve özlemleri yazıp dökmek bir entelektüel iş sayılsa da asıl görev, asıl gerçeklik yaşadığımız yerlere ve Ankara, İstanbul gibi  bizim olmuş gurbete emekle, alın teriyle, gayretle sarılanlara saygıyı ifade etmektir. Gurbetimizi sıla yapacak bir tarih bilincine ulaşabilmektir..\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51353557106968,"sku":"book_dyk_9786258055696","price":12.07,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/VbmGW6B178DWGogJgKXtu1tHisSTWkbLGQrsDiug.jpg?v=1765872039"},{"product_id":"sadrazam-benderli-mehmed-selim-sirri-pasa-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Sadrazam Benderli Mehmed Selim (Sırrı) Paşa | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eMehmed Selim Paşa 19. Yüzyılın başlarında Osmanlı tarihinde önemli izler bırakmış bir devlet adamıdır. Silistre, Rumeli, Halep ve Şam Valiliklerinin yanında, Osmanlı Devleti’nin içerde ve dışarda büyük problemlerle uğraştığı bir dönemde; 1824-1828 yılları arasında sadrazamlık yapmıştır. Sultan II. Mahmud’un tasarladığı radikal reformların başarıya ulaşmasında hatırı sayılır gayretleri olan önemli şahsiyetlerden biridir. Bilhassa Sadrazamlığı sırasında, Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılma sürecinde ortaya koyduğu hizmetler sayesinde üne kavuşarak Sultan’ın en gözde adamlarından biri olmuştur.\u003cbr\u003eMamafih bu ün beraberinde Paşa’ya bazı düşmanlar kazandırmış ve rakiplerinin desiseleri neticesinde 1828-29 Osmanlı-Rus Savaşı’nda serdarıekrem unvanıyla 2. ordu komutanı olarak Rumeli Cephesi’ne gönderilmiştir. Bu savaşta yaptığı stratejik bir hata, Ruslara Edirne’ye kadar uzanacak olun yolun kapılarını açmış bu yüzden sadrazamlıktan azledilip Gelibolu’ya sürgüne gönderilmiştir. Fakat çok geçmeden yeniden kendisine ihtiyaç duyulması sebebiyle affedilip tekrar muhtelif valiliklere tayin edilmiştir. Yaklaşık 10 ay süren Rumeli Valiliğinden sonra 1831 yılında kritik bir görev için Halep ve Şam Valiliğine tayin edilmiştir. Vazifesi sırasında Şam’da ortaya çıkan isyanı bastırmaya çalışırken, asilerin Paşa’nın konağını ateşe vermesiyle trajik bir şekilde yanarak can vermiştir. Şam Vakası olarak isimlendirilen bu olayda daha trajik olan ise Sultan II. Mahmud’un, Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa ile olan çekişmesi yüzünden olayın peşine düşmeyerek asilere herhangi bir ceza uygulamaması ve vakanın üzerinin kapatılması olmuştur.\u003cbr\u003eElinizdeki kitap; literatürde hakkında çok az çalışma bulunan Sadrazam Mehmed Selim Paşa’nın iniş-çıkışlarla dolu hayatını incelemeyi \u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51353561071896,"sku":"book_dyk_9786258055238","price":14.77,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/DqP6IYrwoisqav0UtvsWczN3HNdx3CVpHHpgddcD.jpg?v=1765872264"},{"product_id":"tren-kitabi-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Tren Kitabı | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eİzmir’de Şimendifer Mektebinin kurulmasıyla trenlerimizi yabancılara muhtaç olmadan yürütmüş, Milli Mücadelede trenler bizim için çalışabilmiştir. Tren sesi doğada duyulmamış bir sesti. O ses şiirimize, gurbet hikâyelerine,manilere girmiş ve ayrılığın imgesi olmuştur. Tabi, Türk sineması da treni sahiplenmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eTren Kitabı; trenin Osmanlı’ya gelişini, güzergahlarını, garlarını,kongrelerini, edebiyatımızdaki ve beyaz perdedeki yerini anlatmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51353566675224,"sku":"book_dyk_9786258055115","price":22.64,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0iNybasPHrcGmFSiGbAtv3ySBOp0WhZ1CA1dbBlk.jpg?v=1765872471"},{"product_id":"demokrat-parti-doneminde-komunizmle-mucadele-1950-1960-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Demokrat Parti Döneminde Komünizmle Mücadele (1950-1960) | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eKomünizmle mücadele, Milli Mücadele yıllarından başlayarak Cumhuriyet dönemi boyunca uygulanan bir devlet politikası olmuştur. Sovyet Rusya merkezli komünist yapılar ve faaliyetlerle birlikte solcu girişimler de sürekli bir devlet takibi ve müdahalesi altında olmuşlar, gerektiğinde yasaklanmışlardır.