{"title":"Otonom Yayıncılık","description":null,"products":[{"product_id":"feminist-antifasizm-ortak-olanin-karsi-kamusalliklari","title":"Feminist Antifaşizm-Ortak Olanın Karşı Kamusallıkları | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eFeminist Antifaşizm-Ortak Olanın Karşı Kamusallıkları Kitap Açıklaması: Kürtaj, şiddet ve sömürü karşıtı feminist mücadelenin yeni örgütlenme biçimleri ve stratejileri neler olabilir? Tüm dünyada önce neoliberalleşme, ardından muhafazakârlaşma ile birlikte yükselişe geçen sağ\/faşizan politikalar karşısında, bu soru belki de hiç olmadığı kadar mühim.  Zira hedef tahtasında kadınlar, LGBTQ+ bireyler, göçmenler ve güvencesizler var. Yaşama ve bedenlere yöneltilen bu şiddet karşısında Majewska, feminist mücadeleyi faşizme karşı savaşın tam merkezine yerleştiriyor. Polonya’daki SiyahProtesto, ABD’de başlayıp tüm dünyaya yayılan #MeToo kampanyası, ardından gelen Uluslararası Kadın Grevi, küresel bir feminist cephenin açılması demek ona göre. Ve bu cephe hem kuşaklar hem de coğrafyalar arasında kurduğu etkileşim ve dayanışma sayesinde her türlü faşist politikanın karşısına dikilen bir mücadele örgütlüyor. “Belki bir yerlerde ataerkil, neo-Nazi bir kıçı tekmelemeye can atan sekiz yaşında bir kız çocuğu vardır. İşte bu kitap onun için yazıldı.”\u003c\/p\u003e Ewa Majewska tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Ewa%20Majewska%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47123199656216,"sku":"book_dyk_9786057872401","price":21.62,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002074994001-1.jpg?v=1703093670"},{"product_id":"yikici-akil-ve-olumsuzlama-otonom-yayincilik","title":"Yıkıcı Akıl ve Olumsuzlama | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eYıkıcı Akıl ve Olumsuzlama Kitap Açıklaması: Sermayenin toplumsal ilişkileri içinde insanın değersizleştirildiğini ve onursuz bir yaşama mahkûm edildiğini iddia eden Bonefeld, bu kitabında sermayeye, devlete ve sınıf ilişkilerine karşı mücadelenin olanaklarını araştırıyor. Sadece eleştirmenin yetmeyeceği, aynı zamanda alternatif bir toplumsal yaşamın kurucu pratikleri ve deneyimleri üzerine düşünüp bunları hayata geçirmemiz gerektiği konusunda ısrar ediyor. Emeğimizin ve insanlığımızın sermaye ve onun devleti tarafından tahakküm altına alınmasına karşı çıkarak onurumuzu yeniden nasıl elde ederiz sorusuna yanıt arıyor. Emeğin mücadelesinin her şeyden önce bir onur mücadelesi olduğunu bize bir kez daha hatırlatarak…(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:2014Baskı Yılı:2014Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\u003c\/p\u003e Werner Bonefeld tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Werner%20Bonefeld%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47500872515864,"sku":"book_dyk_9789756056608","price":21.68,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000578058-1.jpg?v=1705054668"},{"product_id":"londra-idamlari-otonom-yayincilik","title":"Londra İdamları | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eLondra İdamları Kitap Açıklaması: Bu kitap, suç ile ücret biçimi arasındaki ilişkiyle ilgilidir\" der Linebaugh. Kapitalizmin yükselişini ve emekle sermaye arasındaki mübadele ilişkisinin kuruluşunu, emeğin \"ortak olan\"dan mülksüzleştirilmesinin tarihi üzerinden okur. Emek gücünün yeniden üretiminin belirleyici unsuru olan cadı avları, çitlemelerin doğurduğu aylakların ve serserilerin kapatılması ve 18. yy.'da ücret biçimini dönüştüren idamlar, \"işçi sınıfının oluşumu\"nun zora dayalı tarihini anlatır. Linebaugh'un yoğunlaştığı 18. yy. sınıf mücadelesinin \"merkezinde,\" kapitalizmden önceki ücret biçimlerinin yasa dışı ilan edilerek suç sayılması ve ölçüsü emek zaman olan ücret biçiminin kuruluşu vardır. Ücretin parasallaştırılmasına ve bunu düzenleyen özel mülkiyet hukukuna meydan okuyan kadınlar ve erkekler darağaçlarına gönderilir. Emek zamana dayalı ücretin reddi \"suç,\" cezası ise \"idam\"dır. İdamlara karşı direnişinde emeğin, hayatı için verdiği savaş, özgürlüğü için verdiği savaşla aynı şeydir ve bu savaşta tek silahı kendi emeğinin kudretidir. Kapatılmaktan ve ücretin boyunduruğundan firar ederken, o yine emeğinin ustalığına, elbirliğine dayalı yaratıcılığına ve özgürlük tutkusuna güvenir. Ücretli emek olmayı ya da ücret karşılığı çalışmayı reddettiğimiz için darağaçlarında belki yine de öldük. Peki bugün ücret karşılığında her gün, her an işyerlerinde kendimizden vazgeçerken ve pervaneler misali paranın ışığına koşup ömrümüzü tüketirken gerçekten yaşıyor sayılır mıyız?...(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:544Baskı Yılı:2015Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\"\u003c\/p\u003e Peter Linebaugh tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Peter%20Linebaugh%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47500917145880,"sku":"book_dyk_9789756056714","price":28.73,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000633301-1.jpg?v=1705054810"},{"product_id":"kritik-ve-kriz-otonom-yayincilik","title":"Kritik ve Kriz | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eKritik ve Kriz Kitap Açıklaması: İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin önemli Alman tarihçilerinden Reinhart Koselleck'in bu eseri, Aydınlanma üzerine yapılan çalışmalara özgün bir katkı niteliği taşır. Koselleck, bir kritisizm çağı olarak anılan on sekizinci yüzyıl Aydınlanma'sını sadece fikir tarihi içindeki bir uğrak olarak ele almak yerine, onu modern egemenliğin krizi bağlamına yerleştirir. On yedinci yüzyılın mutlakıyetçi devleti, dini iç savaşların yarattığı krizi, ahlak ve politika arasında bir ayrım koyarak çözmüştür. On sekizinci yüzyılda ise o, tam da bu ayrım sayesinde dolaylı bir politik güce dönüşen Aydınlanma'nın temel hedefi haline gelmiştir. Aydınlanmacı kritisizm, kendisini politika dışı ve taraflar üstü bir ahlaki yargıç olarak sunar. Oysa bu ahlaki kritisizmin altında gizlenmekte olan, mutlakıyetçi devlet ile yeni burjuva toplum arasındaki bir güç savaşıdır. Bu güç savaşında kim galip gelecektir? Kritisizmin kendinden bile sakladığı kriz budur. Kritik ve Kriz, Aydınlanma'nın rasyonel, ahlaki ve ilerlemeci bütün ideallerini, böyle bir politik gerçekçilikle ele alır. Burjuva dünyanın bu tarihsel-felsefi öyküsünde, kendini ahlaki bir kritisizm olarak sunan Aydınlanma politik bir kritisizmle sınanır...(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:264Baskı Yılı:2012Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\u003c\/p\u003e Reinhart Koselleck tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Reinhart%20Koselleck%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531108466968,"sku":"book_dyk_9789756056424","price":21.62,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000535314-1.jpg?v=1705473842"},{"product_id":"ucuncu-bilincdisi-viral-cagda-psikosfer-otonom-yayincilik","title":"Üçüncü Bilinçdışı - Viral Çağda Psikosfer | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eÜçüncü Bilinçdışı - Viral Çağda Psikosfer Kitap Açıklaması: Üçüncü Bilinçdışı - Viral Çağda Psikosfer\u003c\/p\u003e Münevver Çelik tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=M%C3%BCnevver%20%C3%87elik%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531108630808,"sku":"book_dyk_9786057872289","price":19.89,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001964352001-1.jpg?v=1705473844"},{"product_id":"irak-afganistan-ve-cagimizin-emperyalizmi-otonom-yayincilik","title":"Irak Afganistan ve Çağımızın Emperyalizmi | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eIrak Afganistan ve Çağımızın Emperyalizmi Kitap Açıklaması: Neoliberal sermaye birikimi sürecinde, tüm dünya sermayenin kendi tahakkümünü fütursuzca, kan ve şiddetle kurup işlettiği bir savaş alanına dönüşmüş durumda. Bu kitap, daha dün gibi hatırladığımız Irak ve Afganistan işgallerine ve oradaki halkların direnişine dair Aijaz Ahmad'ın gün gün kaleme aldığı makalelerden oluşuyor. Bu makaleler, ABD öncülüğünde uluslararası askeri ve sivil kurumların, AB'nin, BM'nin, NATO'nun topyekûn bir işgali nasıl gerçekleştirdiğini, dünya halklarını nasıl tehdit ettiğini, nasıl yalanlar üzerine kurulu bir savaş politikası uyguladığını belgeleriyle gözler önüne seriyor. Bugün aynı savaş senaryosunun Suriye'de devreye sokulmuş olması bu kitapta yazılanları daha da önemli hale getiriyor. Sürekli savaşın coğrafyası, dünyanın kanayan yarası Ortadoğu'yu anlamak isteyenler için önemli bir kitap.Aijaz Ahmad'ın başlıca kuramsal önermesine göre ABD Birinci Dünya Savaşı ve Bolşevik Devrimi'nden bu yana komünizmin yıkılmasını, Üçüncü Dünya ulusalcılıklarının yenilgiye uğratılmasını ve kapitalist dünyadaki rakipleri üzerinde açık ve kalıcı bir üstünlüğünün kurulmasını hedefleyen aralıksız bir politika izlemiştir. Sovyetler Birliği'nin çözülmesinin ardından ABD, Asya ve Afrika'da kendine bağımlı rejimleri zorla kabul ettirmek ve dünyanın stratejik kaynaklarını tekeli altına almak için küresel bir taarruz başlatmıştır. Aijaz Ahmad, bu kuramsal çerçeve içinde gözler önüne serilen Irak ve Afganistan'daki işgallerin izini sürer. Ayrıca bu savaşla ilgili pek çok konuya da kapsar: yirmi yılı aşkın süredir ABD-Birleşik Krallık ittifakının adeta soykırım olan yaptırımları ve acımasız bombardımanları, BM'nin oynadığı alçakça rolü, AB'nin muğlak pozisyonu, dolarla euro arasındaki para birimi savaşı, Irak, Orta Doğu ve Hazar Denizi havzasındaki petrol politikaları ve çağımızın emperyalizmini anlamak için önemli bir temel teşkil eden başka pek çok mesele.\"-Leftword Books-(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:332Baskı Yılı:2012Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\"\u003c\/p\u003e Aijaz Ahmad tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Aijaz%20Ahmad%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531108729112,"sku":"book_dyk_9789756056455","price":23.6,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000412524-1.jpg?v=1705473846"},{"product_id":"minor-politika-otonom-yayincilik","title":"Minör Politika | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eMinör Politika Kitap Açıklaması: Deleuze ve Guattari'nin ortak çalışması, başından sonuna, günümüz için önerilmiş yeni bir politik felsefe olarak okunabilir mi? Bu düşünürler, yaşamı yargılayan ve tanımlayan majör ve bütüncül sistemler yerine, yaşamı icat eden, yaratan minör-oluşlara güven duyarlar. Özdeşlik değil farkın, temsil değil yaratımın, yorumlama değil ifadenin, devlet değil çoklukların politikasına güvenmektir bu. Tam da bu yüzden onların düşüncesinde, ne kadar ararsak arayalım, politikayı ayırt edilmiş, müstesna bir etkinlik alanı olarak bulamayız. Aksine minör-oluşların işlediği her yerde politika da işlemektedir, politika yaratıcı kuvvetlerin etkin olduğu her yerdedir.Minör Politika da, Aydınlanma'dan günümüze bu yaratıcı kuvvetlerin, arka planda kalmış bir düşüncenin izini sürer. Felsefeden sosyolojiye, edebiyattan sanata ve politikaya, hâkim majör sistemleri altüst eden minör oluşları kat eder. Erginliği ve egemenliği normlaştıran majör politikanın karşısında, bu minör-oluşlar yeni var olma biçimleri, yeni hissetme ve eyleme tarzları yaratır. Minör politika, temsilin değil yaratımın alanıdır. Bu yüzden o egemenlik gibi gelip yaşama kendini