{"product_id":"i̇nsancil-aylik-kultur-sanat-dergisi-sayi-357-nisan-2020-i̇nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","title":"İnsancıl Aylık Kültür Sanat Dergisi Sayı: 357 Nisan 2020 | İnsancıl Dergisi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003e1 Kerem Yılmaz – Her Günkü (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2 Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği: Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 46\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eFelsefeyle fizik arasındaki ilişkileri çepeçevre ele alan Nermi Uygur, her zamanki titizliğiyle, bir bakıma, fiziğin doğa felsefesi olarak yapılanışına kadar uzanır. Gerçekten de Eskiçağ örnekleri anımsanacak olursa, fizikle felsefe iç içe girer; doğaya, insan olmayana yönelen filozoflar, bir yandan sanki fizikçidir; öte yandan da filozoftur. Doğayı bütünlüğü içinde, yapıcı ögeleri çerçevesinde kavramaya çalışan filozoflar, doğal olanın işleyişinin itici gücünün peşine düşerler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e6 Mehmet Rayman – Nirengi (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e7 Sibel Özbudun - Temel Demirer - Kapital’in Diyalektik Materyalist Yorumu\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHiçbir şey sonsuz, mutlak, kutsal saymayan felsefenin aslî görevi, başkalarını düşünme sıkıntısından kurtarmak değil; eğer olanaklıysa insanın kendi düşüncelerini harekete geçirmektir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eHurafelerin ateşe verdiği dünyada, bu yangını söndürecek felsefe için sadece doğru söylemek, bir işe yaramıyorsa, ne değeri olabilir ki?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYaşamı savunan felsefe aracılığıyla edinilen ahlâk, erdem ile özdeşken; felsefe yapmak, vazgeçmeyi de öğrenmektir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e14 Berrin Taş – Hep Yolda\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e27 Şubat 2020\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDağlarca’nın şiirleriyle neden ilgilenmediğimi düşündüm. Atölyede şiirlerinden kimi örnekler vermiştim. Yine de coşkulu bir ilgi göstermemiştim. Perşembe şiir atölyesinde topluca şiirlerin okurken nedenini buldum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKimileyin sizi etkileyen bir şiir coşku yaratır, sevinç yaratır. Yüzünü bile görmediğiniz bir şairi yakınınızda duyarsınız. Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiirleri bende öyle bir etki bırakmadı. Dizeleri aklımda kalmadı. Yalnızca şiirinin kavgasını vermiş bir şaire saygı duydum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e18 Sefa Akkurt – Huzur, göremediklerinde belki de (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e19 Neriman Çelik – Bir Dünya Yazarı Olan Stefan Zweig’ın Yaşam Öyküsü (1)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e19. yüzyılın hemen sonlarında doğan ve 20. yüzyılın iki büyük savaşıyla yüz yüze gelen bir kuşağın çocuklarındandır Stefan Zweig. Bütün değerlerin alt üst olduğu, geleceği göremeyen, benliklerinde ve yüreklerinde onulmaz yaralar açılan bir kuşağın çocuğudur. Kendi vatanı dahil dünyada yersiz yurtsuz bırakılanlardandır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e29 Muhammed Korkmaz – Rüzgarın Parmağı (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e30 Yusuf Çotuksöken - Özsözler Günlüğü (5)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYanıt arayan sorular: Biz kimiz ve kimlere karşı sorumluluğumuz var? Kimleri dışarıda bırakıyoruz ve tehdit olarak görüyoruz? Kimler özne olmaktan çıkıyor ve bir korku nesnesi haline geliyor? Kimlerin yası tutulabilir, kimlerin yası tutulamaz oluyor?