\u003cbr\u003eİkinci Dünya Savaşı sonrası komünizmin küresel bir tehdit unsuru olarak tanımlanmasının ve buna yönelik mücadelenin artışı ile birlikte Türkiye’de de sistematik ve hissedilir bir ölçüde komünizme karşı uygulamalar artırılmıştır. Bu çok partili hayata geçiş evresinde komünist faaliyetlere yönelik baskılar hem siyasette hem kamuoyunda daha görünür bir hale gelmiştir.\u003cbr\u003e1950 seçimleri ile iktidara gelen Demokrat Parti’nin öncelik verdiği konuların başında dış politikada güvence ve ekonominin iyileştirilmesi gelmiştir. Bu meselelerin çözümünde komünizmle mücadele önemli bir ivmelendirici işlev görmüştür. Demokrat Parti ilk döneminde birçok alanda komünizme yönelik aldığı tedbirler ve uygulamalarla birlikte komünist faaliyetlerin darbe almasında önemli sonuçlar almıştır. Ancak aynı komünist tehdidinin sonraki dönemlerde de sürdüğüne yönelik iddia ve söylemlerle birlikte süreç artık komünizmle mücadelenin siyaseten araçsallaştırıldığı ve tarafların komünizm tehdidini samimi bulmadığı bir döneme dönüşmüştür.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51353567822104,"sku":"book_dyk_9786258055573","price":31.08,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/rPDPMsUUaPwMiPxoxLnmFN2bJ21oGrZ7pc2hwmWf.jpg?v=1765872545"},{"product_id":"tunus-tecrubesi-osmanli-cografyasinda-anayasacilik-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Tunus Tecrübesi  - Osmanlı Coğrafyasında Anayasacılık | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eBatı’da ortaya çıkan anayasacılık hareketleri, hukukî modernleşmeyle bağlantılı olarak kısa bir süre sonra Osmanlı Devleti’ni etkilemeye başlamıştır. 1839 Tanzimat Fermanı, 1856 Islahat Fermanı ve 1876 Kanun-i Esasisi bu çerçevede Osmanlı merkezinde ilan edilen anayasal metinlerdir. Osmanlı Devleti’nin Tanzimat projesini eyaletlerde uygulama çabası, eyaletlerin kendi iç ve dış dinamiklerinden kaynaklanan hukukî ıslahat süreci anayasacılıkla ilgili görüşlere, tartışmalara ve uygulamalara belli ölçüde merkezin dışındaki Osmanlı coğrafyasını da dahil etmiştir. Tunus, merkez dışında anayasacılık ve kanunlaştırma bakımından en dikkat çekici bölge görünümündedir. Bu eyalette, 1857 yılında, Tanzimat ve Islâhât Fermanlarından yararlanılarak Ahdü’l-Eman adlı haklar bildirgesi niteliğinde bir belge ilan edilmiş, 1861 yılında modern bir anayasa olarak kabul edilen Kanunu’d-Devle yürürlüğe konmuştur. Keza, bu iki belgenin şekillenmesinde emekleri olan ıslahatçı bir grup, Tunus’ta, Yeni Osmanlılar Hareketiyle eş zamanlı olarak hukukla bağlı sınırlı bir yönetim öngören anayasacılıkla ilgili düşünceler ortaya koymuştur. Ahdü’l-Eman, Arap dünyasında kendi alanında bir ilk olma özelliği taşır. Kanûnu’d-Devle, Osmanlı Devleti’nin, başkenti İstanbul’da ilan edilen Kanûn-i Esasi’den on beş yıl önce gelmesiyle bir ilki karşılamakta ve İslam-Osmanlı coğrafyasında ilk modern anayasa olarak kabul edilmektedir. Bu araştırmada, her iki belgenin ortaya çıkışı, muhtevası ve uygulaması, Tunus Milli Arşivi ve Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde yapılan incelemeler sonrası elde edilen orijinal metinleri ve diğer belgeler ışığında Türkçe, Arapça ve İngilizce literatür dikkate alınarak ortaya konmaya çalışılmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51484980773144,"sku":"book_dyk_9786059506540","price":14.04,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/x8p84R6vbFND4QF4bPdweLRZ1EVDOUsK0OUxRr6K.jpg?v=1766877908"},{"product_id":"solak-mustafa-ve-cetesi-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Solak Mustafa ve Çetesi | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eBu kitap, temelde