sonradan eklemez. Aksine şimdi politika dolaysızca bir yaşama sanatıdır, sanat ise bir yaşam politikası. Bu yüzden Minör Politika'da, Sade'dan, Sacher-Masoch'tan, Kafka'dan, Malevitch'ten çağdaş sanatçılara kadar, konu edilen pek çok sanat ve edebiyat figürü birer politik düşünür gibi ele alınır\u003c\/p\u003e Ali Akay tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Ali%20Akay%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531108761880,"sku":"book_dyk_9789756056769","price":21.62,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000672780-1.jpg?v=1705473848"},{"product_id":"isciler-ve-sermaye-otonom-yayincilik","title":"İşçiler ve Sermaye | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eİşçiler ve Sermaye Kitap Açıklaması: Bir yandan iki paylaşım savaşı sonrası yıkımı ortadan kaldırmaya, bir yandan da sermayenin uluslararası yeniden yapılanmasına dâhil olmaya çalışan bir coğrafya. Hem sermaye ve devletin hem de solun kurumsal yapıları içinde sıkışmış, devrimci bir çıkış arayan işçi sınıfı hareketi. Otonomist Marksizmin kurucu metni İşçiler ve Sermaye, işte bu arayışın ürünü. Kapitalist toplumu sermayenin değil de işçi sınıfının bakış açısından okumaya davet eden ilk metin. Emeğin politik öznelliğini sermayenin içindeki ve karşısındaki yıkıcı güç olarak gören Tronti, bu gücü devrimci bir politik pratiğe dönüştürmenin yolunu açıyor. İşçi sınıflaşmamış bir proletaryayı, emek gücüne dönüşmemiş bir emeği ve tarihsel koşulların olgunlaşmasına bağlanmamış bir devrimi, ücretli emeğin reddine oturtuyor. Canlı emeği, sermayenin karşıtı değil, otonom bir fark olarak\u003c\/p\u003e Mario Tronti tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Mario%20Tronti%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531108827416,"sku":"book_dyk_9786057872241","price":27.26,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001940192001-1.jpg?v=1705473849"},{"product_id":"bilgi-fabrikalari-yaraticilik-endustrileri-otonom-yayincilik","title":"Bilgi Fabrikaları Yaratıcılık Endüstrileri | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eBilgi Fabrikaları Yaratıcılık Endüstrileri Kitap Açıklaması: Kafka'nın Şarkıcı Josephine ve Fare Ulusu hikâyesinde, Josephine'nin şarkı söyleyip söylemediği belli değildir. Ama bir şey bellidir. O ıslık çalar. Islık, çokluğun içinde tekilliğin fark üretimidir. Tekillik, daha iyiyi değil, farklanmanın içkin üretimi olarak yeni bir yer\" ve \"zaman\" yaratır. Raunig, kapitalist asamblajları Deleuze'den aldığı modülasyonlar kavramı ile ilişkilendirerek denetim toplumunun oluşumunu mekânın ve zamanın pütürlendirilmesi üzerinden anlatır. Bu minvalde bizler giderek modülerleştirilen bir toplumun çarkları içindeki dişliler haline geliriz. Aynı anda hem kendimizi hem de dünyayı modüle ederiz. Peki, bu ikili modülasyon karşısında tepkisel değil, ama yaratıcı direniş stratejileri nasıl oluşturabiliriz? Eğer kapitalist özneleşme tarzlarının içinde modüle edici Üniversite-Fabrika'ya biz katkı sunuyorsak kaçış çizgilerini nasıl üretebiliriz? Bilgi üretimini yersizyurtsuzlaştırarak ve belki de üniversite dışında yeniden yerliyurtlulaştırarak mikro-politik yeni özneleşme tarzlarını nasıl yaratabiliriz? Josephine'nin şarkısı\/ıslığı devam ederken arkada küçük bir fare \"kendini bilmez\" bir ıslık tutturur. Islık bir öze, bir efendiye, bir devlete ihtiyaç duymadan başka bir \"yer\", şarkı söylemeye bir ayrıcalık tanımadan kendi \"zamanını\" yaratıyor. Tekilliğin politik-pratiğinin bu deneyimlenmesi, moleküler direnişlere dönüşüyor. Biri ıslık çalıyor… Islığı duyuyor musunuz?(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:120Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\"\u003c\/p\u003e Gerald Raunig tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Gerald%20Raunig%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531108860184,"sku":"book_dyk_9789756056844","price":15.45,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000715495-1.jpg?v=1705473850"},{"product_id":"marxin-hareketi-otonom-yayincilik","title":"Marx'ın Hareketi | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eMarx'ın Hareketi Kitap Açıklaması: Mücadelesinin her sıçrama anında Marx’ı kendine yoldaş bilen İtalyan Operaismo (İşçicilik) hareketi üzerine bir düşünme çabası bu kitap. Bu hareket, hem nesnelci ve erekselci Marksist geleneğin bakış açısından hem de sermayenin diyalektik ilişkisinden kopuşuyla kendi ontolojik farkını yaratır. Negri’ye göre bu ontolojik fark birbiriyle ilişkili üç temel eksende kurulur. İlki canlı emeğin üretken arzusu ve kudretinin işçi sınıfının bakış açısından politikleştirilmesi.İkincisi, sermayenin teknik ve organik bileşiminin işçi sınıfının politik bileşimi olarak görülüp yeni mücadele ve örgütlenme biçimlerinin keşfedilmesi. Üçüncüsü emeğin, sermaye ve devleti krize sokup yeniden yapılanmaya zorlayan gücünün olumlanması. Harekete özgünlüğünü veren ise, işçilerle entelektüellerin “birlikte araştırma” denen ve mücadele halindeki işçi sınıfı öznesini ve öznelliğini bir “laboratuvara” dönüştüren metodolojiyle bu üç ekseni sürekli geliştirmesi. İtalyan Operaismo hareketini bugün hâlâ güncel ve etkili kılan işte bu metodoloji.Bu hareketin özgünlüğü ve güncelliği üzerine düşünen bu kitap, neoliberal yeniden yapılanmaya karşı verilen tüm toplumsal mücadeleleri okurken yararlanabileceğimiz kavramsal bir harita sunuyor. Bugün canlı emeğin figürü haline “çokluk”un, onun üretken ve yaratıcı gücünün, dolayısıyla ontolojik farkının politikleşmesinin imkânlarını araştırıyor.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Antonio Negri tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Antonio%20Negri%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531111416088,"sku":"book_dyk_9786057872364","price":21.83,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002038173001-1.jpg?v=1705473876"},{"product_id":"kadinlar-ve-toplumun-altust-edilmesi-otonom-yayincilik","title":"Kadınlar ve Toplumun Altüst Edilmesi | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eKadınlar ve Toplumun Altüst Edilmesi Kitap Açıklaması: Bu kitap, 1970'lerde İtalyan feminist hareketin önemli figürlerinden olan Mariarosa Dalla Costa'nın o zamandan günümüze feminist mücadele üzerine yazılarından oluşuyor. Özelde İtalyan feminizmini genelde de Avrupa feminizmini ele alan bu yazıların temel ekseni, kadınların yeniden üretim emeğinin kapitalist toplumsal işleyişi sürdürmede ve güvence altına almada nasıl işlev gördüğüne odaklanıyor. Bu bakış açısı, kapitalist değer üretimini fabrikadaki üretken erkek emeğine dayandıran yaklaşımların tartışmaya açılmasına neden oluyor ve toplumsal fabrikada kadının yeniden üretim emeğinin de sermayenin toplam döngüsü içinde değer ürettiğini iddia ediyor. Sermaye ve devletin, yeniden üretim işini kadınlar üzerine yıkarak hem bu işlerin maliyetinden kurtulduğunu hem de kadınları aileye kapatarak onları tahakküm altında tuttuğunu ifade ediyor. Bu fikirler etrafında örgütlenen feminist mücadele, Ev İçi Emek İçin Ücret\" talebiyle kadın emeğini değerli kılma, yeniden üretim işlerinden kurtulma, devlet ve sermaye tarafından dayatılan nüfus politikalarının reddi üzerinden örgütleniyor. Kürtajın serbest bırakılması, kadınların istediği zaman istediği sayıda çocuk yapma hakkına sahip olması, kadına yönelik şiddetin durdurulması ve evin dışında bir toplumsallık kurması, mücadelenin somutluğunu oluşturuyor. Ve Mariarosa'ya göre, mücadele özgürleşmenin bir aracı değil, doğrudan kendisi: şimdi ve burada, ötelenmeden ve ertelenmeden…(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:232Baskı Yılı:2015Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\"\u003c\/p\u003e Mariarosa Dalla Costa tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Mariarosa%20Dalla%20Costa%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531120722200,"sku":"book_dyk_9789756056738","price":21.76,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000649377-1.jpg?v=1705473998"},{"product_id":"emek-tartismasi-otonom-yayincilik","title":"Emek Tartışması | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eEmek Tartışması Kitap Açıklaması: Emek sorununa hem geleneksel Marksizmin hem de post-modern Marksizmin bakış açısından farklı bir yerden bakan kitap, soyut-somut emek, işçi sınıfı, devrimci özne, devrimci bilinç, sömürü, işçi sınıfı örgütleri gibi temel kavramları yeniden ele alıp yorumluyor. Bu yorumun ekseninde ise kapitalist iş\" duruyor. Emek Tartışması kitabı, kapitalist işi ve kapitalist işe dayalı toplumsallığın kuruluşunu ve işleyişini derinlemesine inceliyor. Kitabı derleyenlerin \"karşılığı parasal ücretle ödenen…özgül bir emek biçimi\" olarak tanımladıkları kapitalist iş, kapitalist değer üretme ilişkilerinin genişletilmesi ve derinleştirilmesinin sürekliliğini sağlayan temel olarak ortaya konuyor. Kapitalist iş olmaksızın ne kapitalist değer üretimi ne de bu değer üretimini güvence altına alan toplumsal ilişkilerin kuruluşu mümkün olabilir. \"İnsan etkinliği\"nin, bütünüyle kapitalist işe dönüşmüş olması, yani ancak \"parasal ücret\" karşılığında kabul görür hale gelmiş olması, günümüzde kapitalist iktidar ilişkilerinin tüm toplumu tahakküm altına almış olduğunu gösterir. Kapitalist iş zararlıdır, insanı yaşatıyormuş gibi görünür ama öldürür.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:343Baskı Yılı:2011Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\"\u003c\/p\u003e Özgür Yalçın tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=%C3%96zg%C3%BCr%20Yal%C3%A7%C4%B1n%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531143889176,"sku":"book_dyk_9789756056370","price":23.45,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000377963-1.jpg?v=1705474287"},{"product_id":"marxin-kapitalinin-olusumu-otonom-yayincilik","title":"Marx'ın Kapital'inin Oluşumu | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eMarx'ın Kapital'inin Oluşumu Kitap Açıklaması: Bazı kitapları okurken yanından geçersiniz, bazılarının da içinden geçersiniz. İçinden geçtiğiniz kitaplar, sizin yolculuğunuzdur, sözcükleri, cümleleri, kavramları yanınızdan akıp gitmez, onlarla hemhal olursunuz, durdurursunuz, sorular sorarsınız, konuşarak dost olursunuz. İşte Roman Rosdolski'nin Marx'ın Kapital'inin Oluşumu kitabı dost bir kitaptır.Hem iki paylaşım savaşını, hem Ekim Devrimi'ni, hem devrimin kurşuna dizildiği dönemi, hem faşizmin Nazi toplama kamplarını, hem de yirminci yüzyılın ilk yarısındaki Marksist tartışmaları\/polemikleri birebir yaşayan Rosdolski, kendi çıktığı Marx yolculuğuna sizi de götürür. Aynı anda iki yolculuğa çıkarsınız, hem Rosdolski'ye hem Marx'a. Peki Rosdolski'yi Marx'ı yeniden okumaya ve yorumlamaya iten şey nedir? Bunun yanıtını sanırım en iyi yine kendisi verir ve Marksist kuramcıların…Hitler ve Stalin terörünün kurbanı olmasından\" sonra \"Marx'ın teorisini…siyasal pratik için canlı bir kaynak olarak görecek yeni bir neslin geleceği umuduyla\" bu çalışmayı yazdığını belirtir.Marx'ın Kapital'inin Oluşumu, Marx'ın politik ekonomi teorisinin ve yönteminin izlerini sürer. Kapital'deki kavramlar geriye dönük olarak, Marx'ın Alman İdeolojisi'ne, Ekonomi Politiğin Eleştirisine Katkı'ya, Artı-Değer Teorileri'ne, Felsefe'nin Sefaleti'ne ve en önemlisi Grundrisse'ye gidip gelerek okunur. Rosdolski, Marx'ın eserlerinin içinde gezerek, bu kavramların ve kategorilerin gelişimlerini, değişimlerini, bağlamlarını, kuruluşlarını ve ele alınış yöntemlerini, hiçbirini atlamadan, kendince haksızlık etmeden, saptırmadan büyük bir titizlikle inceler. Bu incelemede en büyük vefayı ise Grundrisse'ye gösterir. Kitabının adının Marx'ın Kapital'inin Oluşumu olması, okura hemen Kapital'i çağrıştırsa da, bu yanlış olmamakla birlikte, Rosdolski'nin çok kapsamlı birGrundrisse okuması yaptığı açıktır. Batıda bile çok geç bir tarihte yayımlanmış olan Grundrisse'nin, Rosdolski tarafından böylesine öne çıkarılmış olması, Kapital'in bütün ciltlerinde analitik bir tarzda sunulmuş olan kavramların ve kategorilerin, Grundrisse'de hepsi derinlemesine incelenmiş olmasa bile, incelenirken kusursuz bir diyalektik yöntemle ele alınmasından ötürüdür. Bu anlamıyla Rosdolski bize, Grundrisse okunmadan Marx'ın kavramlarını ve kategorilerini anlamanın hep eksik kalacağını anımsatır ve bizi okumaya davet eder.Marx'ın değer, artı-değer, sermaye, emek, ücretli emek, meta, değişim değeri, kullanım değeri, kriz, üretim, dolaşım, yeniden üretim vb. bütün kavram ve kategorilerinin, yine Marx'ın bütün eserleri içinde nerede, nasıl ve hangi bağlamlar içinde ele alındığını bu kitapta bulmak mümkün. Bu yüzden Marx'ın Kapital'nin Oluşumu, aynı zamanda çok ciddi bir Marksist referans kitabı niteliği taşımaktadır.