{"product_id":"i̇nsancil-aylik-kultur-sanat-dergisi-sayi-342-ocak-2019-i̇nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","title":"İnsancıl Aylık Kültür Sanat Dergisi Sayı: 342 Ocak 2019 | İnsancıl Dergisi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003e1 Yusuf Çotuksöken – Bir Kadın Bir Erkek (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2 Betül Çotuksöken– Felsefenin Gör Dediği: Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 31\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eNesnel bilgiye ulaşmak amacıyla varola­na yönelen modern özne, başka bir deyiş­le aklın modern kullanımının taşıyıcısı olan yeni özne zamanla yalnızca nesnel açıklamalarla yetinmemiş ve insan-dünya-bilgi ilişkisini ya da dışdünya-düşünme-dil ilişki­sini felsefece kurmanın farklı yollarını arar olmuştur. Düz neden-etki açıklamalarının ötesine geçen, olguya dayalı algısal gerçek­liği, salt fizik ya da maddesel dünyayı açık­lamayı amaçlamakla yetinmeyen insanı, varolanı kavramanın yolunun kendisinden, kendisinin özgün ve özgül bilinç içeriklerin­den, yaşantılarından geçtiğini keşfetmeye ve burada iz sürmeye başlamıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e6 Hayrettin Geçkin – Şairin Yüzü (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e7 Korkut Köseoğlu – Bir Kadının Penceresinden\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eEserin başında yazar, 1975’lerin Türkiye’siyle ilgili ge­nel bir değerlendirmesini sunar. Azgelişmişlik, ekonomi, beslen­me vb. konularda görüşlerini yazar. Eserinin Türkiye’nin anla­tılan koşullarında ele alınmasını ister. Dahası, böyle bir anlatının bu genel durumu yansıtması ge­rektiğini söyler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDaha başından böyle bir giriş, eserin belli bir amaçla yazıldığı­nı gösteriyor. Yazar, dönemin toplumsal durumunu göstermek istemiş, yani eserini araçsallaştırmış. Makale yazmak yerine bunu seçmiş.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e10 Hasan Çapik – Lesbos Güneşi (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e11 Berrin Taş – Hep Yolda\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e23 Kasım 2018\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDün Müşür Kaya Canpolat şiirleriokuduk...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGüzel bir akşamdı. C.G. aylar­dan sonra ilk kez Atölyenin mer­divenlerini çıkacak gücü bulabildi. Seminerleri dergide sürdürüyoruz ama Atölyede sahnemiz var. Şiir okumak için daha iyi oluyor. Der­gide sandalyeler yetersiz kalabi­lirdi. Neyse merdivenleri usul usul çıktı C.G.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e15 Güldane Bulut – Mevsim Güz (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e16 Alper Yavuz – Ömer Naci Soykan’ı Anmak\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDiyebilirim ki o dönemde Hoca’yı görmediğim ya da en azından telefonla konuşmadığım bir günüm olmamıştır. Bu ba­kımdan sayısız anı birikti bende. Öte yan­dan Hoca’yı anmak için bir şeyler söylemek benim için çok güç. Gidişi o kadar ani ve o kadar beklenmedik oldu ki bir yıl sonra hâlâ her an telefon edecekmiş, Cuma seminer­lerine gittiğimde Hoca’yı orada oturuyor bu­lacakmışım gibi geliyor. Telefon rehberinde hâlâ adı kayıtlı. E-postalarımda bir şeylerararken Hoca’nın o “Alper’ciğim gözlerinden öperim” diye bitirdiği iletiler sürekli karşıma çıkıyor. Bu bakımdan da onun gidişini kabulle­nip arkasından bir şeyler söy­lemek çok güç benim için. Ama deneyeceğim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e20 Nusret Karaca – Tarih Kucak Açınca Aşklara (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e21 Gazi Baran –Bir Köy Kitabında Cengiz Gündoğdu\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAşağıda “Orda Bir Köy Kurancılı” kita­bımda (Ürün Yayınları, Ankara, 2018, 416 s.) İnsancıl dergisi yazarı ve genel yayın yönetmeni Cengiz Gündoğdu’dan yaptığım alıntıları İnsancıl dergisi okurları için bir ara­ya getirdim. Bunu yapmakla bir okur olarak İnsancıl dergisi ile özdeşleşen Cengiz Gündoğdu’nun bizler ve Türkiye toplumu için ne denli önemli bir kişilik ve yazar olduğunu göstermek istedim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e24 Günova Sepin – Hep Eksik (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e25 İnsacıl’a Mektup\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e27 Muhammed Korkmaz – Rüzgarın Parmağı (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e28 Recep Çitikbel – Anıtlık Çınarlar - Nurşen Aydoğan Öykü Kitabı Estetik İncelemesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÖyküler; yaşamı, insanı, bir yapı içine sıkıştırıp dar bakış açısıyla insana ayna tutmaz. Yazar, insanın içinde bulunduğu sömürü düzeni olan kapitalizm koşullarının nesnel gerçekliğinde, toplumsal dokuları özne-nesne diyalektiğiyle ele alır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e42 Recep Çitikbel – Yemen Türküsü (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e43 Mehmet Utku – Nilgün Marmara:Öyle güzeldi ki kuş koydular yoluna...