ve birinci elden tarihî kaynaklar ışığında, hayli ücra sayılabilecek bir Osmanlı köyünden çıkarak, henüz “koca” olma özelliğini yitirmemiş bir imparatorluğun merkezinde ve en tepesinde bulunanların gündemini uzunca bir süre meşgul etme başarısını -istemeden de olsa- göstermiş olan bir eşkıya ile arkadaşlarının yaşadıklarına ve yaşattıklarına, keyifli bir okuma eşliğinde, tanıklık edebilmek fırsatı sunuyor. \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSolak Mustafa ve beraberindekilerin maceraları, II. Mahmud devrinde (1808-1839) başlayan ve onun ilan edebilmek için yeterli zamanı bulamadığı Tanzimat Fermanı’nın yayınlanmasıyla (1839) artarak devam eden imparatorluğu yönetim ve yargıda modernleştirme çabalarının en canlı tanıklarından birisi olması münasebetiyle okuyucu için yeni fırsatları beraberinde getiriyor: Eski ile bağları gevşeyen ve kabuğunu değiştirmekte olan bir imparatorluğun panoramasını sunmak…\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSözgelimi imparatorluk merkezinde yahut taşrada oluşturulan yeni meclislerin (Meclis-i Vâlâ, Eyalet, Sancak ve Kaza meclisleri) işleyişine, ilan edilen yeni kanun (Ceza Kanunu) veya talimatnamelerin uygulama sahasına aktarılmasına yahut o esnada karşılaşılan aksaklıklara, en yeni ve canlı örnekler üzerinden dikkat çekebilmek…\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51485005218072,"sku":"book_dyk_9786054907618","price":10.04,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/HDa8qsBvGUhUSnkGkduBsLruYCt14wQdCaal52Uw.jpg?v=1766878862"},{"product_id":"osmanlinin-son-yillari-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Osmanlının Son Yılları | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eII. Meşrutiyet dönemi hem Osmanlı hem de Cumhuriyet tarihi açısından önemli bir dönemdir. Geriye dönük olarak 1908 -1922 arasındaki 14 yıllık bu döneme baktığımızda ülke ve millet tarihi için kısacık sayılan bir zaman dilimine şaşırtıcı şekilde ne kadar çok şey sığdığını görürüz. Meşrutiyetin ilini, parlamento seçimleri, Osmanlı solculuğu, kadın hareketleri, sosyal hayatın değişmesi, 31 Mart isyanı, sert siyasi tartışmalar, gazeteci suikastleri, uzun ömürlü olmayan hükümetler, Trablusgarp, Balkan ve Birinci Dünya Savaşları, Istanbul'un işgali, Anadolu'da başlayan Milli Mücadele bu kısa dönemin uzun bir özetidir. Bu kitapta yer alan ve büyük ölçüde dönem gazetelerinden hareketle yazdığım yazılarda II. Meşrutiyetle ilgili olarak genel tarih anlayışının ilgilenmediği konulara temas etmeyi denedim. Meşrutiyet'in ilini öncesinde ittihat ve Terakki Cemiyeti'nin Osmanlı memurları üzerinde oluşturduğu tehdit ve baskılar, pozitivist bir cemiyetin kendisini halk nezdinde meşrulaştırmak için izlediği sıra dışı bir yol olarak \"geyik muhabbeti\" üzerinden menkıbelere yaslanması, Istanbul'a gelen ingiliz Büyükelçisi'ni karşılama töreni, Osmanlı solculuğunda öne çıkan isIğm vurgusu, Pierre Loti'nin Balkan Savaşı sırasında yaptığı Türkiye ziyareti, Batıo aydınlarda görülen düello merakı, Mütareke döneminde Türkiyeye yapılan Amerikan yardımı, kendisini \"Nasyonal Sosyalist\" olarak tanımlayan ilk işçi milletvekili Numan Usta'nın siyaset macerası, Osmanlı hanedanının başta Sultan Vahidettin olmak üzere Milli Mücadeleye yaptıkları para yardımı, kitapta yer alan konulardan bazılarıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51485011083544,"sku":"book_dyk_9786054907809","price":14.05,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/JsU3cy9xF28u8OKU8glqwNKimGTcrhkj0ULzLWEL.jpg?v=1766879130"},{"product_id":"osmanli-da-olmek-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Osmanlı’da Ölmek | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eAlpaslan Demir “Osmanlıda Yaşamak” adlı eserinde avamdan havasa Osmanlının farklı ve renkli hayatlarından, bir çırpıda okuduğumuz akıcı ve çarpıcı örnekler sunmuştu bizlere. Şimdi ise “Osmanlıda Ölmek” adını verdiği bu çalışmayla Osmanlıda yaşamanın bir bedeli olduğunu, bu bedelin de nihayette “ölüm” ile neticelendiğini hatırlatıyor, bazen acımasız da olsa.