{"product_id":"i̇nsancil-aylik-kultur-sanat-dergisi-sayi-365-aralik-2020-i̇nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","title":"İnsancıl Aylık Kültür Sanat Dergisi Sayı: 365 Aralık 2020 | İnsancıl Dergisi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003e1 Cengiz Gündoğdu – Dayak (Öykü)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eDerneğimizde bu yıl felsefe derslerini Doç. Dr. Nesrin Hanım veriyor. Nesrin Hanım, o güzel bir kadın ki, biz hepimiz bu kadına aşık olduk.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBiz felsefe semineri katılımcıları hemen dedikoduya başladık. İnancımıza göre Nesrin Hanım, felsefede pek bilgili değildi. Ancak çok güzel bir kadındı... Güzelliğiyle profesörleri büyülemiş, öyle doçent olmuştu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e3 Betül Çotuksöken – Felsefenin Gör Dediği: Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 54\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eNemi Uygur kendisiyle ve kendisi olmayanlara ilişkin tüm karşılaşmalarının sonucu olarak ortaya çıkan karşılamalarında denemenin söylemini yeğler. Öteden beri biliyoruz ki onun bilme kaynakları kendisi, başkaları, kitaplar, hatta mekânlardır; özellikle kentlerdir. Nermi Uygur kendi deyimiyle “Dünyanın Gidişi”ne yine kendi deyişiyle bir “Sinoplugil” olarak yönelir; bu belirlemeler iki salkım gibidir; nasıl ki bir salkımda çok sayıda öge asılıdır; tıpkı bunun gibi, bu başlıklar altında düşünceler birbirini peş peşe izler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e7 Hasan Uğur Taşçı – Adem Elması Can (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e8 Sibel Özbudun-Temel Demirer – Gelecekteki etiktir estetik\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eCengiz (Gündoğdu) hoca(mız) zamana da, egemen düşünceye de meydan okumaya ısrarla devam ediyor. Yarının, geleceğin ahlâkı estetik konusunda da hepimize, herkese hayat bilgisi dersi vermeyi sürdürüyor. Hem de, \"estetik” denildiğinde akla ilk gelenin estetik ameliyat olduğu kapitalist kültürel çölün orta yerinde!\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBüyük bir öneme haiz ‘Estetik Kategoriler-Bilimsel Maddeci Diyalektik Estetiğe Giriş’ başlıklı yapıt, Berrin Taş’a duygu yüklü estetik bir ithaf ile başlıyor. Yılların can yoldaşlığına bir minnetin ifadesi.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e13 İbrahim İspir – Ayak sesi (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e14 Berrin Taş – Hep Yolda\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e17 Kasım 2020\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eSaldırgan bir kendini anlatma biçimi var ülkemiz erkeğinin. Kendini anlattığı dil kaba. Kendinden olmayanı yok sayan cinsiyetçi bir dil. Aşağılamayı kadın üzerinden gerçekleştiriyor. Kendine uymayan ne varsa silip süpürüyor. Yok etmek istiyor. Saldırarak varlığını geçerli kılmaya çalışıyor. Evde daha çok zaman geçirdiğimiz bu koronalı günlerimizde ara sıra film izliyoruz. Bu filmlerde ataerkil kültürün onayladığı bir erkek portresi çiziliyor. Bu erkekler dediğim dedik, kadına kaba davranan tipler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e19 Hasan Akarsu - Yaşamak (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e20 Yusuf Çotuksöken - Özsözler Günlüğü (12) Eylül 2020\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e3 Eylül\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e“Dünya tarihine bir bakın: Hemen bütün devrimci girişimler, zaman içinde karşıt\/ egemen sınıflarca sulandırılıp yok edilirken, ardında iğrenç bir bürokrasi çamuru oluşur. İşte çirkin politikaları ve politikacıları yetiştiren de, bu çamurdur.\"\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e22 Asım Öztürk – Gerçekçiliğin estetik boyutlarda yeniden yaratılmasıdır şiir\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eGerçeklik kavramı çok uzun süreden beri yazının, sanatın, şiirin gündeminden çıktı. Özellikle son yılların ekonomik ve toplumsal yıkım sonrası sorumluluklardan kaçan düşün ve yazın insanlarının sığındığı yapaylıklara bıraktı yerini. Yaşananların ve güncel olanın dışına kaçmak, yapay yaratımların renkli görünümlerini biraz entelektüellikle süsleyerek sunmak belirli çevrelerce beğenilmiş olabilir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e25 Mehmet Göksu – Dönenin Şiiri (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e26 H. Haluk Erdem – Hayat üzerine (2)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYeni onkoloğumu gerçekten sevmiştim; çünkü beni ilk defa elle muayene eden bir onkolog gördüm. Diğerleri gibi uzaktan uzaktan konuşmamıştı. İşinde profesyoneldi. Elbette o da diğerleri gibi hemen plan ve prosedürü kurmuştu ama en azından muayene etmişti. Şimdi ise ikinci raund başlayacaktı ama sorun şuydu ki daha fazla dayak yiyecektim bu raundda.