Öte yandan bu kitap, Rosdolski'nin, iki dünya savaşı sonrasında ya akademiye sıkıştırılarak darlaştırılan ya da ekonomi politiğe indirgenerek sığlaştırılan Marksizmin içine girdiği krizin çözümü için attığı sessiz bir çığlıktır. Bu sessiz çığlık, yirminci yüzyılın ikinci yarısında Marksizmin krizine Marksizmin içinden çözüm bulma arayışına girenler tarafından fark edilmiştir. Otonom Yayıncılık, bu kitabı bu topraklarda, Rosdolski'nin sessiz çığlığına ses veren ve Marx üzerine muhabbet eden bir okumaya katkı sunmak üzere yayımlamıştır.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:608Baskı Yılı:2012Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\"\u003c\/p\u003e Roman Rosdolski tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Roman%20Rosdolski%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531144053016,"sku":"book_dyk_9789756056417","price":32.43,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000534320-1.jpg?v=1705474290"},{"product_id":"sifir-noktasinda-devrim-otonom-yayincilik","title":"Sıfır Noktasında Devrim | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eSıfır Noktasında Devrim Kitap Açıklaması: Silvia Federici ev işi, toplumsal yeniden üretim ve kadın mücadeleleri üzerine 1974'ten bu yana kırk yıldır yürüttüğü çalışmalardan oluşan makalelerini bu kitapta bir araya getiriyor. Kitap boyunca hem Federici'nin hem de kadın mücadelelerinin ve feminist hareketin gelişimini izlemek mümkün. Ev işi için ücret mücadelelerinden başlayıp günümüzde özellikle Üçüncü Dünya'daki kadınların kendi emeklerini değerli kılabilecekleri maddi koşullardan nasıl koparılarak mülksüzleştirildiğini ve buna karşı kadınların örgütledikleri kolektif mücadele deneyimlerine uzanan bir feminist mücadele tarihçesi… Federici'ye göre Sıfır Noktasında Devrim, bir yandan kapitalist değer üretiminin güvencesi olan üretken emeği yeniden üreten kadın emeğini yok sayan ve gizleyen kapitalistlere karşı, öte yandan devrimin öznesini sadece üretken-ücretli emekçiler olarak gören Marksistlere karşı bir devrimdir. Sıfır Noktasında Devrim aynı zamanda hiçbir toplumsal güvencesi olmadan, hem kapitalizm hem de ataerki tarafından bastırılan ve yok sayılan, tam anlamıyla mülksüzleştirilmiş olanların, kaybedecek bir ücreti bile olmayan kadınların devrimidir. Kadınların yoksunluğu ve mülksüzlüğü, onların yoksulluğu değil devrimci kudretlerinin zenginliği, yıkıcı ve kurucu gücüdür.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:270Baskı Yılı:2014Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\u003c\/p\u003e Silvia Federici tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Silvia%20Federici%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531144184088,"sku":"book_dyk_9789756056615","price":21.06,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000585639-1.jpg?v=1705474293"},{"product_id":"tenin-sinirlarinin-otesine-otonom-yayincilik","title":"Tenin Sınırlarının Ötesine | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eTenin Sınırlarının Ötesine Kitap Açıklaması: Günümüzde “beden”, hem direniş imkânları bakımından hem de iktidarların kendi hegemonyalarını sürdürmeleri bakımından radikal ve kurumsal politikaların merkezinde yer alıyor. Federici de direnişin ve tahakkümün mücadele alanı olarak gördüğü bedenin bir tarihi olduğunu ileri sürüyor. Feminist, ırkçılık karşıtı, trans ve çevreci bütün hareketler açısından beden, devlet ve sermayeyle karşılaşmanın bir zemini, dönüştürücü toplumsal pratiklerin yeşerebileceği bir imkân olarak algılanıyor. Öte yandan kapitalist gelişmenin neoliberal döneminde sermayenin girdiği ve bir türlü aşmayı başaramadığı yeniden üretim krizinde de bedeni tahakküm altına alma ve denetleme zorlu ve kaçınılmaz hale geliyor. Bedenlerin yalıtılması, parçalanması, psikolojik ve tıbbi müdahalelerle yeniden oluşturulması, arzu ve ihtiyaçlarının ya bastırma ya da uyumlulaştırma yoluyla denetlenmesi, kapitalizmin tahakküm stratejileri olarak karşımıza çıkıyor. Oysa Federici’ye göre beden, sömürünün sınırı, onun önündeki engeldir. Bedeni, özgürleştirici ve içkin bir politik imkâna dönüştürmek ise ancak onun arzu ve ihtiyaçlarını çoğaltmakla mümkündür. Bunu da birbirinden yalıtılmış olmaktan dolayı korku yüklenip iktidarın tahakkümüne boyun eğmeye hazır bedenlerden ziyade başka bedenlerle, hatta insan olmayan varlıklarla ve doğayla “büyülü” bir birlikteliğe giren bedenler yapabilir. Bu yüzden de ancak korku ve yalıtılmışlığın “keder”inden çıkıp, “neşeli militanlık”la arzularını ve ihtiyaçlarını şimdide politikleştiren bedenler, kendilerini, başkalarını ve dünyayı dönüştürebilir.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Silvia Federici tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Silvia%20Federici%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531144642840,"sku":"book_dyk_9786057872081","price":16.9,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001864689001-1.jpg?v=1705474295"},{"product_id":"molekuler-devrim-otonom-yayincilik","title":"Moleküler Devrim | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eMoleküler Devrim Kitap Açıklaması: Bana olanaklı olanı verin, yoksa nefessizlikten boğulacağım!\" Guattari ve Deleuze 1984'te birlikte yazdıkları \"68 Mayıs'ı Yaşanmadı\" metninde, 68'in \"harfiyen\" bir hayat memat meselesi olduğunu böyle tarif etmişlerdi. Katlanılamaz olanın ne olduğu açıkça görülmüştü. Ama aynı anda yeni bir şeyin olanağı da! Guattari'nin 1977 yılında Moleküler Devrim'de bir araya getirdiği metinler 68'in ortaya çıkardığı bu iki boyut arasında çapraz geçişlerle örülüdür. Kadınların, göçmenlerin, delilerin, güvencesizlerin, çocukların, eşcinsellerin, özgür radyoların, serserilerin hareketi, yeni bir varoluş biçiminin, yeni bir öznelliğin olanaklarını göstermektedir. Ama boğulma tehlikesi, arzu tekilliklerinin kendi yollarını bulmasını engelleyen yeni despotik iktidarların inşası, açılan olanaklar alanının yeniden kapanması tehdidi de devam etmektedir. Kapitalizmin aynı anda hem küreselleşen hem de minyatürleşen baskıcı aygıtları karşısında, kolektif düzeyde öznel bir dönüşüm o zaman nasıl gerçekleştirilebilir? Arzuyu yaşamanın, dünyayı anlamanın, dünyayı değiştirmek için örgütlenmenin yeni tarzları nasıl yaratılabilir? Bugün biz de aynı soruları soruyorsak, 68 Mayıs'ı ve hatta sonraki on yıl yaşanmadı mı gerçekten? Tarihin gerçekçiliğine sığınmak mıdır soruyu böyle sormak? Aksine! Guattari'ye göre özgürleşmiş arzu tarihten daima daha gerçekçidir. Ne irrasyonalist bir inanç ne de kendiliğindencilik! Çoklukların arzusunun üstün rasyonalitesi daima daha iyi bir örgütleyicidir.(Tanıtım Bülteninden)\"\u003c\/p\u003e Felix Guattari tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Felix%20Guattari%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531144675608,"sku":"book_dyk_9786057872104","price":28.8,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001873788001-1.jpg?v=1705474295"},{"product_id":"ekmek-yoksa-abur-cubur-yesinler-otonom-yayincilik","title":"Ekmek Yoksa Abur Cubur Yesinler | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eEkmek Yoksa Abur Cubur Yesinler Kitap Açıklaması: Fransız Devrimi'nden bir süre önce, Kraliçe Marie Antoinette, halkın yiyecek ekmeği olmadığı söylendiğinde şöyle demişti: Ekmek yoksa pasta yesinler.\" Bugün, Marie Antoinette'in yerini dev gıda şirketleri ve onların etkisi altındaki devletler almış bulunuyor.Dünya nüfusunun dörtte biri \"fazla kilolarıyla\" savaşırken diğer dörtte biri açlıkla boğuşuyor. Yani dünya nüfusun yarısı kötü besleniyor. Kötü beslenmenin ötesinde zehirleniyor. Sofraları şeker, soya, katkı maddesi ve tarım ilacı kalıntılarıyla dolu, GDO'lu yiyecekler dolduruyor. Reklamlarla manipüle edilen insanlar, özellikle de çocuklar, fast-food bağımlısı oluyor. Obezite \"salgını\" büyüyor, kanser oranı artıyor. Küçük çiftlikler ortadan kalktıkça dev tarım arazileri ve vahim durumdaki besi çiftlikleri yayılıyor. Ormansızlaşma, çevre kirliliği, toprak verimsizliği, zehirlilik artarken tür çeşitliliği azalıyor ve doğaya geri dönüşü olmayan hasarlar veriliyor. Doğanın bir parçası olan bedenimizin ekolojik dengesi bozuluyor. Küresel gıda krizi her yönüyle alarm verirken şirketler kârlarını artırmaya devam ediyor. İşte bu yüzden, dev gıda şirketlerinin ve devletlerin yarattıkları bu küresel gıda krizine karşı kayıtsızlığı en iyi bu cümle özetliyor: \"Ekmek yoksa abur cubur yesinler.\"(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:328Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\"\u003c\/p\u003e Robert Albritton tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Robert%20Albritton%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47531144741144,"sku":"book_dyk_9789756056820","price":23.68,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000698772-1.jpg?v=1705474298"},{"product_id":"caliban-ve-cadi-otonom-yayincilik","title":"Caliban ve Cadı | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eCaliban ve Cadı Kitap Açıklaması: Caliban ve Cadı… Kapitalizmin gelişiminin tarihini yeniden oluştururken, soykırıma kadar varan bir şiddetin öncelikli hedefi haline gelmiş olan bu iki figürü birden geri çağırıyor Silvia Federici. Kapitalist birikime kazınmış olan yıkımın bedelini ikisi de bedeniyle, emeğiyle ve yaşamıyla öder. Yine de ne Caliban ne de Cadı, kapitalizmin sınır tanımayan ırkçılığı ve cinsiyetçiliğinin birer kurbanından ibarettir. Yaşamı, ortak olanları, ilişkileri, mücadeleleri ve belleği, kısacası üretimi üreten bedenlerin asiliği yankılanır ikisinde de. Cinsiyete dayalı işbölümü ve hiyerarşilerin yeniden kurulduğu kapitalizme geçiş süreci, Federici'nin feminist teorisinde en çok bu yüzden emsal niteliği taşır. Bu süreçte uygulanan şiddet, cinsellikten yeniden üretime kadar, cinsiyet rollerinin inşa edildiği ve bu inşanın öncelikli hedefinin de kadın bedeni olduğu konusunda hiçbir şüpheye yer bırakmaz. Ama daha önemlisi, bu inşa süreci, bedenin yalnızca sömürünün ve tahakkümün değil direnişin de merkezi olduğunu açığa vurur. Heretik kadın, şifacı kadın, itaatsiz eş, yalnız yaşamaya cüret eden kadın, efendisinin yiyeceğine zehir katıp köleleri isyana teşvik eden obeha kadını gibi, kapitalizmin imha etmek zorunda olduğu bütün bu kadın öznelerin, emekleri ve direnişleriyle kurdukları dünya cadıda cisimleşmiştir. Federici cadı figürüyle, feminist bir beden politikasını tastamam bir dünya tahayyülüyle birleştirir.