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eOsmanlı Devleti kendini “Devlet-i Ebed Müddet” olarak nitelendiriyor yani sonsuza kadar yaşayacak devlet. Elbette bu sıfatı kazanmak için Osmanlıların din u devlet uğruna ölecek şühedası da olacak, kendini yaşatmak, korumak için cezasını keseceği, hainler, şakiler, mülhidler ve müfsidleri de.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAnlaşılan yazarın da belirttiği gibi Osmanlının bir de 3. sayfası var; “siyaseten katl”in yanısıra günümüz gazetelerinin 3. sayfasına taş çıkartan garip, sırlı hatta gösterişli ölümler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAlpaslan Demir’in usta kalemiyle, akıcı üslubuyla, belgelere ve gerçeklere dayalı bu eserinde sunduğu kısa hikayeler\/anekdotlar, bize yaşam kadar ölümün de asıl gerçek olduğunu hatırlatıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAtalarımızın Kültegin Yazıtı’nda belirttiği gibi; “ Öd Tengri yaşar kişi oglı kop ölgeli törümiş\/ Zamanı Tanrı yaşar, insanoğlu hep ölmek için türemiş”. Dede Korkut dilinden ozan ise son sözü söyler:\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHani dediğim bey erenler, Dünya benim diyenler\u003cbr\u003eEcel aldı yer gizledi, Fani dünya kime kaldı\u003cbr\u003eGelimli gidimli Dünya \/ ahir ucu ölümlü dünya\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e-Prof. Dr. Üçler BuldukOsmanlı’da Ölmek\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51492126261528,"sku":"book_dyk_9786057819352","price":10.04,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/GafUu3jxUWhnwJz0UWaV0dJ91THPdSObcjEjuHEw.jpg?v=1767050713"},{"product_id":"hz-muhammed-in-hayati-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Hz.Muhammed’in Hayatı | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eİslam Allah’ın yeryüzünü imar etme görevi ile yükümlü kıldığı insana ulaştırdığı bir rehber, bir kurtuluş çağrısıdır. Tüm insanlık bu çağrının muhatabıdır ve varlığın anlamlı kılınmasının, yaratıcının rızasını kazanabilmenin yegane koşulu bu çağrıya kulak vermektir. Peygamberler, bu çağrıyı insanlığa ulaştıran, bu yüce amaç uğruna hayatlarını vakfeden seçkin insanlardır. Hz. Muhammed (s.) son peygamberdir ve hayatı, kutsal sözün insanlığa ulaşması amacı çerçevesinde biçimlenmiş, sürekli bir mücadele içerisinde geçmiştir. Elinizdeki kitap Hz. Muhammed (s.)’in hayatını ele almakta, onun mücadelesini ve güzel ahlakını gözler önüne sermektedir. Döneminin önde gelen düşünürlerinden olan M. Hüseyin Heykel tarafından kaleme alınan bu eser, yazıldığı tarihten bu yana, metodolojik açıdan siyer literatürü içerisinde ayrıcalıklı bir konumun sahibi olmuştur. Bu çalışmasında ‘M.H. Heykel, olayları belli bir kronolojiye göre düzenlemek, olaylar arasında mantıklı bir bağ kurmak açısından büyük bir başarı sergilemiştir. Bu bakımdan kaleme aldığı eser, düzenli bir vitrin, halkaları sağlam bir zincir görünümündedir. Olayların nedenlerini, sonuçlarını ve hikmetini açıklarken benzersiz bir anlatım ortaya koymuş, güçlü bir mantıkla gelişmeleri yorumlamıştır. Onun bu üslubu, okuyucuyu kendine çekecek ve konunun sonuna kadar okunmasını sağlayacaktır’.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51497034383640,"sku":"book_dyk_9786054208982","price":22.8,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/SkreTFegUVGBGcZZMEtdiE0l8XQqnUlp423a0B3z.jpg?v=1767136725"},{"product_id":"riza-tevfik-in-sanat-ve-estetikle-i̇lgili-yazilari-1-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Rıza Tevfik’in Sanat ve Estetikle İlgili Yazıları 1 | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eBu yazılar arasında 1913 yılında Rübab dergisinde yayımlanan ve tamamen sanat konuları üzerine yazılmış dört makale ile 1941 yılında Yeni Sabah gazetesinde \"Estetik\" genel başlığı altında yayımlanan otuz bir parçadan oluşan diğer bir seri yazı bu çalışmanın esasını teşkil etti. Araya, zaman zaman yine aynı konuyla ilgili olarak yazılmış dikkate değer başka yazılar da eklendi. En sonunda ise, 1919 yılında Midhat Cemal’in (Kuntay) çeşitli sanat konularında devrin tanınmış edebiyatçılarıyla birlikte Rıza Tevfik’e de sormuş olduğu sorulara verilen cevaplardan meydana gelen ve Servet’i Fünun dergisinde yayımlanan uzunca bir yazı ilave edildi.