{"product_id":"i̇nsancil-aylik-kultur-sanat-dergisi-sayi-343-subat-2019-i̇nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","title":"İnsancıl Aylık Kültür Sanat Dergisi Sayı: 343 Şubat 2019 | İnsancıl Dergisi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eİnsancıl Şubat 2019 Sayısından\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1 Çetin Örgen – Umut hep var (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2 Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği:Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 32\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eİnsanı toplumda, tarihte, kültürde ve bun­ların her birinin taşıyıcı ortak temeli olan “dil”de yakalayan yaklaşımlar, yapısı gereği antropontolojiktir. Antropontoloji ya da insan-varlıkbilgisi insan-insan olmayan, ben-ben olmayan farklılığı üzerine kurulu olmakla birlikte, bakışını, insanın taşıyıcı varoluşuna dayandırdığı için güçlüdür ve öteki felsefi bakışlardan bir adım öndedir. Çünkü antropontolojinin elinde, ancak insanla birlikte anlaşılır kılınan “varolan” vardır; varolanın kendinde yansımasını bulduğu \"dil” vardır. Dil “varolan” ve “varolmayan” üzerinde konuşma-yazma olanağını sağlar. Bu nedenle­dir ki antropontoloji en çok da dile yaslanır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e6 Rahime Henden – Nehirin Şarkısı (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e7 Cengiz Gündoğdu – Manves City Üstüne\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYazar, oluşturduğu tiple okura gerçekliği gösterir, roman ancak bu durumda gerçek­çi olabilir. Bu açıdan Manves City’e bakıldıkta Latife Tekinde tipleştirme olmadığı görülür. Romanda tipleştirme olmayışının nedeni, romanın kurgusu...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e9 Gülçin Yağmur Akbulut – Yağmur ve Yıldızlar (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e10 Mustafa Günay – Düşünce Defterimden Fragmanlar 3\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHer sabah yeni bir başlangıçtır: her şeye. Günün uzunluğu ve doluluğu bize de bağ­lıdır dışımızdaki pekçok şeye bağlı olduğu kadar. Unutmayalım ki yaşanan her günle birlikte ömür defterimizden de bir sayfa ek­silir. Ama bu sayfaya yazdıklarımız, sonraki anlarda\/günlerde de bizimle olmayı sürdü­rür. Boş sayfalarla dolu bir defter kadar deh­şet verici bir şey olabilir mi?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e12 Cengiz Bektaş – Günaydın (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e13 Hayrettin Geçkin – Çavuşkuşunun Türküsü\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBerrin Taş’ın yapıtlarında, ger­çekliğin olduğu kadar kadınlığın da gelişmeye muhtaç olduğu im­lenir. Ayrıca gerçeğin düşlerle zenginleşebileceğinin ipuçları da var. Bu durum bir bakıma okuyu­cuyla örgütlenir. Ki estetik tam da burada devreye girer. Ayrıca onun yapıtlarında ölümün dirime katıldı­ğını gözlemek de mümkün. Bütün bunlarla birlikte denilebilir ki ateşi çekice, onu da ekmeğe dönüştü­renlerin türküsüdür aslında onun sözcük işçiliği. Şiirlerinde de düz­yazılarında da seyir budur.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e16 Berrin Taş – Hep Yolda\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e4 Ocak 2019\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDağıtım ücreti iyice yükseldi. Aldı başını gitti. Şimdi elinizdeki bu sayıyı okuyabilirseniz -elinize ulaşırsa- Şubat sayısını okuyabilirseniz da­ğıtıma verilmediğini öğrenmiş olacaksınız. Dağıtım parasını karşılamıyor satılan dergi­ler. Bu durumda baskı sayısını da iyice dü­şürmemiz gerekecek. Yılların bana öğrettiği şu. Türkiye’de kültür sanat dergisi okuyan okumak isteyen kişi sayısı çok az. Sen ne yaparsan yap, istediğin kadar didin, çırpın okumuyorlar. Önceleri beş bin basılan der­gi değişik süreçlerden geçtikten sonra bin adet basılıyordu. Bundan böyle baskı ade­dini beş yüze, belki de dört yüze indirmemiz gerekecek…. Şubat sayısını kitabevlerinde bulama­yacaksınız. Ocak sayısını aldınız. Şubat’ı nerden bulursunuz bilemem. Bizden de is­teyebilirsiniz. İnternet aracılığıyla da edine­bilirsiniz. Kitabevlerinde bulamayacaksınız derken yanlış anlaşılmasın. Bizim elden verdiğimiz kitabevlerinde yine bulunur dergi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e21 İnsancıl’a Mektup\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e22 Şükrü Çiftçi – Babil (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e24 Yusuf Çotuksöken – Kaygılarımız Üzerine (Deneme)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHangimiz kaygılardan uzak yaşayabiliyo­ruz ki? Hangimiz, kaygılı değiliz ki... Han­gimiz kaygılarımızı yaşarken bizde bıraktığı derin izleri görmezden gelebiliriz ki. Bu ülkede yaşıyorsanız, kaygılanacak o denli çok konu bulur, bunları yaşar, bunlar üzerine konuşur, tartışır ve yazarsınız ki...