{"product_id":"i̇nsancil-dergisi-sayi-347-i̇nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","title":"İnsancıl Dergisi Sayı: 347 | İnsancıl Dergisi Yayınları (Ciltsiz)","description":"\u003cdiv class=\"pd-content-overview\" id=\"collapsible-desc\"\u003e\n\u003cp\u003eİnsancıl Haziran 2019 Sayısından\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e1 Yusuf Çotuksöken – Yalnızlığımı Aldınız (Şiir)\u003cbr\u003e2 Betül Çotuksöken - Felsefenin Gör Dediği: Felsefe Tarihi: Antropontolojik Okuma 36\u003cbr\u003eTakiyettin Mengüşoğlu’nun felsefi söylemi, neredeyse bütünüyle insanı anlamaya yönelik bir söylemdir. Mengüşoğlu tüm yapıtında sürekli olarak insana yönelir ve insanı, bir yandan yapısal özelliklerinde bir yandan da davranışlarında, eylemlerinde, başka bir deyişle yapıp etmelerinde anlamaya çalışır. Yıllar boyu biriktirdiği felsefe bilgisinin ışığında ve aynı zamanda zengin felsefe tarihi birikimiyle, insanı bütünlüğü içinde kavramaya çalışır. Bu çabasında, uzlaşımsal ya da alışılmış, çokça paylaşılmış felsefe tarihi birikimine köklü eleştiriler getirir.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e6 Hasan Akarsu – Cumhuriyet Ebesi Fatma Fitnat'tan günümüze Cengiz Gündoğdu’nun yaratım süreci Kitabı okuyunca bugüne değin Cengiz Gündoğdu’nun kitaplarından okuduklarınızı tazelemenin mutluluğunu yaşayacağınızı belirtelim. Abartmayı sevmeyen Gündoğdu’nun da bu etkinliğin tadını yüreğinde duyumsadığını biliyoruz.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e8 Berrin Taş – Hep Yolda\u003cbr\u003e23 Nisan 2019\u003cbr\u003eÜlkemin insanı da aynı gerilimin bir parçası. Kişisel ilişkilerinde bile birbirinin gözünü oymaya hazır. Sevdiklerini söyledikleri insanları bile incitmekten çekinmiyor. Ya insan yerine koymuyor, yok sayıyor ya da posta koymaya, hava basmaya hakkı olduğunu sanıyor. Hiç anlamaya çalışmıyor. Biz -C.G. ile ben- de anlayış bekliyoruz. Çevremizdeki insanlar hep kendi durumlarının anlaşılmasını istiyor. Anlıyoruz anlamasına da anlamaktan direnmeye yol gitmez. Geri çekilmenin gerekçeleri bitmez.\u003cbr\u003e11 Sevim Kahraman - Kanlı Düğün romanı estetik inceleme\u003cbr\u003eKemal Bekir'in “Kanlı Düğün’’ adlı romanı 12 Mart 1971 darbesinden sonra bu dönemi ele alan az sayıdaki gerçekçi romandan biridir.\u003cbr\u003e15 M. Güner Demiray – Uzaklara Özlem (Şiir)\u003cbr\u003e16 Ergün Özütemiz – Betül Çotuksöken'in Antropontoloji ya da İnsan-Varlıkbilgisi Adlı Yapıtı Üzerine (2)\u003cbr\u003eArada olmanın en önemli özelliklerinden biri gerilim adı verilen durumun ayırdına varılmasıdır. Arada olduğunun ayırdında olan insan, kendisine de kendisi dışında olan şeylere de soru sorar, buralardaki sorunları saptar, sorunlaştırır, sorunları çözümler, son olarak da sorunları çözmeye koyulur: Sorunu saptama, çözümleme ve çözme. Bunlar, arada olan, bunun bilincinde olan varlığın yükümlülüğüdür.\u003cbr\u003e23 Gülçin Yağmur Akbulut – Yıldız Tarlası (Şiir)\u003cbr\u003e24 Temel Demirer – Işığın resmini çizerek, tarihi zapt etmek\u003cbr\u003eBenjamin için tarih her zaman kültürel süreçte mevcuttu. Kültürel süreç içerisinde fotoğraf ise imgeyi ele geçirip bağlamından kopararak tarihin akışını durdurmaya çalışan bir araçtı...\u003cbr\u003e28 Atila Oğuz – Umuda yelken olanlar\u003cbr\u003eSonu olmayan yolculukların yoluna gidenlerin ardından yakılan ağıtlar anne yüreğini yakan en derin acılardan biridir. Anneye duyulan hasret yılların birikip yazılamayan şiir gibi, daima coşkun seller gibi akar ve heyecanı hiç sönmeyen alev misalidir. \u003cbr\u003e30 Hayrettin Geçkin – Nazım Hikmet\u003cbr\u003eSizlerin huzurunda Nazım üzerine konuşmak zor. Kaldı ki onun, çileli cezaevi ve sürgün hayatını, bıraktığı külliyatı ve sosyalizm uğruna verdiği mücadeleyi benden daha iyi biliyorsunuz. Ustanın pek çok şiiri de eminim ki hafızalarınızdadır. Bu yüzden,- Nazım olmak, Nazımla aynı safta olmak veya Nazım’la yeniden tanışmak başlıklı konuşmam, onun üzerine kronolojik veya ansiklopedik bilgi vermek şeklinde olmayacak.