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51497042575640,"sku":"book_dyk_9789757321156","price":7.59,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/8MfZrfRjvUOqBc6vTDTz2RGWuTC63ILVyWLSvJUI.jpg?v=1767137134"},{"product_id":"seyyid-ahmed-el-bedevi-tarikati-ve-i̇stanbul-da-bedevilik-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Seyyid Ahmed el-Bedevi Tarikatı ve İstanbul’da Bedevilik | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eTarikatlar tarihi bakımından VI-VII\/XII-XIII. yüzyılların ehemmiyeti inkar edilemez. Bugün halen varlıklarını sürdürmeye devam eden tarikatların çoğunun teessüs ettiği asırlardır. ‘Hırka’, ‘silsile’ ve ‘intisab’ gibi yapılarla, otantizmini olağanüstü bir biçimde korumaya devam eden Abdülkadir Geylani (561\/1166) ‘ye nisbet edilen Kadirilik ve Seyyid Ahmed er-Rifai (578\/1182) ‘ye dayanan Rifailik bu yüzyıllarda teessüs eden ilk iki önemli tarikattır. Mağripli sufilerin iştirakleriyle Irak’ta olgunlaşan bu tarikat faaliyetine -ki Irak Ekolü olarak nitelendirilmiştir- aynı ekolden olmakla birlikte coğrafyası farklı olan Bedevilik ilave edilebilir. Piri Seyyid Ahmed el-Bedevi (675\/1276) ‘nin vefatından sonra, çok kısa bir süre içinde Mısır’da müesseseleşen Ahmediyye\/Bedeviyye tarikatıyla, diğer üçü kadar yaygınlık kazanmamış olmakla birlikte yine Mısır’da teessüs eden İbrahim Desuki (676\/1277) ‘ye nisbet edilen Desukiyye tarikatı, o dönemde, bir manevi yapılanmayı tamamlamışlar ve böylelikle tarikatlar tarihinde ‘aktab-ı erbaa’ olarak anılmışlardır. Tarikat müesseseleşmesinin ilk devirlerinde bu dört tarikatın -bazı müellifler tarafından- ‘tamamlanmış’ ve ‘sağlam’ olmayı sembolize eden bir ‘dörtlü’ olarak isimlendirilmesi de göstermiştir ki, ‘dörtlü bir kuvvetler birliği’ teşekkül ettirilmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51497047097624,"sku":"book_dyk_9789759173883","price":30.67,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/6kH7zSaP7SSUizgrLZMKEHnKDjWmJnOjZdyV0qZU.jpg?v=1767137336"},{"product_id":"sakiname-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Sakiname | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eOsmanlı edebiyatının orjinal eserlerinden olan sakinameler içki meclisini; içkiyi (mey, şarap); içki dağıtan veya sunan güzeli (saki); meclisteki eğlenceleri; yemekleri ve mezeleri; mükeyyifleri (esrar, afyon, enfiye, tütün); hanende ve sazendeleri; saki, meclis , şarap, kadeh mutrib, nedimin özelliklerini; meclisin adabını, örf ve adetlerini mecazlı, tasavvufi ya da gerçek anlamıyla anlatan manzum edebi eserledir, bunların dışında sakinamelerde \"şarabın bulunuşu, şarabın faydası ve zararları, şarabın bulunuşu, şarabın faydası ve zararları, şarabın çeşitleri ve kullanılışı, kadehin çeşitleri, meyhanenin ve meclisin özellikleri, pir-i muganun (şeyh, meyhaneci) özellikleri, mevsimler, gündüz ve gece, mehtap, musiki aletleri, mum gibi\" birçok konu eserlerin özelliğine göre birkaç beyitle veya ayrıntılı olarak ele alınmıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51497054503192,"sku":"book_dyk_9789757321965","price":17.47,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/I84Trfu9RgUq6hWHkndZQNxJYXmpsLYsKcj9XNjo.jpg?v=1767137687"},{"product_id":"mesnevi-i-serif-serhi-cilt-12-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Mesnevi-i Şerif Şerhi Cilt: 12 | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eİşkodralı İbrahim Fehmî Divanı, edebiyatımızın önemli manzum örnekleri arasında yer alır. Eserdeki muhteva, Fehmî'nin yoğun duygu ve düşünce dünyasına dair önemli ipuçları vermektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eEserde Fehmî'nin klâsik şiir özelliklerinin yanı sıra, mazmun arayışı bağlamında yeni tarz ve üsluplarla, yeni muhteva ile yazdığı şiir örnekleri mevcuttur. Sembolik bir dilin kullanıldığı şiirlerde, farklı algı ve olguları görmek mümkündür.