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Silvia Federici tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Silvia%20Federici%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47538327552280,"sku":"book_dyk_9786057872135","price":25.49,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001889632001-1.jpg?v=1705564403"},{"product_id":"gezinin-yeryuzu-kardesleri-otonom-yayincilik","title":"Gezi'nin Yeryüzü Kardeşleri | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eGezi'nin Yeryüzü Kardeşleri Kitap Açıklaması: Chiapas, Seattle, Porto Alegre, Buenos Aires, Tahrir, Puerto del Sol, Sintagma, Zuccoti, Rojava, Gezi… Dağlarda, bir şehirde, bazen tüm bir ülke, bir kıta, bazen beş kıtada birden, sonra yine bir meydan, meydanlar ya da bir parkta yankılanmakta olanı duyabiliyor muyuz? Coğrafyaların sesleri var mıdır? Bir beden gibi, onlar da etkileyebilir ve etkilenebilir mi? Coğrafyalar eyleyebilir mi? O zaman coğrafyalar nasıl hareket eder? Coğrafyalar arzulayabilir mi? İsteyebilir mi? Olmuşların bir tarihi yerine, bedenlerin bir coğrafyasını hayal edebilir miyiz? Hayatı olguların sıralanmasına dönüştüren resmi tarihçiliği bir kenara bırakıp, arzuların, güçlerin, duyguların haritacısı olabilir miyiz? Gezi'nin bu toprakların her yerinden yükselen seslerinde yankılanmakta olanı duyabilir miyiz? Yeryüzünün bütün isyanlarına, arzularına, ihtiyaçlarına, bilgeliğine, hayallerine, yaratımlarına kulak verebilir miyiz? Gezi'yi anlatmaya çalışmak yerine onu dinleyebilir miyiz?Diyebiliriz ki bu çok sesli kitap, aslında anlatmıyor, açıklamaya çalışmıyor. Yeryüzünün seslerini dinlemeye, anlamaya, etkilenmeye, vermekten çok almaya, yanıtlamak yerine eğilimleri takip etmeye çağırıyor. Tarihler yerine, coğrafyalar üzerine düşünmeye. Silsileler yerine, akışlar ve karışımlar üzerine, şimdinin geçmişi yerine geçmişteki gelecekler üzerine. Olmuşlar yerine direniş ve dönüşüm arzuları üzerine…(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:303Baskı Yılı:2014Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\u003c\/p\u003e Kolektif tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47563419451672,"sku":"book_dyk_9789756056592","price":21.68,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000579326-1.jpg?v=1705911189"},{"product_id":"lenin-uzerine-33-ders-otonom-yayincilik","title":"Lenin Üzerine 33 Ders | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eLenin Üzerine 33 Ders Kitap Açıklaması: Marksizmin önemli bir kesimi de dâhil olmak üzere, burjuva egemenlik teorisinde temellenen pek çok okuma, Lenin'i devletin ortadan kaldırılmasından çok devlet iktidarının ele geçirilmesinin teorisyeni olarak sunmuştur. Lenin'deki parti ve proletarya diktatörlüğü mefhumları, güç istencinin stratejik perspektifi yerine, iktidar istencinin diyalektik mantığı içinden yorumlanmıştır. Oysa Lenin'in en etkili vurgusu, güç ilişkilerindeki çatışma noktalarına, mücadeledeki öznelliklerin değişimlerine uygun olarak, örgütlenmenin de sürekli devrimcileştirilmesi gerektiğidir. Lenin'de örgütlenme, bedenlerin devrimci-oluşunun üretici gücüyle devinir, bu yüzden o daima öznellik üzerine yaratıcı bir çalışma olmalıdır. Antonio Negri, bu derslerinde, Lenin'in perspektifinin mücadeledeki bedenlerin arzuları ve ihtiyaçlarından ayrılamaz olan bu yaratıcı oluşumunu gözler önüne serer. Şimdi Ne Yapmalı?\" sorusu da yeni bir ışık altında görünmektedir. Bu stratejik soru, araçsallaştırma ve özdeşleştirme değil, üretme ve farklılaşma istencinin bir ifadesidir. Negri, Lenin'i günümüzün politik düşüncesine bu Leninist soru temelinde geri kazandırmaya girişir. Ama bu girişim, belki daha da akıl almaz gelecek bir sonuca varmaktadır. Lenin figüründe, şimdi politika da bir öznellik sanatı olarak geri kazanılmakta, çoktandır değersizleştirilmiş olan örgütlenme mefhumu, devrimin edimselliği olarak yeniden canlandırılmaktadır.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:375Baskı Yılı:2015Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\"\u003c\/p\u003e Antonio Negri tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Antonio%20Negri%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47563438981400,"sku":"book_dyk_9789756056226","price":25.56,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000632205-1.jpg?v=1705911416"},{"product_id":"bilissel-kapitalizm-otonom-yayincilik","title":"Bilişsel Kapitalizm | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eBilişsel Kapitalizm Kitap Açıklaması: Bilişsel kapitalizm kavramı, sermayenin 1970'lerde girdiği ve halen içinden geçmekte olduğu krizi açıklayabilir mi? Vercellone'nin hazırladığı bu kitap, çeşitli açılardan aslen bu soruya yanıt üretmeye girişiyor. Fordizmden post-Fordizme, endüstriyel sermayeden finansal sermayeye, maddi emekten gayri maddi emeğe, hiyerarşik ve katı emek süreçlerinden esnek emek süreçlerine, güvenceli istihdamdan güvencesiz istihdama uzanan bir dizi kavramla ilişkilendirilen bilişsel kapitalizm, yeni sermaye birikim sürecinin dinamiklerini araştırıyor. Ve her şeyden önemlisi kapitalist değer yaratma ilişkilerindeki dönüşümleri\u003c\/p\u003e Carlo Vercellone tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Carlo%20Vercellone%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47563456577816,"sku":"book_dyk_9789756056752","price":23.45,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000667866-1.jpg?v=1705911579"},{"product_id":"kirilganlarin-yonetimi-otonom-yayincilik","title":"Kırılganların Yönetimi | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eKırılganların Yönetimi Kitap Açıklaması: Güvencesizliği sadece ekonomi kategorileriyle düşünebilir miyiz? Yani yalnızca işsizlik, esnek çalışma, düşük ücretler ve sosyal güvenceden yoksunluk olarak algılayabilir miyiz? Yoksa Isabell Lorey'in tartışmaya açtığı üzere ekonomik güvencesizlik hayatta kalma ve kendi kudretlerini gerçekleştirme önündeki çok daha büyük bir olanaksızlığın sadece bir boyutu mudur? Lorey, kırılganlık, kırılgan, kırılganlaşma ve kırılganlık hali gibi kavramları tam bu tartışmanın merkezine koyuyor. Lorey'e göre bugün içinde bulunduğumuz neoliberal koşullar, yönetim stratejileri ve dispozitifler, yaşam karşısında kırılgan hale gelen bizleri yeni bir özneleşme sürecine dâhil ediyor.  Ve bu yeni özneleşme, kırılgan olma ve kırılganlaşma tehlikesi üzerinden bizi sürekli sermayeye ve devlete boyun eğmeye zorluyor. Elbirliğimizin toplumsal kudreti yerine rekabetçi, kendi kendini piyasaya sunmayı dayatan bireyselci tepkilerimizi örgütlüyor. Kırılganlık ve onun ekonomik tezahürü olan güvencesizlikten duyulan korku ve kaygı hepimizi kuşatıyor. Öyle ki kırılganlıktan ve güvencesizlikten, hükümetlerin başarıyla uyguladıkları güvenlik önlemlerinden ve şiddetten kaçınmak için ya yönetebileceğimiz alanlarımıza, örneğin aileye sığınıyor ya da kurucu olmayan tepkisel eylemliliklere girişiyoruz. Lorey ise kırılganlık halini bir kader gibi ya da dışarıdan kaynaklı bir mağduriyet gibi yaşamayı reddetmenin ötesine geçmeyi ve kuruculuğu önceleyen bir toplu çıkış (exodus) yaratmayı öneriyor.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:136Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\u003c\/p\u003e Isabell Lorey tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Isabell%20Lorey%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47563470078232,"sku":"book_dyk_9789756056813","price":16.05,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000695684-1.jpg?v=1705911689"},{"product_id":"gelecekten-sonra-otonom-yayincilik","title":"Gelecekten Sonra | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eGelecekten Sonra Kitap Açıklaması: Geleceğe güvenen 20. Yüzyılın Ütopyacılığı, artık bir gelecek imgelemi bile olmayan 21. Yüzyılda terse dönerek Distopyacılığına nasıl dönüştü? İşte Franco Bifo\" Berardi'nin Gelecekten Sonra kitabının temel izleği bu. Terse dönüş, her şeyden önce emeğin toplumsal ve politik bileşiminde paradigmatik bir değişime yol açar. Kapitalist değer birikim sürecinin tahakkümü altında doğanın artık hiçbir şekilde geri döndürülemez yıkımının yanında, emeğin duyumsama ve kolektif eyleme kudreti de yıkıma uğratılmış durumdadır. Endüstriyel üretim, gelecek imgelemi olan bir emekçi sınıfın üretken enerjisinin zamansal ve mekânsal belirlenimle fabrika hapishanesinde sömürülmesini ifade ederken, endüstri sonrası üretim, gelecek imgelemi yaralanmış enformasyon emeğinin (kognitaryanın) üretken enerjisinin siberzaman ve siberuzam hapishanesinde sömürülmesini ifade eder.  Berardi, Seatle'de başlayıp, 2000'lerden bu yana emeğin protestolarını ve eylemlerini bu eksende okumaya ve anlamaya girişiyor. Yalnızca geçmişinden değil geleceğinden de koparılarak, borçlandırılarak, duyumsama yetisi köreltilerek ve kapitalist değer üretici enformasyon akışlarına tabi kılınarak kolektif bir patalojiye sürüklenen emekçi sınıfın, yıkıcı ve kurucu otonomlaşma kudretinin kolektif zeminini araştırıyor.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:200Baskı Yılı:2014Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\"\u003c\/p\u003e 'Bifo' Berardi tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q='Bifo'%20Berardi%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47570944721176,"sku":"book_dyk_9789756056639","price":19.93,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000591792-1.jpg?v=1706008704"},{"product_id":"borcun-feminist-reddi-otonom-yayincilik","title":"Borcun Feminist Reddi | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eBorcun Feminist Reddi Kitap Açıklaması: Biz değer üretenler olarak diyoruz ki: Bir Kadın Daha Eksilmeyeceğiz, Hayatta Kalmak ve Borçsuz Olmak İstiyoruz!” İşte tam da feminist hareketin yükselttiği bu sloganın izini sürüyor elinizdeki kitap. Borç mekanizmasının nasıl da yaşamın her alanına sızdığını, yeni itaat ve sömürü biçimleri ürettiğini, böylece emeğin güvencesiz, esnek ve kötü çalışma koşullarına nasıl da mahkûm edildiğini gözler önüne seriyor. İktidarın borç yoluyla uyguladığı şiddeti, kolektif öznelliklerin parçalanışını, mülksüzleştirme pratiklerini, bireyselliğe hapsedilmeyi ilk elden yaşayanların diliyle ifade ediyor. Borç yükünün özellikle de kadınların, lezbiyenlerin, transların venon-binary’lerin üzerinde yarattığı olumsuz etkileri, kaygıları, yalnızlıkları, yabancılaşmaları anlatıyor. Bununla yetinmeyip, borcun nasıl reddedileceğini, borç mekanizmasının nasıl parçalanacağını, borç yükünden kurtulmanın nasıl mümkün olacağını da soruşturuyor. Borç yüzünden “sıfır noktasında” yaşayanların, kırılgan bedenlerin, yaşamı üretenlerin ve yeniden üretenlerin direnişini, reddini ve isyanını dile getiriyor. Bizi, yeni örgütlenme ve dayanışma biçimleri arayışlarına ortak ediyor.