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e27 Cemal Karsavan – Rüyalarımda Sevdiğim Sensin (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e28 Recep Çitikbel – Yarın Yarın Estetik İnceleme\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eRoman, 12 Mart romanları arasında “gös­terilir”. Yazar, romanın konusunu, “12 Mart Askeri Muhtırasından yola çıkarak yazar. Romana konu olan, 12 Mart 1971 rejiminin amaçları romanda anlatılarak gösterilmez. Daha çok, dört ana karakter ve yan karakterlerle, özne-nesne bütünselliği olmayan, romana, konu mankeni olan karakter\/tip üzerinden, 1970 Türkiye’sini ele alır. Bakış açısı, karakter\/tiplemelerinde görülen, so­runlarından çok, sorunlu tiplerdir. Bu tiplerin inişli çıkışlı yaşamlarını, yazar, abartılı, öznelci, rastgele ele alır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e37 Turgut Karabekir – Büyüksen (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e38 Hasan Akarsu – “Sismik ve Ritüel”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHasan Çapik 1977 Adıyaman doğumlu olup felsefe öğretmenidir. Tiyatro oyunları, öyküleri olan ozan, ilk şiir yapıtı “Bekleyişin Zerdüşti’ne yenisini ekledi: “Sismik ve Ritüel”. Sismik sözcüğü depremle ilgilidir. Ritüel ise tapınma ve büyüyle ilgili geleneksel tö­ren anlamına gelir. Ozanın şiirlerinde, kuş­kusuz bu sözcüklerin anlam izleri var.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e40 Nurşen Aydoğan – Cengiz Gündoğdu: Aydınlanmanın Kapıları\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eCengiz Gündoğdu, “Estetik kapısı niye zorunludur” sorusunu; Estetik, yalnızca bir yapıtın ya da köprünün güzel olup olmadı­ğıyla ilgilenmez, diye yanıtlar. Toplumun ku­ruluşunda, toplumdaki insan ilişkileri güzel mi, değil mi, onunla da ilgilenir.Toplum kuru­luşu, insan ilişkileri güzel, deyince sorun ol­maz. Ancak güzel değil deyince sorun çıkar.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e46 Zeynep Alpaslan – Cengiz Gündoğdu: Toplumsal Bilincin Oluşturulması\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eCengiz Gündoğdu, aydınlanma derken felsefeyi, estetiği, insan bilimlerini, bilimsel kavrayışı egemen duruma getirmekten söz etmektedir. O zaman toplumsal bilincin etki­siyle felsefe, estetik, insanbilimleri, bilimsel kavrayış insanın temel uğraşı olacaktır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e48 Osman Akyol – Uzun zaman oldu Canım annem Dönmedin (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e49 Beyazıt Kahraman – 2018 Tekin Sönmez Dil ve Edebiyat Ödüllerinden birini kazanan Tarık Günersel ile Söyleşi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e51 Bize Gelenler\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e52 Gülay Yeşilipek – Ana-Baba Evi (Öykü)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSerap o gün beşinci resim sergisini aç­mıştı. Yine de ilk sergisini açtığı gün gibi he­yecanlıydı... gelenlerle tek tek ilgilenmeye özen gösterdi, özellikle resimleri hakkındaki görüşlerini onlardan dinlemek çok önemliydi Serap için. Sergi açılalı iki saat olmasına karşın hala gelenler vardı. Serap yeni ge­len öğretmen arkadaşlarını karşılamak için hızla kapıya doğru giderken bir kadın dikka­tini çekti. Biraz önce de aynı kadını aynı tab­lo önünde görmüştü.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e54 Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2 Ocak Çarşamba\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e29. Yıl... İnsancıl 29 yıldır kültür dünya­sında ışıl ışıl parlıyor. Şimdi İnsancılın ışıltısıyla yazıyorum. Bu ışıltının özellikle Ber­rin Taş’tan kaynaklandığını düşünüyorum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBir düşüncemi daha söylemeliyim. Du­rup durup Marks’la Engels’e dönmek gerekiyor. O zaman bakın n’oluyor. Marks söylüyor. Kapitalizm yalnızca maddi üretim değildir. Kapitalizm maddi üretimin yanında tinsellikle üretir. Kapitalizmin sürgit olabil­mesi için, buzdolabının yanında buzdolabı almanın \"sevinci” de üretilmelidir, üretir de.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"İnsancıl Dergisi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":52376079204632,"sku":"book_dyk_3990000096865","price":5.68,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/9Rmq4QC5vF91HXBTAfQ1iYuLUhiszoVYs5LnJLzN.jpg?v=1783386677","url":"https:\/\/dunyadakitap.com\/products\/i%cc%87nsancil-aylik-kultur-sanat-dergisi-sayi-343-subat-2019-i%cc%87nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","provider":"Dünyada Kitap","version":"1.0","type":"link"}