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eŞiirlerdeki âşık kavramını erdemli insan ve topluma simge değer olarak işleyen Fehmî; sevgili\/maşuk kavramıyla kainatın her yönüyle mükemmelliğini, ulaşılacak yüksek medeniyet\/toplum seviyesi ve olgun bireyleri sembolize etmiştir. Fehmî'nin şiirlerinde aşk\/sevgi kavramı ise bireylerin yaşam alanındaki mücadeleleri, âlem\/dünya ile olan iletişimleri ve yaşamı devam ettiren bir öğe olarak karşımıza çıkmaktadır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eFehmî'nin şiirlerinde, psikolojik ve sosyolojik anlamda içinde bulunduğu durumlardan kendi eliyle kendisine verdiği zararlara; talihsizliğine ve bahtsızlığına; fakirliğinden ve çektiği ekonomik sıkıntılardan, sağlık problemlerine; gurbetteki ıstıraplarına, yalnızlığından memleket arzusuna ve aşkına; derdini kimseye anlatamamasına, anlatmaya çalıştığında ise kimsenin onu anlamamasına ve anlamak istemeyişine; cahil ve bilgisiz kişiler ile onların kendisine verdiği zararlara ve yaşattığı sıkıntılara kadar birçok bireysel konuyu da görmek mümkündür.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51497061613848,"sku":"book_dyk_9789759173838","price":28.0,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/K8sNcYzQEj8AyYG9F4jngw3KKqGNCoOykwc6fbgr.jpg?v=1767138013"},{"product_id":"ravzatu-l-envar-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Ravzatü’l-envar | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eDerviş Hayali’nin Ravzatü’l-envar’ı halkı irşat maksadıyla kaleme alınmış dini, tasavvufi ve ahlaki bir mesnevidir. Eser, \"hamse\" sahibi İran şairlerinden Hacu-yı Kirmani’nin, Nizami’nin Mahzenü’l-esrar’ına nazine olarak yazdığı aynı adlı eserinin Türkçeye çeviridir. Hayali, eserin herhangi bir yerinde Hacu’yu anmamakta , tercüme olduğundan da bahsetmemektedir. Bu yüzdendir ki, bugüne değin eser üzerinde yapılan çalışmalarda onun telif olduğu kabul edilegelmiştir. Hayali’nin yaptığını eski tabirle \"şirkat-i şi’r\" (şiir hırsızlığı) olarak addetmek kolay ise de, böyle bir kabul, \"kolay\"dan ziyade \"kolaycılık\" olur. Başka eserlerde de karşımıza çıkan bu olguyu, İranlı meslektaşlarının tesirinden kurtularak orjinal olmaya gayret eden \"oluşum dönemi şairleri\"nin kendini bulma, var olduğunu ispat edebilme endişesiyle açıklamak gerekir. Eski Anadolu Türkçesi döneminin hakim olduğu 15. yüzyıl mesnevi edebiyatımızın önemli örnekleri arasında yer alan Ravzatü’l-envar, Türk dili tarihi için de önemli bir eserdir.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51503080210712,"sku":"book_dyk_3990000003752","price":25.27,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/aseaiwiOOa5BlmFgx4zVEesW8d5hnYLlTsjwbHqw.jpg?v=1767309771"},{"product_id":"risale-i-i̇-tikadiyye-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Risale-i İ’tikadiyye | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eDini konuların ağırlıklı olarak ele alındığı klasik Türk edebiyatında pek çok dini tür bulunmaktadır. Tevhid, münâcât, na’t başta olmak üzere mi’racnâme, hilye-i şerif, mevlid, siyer, maktel bu türlerden bazılarıdır. Akâid konularının ele alındığı manzum akâdinameler de klasik Türk edebiyatındaki dini türlerden birisidir. Bu eserler kelam alanının olduğu kadar edebiyatın da konusu kabul edilmektedir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda telif ya da tercüme şeklinde çok sayı da manzum akâidnâmenin varlığı ortaya konulmuştur. Özellikle itikadi meselelerin konu edildiği bu eserler, yazıldığı