{"product_id":"i̇nsancil-aylik-kultur-sanat-dergisi-sayi-364-kasim-2020-i̇nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","title":"İnsancıl Aylık Kültür Sanat Dergisi Sayı: 364 Kasım 2020 | İnsancıl Dergisi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003e1 Nusret Karaca – Soru-yorum (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2 Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği: Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 53\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKavramların varoluşuyla dayanak noktaları üzerinde durmak, antropontolojinin temel konularından biridir. Dünyayı karmaşadan kurtaran, “khaos”u “kosmos”a dönüştüren kavramlar, başka bir anlatımla zihinsel çerçeveler olduğuna göre, kavramlarımızın dayanak noktasının ya da noktalarının ne ya da neler olduğunu ortaya koymak son derece önemlidir. Kavram ya da zihinsel çerçeve dışdünyada ve dilde neye karşılık gelmektedir? Kavramın başvuru noktasında ne ya da neler vardır? Yıllardan beri yaptığım çalışmalarda üzerinde en çok durduğum konulardan biri hep bu olmuştur.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e6 Yakup Ruhi – Karanlık Sularda Kanlı Köpükler (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e7 Uluğ Nutku – İnanmanın Felsefesi Kitabına İki Ek*\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAvrupalının Aydınlanma Hareketi’nin tarihsel kaynakları çok yönlü araştırılmıştır. Felsefe maddi oluşumların arkasındaki güdücü düşünceleri arar. Maddi oluşumlar kendiliklerinden gerçekleşmez; iradeyle gerçekleşir, yönlendirilir. Yönlendiren iradenin ne tür maddi etkilerle harekete geçtiği sorusu, maddeci tarihsel diyalektiğin temel sorusudur fakat felsefe için ikincildir; çünkü düşüncenin dönüştürücü etkisi olmadıkça, düşünceyi etkileyen maddi-ekonomik süreçler amaçsız kalır ve bunlar hakkında hiçbir bilinçlenme olmaz. Bu nedenle, maddi altyapının düşünsel üst yapıyı etkilediği ve biçimlendirdiği savı diyalektiği göstermeye yetmez.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e11 Hayrettin Geçkin – n+1 (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e12 H. Haluk Erdem – Hayat Üzerine (1)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eMerhaba. Adım Kadir. 25 yaşındayım ve kanser hastasıyım. Bir dizide gördüm: Kızın amansız nörolojik bir hastalığı vardı ve doktoru ona günlük tutmasını söylemişti. Ben de o sırada hastanede olduğumdan, nedense bu fikir aklıma yattı ve ben de günlük tutmam gerektiğini düşündüm. Çok uyuşuk olduğum için bu işi yedi ay sonra yapıyorum ve günlük yerine bilgisayara yazıyorum, şaka gibi. Ama nedeni çok basit, yazılacak çok şey var ve yazım o kadar çok kötü ki üst satırlara baktığımda ne yazdığımı zor anlıyorum ve de nedense kalemi tuttuğumda resmen parmaklarım uyuşuyor. O yüzden günlükten çok düz yazı tadında olacak; 31 Ekim tarihine kadar\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e18 Yusuf Çotuksöken – Özsözler Günlüğü (11) Ağustos 2020\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e“Dünya tarihine bir bakın: Hemen bütün devrimci girişimler, zaman içinde karşıt\/ egemen sınıflarca sulandırılıp yok edilirken, ardında iğrenç bir bürokrasi çamuru oluşur. İşte çirkin politikaları ve politikacıları yetiştiren de bu çamurdur.”\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e21 Hasan Akarsu – Birkaç Kısa Şiir\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e22 Berrin Taş - Hep Yolda\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e8 Ekim 2020\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eErkek sorunu...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSabah gazeteleri açıyorum. Öldüren öldürene. Birbirleriyle yarışıyorlar sanki. Yaşatmakta yarışamayanlar öldürmekte yarışıyor. Kim daha ilginç öldürecek diye yarışma yapılsa bu erkekler birinciliği kazanır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eOkuduğum haberler Hürriyet’in bugünkü haberi. Hepsi aynı sayfada.