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e Luci Cavallero tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Luci%20Cavallero%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47570946031896,"sku":"book_dyk_9786057872333","price":16.79,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002012411001-1.jpg?v=1706008707"},{"product_id":"radikal-bir-yenilik-umudu-badiou-ve-siyaset-otonom-yayincilik","title":"Radikal Bir Yenilik Umudu -Badiou ve Siyaset | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eRadikal Bir Yenilik Umudu  -Badiou ve Siyaset Kitap Açıklaması: Badiou’nun “olay” kavramı üzerine düşünen bu kitap, olay siyasetini hâkim siyasete alternatif bir özgürleştirici ve eşitlikçi müdahale olarak ele almayı öneriyor. Bunu yaparken de başka bir dünyanın, yeni bir dünyanın olanaklılığını işaret eden olay kavramını yine Badiou’nun  “İdea”, “örgütlenme”, “özne” ve “karar” kavramlarıyla ilişkilendiriyor. Böylece “olay”ın nasıl vuku bulduğunu, nasıl oluyor da yerleşik düzenden, kapitalizmden bir kopuş momenti olduğunu soruşturma imkânı sunuyor. Dahası, “olay”ı mucize kabilinden, “aşkın veya doğaüstü” izahlarla değil, “olay”ın ontolojik koşullarının araştırılması bakımından ortaya koyuyor. Bu anlamıyla olayı, belli bir “İdea”yı sahiplenerek kurulu düzeni hükümsüz kılma hedefiyle “örgütlenen” bireysel veya kolektif “özne”lerin olanaklı başka bir dünya tahayyül edip kurma “karar”ının açığa çıkması olarak yorumluyor. İşte “olay” kavramı tam da bu noktada kurulu düzeni kesintiye uğratan ve bir “başkaldırı arzusu” uyandıran öznel ve kolektif bir varoluş mücadelesiyle siyasallaşıyor.\u003c\/p\u003e Mustafa Demirtaş tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Mustafa%20Demirta%C5%9F%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47570946457880,"sku":"book_dyk_9786057872388","price":14.74,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0002050198001-1.jpg?v=1706008709"},{"product_id":"deleuze-marx-ve-politika-otonom-yayincilik","title":"Deleuze Marx Ve Politika | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eDeleuze Marx Ve Politika Kitap Açıklaması: Deleuze’ün minör politikası ve Marx’ın kapitalist dinamikler eleştirisi arasındaki politik, kavramsal ve kültürel yankılanma noktalarına ilişkin eleştirel ve kışkırtıcı bir inceleme olan Deleuze, Marx ve Politika, Deleuze’ün tamamlayamadığı eseri Marx’ın İhtişamı’nı ele alan ilk kitaptır.Deleuze’ün yeni ilişkiler ve bağlantılar kuran bir yorum talebini izleyen bu kitap, komünizmin ve sermayenin ana kategorilerini –lümpenproleterya ve anarşizmden İtalyan autonomia’sına ve Antonio Negri’ye, maddi olmayan emek ve işin reddine– çağdaş ve tarihsel pek çok politik kavram ve akımla birlikte inceliyor. Kafka ve Beckett gibi edebi figürlerden yararlanan Deleuze, Marx ve Politika, post-Marxizmin ve toplumsal akışlara ve ağlara minör bağlılık aracılığıyla ortaya çıkan icatlara, üsluplara ve bilgilere duyulan bir ilgiye karşı tek boyutlu direniş modellerinin başat çerçevelerinden ayrılan bir politika geliştiriyor. Ayrıca bu kitap, yeni kimlik ve topluluk biçimleri, enformasyon teknolojisi ve işin yoğunlaştırılması konusundaki çağdaş tartışmalara da bir müdahaledir.Sayfa Sayısı:286Baskı Yılı:2009Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\u003c\/p\u003e Nicholas Thoburn tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Nicholas%20Thoburn%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47571083231512,"sku":"book_dyk_9789756056271","price":21.8,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000306094-1.jpg?v=1706009670"},{"product_id":"ortakliktan-cikan-siyaset-otonom-yayincilik","title":"Ortaklıktan Çıkan Siyaset | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eOrtaklıktan Çıkan Siyaset Kitap Açıklaması: Var olmanın, beraber yaşamanın her geçen gün daha fazla zorlaştığı bir dünyaya uyanıyoruz. Bu uyanışa birlikte yaşamı çoğaltmaya dönük düşünce ve eylemlerdeki bir yoğunlaşma olarak başka bir uyanış eşlik ediyor. Elinizdeki bu çalışma birlikte yaşama dair böyle bir uyanışın izini sürüyor. Bir son, mükemmel bir varış noktası hayaliyle şimdiden vazgeçmekten ziyade şimdide birlikte yaşamanın yollarını arıyor. Söz konusu yolları keşfedebilmek için öncelikli olarak gerçekliği tahayyül biçimimizi değiştirmemiz gerektiği düşüncesinden yola çıkıyor.Çağdaş siyasal tartışmalarda beliren ortaklık\" nosyonunu yeni bir tahayyül biçimi açısından mercek altına alıyor. Ortaklık nosyonunun etimolojik, antropolojik ve felsefi açıdan izini sürerek bugün ihtiyaç duyduğumuz yaşam biçimini onunla birlikte düşünüyor, buradan açığa çıkan siyasal ufka işaret ediyor. Siyasal uzamın, insanın ortak yaşam kuran etkinlikleriyle şekillendiği fikrinden, ya bu şekillendirici etkinliklerde yaşamı saf ve tikel bir şekilde görme eğiliminin baskın olduğunu ya da insan varlığının görmeye meylettiği saflık düşüne rağmen gerçekliğin ortaklık içinde örgütlendiğini çıkarsamak mümkün.İkincisinde her şey her şeyle bağlantılıdır. İşte tam da şeyler ve konumlanışlar arasındaki mesafenin iyice arttığı, varlıklar arası temasın azalmasına bağlı olarak yıkımın yoğunlaştığı dünyada gerçeklik ve ortaklık arasındaki bağlantıya odaklanan bu çalışma, ortaklığı kavramanın varlığımıza ve birlikte yaşamımıza etkisini açığa vuruyor.(Tanıtım Bülteninden)\"\u003c\/p\u003e Zeliha Dişci tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Zeliha%20Di%C5%9Fci%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47584221987096,"sku":"book_dyk_9786057872111","price":23.51,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001879776001-1.jpg?v=1706165117"},{"product_id":"ev-canavari-otonom-yayincilik","title":"Ev Canavarı | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eEv Canavarı Kitap Açıklaması: Ev Canavarı hayatımızın çok gündelik ve vazgeçilmez bir olgusunu, yalnızca bir ev\"i merkeze alarak onun etrafındaki türlü toplumsal ilişkileri inceliyor. Şantiyeden ve evlerin fiziksel inşasından başlayan kitap, yavaş yavaş daha fazla meseleyi birbirine bağlıyor. Kentsel dönüşüm ve şehir politikalarından cinsiyet rolleri ve kimlik politikalarına, taşeronluk ve spekülasyondan sendika sözleşmeleri ve müzakerelerine, tümüyle kişisel olan düşünce ve etkileşimlerden büyük ölçekli politik ve ekonomik kuvvetlere, bireysel inanç, acı ve direnişlerden yapısal bölüme ve istikrarsızlığa pek çok konu iç içe inşa ediliyor. Alaycı, güzel ve kasvetli siyah-beyaz görsellerin eşlik ettiği metin bir bütün olarak kapitalizm eleştirisi şeklinde gelişiyor. Bazen bir işçinin günlüğü, bazen bir hikaye, bazen tarihsel bir anlatı, bazen de Marksist ekonomi politiğe giriş niteliği tadında...\"Oturmak için bir yer mi arıyorsunuz? Ya da yaşamak için yepyeni bir dünya? Belki de radikal teorinin sıkıcı olmasından korkuyorsunuz. Öyleyse Ev Canavarı tam size göre bir kitap. Yazar bir can alıcı bir meseleyi ele alıyor: barınma sorunu. Sınıf analizi, gündelik yaşamın eleştirisi, sansürsüz yenilikçi çizimler ve daha fazlası... Keyfini çıkarın!\"-Gilles Dauvé-\"Şantiyedeki mücadelenin ve şehirde verilen kavga ile arsa mücadelesinin koşulları hakkında kapsayıcı ve okunması kolay bir analiz.\"-Tillsammans!-\"Kısmen Marx'ın resimli kılavuzu, kısmen meta olarak ev üretiminin ve tüketiminin gündelik sonuçlarının analizi, kısmen de devrimci silahlanma çağrısı!\"-Aufheben-(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:152Baskı Yılı:2013Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\"\u003c\/p\u003e Kolektif tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Kolektif%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47622040027416,"sku":"book_dyk_9789756056523","price":19.86,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000545618-1.jpg?v=1706770394"},{"product_id":"olumsuzluk-ve-devrim-otonom-yayincilik","title":"Olumsuzluk ve Devrim | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eOlumsuzluk ve Devrim Kitap Açıklaması: Doğrudan Adorno hakkında yazılan bir kitap değilse de bu, Adorno ve onun özelinde Eleştirel Kuram'ı yeniden ve bir başka bağlamda güncelliyor. Adorno'nun nefret ettiği ve 1968 sonrasından başlayarak onu akademik bir bibloya dönüştürmüş kültür sanayinin Adornosunu değil\u003c\/p\u003e Sergio Tischler tarafından yazılan daha çok içeriğe ulaşmak için \u003ca href=\"https:\/\/dunyadakitap.com\/search?q=Sergio%20Tischler%20\"\u003etıklayınız.\u003c\/a\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47640013635864,"sku":"book_dyk_9789756056516","price":21.83,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000546997-1.jpg?v=1707117529"},{"product_id":"bahisdisi-kiz-kardes-otonom-yayincilik","title":"Bahisdışı Kız Kardeş | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eBahisdışı Kız Kardeş Kitap Açıklaması: Audre Lorde… Siyah, lezbiyen, anne, savaşçı, şair. Cinsiyetçilik, ırkçılık, yaşçılık, homofobi ve sınıf ayrımına kafa tutan mücadeleci ve derin sesiyle zamanı, sınırları aşarak kabuğumuzun içine işliyor. Öfkelendiriyor, cesaretlendiriyor, umut veriyor, güç katıyor. Süreğen bir şiddetin açtığı yaralara merhem oluyor, dehşet karşısında sessizleşen dilimizi çözüyor, bedenimizi ifadesine kavuşturuyor. Heteropatriyarkal bakış tarafından çalınan, tanımlanan ve utandırılan feminen bedenlere ait erotik gücün itibarını iade ederek diriltiyor.Lorde için şiir bir lüks değil, bizzat direniş. Bu kitapta yer alan düzyazılarıysa, kimlikleştirilmiş farkların peşinen uyumuna ya da ancak sonradan birleştirilmesine değil, farkların elbirliğine, elbirliğinin fark yaratma gücüne dayanan bir ortak olan hayalini besliyor. Harekete geçmenin ve yaratıcı değişimin başlangıç noktası olarak gördüğü farkı tanımaya ve keşfetmeye cüret ediyor. Tüm farkları özgürleştiren başka bir yaşamın yaratılmasına duyulan arzunun ve bu arzunun sonuna kadar birlikte gitmekteki kararlılığın feminizmin en büyük gücü olduğunu hatırlatıyor.Lorde, dehşet ve kaosa kulak vermemizi salık veriyor bize. Öyle bir kaos ki bu “Siyah, yaratıcı, dişil, karanlık, reddedilmiş, karmakarışık, uğursuz, kokuşmuş, erotik, muğlak, üzücü…” Bu kaosun gözü pek kalemi Lorde, keskin gözlemleri, poetik dili ve güçlü sesiyle tüm özgürlük hareketleri için hiç tükenmeyecek bir esin kaynağı.(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47762900418840,"sku":"book_dyk_9786057872265","price":21.68,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001973191001-1.jpg?v=1709109662"},{"product_id":"sari-duvar-kagidi-otonom-yayincilik","title":"Sarı Duvar Kağıdı | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eSarı Duvar Kağıdı Kitap Açıklaması: Bunları neden yazmam gerektiğini bilmiyorum.Bilmek istemiyorum.Bilebilecek gibi hissetmiyorum kendimi.Amerikalı ilk feminist yazarlardan olan Charlotte Perkins Gilman böyle der ama neyse ki yazmaya da devam eder. Kendi hayatından izler taşıyan bu öyküsünde şefkat ve korumacılık adına yapılan kontrollere, baskılara, kadına biçilen toplumsal rollere, soyutlanmaya ve en çok da kapatılmaya isyan eder. İnatla duvara yapışmış çirkin bir duvar kağıdı gibi hayatını ve zihnini karartan, kaplayan bu baskılar onu güçsüzleştirmiş, zayıflatmış, çaresizleştirmiş ve histerikleştirmiştir. Fakat nihayetinde bu kağıt tekrar onarılamayacak şekilde yırtılacak ve hayatını karartan her şey bu kağıtla birlikte yere serilecektir...