dönem toplumunun inanç yapısını göstermesi açısından önemlidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKlasik Türk edebiyatında bu türden manzum metinlerin araştırmalara konu edilmesi, kültür tarihimiz açısından son derece önemlidir. Aynı zamanda bu eserlerin birbirleriyle mukayese edilmesi, toplumumuzun geçmişte itikadi konulara nasıl yaklaştığı hususunda fikir edinmemize yardımcı olacaktır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51509050769688,"sku":"book_dyk_9786059506533","price":14.1,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/tpbPF5BwKOkqafabm73wIspk7TNDicRbZ3fRt7S0.jpg?v=1767483129"},{"product_id":"siir-ve-i̇rfan-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Şiir ve İrfan | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eİrfani şiir, asırlardır bu toprağın sesi ve nefesi olmuştur. Bu ses ve bu nefes, sadece divan şairine, tekkedeki dervişe, mektepteki softaya, kalemdeki memura ve karargahtaki askere değil; aşıklara, halk bilgelerine, tarlasında çalışan çiftçiye, dükkanında demir döven sanatkara, pazarında malını satan tüccara yahut yoksulluğa ve sıkıntılara göğüs geren evdeki annelere de hayat vermiştir. Bu yüzdendir ki, asırlardır söylene gelen türkülerde, yakılan ağıtlarda, dost meclislerini süsleyen manilerde, bulmacalarda ve ninnilerde hep o şiirin izlerini görürüz. Bu kitap şiirden yola çıkarak irfana, irfandan yola çıkarak şiire varan uzun bir yolculuğun hikayesidir. Daha doğrusu, bu toprağın sesi ve nefesi olan şiirin peşinde yıllardır oradan oraya gezinen bir yolcunun tuttuğu notlardan ibarettir. Belki bir seyahat-nâme, belki bir rûz-nâme... Lakin her bir cümlesinde, şiirden, gelenekten ve irfandan esintiler olan notlar.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51509061320984,"sku":"book_dyk_9786054208104","price":14.0,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/ZBSf3FPtynmPjhGmI8uIqD6Y5xVX5RLNr19cJvXc.jpg?v=1767483570"},{"product_id":"sidki-pasa-divan-ve-berf-u-bahar-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Sıdki Paşa Divan ve Berf ü Bahar | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eTezkirecilik, defter eminliği, reisülküttaplık, nişancılık ve valilik gibi üst düzey görevlerde ve yöneticiliklerde geçen bir hayat sebebiyle pek çok savaşa tanıklık etmiş olan bir şair, Türk edebiyatının zirvede olduğu ve çok sayıda şairin yetiştiği, Türk edebiyatının en parlak ve verimli dönemi olarak görülen 17. yüzyılın gölgede kalmış ismi: Sıdki Mustafa Paşa. Ve ona ait üç eser: Revan Kalesi’nin fethini anlatan Gazavat-ı Sultan Murad-ı Rabi; Bahar ve Kış sultanlarının Haziz Kalesi’nin fethi için verdikleri mücadelenin anlatıldığı sembolik ve alegorik mensur bir eser olan Berf ü Bahar ile savaşın izlerini taşıyan bir divan. Gazavat-ı Sultan Murad-ı Rabi yine bir Kitabevi yayını olarak bundan dört yıl önce ilim alemine kazandırılmıştı. Sıdki Paşa’nın diğer iki eserinin bir arada bulunduğu bu çalışmayla onun tespit edilebilen tüm eserlerinin baskısı gerçekleşmiş bulunuyor.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51515804647704,"sku":"book_dyk_3990000027210","price":16.67,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/nmpKNQ0lflKmlJ4xgVDxXHuvhVVlwJeH8f8W8ru8.jpg?v=1767656469"},{"product_id":"av-ve-avcilik-kitabi-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Av ve Avcılık Kitabı | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eAv bir iktidar gösterisidir. Av; gücü sembolize eder, muktedir ve iktidarda olmayı temsil eder. Hükümran taraf ile tâbi tarafı kesin çizgiyle ikiye ayırır. Muktedir tarafın elinde mızrak, ok, silah, yırtıcı kuş bulunur, parmağında ok yüzüğü veya şahin yüzüğü, kavuğunda (veya şapkasında) sülün gibi bir kuşun tüyü bulunur, seni yakaladım der gibi. Avcı avına yukarıdan bakar. Tâbi taraf eğiktir, yeniktir, dize getirilmiştir. Hükümdar avcıdır. Avcı kuşlar da bu sebeple iktidar imgesidir. İktidarın düzenini yansıtır biçimde, hükümdarın çevresinde maiyeti bulunur, av partisi bir nizam ve merasim çerçevesinde gerçekleşir. Avlanan hayvan ne kadar güçlü ve ihtişamlı olursa hükümdarın gücü de o oranda büyür. Bu sebeple hükümdarlar, kahramanlar; aslan, kaplan avlarlar, ejderha öldürürler.