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e33 İbrahim Tığ – Dilbaz (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e34 Hayrettin Geçkin – Düşlerini Giyin Gözlerine (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e36 Ergün Özütemiz – İyi silahlanmış bir eleştirmen: Bedrettin Cömert\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBedrettin Cömert, Hasan Hüseyin’e yazdığı 7 Temmuz 1968 tarihli bir mektubunda kuramsal yönden iyi silahlanması gerektiğinden söz eder. Bunu ne derece başarıyla yaptığını Eleştiriye Beş Kala kitabındaki yazılarından kolaylıkla anlayabiliriz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003ePeki, neden özellikle kuramsal yönden iyi silahlanma gereksinmesi duyuyor Cömert?\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e41 Baran Doğu – Hayatı Yargılarken (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e43 Sevda Topaloğlu – Paralize Olmamak İçin Direngen Bir Arayış (2)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eEskiden kitlelerin kabul ettiği önyargılardan ibaret olan doğruları zihin süzgecinden geçirmeden, koşulsuz benimseyenlerin huzurunu, itaatini, mutluluklarını, rahatlıklarını hayretle izler ve hangisinin doğru olduğunu bile sorgulardım. Onların rahatlıkları mı, benim huzursuzluğum mu Sonra bedeli ne olursa olsun paralize olmamak için direngen arayışıma devam etmenin, hissettiğim acının bedeli ne olursa olsun yaşanmaya değer olduğunun ayırdına vardım.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e47 Nusret Karaca – Ben Senin Kadar İstanbul’um Ben Senin Kadar Haliç (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e48 Hasan Akarsu – Ayrılıkta Ölümde: “Son Bakış”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYazar Irmak Zileli 1978 İstanbul doğumlu olup sosyal antropoloji okur. Çeşitli dergilerde, kitap eklerinde değerlendirme-eleştiri yazıları yazar ve romanlarıyla tanınır. Yeni romanı “Son Bakış’ta bir Gürcü kızı olan Tina’nın Türkiye’ye kaçarak bakıcılık yaparken yaşadıklarını yansıtır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e50 Ali Taş – Aşk Ölüme Büyür\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAşk, ölüm, sevgi, zaman, yaşam ve arasında devinen Ahmet Karataş’ın şiirinde yaşam “göle karışan umut” tadında soyuttan somuta algılanırken, Karataş şiirinin umut, yaşam, yaşam sevinci gibi pozitif izleklerin kuşatmasında seyrederken de değinilen o yaşam-ölüm dengesinin felsefi sorgulamalar içeren tematik sıçramalarla yine aynı bütünlükte korunduğu görülür.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e53 Osman Akyol – Hayinim Çıktı (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e54 İlker Dağdoğan – Acı (Öykü)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eO gün babam bana sürpriz yapmıştı. Ta memleketten kalkıp üniversiteyi okuduğum ve bitirdikten sonra çalışmaya başlayıp, yaşamayı tercih ettiğim şehre gelmişti. Çok mutlu oldum babamı karşımda görünce. İş yerime gelmişti. Oturduk konuştuk. Daha doğrusu konuşmaya çalıştım kendisi ile.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e56 Hasan Çapik – Ekmek Acısı, Düş Sıcağı, Yarın (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e57 Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e4 Şubat Salı\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBirden ayırdına vardım... Kötücül insan kötücül havaya benziyor… Kötücül hava dendikte soluması dokuncalı havadan söz ediyorum. Kötücül hava… dokuncalıdır. Belli etmez kendini... zehirini akıtır yavaş yavaş... Kötücül insana karşı duyarlıyımdır. Buna karşın kötücül insanla başetmek zordur. Kötücül insan sinsidir çünkü.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e \u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"İnsancıl Dergisi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":52403291029784,"sku":"book_dyk_3990000018017","price":5.66,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/Rqyb0UaJyb4k1lp43BXeksC5HrVBzKUVbqIlH6Eq.jpg?v=1784078554","url":"https:\/\/dunyadakitap.com\/products\/i%cc%87nsancil-aylik-kultur-sanat-dergisi-sayi-357-nisan-2020-i%cc%87nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","provider":"Dünyada Kitap","version":"1.0","type":"link"}