(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:115Baskı Yılı:2012Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\u003c\/p\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47782226002200,"sku":"book_dyk_9789756056394","price":15.45,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000556477-1.jpg?v=1709297175"},{"product_id":"umudun-yolculari-otonom-yayincilik","title":"Umudun Yolcuları | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eUmudun Yolcuları Kitap Açıklaması: Umudun Yolcuları, bir ömre bedel olan yetmiş üç günlük Paris Komünü üzerine bir güzellemedir. Romantik yazın tarzının yoğun etkilerini taşıyan William Morris, bu manzum eserini şiirsel bir dille dokurken, iki ümitsiz aşığın komün günlerinin coşkusuyla çıktıkları umut ve devrim yolculuğunu anlatır. Morris?in Paris Komünü'nün ardından, 1885'te kaleme aldığı bu çalışmasıyla, komünün en güzel çocukları Charles Delescluze'in, Louise Michel'in, Nathalie Lemel'in ve daha nicelerinin yaşayan ruhlarını yeniden duyumsarız. Komün barikatlarında yitirilen bir aşkın son meyvesi olan bebek imgesiyle, umut yolcularının yitmediği bir kez daha anlatılmak istenir. Anlatıcının aşkını çocuğuna anlatımından okuduğumuz bu metin, yeni kuşaklara yazılmıştır adeta. Doğan çocuk, artık yeni komünlerin müjdecisidir?(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:135Baskı Yılı:2007Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\u003c\/p\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47782226133272,"sku":"book_dyk_9789756056189","price":12.47,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000253570-1.jpg?v=1709297180"},{"product_id":"makine-kiricilik-otonom-yayincilik","title":"Makine Kırıcılık | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eMakine Kırıcılık Kitap Açıklaması: Kapitalist modernleşmenin şafağı… Mülksüzleştirme ve işçileştirme pratiklerine karşı direnenlerin tarihi. Çitlemelere, üretimin makineleşmesine, yoğun köle emeği kullanımına karşı, efsanelerden, mitolojik figürlerden, kehanetlerden beslenen, kapitalist üretimin tahakkümüne girmeyi reddeden ve en önemlisi de ortak olandan yoksun bırakılmaya ve değersizleştirilmeye meydan okuyan bir başkaldırı tarihi. Proleter isyanların en doğrudan, en tehditkâr ve ilk küresel biçiminin öyküsü: Makine Kırıcılar.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:72Baskı Yılı:2014Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\u003c\/p\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47826844090648,"sku":"book_dyk_9789756056646","price":12.47,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000603134-1.jpg?v=1709821760"},{"product_id":"sandokan-otonom-yayincilik","title":"Sandokan | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eSandokan Kitap Açıklaması: Bu çarpıcı roman, gelmiş geçmiş en büyük ve azılı organize suç şebekelerinden biri olan Camorra'ya dair gerçek olaylara dayanır. Dünya ekonomisi, siyaset ve askeri gücün zirvelerine tırmanmış, şiddet ve kanla yükselmiş bir örgüttür bu. Örgütün etrafını saran sessizlik duvarı, uyuşturucu ve silah kaçakçılığını, her türlü yolsuzluk ve rüşvet olaylarını, dolandırıcılıkları, hileli seçimleri, katliamları, yargısız infazları ve masum ölüleri gizler. Ta ki Sandokan yakalanana dek...Baştan sona noktalama işareti kullanmadan hazırlanan bu roman, tıpkı Camorra gibi bize soluklanma fırsatı vermeden hızla akan azgın bir nehir gibidir. Önüne çıkan her şeyi sürükleyen, değiştiren ve zamanı kendi akışında belirleyen bir nehir… Kelimeler üst üste biner, iç içe geçer ve kabarıp taşar... Ve Camorra'nın öyküsü, bu kelimeler nehrinin akışıyla dehşet verici bir gerçeklik kazanır.(Tanıtım Bülteninden)Sayfa Sayısı:160Baskı Yılı:2016Dili:TürkçeYayınevi:Otonom Yayıncılık\u003c\/p\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47941315166488,"sku":"book_dyk_9789756056790","price":16.75,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0000000682334-1.jpg?v=1711219800"},{"product_id":"ha-ha-otonom-yayincilik","title":"Ha - Ha | Otonom Yayıncılık","description":"\u003cp\u003eHa - Ha Kitap Açıklaması: Ha-Ha bir çığlık, bir kahkaha, bir feryat, bir soru… “Akıllılık”la “delilik” arasında duran köhne bir duvar, görünmez bir sınır... Ve varolmanın püf noktasını yakalamak isteyen ama bir türlü yaşam oyununun kurallarını öğrenemeyen genç bir kadının hikâyesi… Katı ve tuhaf bir anneyle büyümüş, Oxford’da okumaya başlamış ve nihayet bir akıl hastanesine kaldırılmıştır Josephine. Etrafında hoplayıp zıplayan hayvanların, tesadüfen yan yana gelmiş türlü nesnenin ya da bir çarşafın çizgilerinin arasında, bir tavan arası penceresinin önünde, bir masanın altında, bir hendekte, yollarda hayatın peşine düşer yine de. Kimse öyle düşünmese de aşk için, neşe için doğduğuna inanmak ister. Tüm kırılganlıklarına rağmen özgürlüğü için muhteşem bir direniş gösterir. En büyük gücü de, en “normal” anlarda sahneye giriveren kahkahalarıdır.Jennifer Dawson’ın 1961’de yayınlanan ve aynı yıl James Tait Black Memorial Ödülü’nü alan bu kitabı, kadınları marjinalleştiren, histerik olmakla damgalayan, önemsizleştiren ve itibarsızlaştıran söylemlerle pratikleri gözler önüne sererken, bir yandan da bizi Josephine’in kahkahasına eşlik etmeye, kendi kahkahalarımızı onunkilere katarak neşemizin hudutlarını genişletmeye çağırıyor.“Keyif ve şaşkınlıkla yeniden kahkaha atıyordum. Kahkaham, tıpkı patlak bir borudan kontrolsüzce fışkıran sular gibiydi.”(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":47941315363096,"sku":"book_dyk_9786057872180","price":19.77,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/0001904249001-1.jpg?v=1711219802"},{"product_id":"kacis-cizgileri-otonom-yayincilik-ciltsiz","title":"Kaçış Çizgileri | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eFélix Guattari’nin ölümünden sonra çocukları tarafından bulunan bu metni, ilk kez Fransızcada 2011 yılında yayımlandı. Guattari, bu metinde, Anti-Ödipus’ta teşhir edilen “gösteren diktatörlüğü”nün mikro-politik bir analizine girişir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eİktidarlar artık sadece politik, ekonomik, kültürel kurumlara yatırım yapmakla yetinmemekte, egemen anlamlandırmalar ve davranışlar yoluyla bizzat öznellikleri zehirlemektedir. Bu bütünleşmiş küresel kapitalizmde, özgürleştirici bir mikro-politika mümkün müdür? Arzu yüklü kaçış çizgilerinin, bu diktatörlüğün çarklarını kırması ve yeni bir mücadele türünü, yeni bir olanaklar dünyasını yaratması? Kapitalist toplumların tüm gözeneklerinden sızmakta olan faşizme karşı moleküler bir devrim mümkün müdür? Ama burada öncelikli hiçbir düzey yoktur. Biri öncelikli olarak toplumu değiştirmekten, öteki gerçek yaşamda olup bitenle meşguliyetten ibaret iki ayrı zaman yoktur! Moleküler devrim, tabi kılıcı büyük toplumsal sistemleri olduğu kadar gruplarda, ailede ya da bireyde işlemekte olan minyatürleşmiş iktidarları da hedef alan çoklukların üretim ve yaratım deneyleriyle daima uyumludur. Guattari’ye göre, mümkün başka bir dünyanın inşası ancak bu deneylerde başlayabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cbr\u003e\u003cstrong\u003eFélix Guattari kimdir?\u003c\/strong\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eMilitan, anti-psikiyatrist ve felsefeci Félix Guattari (1930-1992), uluslararası alanda en çok Gilles Deleuze’le ortak çalışmalarıyla tanınmasına rağmen, Fransa'da egemen tıbbi, toplumsal ve politik duruşlara karşıtlığı ile bilinmektedir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGençliğinde savaş karşıtı hareketin içinde yer almasıyla başlayan yolculuğunu belirleyen iki temel deneyimden bahsedilebilir: psikiyatri alanındaki insan ilişkilerinin doğasını değiştirmeye duyduğu istek ve Stalinist olmayan aşırı sol içindeki politik faaliyetleri. Lacan’ın gözde öğrencilerinden biri olarak giriş yaptığı psikiyatri alanında, özellikle Jean Oury ile tanışmasından sonra, kurumsal psikoterapiye karşı eleştirel bir duruş geliştirir. 1950’de, ölümüne kadar çalışacağı La Borde kliniğini kurar. Ruh hastalıklarına ve tedavi alan ile veren arasındaki ilişkiye dair geleneksel anlayışları kökten dönüştüren girişimler içinde yer alır. Oury ile birlikte, La Borde’da hastaların kliniğin kolektif hayatına ve yönetimine katılımını teşvik ederler. Cezayir Savaşı sırasında anti-kolonyal mücadeleye katılır. Mayıs 68, politik faaliyetine şüphesiz yeni bir boyut katar. İtalyan hükümetinin terörizm suçlamasıyla hedef aldığı otonomistlere destek verir. Özgür radyo hareketinin parçası olan Fransa’daki Radio Tomate ve İtalya’daki Radio Alice’den araştırma gruplarına kadar, politik niteliği sabit pek çok oluşuma etkin olarak katılır. 1968’de tanıştığı Gilles Deleuze ile birlikte, felsefe, psikanaliz ve politika üzerindeki tartışmasız etkisi günümüze kadar uzanan Anti-Ödipus (1972) ve Bin Yayla'yı (1980) kaleme alır. Diğer eserleri arasında, Psychanalyse et transversalité, Essais d'analyse institutionnelle (1974), La révolution moléculaire (1977), L'inconscient machinique, Essais de schizo-analyse (1979) sayılabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eTürkçe'de yayımlanmış eserleri: Üç Ekoloji, Hil Yay., 1990; Nakaratlar, Dost Kitabevi, 2009; Franz Kafka’nın Altmış Beş Düşü, Monokl, 2012; (Gilles Deleuze ile birlikte) Anti-Ödipüs, Bilim ve Sosyalizm Yay., 2012; Kafka Minör Bir Edebiyat İçin, Yapı Kredi Yay., 2000; Felsefe Nedir?, Yapı Kredi Yay.,1993; (Toni Negri ile birlikte) Bizim Gibi Komünistler, Otonom Yay., 2006.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51497042772248,"sku":"book_dyk_9789756056691","price":25.56,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/4ga7j3z9eqDQCyOuLN3IfFcxTqRYTxruGTJdU398.jpg?v=1767137146"},{"product_id":"her-seyi-i̇stiyoruz-otonom-yayincilik-i̇nce-kapak","title":"Her Şeyi İstiyoruz | Otonom Yayıncılık (İnce Kapak)","description":"\"Kapı önlerinde yapılan toplantılarda işçiler, bu boktan hayatı yaşamanın doğru olmadığını söylüyorlardı: Ürettiğimiz her mal, tüm zenginlik bizim. Artık yeter! Artık bizler de mal gibi satılmaya devam edemeyiz. Her şeyi istiyoruz! Tüm zenginliği, tüm yetkiyi. Ve çalışmak istemiyoruz. Bizim çalışmakla ne alakamız var. Artık iş veya patronlar kötü oldukları için değil, var oldukları için mücadele ediyoruz!\"\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eNanni Balestrini İtalyan bir deneysel şair ve görsel sanatçıdır. 1968'de İtalyan İşçilerin Gücü (Potero Operaio) grubunun kurucularından biri olan Balestrini, Otonomist Marksist hareketin hem bir öznesi hem gözlemcisi, hem de edebiyatla yaşananları iç içe geçirerek bu tarihin bir aktarıcısıdır.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eHer Şeyi İstiyoruz kitabı Balestrini'nin 1970'de kaleme aldığı ilk romanıdır. Bu roman FIAT fabrikasında gerçekleşen uzun direnişi ve mücadeleyi, İtalya'nın Güney kesiminden Kuzey'e göç etmiş bir işçinin ağzından anlatır. Fakat bu işçinin anlattıkları Balestrini'nin kaleminden geçerken farklı, renkli ve polifonik bir şiirsellikle yeniden düzenlenmiş ve sözcükler adeta fabrikanın bantlarının işleyişinin ve yaşanan olayların dinamikliğinin ritmiyle yan yana dizilmiştir. Kitabın dili, içeriğiyle paralel akar. Aynı dalgalanmalar, girdaplar, kesintiler, hız ve tempo romanın şiirsel yapısıyla okura da yaşatılır. Güneyli bir gencin Kuzey'e göçü, şehre ayak uydurma çabası, proleterleşme süreci ve en sonunda kendisini işi reddetmeye ve isyana sürükleyen olaylar romanda, yer yer bu duyguların ritmini yansıtırcasına hızlı ve yorucu bir yoğunlukla anlatılır bize. Franco Berardi'nin dediği gibi Balestrini'nin çalışmalarında sözcükler, hakikatten çekip alınan temel taşlarından başka bir şey değildir.