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e24 Prof. Dr. Coşkun Özdemir - Turgut Özakman\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAlmanya’da tiyatro eğitimi gördü. Onu bir tiyatro adamı olarak tanıdım, bu alanda sayısız eser verdiği iyi biliniyor. Onun yakın dostları bizim de iki sevgili dostumuz aracılığı ile tanıştık. Merhum Doğan Soylu’nun eşi Altın Soylu’nun evinde. Dünyanın en güzel badem ezmelerini yapan Sevim İşgüderin eşliğinde. Onun ardından görüşmelerimiz, telefon sohbetlerimiz süregeldi Tüyap’ta karşılaşıyorduk. Tarif edilmez bir çalışkanlığı var Özakman’ın.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e26 Temel Demirer – Sinema Büyüsü (ve Büyücüleri) - 2\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKabul edilmelidir ki sinemamızın tartışmasız en önemli oyuncularından biri o. Canlandırdığı karakterlerle unutulmazlar arasına adını yazdıran, milyonların ezbere bildiği repliklere ses veren ve toplumsal bilinçaltımıza sanki yakın bir akrabamızmış gibi tanıdık gelen simasını nakşeden özel bir figürdür...\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e32 Yılmaz Gruda – Karanlığı Yontanlar (Hasan İzzettin Dinamo - Rıfat Ilgaz - A. Kadir - Suat Taşer - Enver Gökçe - Attila İlhan)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e36 A. Didem Uslu – 2018-2019 Tiyatro sezonundan süren seçme oyunlar (7)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKomediyi çok seven Akla Kara’dan Robin Howden’ın yazdığı Süit oyunu bir komedi. Düğüne gelenler, seyirciler. Yatakta bir erkek (Bill) ve çarşafın altında bir kadın. Erkek evleniyormuş. Otelin balayı suitindeymiş. Rachel’la evlenecekmiş. Tom gelir, organizasyon ona bağlıdır. Bill, Tom’a bir kadınla uyandığını anlatır. Ben bu kızı nereden buldum diye sorar. Tipik bir komedide olduğu gibi iki arkadaş itişirler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e40 Berrin Taş – Kara Katran (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e45 Pınar Öztürk – Meçhul (Öykü)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGülizar bu sokakların en deli kızıydı. Diyarbakırlı Rıza’nın barında akşam sekizden gece dörde kadar garsonluk yapardı. Yalvar yakar, araya tanıdıklar sokarak bulmuştu bu işi kendisine. Birkaç suçtan sabıkası vardı. Hırsızlıktı hepsi de. Tövbe etmişti. Temiz temiz çalışmak, şeytana uymamak istiyordu. Uzun siyah saçları, parlak pürüzsüz bir yüzü, bembeyaz dişleri vardı Gülizar’ın. Bazen kulağına büyük bir halka, bazen de burnuna kadar uzanan bir hızma takardı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e51 Nilüfer Uçar – İhtiyar Serçe (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e52 İnsancıl’a Mektup\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e54 Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e2 Ekim Cuma\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eAz sonra İnsancıl’ın Ekim sayısı gelecek. Ekim sayısının anlamı şu. Berrin Taş’la birlikte yürüttüğümüz mücadelenin 30. yılı bitiyor.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDile kolay, bu şekilde 30 yıldır bir dergi çıkıyor. Sırtını burjuvaziye dayayan küçük burjuva yazarların, dergi yöneticilerinin umurunda değil bu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eUmurunda olmamaları bir yana bir de için için küçümsüyorlar İnsancıl’ı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBu suskunluk karşısında İnsancıl susmayacak.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"İnsancıl Dergisi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":52385007960344,"sku":"book_dyk_3990000047893","price":5.68,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/RwJY96LzCuVRv2DmLmNiCbMWzXvRRVLcJxXytPYt.jpg?v=1783559509","url":"https:\/\/dunyadakitap.com\/products\/i%cc%87nsancil-aylik-kultur-sanat-dergisi-sayi-364-kasim-2020-i%cc%87nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","provider":"Dünyada Kitap","version":"1.0","type":"link"}