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51521076789528,"sku":"book_dyk_9789759173890","price":33.34,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/9aq657XmrphD1zNCiNR7FH1W4ZbkU5iqRuWaoMNP.jpg?v=1767741809"},{"product_id":"teknonomi-kitabevi-yayinlari-ciltsiz","title":"Teknonomi | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eTeknolojinin mevcut hayat standardımızın oluşmasındaki katkısı tartışılmaz. Bu katkı, insanlığın başlangıcından beri var olagelen icatların sistemli şekilde üretime dahil edilmesiyle, başka bir deyişle iktisadi iktisadi süreçte önemli bir parametre haline gelmeleriyle mümkün olmuştur. Hedefi teknoloji tarihini Türk iktisat tarihi çalışmalarının gündemine taşımak olan Teknonomi, teknoloji ve ikdisadın insanoğlu için çok önem arz eden hikayesini ele alıyor.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51521101857048,"sku":"book_dyk_3990000003365","price":11.59,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/bM49A7eSxYlrk7ZAgQihnYLnjZsbcLml7JKoj55U.jpg?v=1767742582"},{"product_id":"osmanli-doneminde-muhtarlik-ve-i̇htiyar-meclisi-1829-1871-kitabevi-yayinlari-ciltsiz-1","title":"Osmanlı Döneminde Muhtarlık ve İhtiyar Meclisi (1829-1871) | Kitabevi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eOsmanlı Devleti’nde uzun süre varlığını devam ettiren yeniçeri ocağının kaldırılması, merkezi ve mahalli düzeyde değişimin ve yenileşmenin başlaması açısından bir dönüm noktasıdır. Nitekim 2. Mahmud, bu ocağı kaldırdıktan sonra ortaya çıkan yeni koşullar içerisinde bir seri yeni kurum teşkil etme yoluna gitti. Bu doğrultuda, bir yandan güvenliği sağlamak amacıyla ülke içi seyahati belli kurallara bağlarken, öte yandan köy ve mahalle bazında asayişi ve halkın refahını temin etmek üzere muhtarlık nizamını teşkil etti. İlk önce İstanbul’da icra edilen bu usul, Kastamonu’da meydana gelen bir olay üzerine orada uygulamaya konuldu ve ardından padişahın onayı alınarak da ülke çapına yaygınlaştırıldı. Bu süreçte muhtarlar, Müslüman köy ve mahallelerinde imamlarla birlikte iş görürken gayrimüslim yerleşim birimlerinde ise kocabaşı, çorbacı, kahya ve muhbirler ile din adamları etkili oldu. 1864 yılında çıkarılan ilk vilayet nizamnamesiyle birlikte daha sistemli bir hal alan bu idari yapıya bir de ihtiyar meclisleri eklendi. Bundan sonra artık muhtarların yanında olmak üzere ve belli özellikleri taşımak şartıyla seçilen kişilerden müteşekkil meclisler de faaliyet göstermeye başladı. Akabinde 1871 yılında yayımlanan nizamname de mevcut yapıyı devam ettirdi. Köy ve mahallelerdeki varlığını sürdürmekte olan muhtarlık ve ihtiyar meclislerinin tarihini açıklayan bu kitapta birinci el kaynaklar, arşiv vesikaları, döneme ait basılı kitap ve gazeteler ile bu konular üzerine yapılan araştırma eserler bolca kullanılmıştır. Özellikle 1864 tarihli nizamnameden öncesindeki dönem hakkında spesifik bilgiler vermek suretiyle günümüzde mevcut olan bir idari yapının bilinmeyen yönlerini açıklayan bu çalışma, konunun meraklılarına tatmin edici bilgiler sunarken akademik eser ortaya koyan tarihçiler ile kamu yönetimi alanında araştırma yapan kişilere de önemli katkılar sağlayacaktır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Kitabevi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51552168182040,"sku":"book_dyk_9786054907441","price":10.7,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/IUot5iHAqDhfcVeAFfU3hwjMvXu3vsXd9VSkrTsQ_af8350e0-38a0-4a46-aa5e-c1d813a524c7.jpg?v=1768348181"}],"url":"https:\/\/dunyadakitap.com\/collections\/kitabevi-yayinlari.oembed?page=5","provider":"Dünyada Kitap","version":"1.0","type":"link"}