\u003cbr\u003e\u003cbr\u003eTüm bu dil oyunlarının yanı sıra Otonomist Marksist hareketin önemli tarihsel uğraklarından biri olarak kabul edilen FIAT fabrikası mücadelesi de en ince ayrıntılarına dek yazarın kaleminden kaçmamıştır. Tıpkı bugün olduğu gibi o gün de kapitalist işin insanı nasıl hiçleştirdiği ve öldürdüğü çarpıcı bir biçimde gösterilir. Bu bağlamda kitabın en önemli iddiası belki de, insanın ve isyanın, işin özgürleştirilmesinde değil işten özgürleşmede var olabileceği ve yeşerebileceğidir.\u003cbr\u003e(Tanıtım Bülteninden)","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51503074345240,"sku":"book_dyk_9789756056431","price":19.12,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/RqBVuNOfev6A9ARdY5szvQq1IeHMQUJe32pliGxc.jpg?v=1767309588"},{"product_id":"kadin-olus-otonom-yayincilik-ciltsiz","title":"Kadın - Oluş | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eKadınlar, kadın oluşlar, feministler, translar, göçebeler, lezbiyenler, geyler, siborglar, ötekilerin ötekileri, hilkat garibeleri, yoldan sapanlar yani kısacası bir-olmayanlar, farklar… Başka bir felsefeyle başka bir feminizm… Rosi Braidotti geldiğimiz noktada, kavramsal yaratıcılığa vebilen özne hakkındaki geleneksel inançlardan nostaljik olmayan, sağlıklı bir kopuşa ihtiyacımız olduğunu iddia ediyor. Bu kitapta yer verdiği üç makalesinde, feminizmi, fark felsefesinin özcü olmayan materyalist neşesiyle okuma fırsatı sunuyor. Yolculuk, ’68 Paris’ini tatmış ve o dönemin kadın hareketi ve kuramsal dünyasında yer almış göçebe, melez bir tekilliğin hikâyesiyle başlıyor. Ardından Braidotti, Kadın-Oluş makalesiyle kuramsal bir arayışa ortak ediyor bizi. Cinsel fark kuramını, bedenleşme ve içkinlik üzerinden yeniden ele alıyor. Deleuze ve Irigaray’ı birlikte okuyarak kayıp, başarısızlık, melankoli ve ontolojik eksiklik gibi kedere yüz tutmuş kavramların politik ve kuramsal düzlemdeki egemenliğine karşı oluş, fark, tamlık, neşe, yaratıcılık gibi olumlamaya içkin kavramları önemsiyor. Bunlar, politik mevzilenmede farkın birer kuvveti haline geliyor. Nihayet yolculuk, farkların kapitalizm tarafından nasıl kapıldığını, kuşatıldığını ve etkisizleştirildiğini tartışan bir makaleyle sonlanıyor. Braidotti’ye göre ileri kapitalizm, çoğulcu farkları tüketimcilik adına piyasalaştırıp, ötekilerin, yani tekil farklılıkların varoluş, kültür ve söylemlerinin metalaştırılmasını teşvik ediyor. Ancak her ne olursa olsun, bu canavarımsı, melez, güzel tekil farklar özgür ve etkin oluşlarında kahkahayla gülmeye devam ediyor ve edecektir de.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51515758575896,"sku":"book_dyk_9786057872050","price":19.93,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/MQcez6Xq69Qz8CY3XjZwENgm4yUVEZDce4xknRFp.jpg?v=1767655440"},{"product_id":"kurmaca-otonom-yayincilik-ciltsiz","title":"Kurmaca | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003e\"İstek ve çalışmayla herkes birçok şey hakkında kulaktan dolma bilgilerin çok ötesinde fikre sahip olabilir. Popüler fizik bu anlamda, fazla teknik ayrıntılara olabildiğince uzak durarak temel fiziksel kavramları bizlere sunabilmektedir. Herkesin okuyabileceğine inandığım bu kitabın, özellikle de doğa bilimlerinden bir şekilde uzak durmuş kişiler için anlamlı olduğunu hissediyorum. Gençler için de bu ve bu tür kitapları okumak bambaşka ufuklar açacaktır. Çünkü birçok okulda gerek sistemsel nedenlerden (not falan filan) gerekse de öğretmenlerin yetersizliklerinden dolayı (sadece fizik için geçerli olmayan bir durum) konular bir papağana ezberletilir gibi gösterilmektedir. Kurmaca da bir popüler fizik metnidir.\" Ancak \"piyasa\"da bolca bulabileceğiniz popüler fizik kitaplarından farklıdır. Farklıdır çünkü yazarın fizik serüveninin samimi hikayesi üzerine kurulmuştur. Fizikteki konu hiyerarşisine veya şemasına körü körüne bağlı kalmak yerine temel olarak yazarın düşünsel akışı kurguyu belirler. Farklıdır çünkü fizik deneylerinin yanı sıra sokağın gözlemlerini ve dilini de kendi doğal akışında barındırır. (Fizik de esasında böyle gelmedi mi günümüze? Düşen elmalar, hamamda yüzen taslar...) Bu yüzden daha canlıdır. Bu sayede aynı kitapta \"Çaycı Rüstem ile Newton\" buluşur. Bu kitapta akademik metinlerin uzmanlaşmış dillerinin soğukluğu yerine sokağın dilinin sıcaklığını, kimi ticari fizik kitaplarının yapaylığının yerine içtenlikle örülmüş bir \"fizik serüveni\" bulacaksınız.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51515804221720,"sku":"book_dyk_9789756056448","price":19.12,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/EdusbLE3ej8ZwY7V0aM70LJ5aKutdiopjdvA04v8.jpg?v=1767656447"},{"product_id":"spinoza-sozlugu-otonom-yayincilik-ciltsiz","title":"Spinoza Sözlüğü | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eHegel de Bergson da, her felsefenin Spinozacılıkla başladığı ya da her filozofun aslında, bir kendisinin bir de Spinoza’nın olmak üzere, daima iki felsefesi olduğu konusunda hemfikirdir. Robert Misrahi, bu sözlükte bize yalnızca Spinoza’nın kelimelerini değil, onun felsefe tarihi kadar uygarlık için de taşıdığı bu mutlak değeri keşfetmemize yardımcı olacak bir haritalandırma sunuyor. Spinoza’nın Etika’sının sıkıca örülmüş ağını kendine model alarak, kelimeler arasında katedebileceğimiz farklı güzergâhlar öneriyor. Bu güzergâhları takip ettikçe, Spinoza’nın kelimelerini birbirine bağlayan problemlere, problemlerini birbirine bağlayan felsefi sistemine daha aşina hale geliyoruz. Her şeyin arzu ve çabayla var olduğu, varlığın dinamizmle özdeş hale geldiği bir ontolojinin ritimlerinde, etiği ve bilgeliği, özgürlüğü ve zihni de bir dinamizm olarak yeniden keşfediyoruz. Misrahi’nin Spinoza’nın düşüncesinin hareketini izleyerek hazırladığı bu sözlük sayesinde, filozofun gerçekliği aynı zamanda yetkinlik, mutlağı aynı zamanda edimsellik, ebediliği aynı zamanda varoluş, zorunluluğu aynı zamanda özgürlük olarak düşünme önerisinin yarattığı altüst oluşlarla daha iyi başa çıkabiliyoruz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51521059848472,"sku":"book_dyk_9786057872029","price":25.49,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/NIEvQ3quDdOYFl8zgnuOGLBuONXGHWaTOuvcxUIl.jpg?v=1767741444"},{"product_id":"felsefi-arabesk-otonom-yayincilik-ciltsiz","title":"Felsefi Arabesk | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eBuharin Felsefi Arabesk’i Moskova’daki Lubyanka hapishanesinin karanlığında yazdı. Ailesinin de öldürüleceği tehdidi karşısında, ihanet suçunu kabul etmek zorunda kaldıktan sonra idamını beklerken sayfalarca yazdı. Buharin’in Kasım 1937’de, Ekim Devrimi’nin 20. yıldönümünde tamamladığı bu metne, Kremlin’deki bir mahzende ancak yarım yüzyıl sonra ulaşılabildi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHapishane yazıları arasında Buharin en çok Felsefi Arabesk’i önemsiyordu. Ona göre, öncekilerle karşılaştırıldığında, başından sonuna diyalektik olan bir olgunluk çalışmasıydı bu. Buharin bu arabesklerde Marksizmin entelektüel geleneği ve toplumsal inşa projesini tutkuyla savunmakla kalmıyor, aynı zamanda Marksizmi felsefe tarihi içine yerleştiriyor, onu düşünceyi daha yüksek bir senteze taşıyan bir duruş olarak geliştiriyordu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBolşevik liderlerin bu en genci, en entelektüeli, en duyarlısı ve en parlağıyla birlikte, bu yazılar da kurşuna dizildi. Şimdiyse bu kitapla birlikte, Buharin onu duyma şansı hiç olmamış kuşaklara sesleniyor.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51521094549784,"sku":"book_dyk_9789756056929","price":25.63,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/iSz67ZWIPMvvDkfsPVQlgeN7oIms1wkYWdjOqFTF.jpg?v=1767742282"},{"product_id":"deleuzeun-felsefi-mirasi-otonom-yayincilik-ciltsiz","title":"Deleuze'ün Felsefi Mirası | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e\u003cbr\u003e\u003cbr\u003e\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51521095696664,"sku":"book_dyk_9789756056622","price":27.24,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/rSnyn8BD70iWZOtI6Pg9JVlF9b5TvHcUsXaJDBLk.jpg?v=1767742323"},{"product_id":"i̇ckinlik-etigi-nietzsche-ve-spinoza-otonom-yayincilik-i̇nce-kapak","title":"İçkinlik Etiği - Nietzsche ve Spinoza | Otonom Yayıncılık (İnce Kapak)","description":"\u003cp\u003eBugün bir içkinlik etiği teorisi oluşturmak, pratik bir öğreti olarak etiği olumsuz ikizi ahlaktan ayırt edebilmekten geçiyor. Aralarındaki ilk fark iki disiplinin faaliyet biçimi açısından düşünülebilir ve şöyle ifade edilebilir: Ahlakın en temel fiili buyurmak, etiğinki ise üretmektir. Ahlak eyleme sabit ve değişmez ilkeler buyururken; etik, süreç içinde değişebilir ilkelerin eyleme eklemlenmesiyle işler. Dolayısıyla ahlak bir mahkemeyi andırırken; etik bozularak çalışan bir makine gibidir. Eylemi deneyimin dışından buyrulan ve deneyim esnasında değişmeyen ilkelerle belirleyen ahlak aşkınlık düzlemine aittir; etik ise eylemin kendi yapısından türeyen esnekliğiyle pratik felsefenin içkin kavranışıdır. Aralarındaki ikinci fark tam da bu noktadan ileri gelir. Gücünü aşkınlıktan devşiren ahlak, bu dünyada ortaya çıkan fenomenleri, bu dünyanın ötesinde varsaydığı bir dünyanın sözde \"üstün\" değerleriyle yargılarken; içkinlikte yerleşen \"etik\", bir eylem, söz ya da düşünceyi, bunların arkasındaki varoluş kiplerinin olanakları ve sınırları açısından değerlendirir. Tam da bu dünyaya sıkı sıkıya bağlı düşünürler olan Spinoza ve Nietzsche içkinlik düzleminde konuşlanan bu anlamda bir etik arayışın başlıca düşünürleridir. Onların yaptığı, ahlakın \"Ne yapmalıyım?\" sorusunun yerine \"Neyi yapmaya muktedirim?\" sorusunu geçirerek, etiği bir güç meselesi olarak yorumlamanın ve yaşamı sonsuzca deneyimleme imkânının önünü açmaktır. Böylece Spinoza ve Nietzsche'den türeyen bir içkin etik, bu dünyanın sonsuz ve sınırsız deneyiminin araştırılmasında tam da bu dünyaya bağlı olanlara rehberlik edecektir.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51521095991576,"sku":"book_dyk_9786057872128","price":23.68,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/wOjkYL5oA03MF4swbRsTLOlOna2yqkPDJ76SvwnM.jpg?v=1767742336"},{"product_id":"videofelsefe-otonom-yayincilik-ciltsiz","title":"Videofelsefe | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eVideofelsefe, Maurizio Lazzarato’nun çağdaş kapitalizmde öznellik üretiminin koşulları üzerine halen sürdürdüğü çalışmalarıyla birlikte okunması gereken bir temel metin niteliği taşır. Çünkü videofelsefe, yalnızca videonun bir felsefesi değil, video ve dijital teknolojilerin ördüğü günümüz dünyası için bir zaman ontolojisidir de. Esas öğesi görüntü değil zaman olan video, varlığı gerçek ve imaj olarak ikiye bölen bütün bir temsil kuramını sekteye uğratır. Video sayesinde, imaj artık zamanın bir temsili yerine bizzat varlığın dokusu, toplumsal zamanın üretimi olarak düşünülebilecektir. Öyleyse dünyanın sürelerine müdahale edebilmek için zamanı kullanabilme kapasitesi olarak imaj, temsil felsefesinin varsaydığından daha fazla gerçeklik ve daha fazla yaratıcılık içerir. Çağdaş kapitalizmin hem nesnesi hem de öznesi işte bu daha fazla gerçeklik ve yaratıcılıktır. Öznellik üretimi üzerine tüm mücadele tam burada, zaman sentezlerinin bir ürünü olan algı, duyum ve bellek üzerinde verilmektedir. Videofelsefe, yaşam zamanını değerlenmeye tabi kılan çağdaş kapitalizm için bir ilk felsefedir. Bu ilk felsefe, öznelliğin ve dünyanın üretimine katılan kuvvetlerin bir analizi için, Bergson’un zaman ontolojisi, Nietzsche’nin beden kuramı, Deleuze ve Guattari’nin kapitalizm eleştirisi ve Vertov’un kapitalist imaj üretiminin karşısına çıkardığı sine-göz savaş makinesini bir araya getirir.