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e30 “Ağlayarak değil anlayarak” - PEN Cumhuriyet Bayramı bildirisi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e31 Mustafa Günay – Yapay Zekaya Aykırı Şiirler kitabı üstüne\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eZeki Gümüş’ün yeni şiir kitabı, Yapay Zekaya Aykırı Şiirler, üç bölümden oluşuyor: “yapay zeka”, “gezi şiirleri” ve “yaşamdan damlalar”. Yapay zekanın hayatımızın hemen her alanındaki belirleyiciliğinin ve etkisinin arttığı bir zamanda, bu durum genel olarak sanatın ve özelde şiirin de gündemine girmiştir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e33 Nurbanu Kablan – Ölelim (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e34 Dursun Yiğit – Ozan ve Gölgesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eÇevirisini Özdemir İnce’nin yaptığı Paul Eluard’ın Ozan ve Gölgesi adlı kitabı, şairin çeşitli konuşmalarından oluşan bir eserdir. Kitap şiire, sanata gerçekçi tutumla bakmak, şiiri yaşamdan, toplumsal kökeninden koparmadan oluşturabilmek için bir bakış sağlamak ereğiyle hazırlanmıştır. Eluard’ın sanat konusunda çeşitli konuşmaları vardır. Bu anlamda özellikle şiir sanatı yalnızca söz dizinleri değildir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e38 Ali Kaya – Dua (Şiir)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e39 Nilüfer Uçar - Fakir Baykurt’a mektup (Şairime mektuplar 11)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYıllar sonra size mektup yazacağımı hiç düşünemezdim. Nerede çıktı demenizi duyar gibiyim. Yaktığınız meşale, bıraktığınız pek çok eserinizle yaşamımızın içinde hiç eksilmediniz ki.... Bu benim için geçerli olan bir durum değil elbette. Şükrü Erbaş bir dizesinde der ki, “Ölüm her şeyi bitirir bir gün, ardınızda güzel anılar koyun.” Ne çok anı, eser, ışık olacak söz bıraktınız. Çok az kişi bunu başarabilme yetisine sahip. Kolay da değil. Yaşanılan ömrü mücadele için adamak.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e44 Müslüm Kabadayı – İşaret koymak ha! (Öykü)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKamptan Göteborg’a geleli sekiz ay olmuştu. Angered’deki hastanede işe başlamasının üzerinden bir ay geçmişti ki Murat’a Göçmen İdaresinden bir zarf geldi. Günlük ihtiyaçlarını görecek, işini halledecek kadar İsveççe öğrenmişti ama yazı dilini henüz sökemiyordu. Onun için akşamları dil kursuna gitmeye karar vermişti.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e48 Hasan Akarsu - Uçkun ve Dilsiz Ayna üzerine\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eOzan, yazar Asım Öztürk, 1950 Manisa-Selendi doğumlu olup Türkçe öğretmenliği yapar. Şiirleri ve yazıları çeşitli dergilerde yayınlanır. \"Şiirin Diliyle” ozanların ufkunu açan yazar, şiirsel bir dille yazdığı \"Yeryüzü Çocukluğum” yapıtıyla da yeryüzünde yaşananlara tanıklık ederken Uçkun ve Dilsiz Ayna şiir yapıtlarıyla otuz iki kitaba ulaşır.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e50 Hakan Gügercinoğlu – Firar (Öykü)\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eKaraköy rıhtımında bekliyorum. Filipinler’de otuz yıl hüküm giymiş, çocukluk arkadaşım Nedim, bir ada hapishanesinde geçirdiği yirmi yılın sonunda, cam taşı gibi kararmış duvarları küçücük bir kaşık ve devasa bir sabırla aşıp kendini Hint Okyanusuna bırakmış. Sonra, kim bilir, nerden bulduğu parayla bir kaçakçı teknesine atlamış. Birazdan saklandığı gemi ambarından gizlice çıkıp iskeleye adım atacak, gözlerini açmadan derin bir nefes alacak.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e52 Müyesser Karaibrahim – Anılardan 1991\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYıllardır tanıdığım küçük Feyhan’ın, Şahinde adı ile dizelerde yeni bir yönü ile karşılaşıyorum.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eŞiir yazmaya ne zaman başladın bilmiyorum; ama ne iyi yaptın da bu güzel dizeleri ortaya çıkardın. Elbet saklıda kalmamalıydı bu şiirler.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e53 İnsancıl’a Mektup\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e54 Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e28 Ekim Çarşamba\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eYanık sesli Kazancı Bedih’i dinlerken, birçok şeye geç kaldığımı, içim ezilerek anlıyorum. Koskoca 78 yılda güzellikler yaşamadım değil, yaşadım. Ama şimdi düşünüyorum da bunlarda bir yan eksikti. Tan anlamıyla bütünlüklü bir yaşamım olmadı.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003eBaşkaları gibi kendimi kandırabilir, mutlu sayardım. Ama bu kendimi aldatma olurdu.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003ePeki, neydi eksikliğim... birçok şey.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"İnsancıl Dergisi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":52384979222808,"sku":"book_dyk_3990000047122","price":5.68,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/fqey9cIU74yMFR7QT7C7abb3lPDE09aEOI29E7Vn.jpg?v=1783558772","url":"https:\/\/dunyadakitap.com\/products\/i%cc%87nsancil-aylik-kultur-sanat-dergisi-sayi-365-aralik-2020-i%cc%87nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","provider":"Dünyada Kitap","version":"1.0","type":"link"}