\u003c\/p\u003e\n\u003cp\u003e36 Özgür Barış Çoban – Filistin Yanım (Şiir)\u003cbr\u003e37 İsmail Kayalıoğlu – 3. Adana Felsefe Festivalinin ardından\u003cbr\u003eFelsefe Festivalinin açış konuşmasında Gülsun Dülger, bu yıl niçin insan ve değerler konusunun ele alındığını dile getirdi. İnsanın, değer duygusu ve bilinciyle varolan ve eyleyen bir varlık olduğunu ve değerlerin insanın insan olarak varoluşunun koşulları olduğunu vurgulayan Dülger, hem kişiler hem de toplumlar için varolmanın vazgeçilmez koşullarının\/dayanaklarının değerler olduğunu söyledi.\u003cbr\u003e39 Turgut A. Karabekir – Portre (Şiir)\u003cbr\u003e40 Cengiz Gündoğdu – Türk Romanlarında devrimlerin önünü kesen tipikler\u003cbr\u003eDünya devrim tarihine bakıldığında şu görülür. Devrimler düz bir yolda ilerlemiyor. İnişli çıkışlı değişik yollar var. Türkiye Cumhuriyetinde devrim tarihine bakıldıkta bu durumu görüyoruz. Siyasal ekonomik çözülmeler, karşı devrim hareketleriyle çözülmeye başladığını görüyoruz.\u003cbr\u003e41 Güldane Bulut – Yaralısın romanı estetik inceleme\u003cbr\u003eRoman ikinci tekil anlatımla önce şimdiki zaman kalıbıyla, geriye dönüşlerde ise geçmiş zamanı şimdiye getirerek yazılmıştır. Başkarakter için iki zaman kullanan yazar, son bölümde iki zamanı da birleştirir. Paralel kurgu vardır. Anlatımdaki konular birbirinin benzeridir. Tekrarlar vardır. \u003cbr\u003e46 Rahime Henden – Kuşların Şen Şarkısında (Şiir)\u003cbr\u003e47 Cengiz Gündoğdu – Hem okudum hemi de yazdım (Öykü)\u003cbr\u003eYazar Cengiz, bir yapıt yazmaya karar verdi. Bir yazarın yeni bir yapıt yazma kararı olağanüstü değildir. Yazar Cengiz’de durum değişikti. Bilgisayar kullanmasını bilmiyordu yazar Cengiz. \u003cbr\u003e48 Asım Özturk – Yollar (Şiir)\u003cbr\u003e49 Hüray Kılıç - Merkez Börekçisi (Öykü)\u003cbr\u003eSonbaharın son günleri, hafif bir rüzgar ve yağmur insanların yüzlerini okşuyor. Yerde kuru yapraklar sanki birbirlerini kovalıyordu. Yolcular bir yerlerde kümelenmiş, tren saatini beklemekteydiler. Kimi yolcular bavullarının üzerine oturmuş, kimi yolcular da gar çevresindeki kahvehanelerde konuşlanmışlardı. Taksiyle gelen yolcular da trafiği tıkamamak için hızlıca bavullarını indirmeye çalışıyorlardı.\u003cbr\u003e51 Sadife İlen – Mahur Beste romanının estetik değerlendirmesi (1)\u003cbr\u003eTarihte yaşanan gerçek olaylara dayanarak kurgulanan bu romanda, Ahmet Hamdi Tanpınar tarihle, kendi döneminin ilişkisini kurarak, toplumun sorunlarının çözümüne ilişkin kendince bir tez ortaya koymuştur. Edebi açıdan pek çok kişiye göre farklı yorumlanma zenginliği içeren bu roman, günümüzde yaşanan geri gidişlerin nedenlerinin daha iyi anlaşılmasının da önünü açmaktadır.\u003cbr\u003e55 Basından\u003cbr\u003e57 Bize Gelenler\u003cbr\u003e58 Cengiz Gündoğdu – Yıldız Güncesi\u003cbr\u003e22 Mayıs Çarşamba\u003cbr\u003eAlev Coşkun’un Mustafa Kemal için yazdıklarına daha önce değinmiştim.\u003cbr\u003eMustafa Kemal İstanbul’da. Ulusal kurtuluş için bir şey yapılamayacağını anlamıştır. Sorunu Anadolu’da çözecektir. Anadolu’ya çıkış yolları arar 25 Nisan Salı günü Harbiye Bakanı Mustafa Kemal’i çağırır. Kendisine bir dosya verir.\u003c\/p\u003e\n\u003c\/div\u003e","brand":"İnsancıl Dergisi Yayınları","offers":[{"title":"Default Title","offer_id":52414011900184,"sku":"book_dyk_3990000090147","price":5.65,"currency_code":"USD","in_stock":true}],"thumbnail_url":"\/\/cdn.shopify.com\/s\/files\/1\/0760\/4132\/2776\/files\/s6sTR0KFY6BZOaBhTBiJGNPdFJwOehKujsrBBgA4.jpg?v=1784335815","url":"https:\/\/dunyadakitap.com\/products\/i%cc%87nsancil-dergisi-sayi-347-i%cc%87nsancil-dergisi-yayinlari-ciltsiz","provider":"Dünyada Kitap","version":"1.0","type":"link"}