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eNilgün Marmara, 13 Ekim 1987’de “Ha­yatın neresinden dönülse kârdır” diyerek, yaşama karşı ölümü seçmiş bir şair. Bu dünyada yaşamak her ne kadar tercih ise, ölmek de bir tercihtir elbet. Ancak herkesin gitme ve kalma arasında kendi tercihleri var­dır. İnsan serüveni doğduğu anda başlar ve aslında ölümün ilk adımıdır bu. Bu incecik çizgi, hayatımızın en büyük gerçeğidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e45 Remzi Çatak – Issız (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e46 Gülüzar Özev – Haz\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHayat bir armağandır. Bu hayatı güzel yaşamalıyız değerini bilmeliyiz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu iki tümce yaşadığımız bu çağda ha­yat üzerine en çok söylenen bir sözdür.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBize yapılan ufacık bir iyiliğe karşı bizde bir şey yapmak isterken ya da bir dost ziyaretine eli boş gitmezken koca bir hayatın bize hediye edilmesine neden bir minnet duymayız. Niçin bu armağanın karşılığı­nı, sadece haz almak üzerine yorumlarız. Yemede, içmede, gezmede, kısacası her türlü keyif ve hazda olmamız gerektiğini düşünürüz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e48 Dursun Yiğit – Ben Hangisiyim (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e49 Taner Demir – Güzel (Öykü)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHangi kadın sızlanır güzel olmaktan? O sızlanıyordu. Dahası, beddua ediyor­du güzelliğine. Çekik ceylan gözlerine..., dolgun dudaklarına., elbisesinin altında saklamaya zorlandığı diri göğüslerine., ince beline., yuvarlak kalçalarına., uzun ince bacaklarına. Lanet!, lanet ol­sundu her birine. İşte yine hepsi bir olmuş, çalıştığı birahanedeki bira makinesinin bronz renkli, parlak yüzeyinden onu izli­yorlardı. Makinenin kolunu öfkeyle kavra­yıp aşağı indirdi. Plastik uçtan hızla boşa­lan bira, bardağın dibinde çalkalandıktan sonra köpürerek yükseldi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e52 Hüray Kılıç – Psikodrama (Öykü)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAğladığı duyulsun istemiyordu. Yorga­nı kafasına kadar çekti. Yatağın içine iyice gömüldü. Cenin gibi kıvrıldı. Sinirden dişle­rini sıkıyordu. İnce bir sızı gibi ağlıyor, kendi kendine söyleniyordu. \"Neden, O’nun aşa­ğılamalarına, küfürlü konuşmalarına yanıt veremiyorum. Neden hemen tartışmaya, kavgaya hazır değilim?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e55 Emre Tomruk – Tülin Tankut’tan “Serbest Düşüş”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eTülin Tankut’ un kadın ve çocuk konusunda yazdığı makalelerin­den oluşan bir seçki Serbest Düşüş adlı bir kitap halinde Temmuz 2018’de Kadın Yazarlar Derneği Yayınevinden çıktı. 1990­-2017 arası dönemi kapsa­yan makalelerin, dönemin düşünsel birikimini günümüzdekilerle karşılaştıra­bilmek açısından bir belge niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Artan çocuk sorunlarını düşünerek yazarla söyleşimizde yalnızca bu konuyu ele aldık.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e58 Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1 Aralık Cumartesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYazar Sevim Kahraman, yazar Sevgi Soysal’ı yazmış. Sevim Kahraman roman biçimine dönüştürmüş Sevgi Soysal’ın ya­şamını.