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51521097171224,"sku":"book_dyk_9789756056882","price":21.83,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/fghD8mrFF4XnADlqYb5vfa1jgRL0kPJRhLstaT7G.jpg?v=1767742387"},{"product_id":"yaratiklarin-bilgeligi-otonom-yayincilik-i̇nce-kapak","title":"Yaratıkların Bilgeliği | Otonom Yayıncılık (İnce Kapak)","description":"\u003cp\u003e“İyi hoş da söylediklerinizden bir şey anlaşılmıyor,” denmesi incitir düşünürü. Strong da bu düşünürlerden biridir. Ne yapmalı da kulağa karmakarışık gelen felsefi kavramları, problemleri insanlar yolculuk ederken bile okuduklarında anlayabilsinler… Çareyi bu hikâyeleri yazmakta arar: Bir fabl olarak felsefe kitabı… Evrenin yaratıklarıyla felsefi problemleri kavramak… Strong, insanın “üstün” aklıyla çözemediği “yüce” felsefi problemleri, bu sefer yeryüzünün yaratıklarını da işin içine katarak anlatmaya girişir.\u003cbr\u003eAtomcu bir köstebek, “Almanlar”ı okuyan beceriksiz ve entelektüel bir kuzu, dönüp duran benmerkezci bir tepe, Darwin’i okuyup insan olmaya çabalayan bir maymun… Fablların satır aralarına, kimi zaman açıkça kimi zaman sessiz sedasız birçok felsefi problem ve filozof-yaratık sızar. Görelilik, monizm, pragmatizm, James, Russel, Bergson... Felsefe, doğanın kıvrımlarını oluşturan uçmanın, şakımanın, akmanın, koşmanın, dönmenin özgür rotasında devinerek kat edilir. Üstelik kasvetli ve rutubetli saf “yüce” bilgi bu rotayı henüz keşfetmemişken…\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51521101398296,"sku":"book_dyk_9786057872159","price":12.47,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/HtKg7PaCQy2tpdztmkEuSb0M8E75KsYEKjnM4DUC.jpg?v=1767742569"},{"product_id":"acik-marksizm-otonom-yayincilik-ciltsiz-1","title":"Açık Marksizm | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eNeden Açık Marksizm? Bu kitabı hazırlayanlar ve katkıda sunan yazarlar, Marx’ın düşüncesinin yapısallaştırılmasından ve analitik düşünme biçimiyle okunmasından muzdarip olduklarını dile getiriyor. Zira onlara göre Marx’ı dinamik ve güncel kılacak şey, onun yöntemini, kavramlarını ve temel kategorilerini belli bir düşünme içine hapsetmek değil, aksine yeni ufuklara ve anlamlandırmalara açmak, yaşama akıtmak ve onlarla radikal bir hemhal olma arayışına girmektir. Bu yeniden okumanın temel ekseni ise sınıf mücadelesinin açtığı olanaklar üzerine düşünmektir. Marksist kategori ve kavramların bütünü, özellikle de değer teorisi, soyut ve somut emek, meta, meta fetişizmi, üretim ve yeniden üretim sınıf mücadelesinin içinden geçirilmeli, bunların dinamizmi ve işlerliği burada sınanmalıdır. Analitik tekrarlar labirentinde dönüp durmak yerine praksisin açtığı olanaklarda keşfe çıkılmalıdır. Sınıflaştırmaya ve sömürüye karşı bütün direniş deneyimlerindeki özgürleşme arzusu, “tarihsel yenilgilerin” umutsuzluğunda kurban edilmek yerine, her seferinde yeniden doğurulmalı ve canlı tutulmalıdır.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51540911259928,"sku":"book_dyk_9789756056905","price":23.51,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/ivg0vixYGZwSr7wQ3J1t4M3VuPgGkB1ln6rnDq3F_828b2112-5e17-4e3f-9140-e29d23397e47.jpg?v=1768002313"},{"product_id":"kapital-i-politik-olarak-okumak-otonom-yayincilik-ciltsiz-1","title":"Kapital’i Politik Olarak Okumak | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eBu kitapta, kapitalizmin sadece sömürüyle değil, aynı zamanda bütün bir hayatı sonu gelmez bir şekilde işe tabi kılma yönünde bir eğilimle tanımlanması gerektiğini öne süren bir analiz bulacaksınız. Marx'ın emek değer teorisi sadece sömürüyü, başkaları için harcamaya zorlandığımız fazladan emeği açıklamak için tasarlanmış bir teori değildir. Emek değer teorisi, aynı zamanda, hayatın kapitalist örgütlenmesinin temel mekanizmasına ve dolayısıyla kapitalizm içindeki sınıf çatışmasının temel bağına ve de kapitalizmin ötesine geçebilmek için aşılması gereken temel toplumsal örgütlenme tarzına dikkatimizi çeken bir teoridir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKapitalizm çalışmak için yaşamayı içerir, öte yandan bizler sadece yaşamak için çalışmak adına mücadele ederiz. Emek değer teorisi, emeğin değerinin soyut olarak ya da genel olarak insanlar için bir teorisi değildir, emeğin sermaye için değerinin, sermayenin toplumu örgütlemesinin aracının, temel toplumsal kontrol aracının teorisidir.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51540914110744,"sku":"book_dyk_9789756056233","price":21.84,"currency_code":"USD","in_stock":false}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/UycxQEXKvksY0r054VBPT6zCgyPVx7abWikYjTKL_bb30e8ba-e368-4aff-b8b7-ac0b7bb562f8.jpg?v=1768002431"},{"product_id":"i̇syanlar-kurucu-i̇ktidar-ve-modern-devlet-otonom-yayincilik-i̇nce-kapak-1","title":"İsyanlar - Kurucu İktidar ve Modern Devlet | Otonom Yayıncılık (İnce Kapak)","description":"\u003cp\u003eŞimdiye kadar devrimler devlet aygıtını daha da yetkinleştirmekle yetindi. Devlet biçiminin değil çokluğun mutlak demokrasisinin kaynağı olacak bir kurucu iktidar nasıl düşünülebilir? Devrimci düşünce ve pratiğin gerçek mirası ve asıl vaadi bu değil midir? Negri İsyanlar’da, Machiavelli’nin Floransa’sından İngiliz Devrimi’ne, Amerikan ve Fransız Devrimleri’nden Rus Devrimi’ne modern isyan ve devrim süreçlerine bu sorularla geri dönüyor. Demokratik ve devrimci kuvvetlerin başlattığı bu kurucu süreçlerin düzene geri dönüşle ve devletin yeniden diriltilmesiyle kapandığı her seferde, iktidarın iki anlamı, siyasala iki farklı yaklaşım arasındaki antagonizma da yeniden belirmiştir. Değişim kuvvetlerinin ve çokluğun sınırsız arzularının önünü açan etkin kurucu iktidar ile bu kuvvetleri ve arzuları kaparak sınırlandıran kurulu iktidarın ilişkisi daima bir krize işaret eder. Ama Negri kurucu iktidarı bu krizi sürekli yeniden üretecek bir diyalektiğin içine kapatmaz. Aksine Machiavelli’deki çatışmalı güç siyasetine, Spinoza’da olduğu gibi çokluğun arzusuna ve Marx’taki gibi canlı emeğin yaratıcılığına dayanan bir kurucu iktidarın kopuş gücünde mutlak bir demokrasinin olanaklarını görür. Kurucu iktidarın tek güvencesi, güç ile çokluk arasındaki ilişkinin sürekliliği ve yaratıcı devingenliğidir. Bu süreklilik ve devingenlikte, çokluğun Bir, gücün iktidar tarafından kapılması artık mümkün olmaz. Modern siyasi rasyonaliteyi altüst edecek devrimci bir siyaset felsefesinin temeli ancak çokluğun kurucu gücünde bulunabilir.\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e\u003c\/p\u003e\u003cp\u003e(Tanıtım Bülteninden)\u003c\/p\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51555945546008,"sku":"book_dyk_9786057872296","price":37.24,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/B6jfN6uHCbDzAqbTwq6Orm127N06aVAfK3iqOjGh_8cede2f8-20f8-406d-8482-a569a8565b76.jpg?v=1768434430"},{"product_id":"emegin-kurucu-oznelligi-otonom-yayincilik-ciltsiz-1","title":"Emeğin Kurucu Öznelliği | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003ePolitika ve yaşam arasındaki ilişkiyi bilinç, özne ve temsiller yerine, öznelliklerin yapabilecekleriyle yeniden düşünebilir miyiz? Materyalizmi, hayatı açıklamak ve düzenlemek yerine dönüştürmeyi arzulayan kuvvetlerin bir gücü olarak yeniden olumlayabilir miyiz? Bu kaygılardan yola çıkan bu kitap, Marksizme yeni bir materyalist görüş açısı kazandıran Otonomist Marksist geleneği bir tarih yazımına girişmiyor. Bunun yerine, bu geleneği, tutuculuğa düşmesine engel olan kendi başlangıç öncülüne, yani emeğin kurucu öznelliğine duyduğu inanca sürekli geri götürerek okumayı öneriyor. Emeğin kuruculuğunun sermayeden otonomisinin gerçek temeli olarak bize öznelliği işaret ediyor.\u003cbr\u003eAma şimdi öznellik de özne ya da yapının değil, doğrudan gücün bir işlevidir. Öznellik, her şeyden önce eyleme gücünü üreten eylemdir. Emeğin öznelliğinin sermaye karşısındaki yıkıcılığı, kendi gücünü katlayarak olumlayabilmesinden gelir. Başka bir deyişle antogonizmanın olduğu her yerde kendi gücünü olumlamak isteyen öznellikler vardır. Böyle bir güçlü öznellik kavrayışı, emeğin kuruculuğunu da bütün tepkisel anlamlarından kurtarır. Mesele artık sadece “hayır” diyen ya da talep eden bir direniş değil, yaratıcı bir kuvvetin yapabileceklerinin sonuna kadar gitmesidir, yani eskisinden daha büyük bir gücü harekete geçirmesi, etkin olması, dönüştürmesi ve yaratırken farklılaşmasıdır. Artık emek sermayenin gücüne değil, sermaye emeğin gücüne verilmiş bir tepkidir.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51555946004760,"sku":"book_dyk_9789756056912","price":23.51,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/rEVlB9pNNq5Ae4ZxX8zuoIXaGTS5vr0EdS782Bwc_23cf3b61-91a5-4f08-a335-a3ea6e13c440.jpg?v=1768434449"},{"product_id":"olus-seruveni-otonom-yayincilik-ciltsiz","title":"Oluş Serüveni | Otonom Yayıncılık (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eDikkat Dikkat! Platon’un mağarasından bir kukla kaçtı. Tehlikeli olabilir! Gidecek bir yeri yok, gideceği yerleri de yaratmak zorunda onun kaçışı. Bu kaçışla birlikte her şeyin belirtilere dönüştüğü yeni bir anlam coğrafyasında çırılçıplak buluyoruz kendimizi. Varlıktan kaçan her şeyin dahil olduğu sonsuz bir oluş korosu doğuyor burada. Oluş Serüveni, bu kaçışın imkânlarını araştıran bir repertuar çalışması, bir provadır. Platon’un varlık hiyerarşisindeki bir çatlağı derinleştirip düşünce ve eylemin özgür hareketini izleyerek, hiyerarşisiz bir yurda okunan bütün koro şarkılarını bir araya toplamayı deniyor bu serüven. Carlo Collodi’nin Pinokyo’nun Serüvenleri eseriyle Gilles Deleuze’ün Anlamın Mantığı’nda geliştirdiği olay teorisini birlikte tecrübe etmeyi önerirken, oluşu, “bir limiti eşiğe çevirmek” olarak tanımlıyor. Collodi’nin metni diyor ki “Pinokyo’nun burnu yalan söylediği zaman da uzayabilir.” Ama nasıl oldu da “Pinokyo’nun burnu yalan söylediği için uzar” gibi kötü bir pedagojiye mahkûm olduk? Kim ve ne üretti bu “için”i? Hayatlarımızın üzerindeki şu devasa kütleyi, Neden’in korkunç baskısını bir an olsun kaldırdığımızda, bizi kendimize çivileyen ve başka olmaktan alıkoyan her mantığın çatlaklarından sonsuz bir oluş serüveni doğuyor. Dikkat Dikkat! Kukla hâlâ bulunamadı.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"Otonom Yayıncılık","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":51569213866264,"sku":"book_dyk_9786057872142","price":19.12,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/SCeW5hJa41Pw73dcbsSz3qWuy2wsMziWYOHQH2Lj.jpg?v=1768778953"}],"url":"https:\/\/dunyadakitap.com\/collections\/otonom-yayincilik.oembed?page=2","provider":"Dünyada Kitap","version":"1.0","type":"link"}