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBilineni romanlaştırmak zordur. O bilinen­dir. Burada bilinen Sevgi Soysal. Bilinen algılanmasına göre tavır alabilir insanlar. “O anlattığın öyle değildi...” ya da “Eksik an­latmışsın” diyenler çıkabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBen burada başarıyı, anlatılanı bizim içi­ne çevirmekte görüyorum.ancıl Ocak 2019 Sayısından\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1 Yusuf Çotuksöken – Bir Kadın Bir Erkek (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2 Betül Çotuksöken– Felsefenin Gör Dediği: Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 31\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eNesnel bilgiye ulaşmak amacıyla varola­na yönelen modern özne, başka bir deyiş­le aklın modern kullanımının taşıyıcısı olan yeni özne zamanla yalnızca nesnel açıklamalarla yetinmemiş ve insan-dünya-bilgi ilişkisini ya da dışdünya-düşünme-dil ilişki­sini felsefece kurmanın farklı yollarını arar olmuştur. Düz neden-etki açıklamalarının ötesine geçen, olguya dayalı algısal gerçek­liği, salt fizik ya da maddesel dünyayı açık­lamayı amaçlamakla yetinmeyen insanı, varolanı kavramanın yolunun kendisinden, kendisinin özgün ve özgül bilinç içeriklerin­den, yaşantılarından geçtiğini keşfetmeye ve burada iz sürmeye başlamıştır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e6 Hayrettin Geçkin – Şairin Yüzü (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e7 Korkut Köseoğlu – Bir Kadının Penceresinden\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eEserin başında yazar, 1975’lerin Türkiye’siyle ilgili ge­nel bir değerlendirmesini sunar. Azgelişmişlik, ekonomi, beslen­me vb. konularda görüşlerini yazar. Eserinin Türkiye’nin anla­tılan koşullarında ele alınmasını ister. Dahası, böyle bir anlatının bu genel durumu yansıtması ge­rektiğini söyler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDaha başından böyle bir giriş, eserin belli bir amaçla yazıldığı­nı gösteriyor. Yazar, dönemin toplumsal durumunu göstermek istemiş, yani eserini araçsallaştırmış. Makale yazmak yerine bunu seçmiş.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e10 Hasan Çapik – Lesbos Güneşi (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e11 Berrin Taş – Hep Yolda\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e23 Kasım 2018\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDün Müşür Kaya Canpolat şiirleriokuduk...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGüzel bir akşamdı. C.G. aylar­dan sonra ilk kez Atölyenin mer­divenlerini çıkacak gücü bulabildi. Seminerleri dergide sürdürüyoruz ama Atölyede sahnemiz var. Şiir okumak için daha iyi oluyor. Der­gide sandalyeler yetersiz kalabi­lirdi. Neyse merdivenleri usul usul çıktı C.G.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e15 Güldane Bulut – Mevsim Güz (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e16 Alper Yavuz – Ömer Naci Soykan’ı Anmak\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDiyebilirim ki o dönemde Hoca’yı görmediğim ya da en azından telefonla konuşmadığım bir günüm olmamıştır. Bu ba­kımdan sayısız anı birikti bende. Öte yan­dan Hoca’yı anmak için bir şeyler söylemek benim için çok güç. Gidişi o kadar ani ve o kadar beklenmedik oldu ki bir yıl sonra hâlâ her an telefon edecekmiş, Cuma seminer­lerine gittiğimde Hoca’yı orada oturuyor bu­lacakmışım gibi geliyor. Telefon rehberinde hâlâ adı kayıtlı. E-postalarımda bir şeylerararken Hoca’nın o “Alper’ciğim gözlerinden öperim” diye bitirdiği iletiler sürekli karşıma çıkıyor. Bu bakımdan da onun gidişini kabulle­nip arkasından bir şeyler söy­lemek çok güç benim için. Ama deneyeceğim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e20 Nusret Karaca – Tarih Kucak Açınca Aşklara (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e21 Gazi Baran –Bir Köy Kitabında Cengiz Gündoğdu\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAşağıda “Orda Bir Köy Kurancılı” kita­bımda (Ürün Yayınları, Ankara, 2018, 416 s.) İnsancıl dergisi yazarı ve genel yayın yönetmeni Cengiz Gündoğdu’dan yaptığım alıntıları İnsancıl dergisi okurları için bir ara­ya getirdim. Bunu yapmakla bir okur olarak İnsancıl dergisi ile özdeşleşen Cengiz Gündoğdu’nun bizler ve Türkiye toplumu için ne denli önemli bir kişilik ve yazar olduğunu göstermek istedim.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e24 Günova Sepin – Hep Eksik (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e25 İnsacıl’a Mektup\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e27 Muhammed Korkmaz – Rüzgarın Parmağı (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e28 Recep Çitikbel – Anıtlık Çınarlar - Nurşen Aydoğan Öykü Kitabı Estetik İncelemesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÖyküler; yaşamı, insanı, bir yapı içine sıkıştırıp dar bakış açısıyla insana ayna tutmaz. Yazar, insanın içinde bulunduğu sömürü düzeni olan kapitalizm koşullarının nesnel gerçekliğinde, toplumsal dokuları özne-nesne diyalektiğiyle ele alır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e42 Recep Çitikbel – Yemen Türküsü (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e43 Mehmet Utku – Nilgün Marmara:Öyle güzeldi ki kuş koydular yoluna...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eNilgün Marmara, 13 Ekim 1987’de “Ha­yatın neresinden dönülse kârdır” diyerek, yaşama karşı ölümü seçmiş bir şair. Bu dünyada yaşamak her ne kadar tercih ise, ölmek de bir tercihtir elbet. Ancak herkesin gitme ve kalma arasında kendi tercihleri var­dır. İnsan serüveni doğduğu anda başlar ve aslında ölümün ilk adımıdır bu. Bu incecik çizgi, hayatımızın en büyük gerçeğidir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e45 Remzi Çatak – Issız (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e46 Gülüzar Özev – Haz\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHayat bir armağandır. Bu hayatı güzel yaşamalıyız değerini bilmeliyiz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu iki tümce yaşadığımız bu çağda ha­yat üzerine en çok söylenen bir sözdür.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBize yapılan ufacık bir iyiliğe karşı bizde bir şey yapmak isterken ya da bir dost ziyaretine eli boş gitmezken koca bir hayatın bize hediye edilmesine neden bir minnet duymayız. Niçin bu armağanın karşılığı­nı, sadece haz almak üzerine yorumlarız. Yemede, içmede, gezmede, kısacası her türlü keyif ve hazda olmamız gerektiğini düşünürüz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e48 Dursun Yiğit – Ben Hangisiyim (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e49 Taner Demir – Güzel (Öykü)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHangi kadın sızlanır güzel olmaktan? O sızlanıyordu. Dahası, beddua ediyor­du güzelliğine. Çekik ceylan gözlerine..., dolgun dudaklarına., elbisesinin altında saklamaya zorlandığı diri göğüslerine., ince beline., yuvarlak kalçalarına., uzun ince bacaklarına. Lanet!, lanet ol­sundu her birine. İşte yine hepsi bir olmuş, çalıştığı birahanedeki bira makinesinin bronz renkli, parlak yüzeyinden onu izli­yorlardı. Makinenin kolunu öfkeyle kavra­yıp aşağı indirdi. Plastik uçtan hızla boşa­lan bira, bardağın dibinde çalkalandıktan sonra köpürerek yükseldi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e52 Hüray Kılıç – Psikodrama (Öykü)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAğladığı duyulsun istemiyordu. Yorga­nı kafasına kadar çekti. Yatağın içine iyice gömüldü. Cenin gibi kıvrıldı. Sinirden dişle­rini sıkıyordu. İnce bir sızı gibi ağlıyor, kendi kendine söyleniyordu. \"Neden, O’nun aşa­ğılamalarına, küfürlü konuşmalarına yanıt veremiyorum. Neden hemen tartışmaya, kavgaya hazır değilim?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e55 Emre Tomruk – Tülin Tankut’tan “Serbest Düşüş”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eTülin Tankut’ un kadın ve çocuk konusunda yazdığı makalelerin­den oluşan bir seçki Serbest Düşüş adlı bir kitap halinde Temmuz 2018’de Kadın Yazarlar Derneği Yayınevinden çıktı. 1990­-2017 arası dönemi kapsa­yan makalelerin, dönemin düşünsel birikimini günümüzdekilerle karşılaştıra­bilmek açısından bir belge niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Artan çocuk sorunlarını düşünerek yazarla söyleşimizde yalnızca bu konuyu ele aldık.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e58 Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1 Aralık Cumartesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYazar Sevim Kahraman, yazar Sevgi Soysal’ı yazmış. Sevim Kahraman roman biçimine dönüştürmüş Sevgi Soysal’ın ya­şamını.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBilineni romanlaştırmak zordur. O bilinen­dir. Burada bilinen Sevgi Soysal. Bilinen algılanmasına göre tavır alabilir insanlar. “O anlattığın öyle değildi...” ya da “Eksik an­latmışsın” diyenler çıkabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBen burada başarıyı, anlatılanı bizim içi­ne çevirmekte görüyorum.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"İnsancıl Dergisi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":52376051974424,"sku":"book_dyk_3990000096836","price":5.68,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/mGWNu1nOAve1xOSUPIJBdzNFfYxozSKIA1lmoWFz.jpg?v=1783385647","url":"https:\/\/dunyadakitap.com\/products\/i%cc%87nsancil-aylik-kultur-sanat-dergisi-sayi-342-ocak-2019-i%cc%87nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","provider":"Dünyada Kitap","version":"1.0","type":"link"}